+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 11

Konu: Bu Hadisten Kasıt Nedir?

  1. #1
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart Bu Hadisten Kasıt Nedir?

    S.A Değerli Kardeşler,aşağıdaki hadis-i Şerif i açıklayabilir misiniz?

    Dinde aşırı gitmekten sakının. Çünkü sizden öncekiler, ancak dinde aşırı gitmekle yok oldular.
    Hadis -i Şerif (Nesei).
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

  2. #2
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    güzel soru cevaplar? merakla bekliyorum selametle

  3. #3
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    ?badet yapmakta da ifrat tefrit olabilir. Az ibadet etmek tefrittir. Gece gündüz hep ibadet etmek de ifratt?r. Gücünün yetmediği şekilde ibadet etmeye çal?şmak, mesela geceleri hiç uyumadan namaz k?lmak, gündüzleri hep oruç tutmak, han?m?ndan uzak kalmak, et, süt, tatl? gibi şeyleri hiç yememek, ifratt?r, aş?r? gitmektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Din kolayl?kt?r. Dinde aş?r? gideni, din mağlup eder.) [Nesai]

    (Dinimizde ruhbanl?k yoktur. Et yiyin, han?mlar?n?zla mübaşeret edin!
    [Nafile] oruç da tutun! Tutmad?ğ?n?z günler de olsun! [Nafile] namaz da k?l?n! Uyuyun da. Ben bunlarla emrolundum.) [Taberani]

    Her işin bir azimet [güç] taraf? ve Ruhsat, [kolay] taraf? vard?r. Azimetleri yapamayan?n, ruhsatla, kolay olan, izin verilen işi yapmas?, azimeti yapmak gibi sevap olur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allahü teâlân?n size verdiği kolayl?k ve ruhsatlardan istifade edin!) [Buhari]

    (Allahü teâlâ, emrettiği şeyler gibi, ruhsat, izin verdiği şeyleri yapman?z? da sever.)
    [Beyheki]

    (Ruhsatlardan istifade etmeyen, Arafat dağ? kadar günah işlemiş olur.)
    [Taberani]

    Bu hadis-i şeriflere bakarak, mutlaka ruhsatla amel etmek laz?m geldiği anlaş?lmamal?d?r. Çünkü (Vera üzere olan, insanlar?n en abidi olur) hadis-i şerifi gösteriyor ki, orta yol diye her zaman yaln?z ruhsatlarla amel edilmez. Yapabilenin azimetle de hareket etmesi gerekir..

    (Aş?r? giden helak olur.) [Müslim]

    (?şlerin en iyisi vasat olan?d?r.)
    [Deylemi, Beyheki]

    (Din kolayl?kt?r. Vasattan ayr?l?p aş?r? gideni din mağlup eder.) [Nesai]

    Demek ki vasat, ifrat ve tefritten yani aş?r?l?klardan uzak olmak demektir. ?slamiyet vasat bir dindir. Kur’an-? kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Sizi vasat bir ümmet k?ld?k.) [Bekara 143]

    Resulullah(sav) efendimiz de ibadette çok aş?r? giden bir sahabe efendimizi uyarm?şt? ve o sahabe efendimize aş?r?l?ktan sak?nmas?n? emretmiştir, "ailenin,çocuklar?n?n,evinin de hakk?n? var, nefsinin de hakk? var, nefsinin de hakk?n? ver" manas?nda beyanlarda bulunmuştur..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  4. #4
    Ehil Üye nurhanali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    3.463

    Standart

    ÜÇÜNCÜ MESELE: Yani, "Ne mutlu o adama ki, kendini bilip haddinden tecavüz etmez."
    Nasıl bir zerre camdan, bir katre sudan, bir havuzdan, denizden, kamerden seyyarelere kadar güneşin cilveleri var. Herbirisi kabiliyetine göre güneşin aksini, misalini tutuyor ve haddini biliyor. Bir katre su, kendi kabiliyetine göre "Güneşin bir aksi bende vardır" der. Fakat "Ben de deniz gibi bir aynayım" diyemez. Öyle de, esmâ-i İlâhiyenin cilvesinin tenevvüüne göre, makamât-ı evliyada öyle merâtip var. Esmâ-i İlâhiyenin herbirisinin, bir güneş gibi, kalbden Arşa kadar cilveleri var. Kalb de bir arştır. Fakat "Ben de Arş gibiyim" diyemez.
    İşte, ubudiyetin esası olan, acz ve fakr ve kusur ve naksını bilmek ve niyaz ile dergâh-ı Ulûhiyete karşı secde etmeye bedel naz ve fahir suretinde gidenler, zerrecik kalbini Arşa müsavi tutar. Katre gibi makamını, deniz gibi evliyanın makamâtıyla iltibas eder. Kendini o büyük makamâta yakıştırmak ve o makamda kendini muhafaza etmek için, tasannuâta, tekellüfâta, mânâsız hodfuruşluğa ve birçok müşkilâta düşer.
    Elhasıl, hadiste vardır ki:
    -1-
    Yani, medar-ı necat ve halâs, yalnız ihlâstır. İhlâsı kazanmak çok mühimdir. Bir zerre ihlâslı amel, batmanlarla hâlis olmayana müreccahtır. İhlâsı kazandıran, harekâtındaki sebebi sırf bir emr-i İlâhî ve neticesi rıza-yı İlâhî olduğunu düşünmeli ve vazife-i İlâhiyeye karışmamalı.


