+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 ve 1

Konu: 40 Hadis

  1. #1
    Yasaklı Üye Lebid24 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Bulunduğu yer
    alem-i muhabbet
    Mesajlar
    2.298

    Standart 40 Hadis

    40 HAD?S


    1

    اَلدِّينُ النَّصِيحَةُ قُلْنَا: لِمَنْ )يَا رَسُولَ اللَّهِ ؟( قَالَ: لِلَّهِ وَلِكِتَابِهِ وَلِرَسُولِهِ وَلأئِمَّةِ الْمُسْلِمِينَ وَعَامَّتِهِمْ


    (Allah Rasûlü) “Din nasihatt?r/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitab?na, Peygamberine, Müslümanlar?n yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


    Müslim, ?mân, 95.


    2

    اَلإِسْلاَمُ حُسْنُ الْخُلُقِ


    ?slâm, güzel ahlâkt?r.



    Kenzü’l-Ummâl, 3/17, HadisNo: 5225.



    3

    مَنْ لاَ يَرْحَمِ النَّاسَ لاَ يَرْحَمْهُ اللَّهُ

    ?nsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.



    Müslim, Fedâil, 66; Tirmizî, Birr, 16.



    4

    يَسِّرُوا وَلاَ تُعَسِّرُوا وَبَشِّرُوا وَلاَ تُنَفِّرُوا

    Kolaylaşt?r?n?z, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.



    Buhârî, ?lm, 12; Müslim, Cihâd, 6.



    5

    إنَّ مِمَّا أدْرَكَ النَّاسُ مِنْ كَلاَمِ النُّبُوَّةِ:

    إذَا لَمْ تَسْتَحِ فَاصْنَعْ مَا شِئْتَ
    ?nsanlar?n Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmad?ktan sonra dilediğini yap!” sözüdür.



    Buhârî, Enbiyâ, 54; EbuDâvûd, Edeb, 6.



    6

    اَلدَّالُّ عَلىَ الْخَيْرِ كَفَاعِلِهِ

    Hayra vesile olan, hayr? yapan gibidir.



    Tirmizî, ?lm, 14.



    7

    لاَ يُلْدَغُ اْلمُؤْمِنُ مِنْ جُحْرٍ مَرَّتَيْنِ

    Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa ayn? yan?lg?ya düşmez)



    Buhârî, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63.



    8

    اِتَّقِ اللَّهَ حَـيْثُمَا كُنْتَ وَأتْبِـعِ السَّـيِّـئَةَ الْحَسَنَةَ تَمْحُهَا

    وَخَالِقِ النَّاسَ بِخُلُقٍ حَسَنٍ
    Nerede olursan ol Allah’a karş? gelmekten sak?n; yapt?ğ?n kötülüğün arkas?ndan bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. ?nsanlara karş? güzel ahlak?n gereğine göre davran.



    Tirmizî, Birr, 55.



    9

    إنَّ اللَّهَ تَعَالى يُحِبُّ إذَا عَمِلَ أحَدُكُمْ عَمَلاً أنْ يُتْقِنَهُ

    Allah, sizden birinizin yapt?ğ? işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmas?ndan hoşnut olur.



    Taberânî, el-Mu’cemü’l-Evsat, 1/275; Beyhakî, fiu’abü’l-Îmân, 4/334.



    10

    اَلإِيمَانُ بِضْعٌ وَسَبْعُونَ شُعْبَةً أفْضَلُهَا قَوْلُ لاَ إِلهَ إِلاَّاللَّهُ وَأدْنَاهَا إِمَاطَةُ اْلأذَى عَنِ الطَّرِيقِ وَالْحَيَاءُ شُعْبَةٌ مِنَ اْلإِيـمَانِ

    ?man, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahats?z edici bir şeyi yoldan kald?rmakt?r. Haya da imandand?r.



    Buhârî, Îmân, 3; Müslim, Îmân, 57, 58.



