+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Üss-i Zafer

  1. #1
    Dost cudi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    40

    Standart Üss-i Zafer

    Mustafa ÖZCAN
    Üss-i zafer




    Şarku’l avsat yazarlarından Susan Abtah: “Bugünlerde kendime inanamıyorum. Gözlerimi ovalıyor ve kulaklarımı çekiyorum. Acaba düş mü görüyorum: Türk tarzı İslâmcılar umumun mahbubu ve sevgilisi oldular. Mahbub-u küll durumdalar. Dünya mı değişti ne? Bizim bildiğimiz İslâmcılara hiç benzemiyorlar. Böyle İslâmcılara can kurban’ mealinde bir yazı kaleme aldı (26 Temmuz 2007, Şarku’l Avsat)...
    İsrail’in veya bazı batılı kimselerin 22 Temmuz zaferinin hacminden dolayı endişeleri vardı. Ama Mısır ve Ürdün Dışişleri Bakanlarının yeni İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ile sarmaş dolaş olmalarından bir iki gün evvel Başbakan bu zaferin İsrail’in aleyhinde olmayacağına dair kendisine teminat vermiş. İsrailliler oldum olası pinpiriklilerdir. Nemden toz kaparlar bundan dolayı denediklerini bir kez daha sınamak isterler. Bu bâbtan AKP’nin zaferinden biraz huylandılar ama çabuk geçti. Onlar bunu bazen baskı namına da yaparlar ki muhatapları çıtayı yüksekte tutmasın.
    Mahbub-u küll olmalarında bir bit yeniği yok mu? Herkes AKP’yi takdir ediyorsa o zaman bu zafer kimin zaferi veya kime karşı kazanılmış bir zafer? Susan Abtah da bunun cevabını vermeye çalışıyor. AKP’nin zaferine dışarıdaki laik ve seküler kesimler sevinirken içerideki laik kesimler üzülmüşler. Demek ki kaybedenler içerideki ulusalcılarmış. Bununla birlikte bu son tespit de dört dörtlük değil. Zira Der Spiegel dergisinin de yazdığı gibi AKP son seçimlerde oylarının en az yarısını ‘laik kesimler’den aldı. Bunların ötesinde üss-i zafer veya zaferin zeminine baktığımız zaman bu zeminin pek de metin olmadığını hatta çürük olduğunu görüyoruz. Din ve vicdan hürriyeti noktasında açılım yapılamadığını herkes teslim ediyor. Bu kesimler son bir hamle ile son umutlarını da sandıkta harcadılar. Tam tersine dinî direnci kıran AKP, fiiliyatta veya pratik olarak sefahatı arttırmıştır. 28 Şubat sürecinden sonra dindarlık özentisi kalmamış; aksine özentinin ibresi dünyevileşmeye kaymıştır. Bunda AKP’nin de görünmeyen bir payı ve katkısı bulunmaktadır.
    ***
    Erbakan’ın muhtıraya tepki göstermediğini ve bundan dolayı yollarını ayırdıklarını söyleyen Yenilikçiler, o noktada haklıydılar. Erbakan’ın pasifliği dindarlığa bağlanan umutları söndürmüştür. Ama Yenilikçiler de benzeri bir yüzleşmeyle karşılaşmamak için kendiliklerinden dönüşüm geçirdiler. Bunun adını da “bedel ödememe” koydular. Dolayısıyla Erbakan’a itirazları vicdan rahatlatma derekesinde kalmıştır. Erbakan’a dik durmadığı için başkaldıranlar bu defa bedel ödememe siyasetini realize etmişlerdir. Demek ki; ‘dik durmadı’ gerekçesi AKP’nin varlık sebebi değil bahanesiymiş. Asıl maksat birilerini ürkütmeden ayaklarına kadar gelen şansı değerlendirmek ve iktidara gelmekmiş. 27 Nisan sürecinin rüzgarı da onların yelkenlerini şişirmiştir. Sağlık reformu ve döviz kurlarının sabitlenmesi gibi gerçekten de başarılı icraatları oldu. Bunda tek parti iktidarının da elbetteki payı ve katkısı var. Bunları inkâr edemeyiz. Ama küll olarak ekonomideki başarıları evhamdan ibarettir. Üretime dayalı bir büyüme değil tüketime ve borçlanmaya dayalı kalkınma modeli veya hamlesi gerçekleştirdiler. Dolayısıyla bu büyüme aldatıcıdır. Borç yiyen kendi kesesinden yer. Tek temayüz ettikleri inşaat alanı. Bunu da şişkin hale gelmiş İstanbul merkezli olarak yapıyorlar. Halbuki bu tansiyon hastasının fazladan tuz yemesi gibidir. Artık İstanbul inşaat noktasında istiap hacmini çoktan aşmış, ama varsın olsun; rantçı yandaş iş ve aş bekliyor! Bundan dolayı İstanbul’un gözünün yaşına bakmıyorlar ve talana göz yumuyorlar. Bir deprem olsa İstanbul’da barınacak açık alan kalmadı.
    Bunun sonucunda tüketime dayalı fasit bir büyüme modeli gerçekleştirildi. Müteahhitler son model dabbetü’l arz tipli araçlara kurulurken ve üzerlerinde salınırken halk da tüketim kredileriyle ya daire alarak ya da araç alarak borçlandı(rıldı)lar. AKP’nin ekonomik modeli işte budur.
    ***
    Milletin mazisiyle ve geleceğiyle bağını kestiler ve vizyonunu ve ensesini kararttılar. Bunu en iyi analiz edenlerden birisi El Arabia TV’nin Türkiye Temsilcisi Daniel Fettah oldu. Bakın ne diyor: “Çok yakın zamanda Fransa’da Segolene Royal ile Nicolas Sarkozy’nin seçim kampanyasını izledik. Sarkozy ve Royal’in Fransız seçmenlerine nasıl yaklaştıklarını; hangi vaatlerde bulunduklarını gördük. Cumhurbaşkanlığına talip iki lider, Fransız halkına ‘büyük bir halk gibi hitap etti’. Burada ise incir çekirdeğini doldurmayan konulardan, mazot fiyatlarından bahsedildi. Türk halkına çok ucuz vaatler verildi. Bunu Türkiye’ye layık görmedim. Ve çok kızdım...” Fettah az bile söylüyor. Seçimlerin malzemesi mazot muhabbetine ilaveten birilerinin çocuklarının aldığı gemiler ve başbakanın taktığı saatin kıymetiydi. Ve bundan dolayı, seçimin üss-i zaferi bir illüzyondan ibarettir.