    Ben araştırdım pek mukni cevap bulamadım.Yani verilen cevaplar bana makul gelmedi.Bir manası burda saklı gibi.İnsanlar dinin içinde yerini bilemiyor.Yani makamını yüksek sanıyor dolayısıyle din adına haddini aşan işler yapmaya başlıyor.İstikameti kayb ediyor.Allahın dinine onun emrettiği gibi tabi olmalıyız artırma ve eksiltme yapmadan.Yoksa kuralları biz kendi hissiyatımıza ve arzularımıza göre tatbik edersek o zaman Allahın dinine değil kurallarını kendi koyduğumuz bir dine inanmış oluruz.Rabbim muhafaza etsin.Kısaca tanımlayacak olursak emredildiği gibi yapmak ve emredildiği için yapmak.Dinin emirlerini hiç değiştirmeden arttırmadan ve eksiltmeden tatbik etmek.Allah kusurlarımızı afv etsin.
    Risale-i nur bir imtihan kitabıdır.
    Davasına sadık olmayan insanların başarı ihtimali yoktur.



  5. #5
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Dördüncü Vecih
    Amelin en iyi sûretini taharrîden neş'et eden bir vesvesedir ki; takvâ zannıyla teşeddüd ettikçe, hal ona şiddetlenir, hattâ bir dereceye varır ki, o adam, amelin daha evlâsını ararken, harama düşer. Bâzan bir sünnetin araması, bir vâcibi terk ettiriyor. "Acaba amelim sahih oldu mu?" der, iâde eder. Bu hal devam eder. Gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. (21.söz)

    Delailinnur kardeşim sanırım yukarıdaki bahis o hadîs-i şerîfe bir tefsir veya tefsirinin bir vechesi olabilir; ne dersiniz?
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  6. #6
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    sitemizde konular hem geniş hemde dayanakl? müzakare ediliyor buda beni çok mutlu ediyor.Lütfen bu konuyuda kapsaml? aç?klay?n.Bu soru bana geliyor ama ben kendime bile tam aç?klayamad?mki.konu aç?ld?ğ? için teşekkür ederim

  7. #7
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Değerli Kardeşimiz;

    Dinimizin kolaylık gösterdiği konularda, o kolaylığı bırakıp daha zorunu yapmak kişiyi sıkıntıya sokabilir. Mesela, üzerimiz de bir damla bile pislik olmaması iyi bir şeydir.

    Ancak hiçbir pislik olmayacak diye uğraşırken namazımız geçiyor veya temizlik yapacağız diye avret mahallimizin açılmasına ve görünmesine sebep olabiliriz. Madem avuç içi kadar pisliğe müsaade edilmiş, ondan istifade edip zorlaştırmayacağız. Ancak tam temizlik mümkünse ve zarara yol açmıyorsa elbette temizlenmek en iyisidir.

    Hadisi en mükemmeli aramayın, diye anlamak yanlış olur. İfrat ve tefrit yani aşırılıkta, önem vermemek kadar tehlikelidir. Mesela bazı insanlar ibadetleri özellikle sünnetleri önemsemiyor. Bu yanlış olduğu gibi, Hz. Peygamberin ibadet hayatını az görüp daha çok yapmaya çalışmak ta iyi değildir. Nitekim bazı sahabeler aynı anlayışla geceleri namaz kılmış ve her gün oruç tutmuş, bunun üzerine Peygamberimiz onu uyararak kendini örnek alınmasını istemiştir. Gece sabaha kadar ibadetle meşgul olup, sabah namazına uyuya kalmak doğru değildir.

    Yine suyun olmadığı bir yerde, teyemmümle namazı kılmak yerine mutlaka suyu bulacağım anlayışı, kolaylıkla ve beğenmemek manasına gelebilir. Eğer bir insan Hz. Peygamberin yaptığını yapmaya gayret ediyorsa bu aşağılık değildir. O, bazen ibadet eder bazen uyur bazen çalışır, alışveriş yapardı. Bizde dünyayı tamamen terk etmeden ama ibadetlerimizi de ihmal etmeyerek ona benzemeye çalışmalıyız. Bu manada, ibadetlerinde ve günahlardan kaçınmada Hz. Peygambere uyan bir kimseye aşırı gidiyor denilmez. Ayrıca kişi kendi için sıkı davransa bile başkasına müsamahalı davranabilir.