    11

    مَنْ رَأَى مِنْكُمْ مُنْكَرًا فَلْيُغَيِّرْهُ بِيَدِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِلِسَانِهِ فَإِنْ لَمْ يَسْتَطِـعْ فَبِقَلْبِهِ وَذَلِكَ أضْعَفُ اْلإِيـمَانِ

    Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karş? koysun. Bu da iman?n en zay?f derecesidir.



    Müslim, Îmân, 78; Ebû Dâvûd, Salât, 248.



    12

    عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ: عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ

    بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
    ?ki göz vard?r ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.



    Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.



    13

    لاَ ضَرَرَ وَلاَ ضِرَارَ


    Zarar vermek ve zarara zararla karş?l?k vermek yoktur.



    ?bn Mâce, Ahkâm, 17; Muvatta’, Akd?ye, 31.



    14

    لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ

    Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.



    Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71.



    15

    اَلْمُسْلِمُ أخُو الْمُسْلِمِ لاَ يَظْلِمُهُ وَلاَ يُسْلِمُهُ مَنْ كَانَ فِي حَاجَةِ أخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِي حَاجَتِهِ وَمَنْ فَرَّجَ عَنْ مُسْلِمٍ كُرْبَةً فَرَّجَ اللَّهُ عَنْهُ بِهَا كُرْبَةً مِنْ كُرَبِ يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ سَتَرَ مُسْلِمًا سَتَرَهُ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ


    Müslüman müslüman?n kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşman?na) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyac?n? giderirse Allah da onun bir ihtiyac?n? giderir. Kim müslüman? bir s?k?nt?dan kurtar?rsa, bu sebeple Allah da onu k?yamet günü s?k?nt?lar?n?n birinden kurtar?r. Kim bir müslüman?(n kusurunu) örterse, Allah da K?yamet günü onu(n kusurunu) örter.



    Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.



    16

    لاَ تَدْخُلُونَ الْجَنَّةَ حَتَّى تُؤْمِنُوا وَلاَ تُؤْمِنُوا حَتَّى تَحَابُّوا

    ?man etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazs?n?z.



    Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, S?fâtu’l-K?yâme, 56.



    17

    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

    Müslüman, insanlar?n elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.



    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.



    18

    لاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إخْوَانًا

    وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أنْ يَهْجُرَ أخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثِةِ اَيَّامٍ
    Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’?n kullar?, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile darg?n durmas? helal olmaz.



    Buhârî, Edeb, 57, 58.



    19

    إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا


    Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. ?yilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah kat?nda s?ddîk (doğru sözlü) diye yaz?l?r. Yalanc?l?k kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah kat?nda kezzâb (çok yalanc?) diye yaz?l?r.



    Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.



    20

    لاَ تُمَارِ أخَاكَ وَلاَ تُمَازِحْهُ وَلاَ تَعِدْهُ مَوْعِدَةً فَتُخْلِفَهُ

    (Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme.



    Tirmizî, Birr, 58.



    21

    تَبَسُّمُكَ فِي وَجْهِ أخِيكَ لَكَ صَدَقَةٌ وَأمْرُكَ بِالْمَعْرُوفِ وَ نَهْيُكَ عَنِ الْمُنْكَرِ صَدَقَةٌ وَإِرْشَادُكَ الرَّجُلَ فِي أرْضِ الضَّلاَلِ لَكَ صَدَقَةٌ وَإِمَاطَتُكَ الْحَجَرَ وَالشَّوْكَ وَالْعَظْمَ عَنِ الطَّرِيقِ لَكَ صَدَقَةٌ

    (Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakad?r. ?yiliği emredip kötülükten sak?nd?rman sadakad?r. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakad?r. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kald?r?p atman da senin için sadakad?r.



    Tirmizî, Birr, 36.