    27.07.2007

    E-Posta: mustafaozcan@yeniasya.com.tr


  2. #2
    Dost Mesnevi-iNuriye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    9

    Standart

    Köşk, mevki, makam ve vicdan


    Seçim sonuçlar?n?n hemen ard?ndan, Cumhurbaşkanl?ğ? konusu kald?ğ? yerden, yeniden gündeme oturdu. Abdullah Gül, dün yapt?ğ? bas?n aç?klamas? ile, Cumhurbaşkanl?ğ? adayl?ğ?nda ?srarl? olduğunu dolayl? yoldan aç?klad?.
    Ben yine, büyük bir hayal k?r?kl?ğ? içinde olduğumu söylemeye, hatta daha yüksek sesle söylemeye devam edeceğim. Gül’ün adayl?ğ?n?n aç?klanmas?ndan sonra, bu konudaki düşüncelerimi aç?k biçimde ifade etmiştim. Söyledikleriniz ne kadar aç?k olursa olsun, bu gerekçelerin değil, başka baz? gizli veya kişisel nedenlerin varoluğu düşüncesinin hâkim olduğu bir ülkede yaşad?ğ?m?z?, bu süreçte bir kez daha, büyük bir üzüntü ile gördüm. O nedenle, daha da aç?k konuşmakta fayda olduğunu düşünüyorum.
    Benim, Gül’ün adayl?ğ?na itiraz?m?n gerekçesi çok aç?kt?, hâlâ öyle. Gerekçelerimin Gül’ün kişiliği ve kariyeri ile alakas? yok, öyle olsa, adayl?ğ?n? en başta destekleyenlerden biri olurdum, zira say?n Gül, önemsediğim ve fazladan sempati duyduğum bir isimdir, bunu yak?n çevremdeki herkes bilir. Ben diyorum ki, madem ki başörtüsü bu ülkede bir semboller savaş?n?n konusu haline gelmiştir ve de AKP hükümeti bu konuda gerilim yaratmaktan kaç?nd?ğ? için başörtüsü sorununun çözümünü zamana yaymak gibi bir siyaset izlemiştir, o halde, söz konusu cumhurbaşkanl?ğ? olduğunda bu tutum neden terk edilmektedir? Madem gerilimden kaç?nmayan bir siyaset izlenecekti, neden ayn? ?srar sorunun çözümü konusunda sergilenmedi? Bu başörtülü kad?nlar?n mağduriyetleri konusunda çok büyük bir haks?zl?k olmuyor mu?
    Benim mant?ğ?ma ve adalet duyguma göre, önce cumhurbaşkanl?ğ?, sonra başörtüsü sorununun çözümü olmaz, doğru ve adil olan önce bu sorunun çözümüdür. Cumhurbaşkanl?ğ?ndan feragat etmek büyük bir fedakârl?k değildir (dahas? Başbakan bunu yapmaktan kaç?nmam?şt?r), ama başörtülü k?zlar?n üniversiteye girmekten, sonra mesleklerini icra etmekten men edilmeye belirsiz bir geleceğe kadar katlanmas?n? istemek, k?yaslanmayacak
    kadar büyük bir fedakârl?kt?r.
    Bunun bir ad?m ötesinde, başörtülü kad?nlar?n parlamentoya girmesinin yasak olduğu, bu yasağa sessizce boyun eğilip, (hepsini ayn? kefeye koymasak da) başörtüsüz vitrin kad?nlar?n Meclis’e girdiği bir ortamda, cumhurbaşkanl?ğ?nda bu konuyu görmezden gelip, mücadele vermek hangi vicdana uygundur? Bu koşullar alt?nda, başörtülü kad?nlar, bir yerlerde kabul görmek için, hep ‘eş durumu’na katlanmak zorunda b?rak?lm?ş olmuyor mu? Dolayl? yoldan önerilen çözüm, başörtülü k?zlar?n, eğitimlerini yar?da b?rak?p veya tamamlay?p, bulabilirlerse muhtemel bir milletvekili, bakan, Cumhurbaşkan? eşi olma seçeneğine raz? olmalar? olmuyor mu?
