+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Rodos'a Giderken

  1. #1
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart Rodos'a Giderken


    CHP lideri Baykal, Rodos’a yüzme konusunun şaka olduğunu belirterek, “Bir esprinin bu boyutlara varacağını tahmin etmezdim. Böylece siyasetimizin espriden ne kadar yoksun olduğunu anladım” demiş.
    Bence, asıl bu açıklamadan daha iyi şaka olmaz.
    Bakalım, siyasetimiz bu şakayı anlayacak mı?

  2. #2
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart

    Vakt-i zaman?nda, "?stanbul ayd?nlar?"; belli günlerde, belli mekânlarda buluşuyorlarm?ş... "Birbirleriyle kanl?-b?çakl? olanlar" bile ayn? çat? alt?nda buluşur, "memleket meseleleri"ni tart?ş?rlarm?ş...

    Bazen de, Neyzen Tevfik'in Eminönü’ndeki "ney ziyafeti"ni dinlemeye giderlermiş!..
    ?şte, günlerden bir gün, merhum Mehmet Akif'in de içlerinde bulunduğu bir grup, Neyzen Tevfik'i dinlemeye başlam?şlar!..

    Neyzen, "ney"ini çalmaya başlam?ş ki, herkes adeta "nefes almadan" dinliyor... Öyle bir "sessizlik" var ki, neredeyse yere bir “tüy” düşse, onun sesi duyulacak!..
    Böylesine bir sessizlik!..

    Neyzen de, öyle bir "aşk ve vecd" içinde çal?yor ki, dinleyenler kendinden geçmiş!..
    Derken, "gök gürlemesi" gibi bir ses!..
    "Yeteerr!" diye bağ?r?yor Neyzen'e!..
    "Yeter, kes art?k!"

    Gök gürlemesini and?ran bu ses, merhum Mehmet Akif'ten geliyor!..
    Hem de, "Neyzen" gibi birine bağ?r?yor!..

    "Eyvah" diyor salondakiler!.. "Eyvah, şimdi k?z?lca k?yamet kopacak!"
    Hakl?lar da... Çünkü, Neyzen Tevfik ile merhum Mehmet Akif, ileri derecede "kanl?-b?çakl?" olmasalar da, birbirlerinden hiç hazzetmiyorlar!..

    Salondakiler bunu bildikleri için, "k?z?lca k?yamet"in kopmas?n? bekliyorlar!..
    Öyle ya, "Neyzen" kim, ona "Yeter, kes art?k" demek kim?..
    Ama, beklenmedik bir şey oluyor...
    Neyzen, "an?nda kesiyor" ney çalmay?!..
    Ve enteresand?r, Mehmet Akif'e de tek lâf etmiyor!..

    Daha sonraki günlerde, bunun sebebini soruyorlar Neyzen'e!.. "Hem ney çalmay? b?rakt?n, hem de hiç sesini ç?karmad?n!.. Oysa biz, senin Mehmet Akif'ten hiç hazzetmediğini biliyoruz!.. Niye haddini bildirmedin ona?"

    Neyzen Tevfik, "Hay?r" diyor; "Mehmet Akif, tam yerinde müdahale etti!.. Çünkü, onda çok müthiş bir müzik kulağ? var!.. Ben, mus?kinin zirvesine ç?km?şt?m!.. Onun, 'Yeter, kes art?k' dediği anda ise, zirveden inişe geçmeye başlam?şt?m!.. O, bunu anlad? ve zirvede b?rakmam için uyard?!"

    DEM?REL’E DE B?R AK?F GEREK!

    Mus?kide "zirve" ve "iniş" vard?r da, "siyaset"te yok mudur?..
    Ya da, "gazetecilik"te!?.
    ?şte gördük, görüyoruz...

    Siyasete "bir bölen" olarak damgas?n? vuran Bülent Ecevit ile, "bir bilen" olarak şöhret bulan Süleyman Demirel, s?rf "zirvede b?rakmay?" ak?l edemedikleri, kendilerine de "Yeter, kes art?k" diyecek bir Mehmet Akif'leri olmad?ğ? için, "inişe geçmekle" kalmad?lar, "dibe vurup" rezil-rüsvay oldular!..

