+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Bir Hadis Bir Yorum

  1. #1
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Exclamation Bir Hadis Bir Yorum

    Ebu Hureyre (r.a.) bir hadisinde şöyle anlattı:
    Hz. Peygamber (a.s.) bir gün insanların arasında oturuyordu. O sırada ona bir zat geldi ve:
    "Ey Allah'ın Resulü! İman nedir?" dedi.
    "Allah'a, meleklerine, kitaplarına, Allah'a kavuşmaya, peygamberlerine inanman ve keza son dirilmeye iman etmendir" buyurdu.
    İslâm nedir? dedi. "İslâm, Allah'a kulluk etmen ve ona hiç bir şeyi ortak yapmaman, Farz namazı dosdoğru kılman, farz kılınmış olan zekâtı vermen ve Ramazanda oruç tutmandır" buyurdu.
    Ey Allah'ın Resulü! İhsan nedir? dedi. "Allah'a onu görürcesine ibadet etmendir. Her ne kadar onu görmüyorsan da o seni muhakkak görür" buyurdu.
    Ey Allah'ın Resulü, Kıyamet ne zamandır? dedi.
    (Cevaben Efendimiz) Buyurdu ki: "Bu konuda sorulan sorandan daha çok bilgiye sahip değildir. Fakat onun alâmetlerini sana haber vereceğim: Cariyenin efendisini doğurması, onun alâmetlerindendir. Yalınayak ve çıplak kimseler, insanların idarecileri oldukları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. Koyun çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa başladıkları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir. (Kıyametin vakti) Allah'tan başka kimsenin bilemeyeceği beş şeye dahildir." Bundan sonra Peygamber: Kıyamet vakti hakkındaki bilgi ancak Allah'ın katındadır. Yağmuru O yağdırır, rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilemez, yine hiç kimse nerede öleceğini bilemez, şüphesiz Allah her şeyi bilendir, herşeyden haberdardırayetlerini okudu. Ebu Hureyre der ki: Sonra o şahıs dönüp gitti. Arkasından Allah Resulü (a.s.): "O adamı bana geri getiriniz" diye emretti. Bunun üzerine sahabeler onu geri getirmek için aramaya başladılar, fakat birşey göremediler. Bunun üzerine Allah Resulü (a.s.): "İşte o, Cebrail'dir. İnsanlara dinlerini öğretmek için gelmiştir" buyurdu.
    Sahih-i Müslim'deki hadis numarası: 10

    Bu hadisi şerifte geçen
    "Cariyenin efendisini doğurması" tabirini ne şekilde anlamalıyız...?


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  2. #2
    Ehil Üye seyyah_salih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Şan(S)lıUrfa'DaN
    Yaş
    51
    Mesajlar
    15.435

    Standart

    Koyun çobanları yüksek bina kurmakta birbirleriyle yarışa başladıkları zaman, işte bu da onun alâmetlerindendir
    Malum kowboyun anlamı çoban demektir..Çobanlar yüksek yüksek gökdelenler yapmadı mı??

    Cariyenin efendisini doğurması"
    EE daha önce zenci(tabir tarif içindir..) cariyeler vardı..
    şimdi o zenci (tabir tarif içindir..) annenin bir evladı...amerikaya başkan olmadı mı??


    Zaman bir büyük müfessirdir; kaydını izhar etse, itiraz olunmaz..münazarat
    Konu seyyah_salih tarafından (08.02.09 Saat 11:38 ) değiştirilmiştir.
    Marifet ufku....

    Muhabbet denizinde çalan bir melodi gibidir

  3. #3
    Müdakkik Üye CAN KARDEŞ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Bulunduğu yer
    zonguldak
    Yaş
    44
    Mesajlar
    885

    Standart

    Bu konu meşhur Cibril hadisinde söz konusu edilmiş ve “kıyametin alametlerinden biri de köle kadınların efendilerini doğurmaları olduğu” vurgulanmıştır. (Buharî, Tefsiru Sureti 31,2).

    Alimler bu konuyu değişik şekilde açıklamışlardır.

    Bu Hadis hem günümüzde hem de geçmişte olan olaylara işaret etmektedir. Özellikle günümüzde aile ilişkilerinde ve çocukların anne babalarına karşı davranışlarını, anne babaların da çocuklarını terbiye ederken dikkat edecekleri konuları hatırlatmaktadır denilebilir.