    Erkek, kad?n ayr?m? yapmaktan hiç hoşlanmam, ve bu konunun tümünün vicdan ve adalet duygusunun merkezinde olmas? gerektiğini düşünürüm ama, bu koşullarda, ayr?ca say?n Gül’ün eşinin vicdan?na seslenmek isterim. Başörtülü kad?nlar?n milletvekili olamad?klar?, meslek icra edemedikleri, üniversiteye giremediği bir ülkede, eşi dolay?s?yla Çankaya’da oturmak hiç mi vicdan?n? s?zlatmayacak? Ne say?n Gül’ü ne de ailesini hiçbir şekilde incitmek istemem ancak, ben onbeş y?ld?r başörtüsü yasaklar?na karş? mücadele eden biriyim. Bu nedenle, şu anda söylediklerimi söylemek zorunday?m, zira son durum karş?s?ndaki samimi hislerim bunlar.
    Daha önce de yazd?m, Fazilet Partisi, başörtülü bir milletvekili yüzünden kapat?ld?ğ?nda, baş? aç?k biri olarak büyük bir utanç ve vicdan azab? duydum. Ayn? vicdan?, başörtülü mevki sahibi eşlerinden de beklemek durumunday?m. Bu nedenle diyorum ki, son seçimlerdeki yüzde 47 oy, bir beklentiye cevap verecek, siyasi bir kredi olarak kullan?lacaksa, bu cumhurbaşkanl?ğ?nda ?srar değil, başörtüsü sorununun çözümü istikametinde kullan?lmal?d?r. Çankaya’da başörtülü eş bu sorunun çözümünü h?zland?rmak bir yana, daha da erteleme riski taş?maktad?r. Dört buçuk y?ll?k AKP iktidar?nda bu sorunun çözümlenememiş olmas?, bu kuşkumu doğrulayan en büyük gerekçedir.
    Demokratl?k ad?na, bugün Gül’ün cumhurbaşkanl?ğ?n? destekleyen kalemlerden bir k?sm?, daha düne kadar başörtüsü sorununu tamamen unutmuştu, birisi, ‘AKP iktidardayken, başörtüsü konusunda parmağ?m? k?p?rdatmam’ diyordu. Makam, mevki sahiplerinin haklar?n? savunmak her zaman cazip ve kolayd?r, ama adil olan isimsiz hak mağdurlar?na sahip ç?kmakt?r. Ben bunu yapmaya çal?ş?yorum, herkesten de bunu yapmas?n? bekliyorum.
    Radikal, 26.7.2007

    Nuray MERT

    27.07.2007



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İnsan+Hedef+Gayret=Zafer....
    By Garip_Maznun in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 30.01.09, 22:33
  2. Zafer Gecesinin Acı Bilançosu
    By akıncı in forum Gündem
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 21.06.08, 19:12
  3. Zafer Yılmaz, Perdeler
    By UmmaN in forum Kitap, Dergi, Albüm Tanıtımları ve E-Kitap Paylaşımları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 22.04.08, 07:24
  4. Zafer İşte Böyle Kazanıldı !
    By edeb_ya_Huu in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.06, 23:39

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0