    Öyle bir "rezil-rüsvay" olmak ki, düştükleri "ac?nas? hâl"lere, insan, gülemiyor bile!..

    Şu hâle bak?n;
    Hemen herkesin, "bükemediğin bileği öpeceksin" kural?ndan hareketle, "kerhen" de olsa "tebrik" etmek zorunda kald?ğ? "AK Parti'nin ezici üstünlüğü"ne, Süleyman Demirel demiş ki;
    "Seçim sonuçlar? ortaya koymuştur ki, halk?n yüzde 53'ü AK Parti'ye karş?d?r!"

    Hay?r, "Oha" filan demeyin!.. Çünkü, Demirel, bu ülkenin "9. Cumhurbaşkanl?ğ?"n? yapm?ş bir zatt?r!.. Lütfen "Oha" filan deyip de, "sayg?s?zl?k" etmeyin!..

    Ama, şunu hat?rlay?n:
    O Demirel ki, "bir salon dolusu insan"la birlikte "9. Senfoni"yi dinledikten sonra, "?şte çağdaş Türkiye" diyebilmiştir!..

    Şu hâle bak?n;
    "Bir salon dolusu insan?n alk?şlar?"na bak?p, onlar? "çağdaş Türkiye'nin tamam?" olarak gören bir zat, "iki kişiden birinin AK Partili olduğu" gerçeğini görmezden gelip, "Halk?n yüzde 53'ü AK Parti'ye karş?d?r" diyebiliyor!..

    El insaf!..

    Ama, dedim ya, "mus?ki"de olduğu gibi; "siyaset"te de, "zirve"ler ve "iniş"ler vard?r!.. "?niş"in sonu "dibe vurmak"t?r ki, Demirel, şu anda "dip"ten ve hatta "çukur"dan seslenmektedir!..


    Daha ne diyeyim;
    Keşke onun da bir Mehmet Akif'i olsayd?!..
    Eğer olsayd?, "Yeter!.. Kes art?k" diye bağ?r?rd? Demirel'e!..

    "Yeter!.. Kes art?k!.. Mehmet Ağar'a destek verdin, yüzde 5'te kald?!.. Deniz Baykal'a destek verdin, yüzde 20'yi zor bulabildi!.. Çekil art?k köşene de, hariçten gazel okuma!.. Yetti gari!.. B?rak ahkâm kesmeyi!"


    BAYKAL ?Ç?N 2 YOL: YA RODOS, YA PATOS!

    Bana öyle geliyor ki, ayn? "uyar?"n?n Deniz Baykal'a da yap?lmas? lâz?m!.. Bir "genel başkan" ki, "178 milletvekili" ile girdiği seçimlerden, "112-13, eşittir 99 milletvekili" ile ç?km?şsa, "daha da dibe vurmadan" çekilmelidir!..


    Art?k, Rodos'a "yüzerek" mi gider, yoksa bir "gemicik"e mi biner oras?n? bilemem!.. Ama, bir an önce Rodos'a gitmeli ve orada "emekliliğin tad?n?" ç?karmal?d?r!..

    Çünkü, Baykal'?n izlediği politika "iflas" etmiştir!..

    Çeşitli "değerlendirmeler"de de vurguland?ğ? gibi;
    "27 Nisan askeri muht?ras?” ve “cumhurbaşkanl?ğ? seçimi sonras?” süreçte CHP, sistemi kilitleyerek bir laik-dindar gerilimi ekseninde siyaset yapmay?” seçmiş ve bu "kutuplaşma"n?n seçimlerde "kendisine oy getireceği" hesab?n? yapm?şt?."


    Ancak seçim sonuçlar?, geleneksel olarak devlet ve askerî bürokrasiye dayanarak siyaset yapan CHP'nin, halk ile aras?n? daha da açt?ğ?n? ve kendisini "dar bir alana hapsettiğini" göstermektedir.


    27 Nisan sonras? süreçte eski ve yeni darbecilerle kol kola mitingler organize eden CHP yönetimi, tarihinde hiç olmad?ğ? kadar ulusalc?-devletçi ideolojiye yaklaşm?ş, s?n?r ötesi seferler düzenleyecek kadar reel politikten kopuk bir siyaseti benimsemişti.