    Kaynak için bkz. Nevevi Serhu Müslim 1, 78-79 Beyrut, 1988


    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  8. #8
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı osmanoğlu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dördüncü Vecih
    Amelin en iyi sûretini taharrîden neş'et eden bir vesvesedir ki; takvâ zannıyla teşeddüd ettikçe, hal ona şiddetlenir, hattâ bir dereceye varır ki, o adam, amelin daha evlâsını ararken, harama düşer. Bâzan bir sünnetin araması, bir vâcibi terk ettiriyor. "Acaba amelim sahih oldu mu?" der, iâde eder. Bu hal devam eder. Gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. (21.söz)

    bu bölümü yazacaktım ama osmanoğlu abi yazmış Allah razı olsun..

    Bi de Üstad'ın bu beyanlarına benzer bir ifade İmam-ı Gazali hazretlerinin eserinde de yer alıyor:

    "
    (Haram olmayan, fakat şüpheli olan şeylerden de sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde, (Şüpheli şeyi terk et, şüphesiz şeyi al), (Şüphelilerden sakınan; dinini, ırzını korumuş olur. Şüpheli etrafında dolaşan, harama düşebilir) buyuruldu. Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir. Mesela dinimiz, “Haram olduğu bilinmeyen şeyleri yiyin” der. Resulullah efendimiz, müşrikin; Hazret-i Ömer Hıristiyanın testisinden abdest almıştır. Eshab-ı kiram, gayrı müslimlerin verdiği suyu içerdi. Halbuki pis, necis olan şeyleri yemek haramdır. Kâfirler ise ekseriya pis olur. Elleri, kapları şaraplı olur. Hayvanı Besmelesiz keserler. Eshab-ı kiram, bunlara rağmen, necis olduğunu kesin bilmedikleri için, vesvese etmeyip; et, peynir gibi gıdaları alıp yerlerdi.) [İhya]

    Yani Üstad hazretleri ve İmam-ı Gazali'nin dediği gibi, bazı safi zihinler takva zannıyla öyle bir şiddetli hale gelir ki, her şeyden sakınır bir duruma gelir ve aşırı bir ihtiyata gider, bu ihtiyat sınırı aşar bir noktaya gelir ve vesveseli bir hale bürünür ve bazen harama bile girebilir..hadis-i şerifin ihbarınca "din o kişiyi mağlup eder"..


    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  9. #9
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Muhîtimizde vesveseli bir kardeşimiz var. Abdest alması neredeyse yarım saat sürüyor. Namazda tekbir alıp namaza başlaması o kadar zor ki, hayret edersiniz. İmam fatihayı bitirene kadar ayaklarının üzerinde hoplayarak (başka türlü tarif edemedim kusura bakılmasın) elleri kulaklarında öylece bekliyor; bir türlü tekbir alamıyor. Sorduğumuz zaman "tam olmadı, tam hazır olamıyorum" gibi ifadeler kullanıyor.
    Bu kardeşimiz son zamanlarda camiye pek gelmez oldu. Sebebini sorduğumuzda ise aldığımız cevap iç burkucu: "ne kadar uğraşsam ibadetlerim tam olmuyor; onun için madem doğru dürüst yapamıyorum hiç yapmam daha iyi!"
    İşte dinde aşırı gitmenin zararını gözler önüne seren bir hadise!
    Allah muhafaza buyursun!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  10. #10
    Ehil Üye delailinnur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    1.368

    Standart

    RABB'?M Raz? Olsun Değerli Ağabeylerimiz ve Kardeşlerimiz,çok güzel aç?klamalar geldi,çoook istifade ettim..RABB'?M yar ve yard?mc?n?z olsun her daim inş..
    İlaçların en hayırlısı KUR'AN'dır!

    Şüphesiz ALLAH ve Melekleri Peygambere
    Salat ederler.Ey İman Edenler,siz de O'NA
    Salat edin ve tam bir teslimiyetle O'NA Selam verin.(Ahzab-56)
    "İlmi, amel için öğreniniz. Çokları bunda yanıldı. İlimleri dağlar gibi büyüdü, amelleri ise zerre gibi küçüldü."
    İbrahim bin Edhem (r.a.)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Şuurlu hayvanlardan kasıt nedir
    By karatopirak1975 in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 11.02.12, 06:09
  2. Besyuzdort İhtimalden Kasıt Nedir Sizce?
    By zisangul in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 25.09.08, 16:24
  3. Güneşin Lekelerinden Kasıt Nedir?
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 31.07.08, 20:13
  4. Risale-i Nur'a Kanaat Edinizdeki Kasıt Nedir?
    By insirah in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj: 28.06.07, 18:13

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0