    22

    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَنْظُرُ إِلَى صُوَرِكُمْ وَأمْوَالِكُمْ وَلـكِنْ يَنْظُرُ إِلَى قُلُوبِكُمْ وَأعْمَالِكُمْ

    Allah sizin ne d?ş görünüşünüze ne de mallar?n?za bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar.



    Müslim, Birr, 33; ‹bn Mâce, Zühd, 9;

    Ahmed b. Hanbel, 2/285, 539.



    23

    رِضَى الرَّبِّ في رِضَى الْـوَالِدِ وَسَخَطُ الرَّبِّ في سَخَطِ الْـوَالِدِ

    Allah’?n r?zas?, anne ve baban?n r?zas?ndad?r.
    Allah’?n öfkesi de anne baban?n öfkesindedir.



    Tirmizî, Birr, 3.



    24

    ثَلاَثُ دَعَوَاتٍ يُسْتَجَابُ لَهُنَّ لاَ شَكَّ فِيهِنَّ:

    دَعْوَةُ الْمَظْلُومِ، وَدَعْوَةُ الْمُسَافِرِ ، وَدَعْوَةُ الْوَالِدِ لِوَلَدِهِ
    Üç dua vard?r ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:
    Mazlumun duas?, yolcunun duas? ve baban?n evlad?na duas?.



    ?bn Mâce, Dua, 11.



    25

    مَا نَحَلَ وَالِدٌ وَلَدًا مِنْ نَحْلٍ أَفْضَلَ مِنْ أدَبٍ حَسَنٍ

    Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir
    hediye veremez.



    Tirmizî, Birr, 33.



    26

    خِيَارُكُمْ خِيَارُكُمْ لِنِسَائِهِمْ

    Sizin en hay?rl?lar?n?z, han?mlar?na karş? en iyi davrananlar?n?zd?r.



    Tirmizî, Radâ’, 11; ‹bn Mâce, Nikâh, 50.



    27

    لَيْس مِنَّا مَنْ لَمْ يَرْحَمْ صَغِيرَنَا وَيُوَقِّرْ كَبِيرَنَا

    Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize sayg?
    göstermeyen bizden değildir.



    Tirmizî, Birr, 15; Ebû Dâvûd, Edeb, 66.



    28

    كَافِلُ الْيَتِيمِ لَهُ أوْ لِغَيْرِهِ أنَا وَ هُوَ كَهَاتَيْنِ فيِ الْجَنَّةِ وَأشَارَ بِالسَّبَّابَةِ وَالْوُسْطَى

    Peygamberimiz işaret parmağ? ve orta parmağ?yla işaret ederek: Gerek kendisine ve gerekse başkas?na ait herhangi bir yetimi görüp gözetmeyi üzerine alan kimse ile ben, cennette işte böyle yanyanay?z” buyurmuştur.


    Buhârî, Talâk, 25, Edeb, 24; Müslim, Zühd, 42.

    29

    اِجْتَنِبُوا السَّبْعَ الْمُوبِقَاتِ قَالُوا يَا رَسُولَ للهِ وَمَا هُنَّ قَالَ: اَلشِّرْكُ بِاللَّهِ وَالسِّحْرُ وَ قَتْلُ النَّفْسِ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إلاَّ بِالْحَقِّ وَأكْلُ الرِّبَا وَأكْلُ مَالِ اْليَتِيمِ وَالتَّوَلِّي يَوْمَ الزَّحْفِ وَقَذْفُ الْمُحْصَنَاتِ الْغَافِلاَتِ الْمُؤْمِنَاتِ


    (?nsan?) helâk eden şu yedi şeyden kaç?n?n. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’?n haram k?ld?ğ? cana k?ymak, faiz yemek, yetim mal? yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kad?nlara iftirada bulunmak buyurdu.


    Buhârî, Vasâyâ, 23, T?bb, 48; Müslim, Îmân, 144.

