"Ümmetimin fesadı zamanında kim sünnetime temessük ederse ( yapışırsa ), ona yüz şehid ecri vardır."

(el-Bağavi, Hüseyin b. Muhammed eş-Şafi, Mesabihu’s-Sunne, I-II, Beyrut, ty. I, 40, no: 130; el-Munavi, Abdurra‘uf, Feyzu’l-Kadir, I-VI, Beyrut, ty. VI, 261. (no: 9171-9172); Ümmetin bozulduğu zaman sevapların çoğalağı konusu için bk. Taftazani, Mesud b. Ömer, Serhu’l-Makasıd, I-V, Beyrut 1988 I, 308; el-Heytemi, Ahmed b. Hacer, es-Savaiku’l-Muhrika, Kahire 1385, s. 210.)

---

İşte bize çok büyük bir fırsat.

Hem o kadar şanslıyız ki: Daha annesinden doğduğu anda secdeye kapanıp ümmeti ümmeti diyen, Miraç mucizesinde Cebrail Aleyhisselamı bile arkada bırakıp Alemlerin Rabbinin Karşısında perdesiz O’nu müşahede ettiği bir anda dahi Ümmetini Unutmayan, ve mahşerdeki dehşetten herkes hatta peygamberler bile nefsi nefsi, dediğinde yine ümmeti ümmeti, diye Allah’tan cc. ümmetini dileyen bir şefaat edicimiz, kurtarıcımız, peygamberimiz var.

O’nun şefaatine nail olabilmenin tek yolu ise O’nun sünnetine tabi olmaktır.

O’nun sünnetini terk etmek bize hiç yakışır mı?

---
Bir şair bu hususu ne de güzel ifade etmiş:

Tıfl ilken ol hep dilerdi Ümmetin
Sen Kocaldın, terk edersin sünnetin.
---

Gelin Kutlu Doğum vesilesiyle, bizler de yeniden doğalım, Efendimiz'i (asm) daha iyi anlamaya ve onun gibi yaşamaya çalışalım, en azından buna niyet ve azmedelim.

Yüce Mevlâ bu kutlu doğumun hakkı için, yukardaki hadisi şerife cümlemizi mashar eylesin ...


Resulullah.OrG