    Hadis, verdiği bilgiler yönüyle Peygamber Efendimizin gelecekten haber veren mucizelerindendir:

    a- Bu hadîsi şerîfin “cariyenin efendisini doğurması” cümlesi günümüzde çok görülen olaylardandır. Çocukların Anne ve babalarına koca herif ve koca karı gibi ifadeleri; ahlakî yapıdaki bu çöküşün görüntüleridir.

    Ayrıca anne dünyaya gelmesine neden olduğu çocuğundan gerekli hizmet, hürmet ve saygıyı beklerken, aksine anne çocuğuna hizmet etmektedir. Böylece anne hizmetkar, çocuğu ise efendi konumuna girmiş olmaktadır.

    Ana-babaya itaat azalacak, kadının doğurduğu çocuk, kendisine köle muamelesi yapacak; bir evlâd, kendi annesine karşı efendilik taslıyacak, onu hor ve hakîr tutacaktır.

    Bu açıdan Hadis kıyamete yakın böyle bir tehlikenin ortaya çıkacağını, büyüklere özellikle anne babaya hürmet ve saygının azalacağını haber vermektedir. Ailelere önemli bir hatırlatmada bulunarak çocukların dini ve ahlaki terbiyesine çok dikkat edilmesi gerektiğini önemle vurgulanmaktadır.

    b. Bunun manası, zamanla kadın köleler çoğalır, efendileri onlarla evlenir ve çocukları olur. Kendi efendisinden olan çocuğu bir anlamda kendisinin efendisidir. Alimlerin büyük çoğunluğunun kabul ettiği bu görüşe göre, hadiste kadın kölelerin ve onların çocuklarının çoğalması kıyametin bir alameti olarak gösterilmiştir. Tarihte bunun pek örnekleri çoktur.

    c. Bazı alimlere göre, burada ifade edilen şey; kadın kölelerin krallar, padişahlar doğurmasıdır. Padişahlar herkesin efendisi olduğu gibi, bir anlamda kendi annesinin de efendisidir denilebilir. Memlüklüler/kölemenler devleti bir örnek sayılabilir. (Bkz. Nevevî, Şerhu Müslim, ilgili hadisin şerhi).

  4. #4
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart

    Allah razı olsun yorumlar için çok aydınlatıcı olmuş...
    Not:Özür diliyorum arkadaşlar başlığı yanlışlıkla hadis yerine hasid olarak yazmışım.Sayın ilgili moderatörden düzeletilmesini rica ediyorum...


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






  5. #5
    Ehil Üye HüZnÜ HaZan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Mesajlar
    4.454

    Standart "Yere ve göğe sığmam,mü’min kulumun kalbine sığarım.”

    ŞAH-I NAKŞİBEND(K.S.) HAZRETLERİNİN TALEBESİ ALAÜDDİN-I ATTAR(K.S.) HAZRETLERİ ANLATIYOR:
    -Dervişlerden biri,birgün bana,kalbin nasıl olduğunu sordu.
    -”Nasıl olduğunu bilmiyorum dedim.”dedim. O;
    -”Ben kalbi,üç günlük ay gibi görüyorum.”dedi.
    Bunu üstadım ve efendim Şah-ı Nakşibend Hazretlerine anlattım.

    -”Bu, onun kalbine göredir.”buyurdu.
    Ayakta duruyorduk.Ayağını ayağımın üzerine koydu.Birden kendimden geçtim.
    Bütün mevcudatı,Arş-ı a’layı kalbimde bir arada gördüm.Kendime gelince;

    -”Gördüklerini anlat.” buyurdu.Anlattım.Bunun üzerine;
    -”Kalb budur.O dervişin sandığı gibi değil.
    Allah(cc)ü Tealaya, kalbin yakın olduğu kadar hiçbir şey yakın değildir.Mahlukların en üstünü,en şereflisi KALBDİR.Kalb, bilinmeyen sırlarla dolu bir alemdir;her şeyi kendinde bulundurur.
    Görüldüğü gibi kalb,her şeyden geniş bir latifedir.Böyle olunca, onu bir kimse nasıl anlayabilir.Bunun için Hadis-i kudside Allah(cc)ü Teala;
    -”Yere ve göğe sığmam,mü’min kulumun kalbine sığarım.”buyurdu.Bu, derin sırlardandır.”buyurdu.


    Hur bajo,Kur bajo
    Ga mêşine...








    Kendini tevil et!...






+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir söz bir yorum :)
    By Mesrure in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 11.02.14, 18:33
  2. 20. Söz ve Bir Yorum
    By uSuLca in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.01.08, 23:44
  3. Boşuna mı Ağlıyorum Sanıyorsun.
    By mirkat in forum Şiirler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.07.07, 14:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0