    30

    مَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلاَ يُؤْذِ جَارَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيُكْرِمْ ضَيْفَهُ وَمَنْ كَانَ يُؤْمِنُ بِاللَّهِ وَالْيَوْمِ الآخِرِ فَلْيَقُلْ خَيْرًا أوْ لِيَصْمُتْ

    Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hay?r söylesin veya sussun.




    Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75.



    31

    مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أنَّهُ سَيُوَرِّثُهُ

    Cebrâil bana komşu hakk?nda o kadar çok tavsiyede bulundu ki;
    ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasç? k?lacak zannettim.


    Buhârî, Edeb, 28; Müslim, Birr, 140, 141.

    32

    اَلسَّاعِي عَلَى الأرْمَلَةِ وَالْمِسْكِينِ كَالْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ

    أوِ الْقَائِمِ اللَّيْلَ الصَّائِمِ النَّهَارَ

    Dul ve fakirlere yard?m eden kimse, Allah yolunda cihad eden
    veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle
    geçiren kimse gibidir.


    Buhârî, Nafakât, 1; Müslim, Zühd, 41;
    Tirmizî, Birr, 44; Nesâî, Zekât, 78.


    33

    كُلُّ ابْنِ آدَمَ خَطَّاءٌ وَخَيْرُ الْخَطَّائِينَ التَّوَّابُونَ

    Her insan hata eder.
    Hata işleyenlerin en hay?rl?lar? tevbe edenlerdir.


    Tirmizî, K?yâme, 49; ?bn Mâce, Zühd, 30.

    34

    عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ

    Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vard?r; O’nun her işi hay?rd?r. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hay?r olur. Eğer bir darl?ğa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hay?r olur.



    Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.



    35

    مَنْ غَشَّـنَا فَلَيْس مِنَّا

    Bizi aldatan bizden değildir.


    Müslim, Îmân, 164.

    36

    لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ نَمَّامٌ

    Söz taş?yanlar (cezalar?n? çekmeden ya da affedilmedikçe)
    cennete giremezler.



    Müslim, Îmân, 168; Tirmizî, Birr, 79.



    37

    أعْطُوا الأجِيرَ أجْرَهُ قَبْلَ أنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ

    ?şçiye ücretini, (aln?n?n) teri kurumadan veriniz.



    ?bn Mâce, Ruhûn, 4.



    38

    مَا مِنْ مُسْلِمٍ يَغْرِسُ غَرْسًا أوْ يَزْرَعُ زَرْعًا فَيَـأكُلُ مِنْهُ

    طَيْرٌ أوْ إِنْسَانٌ أوْ بَهِيمَةٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ بِهِ صَدَقَةٌ
    Bir müslüman?n diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşlar?n yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakad?r.



    Buhârî, Edeb, 27; Müslim, Müsâkât, 7, 10.



    39

    إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ

    وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ
    ?nsanda bir organ vard?r. Eğer o sağl?kl? ise bütün vücut sağl?kl? olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.



    Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.



    40

    اِتَّقُوا اللَّهَ رَبَّـكُمْ وَصَلُّوا خَمْسَـكُمْ وَصُومُوا شَهْرَكُمْ وَأدُّوا زَكَاةَ أمْوَالِكُمْ وَأطِيعُوا ذَاأمْرِكُمْ تَدْخُلُوا جَنَّةَ رَبِّـكُمْ

    Rabbinize karş? gelmekten sak?n?n, beş vakit namaz?n?z? k?l?n, Ramazan orucunuzu tutun, mallar?n?z?n zekat?n? verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz.



    Tirmizî, Cum’a, 80.

    Konu Lebid24 tarafından (04.01.08 Saat 16:13 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Hadis
    By fanidünya... in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 575
    Son Mesaj: 29.09.19, 18:38
  2. Hadis
    By muntehab in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.07.07, 12:22
  3. 5 Hadis...
    By HakanBa in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 23.05.07, 19:12
  4. 40 hadis
    By herem in forum Hadis-i Şerifler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.11.06, 20:28
  5. 5 Hadis...
    By aşur in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.10.06, 14:37

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0