    Ancak seçmen, gerçek bir milliyetçi parti varken kendisini sol zanneden bir milliyetçi-statükocu yap?ya oy vermenin anlams?z olacağ?n? anlam?ş ve bu yönde eğilimini ortaya koymuştur.


    CHP'nin oy ald?ğ? bölgelere bakt?ğ?m?zda, kendisini muhalif olarak tan?mlayan "mustarip"lerden ziyade, "toplumun gelir seviyesi yüksek, sorunu olmayan, düzenle bar?ş?k ve ondan yararlanan statükocu kesimlerden destek ald?ğ?" ortaya ç?k?yor.


    Bu tablo da gösteriyor ki; CHP, giderek sol'dan ve sol seçmenden uzaklaşarak "gelir düzeyi yüksek kesimler"in, "zenginler"in ve "tuzu kurular"?n desteğindeki bir "devlet partisi" görünümünü güçlendirerek sürdürmektedir!..


    Yani, "halk?n partisi" iddias?ndaki bir parti, "tuzu kuru kodamanlar"?n ve "zengin sosyete"nin partisi haline gelmiştir!..


    Bu durumda;
    Baykal'?n "Rodos"a gitmesi de çözüm değildir!..
    CHP, art?k "patos"la tan?şmal?d?r!..


    Evet; "köy"lere gitmeli, "buğday tarlalar?"n? görmeli, "patos"larda nas?l "harman savrulduğu"nu bilmelidir!..


    Tabii, ad?ndaki "Halk" ibaresini kullanmaya devam edeceklerse!..

    Değilse, bilsinler ki;
    "Halk?n yüzde 80'i CHP'ye karş?" ifadeleri, önümüzdeki seçimlerde, "halk?n yüzde 90'? CHP'ye karş?" şekline dönüşebilir!..

    Hele de, "Demirel'in CHP'ye desteği" bu şekilde devam ederse!..


    45 YAZAR’DAN 20’S? CHP’L?!

    Netice-i kelâm; Demirel de, Baykal da, art?k; "zirveden aşağ? inme"nin de ötesinde, "dibe vurmaya" başlam?şlard?r!..


    Bunda, Baykal ve CHP kurmaylar?n?n; Tarhan Erdem'in ifadesiyle, "öğleden sonra muhalefeti" stratejisinin büyük rolü vard?r!..


    Bu ülkeyi, sadece "kartel gazeteleri"nden ibaret sayan ve "sabah saatleri"nde onlardaki "manipülatif haber"leri okuyan, "öğleden sonra" da kameralar?n karş?s?na geçip, "kartel yönlendirmeli muhalefet" yapan Baykal ve kurmaylar?, "kargalar? k?lavuz edinmek"ten de art?k vazgeçmelidir!..


    O "karga"lar, sadece kendi burunlar?n? "boka" sokmakla kalmam?şlar, "Alt? Ok"u da "kanalizasyon çukuru"na sürüklemişlerdir!..


    Sonradan fark?na vard?m... Meğer "Dördüncü Kuvvet Medya" adl? internet sitesinde, 18 Temmuz günü, "hangi yazar?n, hangi partiye oy vereceği"nin listesi yay?nlanm?ş!..


    "?sim"lere şöyle bir göz gezdirince gördüm ki; "45 yazar"dan "tam 20 tanesi CHP'ye oy vereceğini" aç?klam?ş!.. 5 tanesi MHP'ye, 14 tanesi "Bağ?ms?z"lara, 4 tanesi AK Parti'ye, 1'i GP'ye, 1'i de DP'ye oy vereceğini aç?klam?ş!..


    Düşünebiliyor musunuz;
    "20 yazar?n CHP'yi desteklediği" bir ülkede, AK Parti yüzde 47 ile birinci parti oluyor!.. CHP ise, "halk?n yüzde 80'inin karş? olduğu" bir parti olarak, "büyük bir hezimet" yaş?yor!..


    Şu işe bak?n ki;
    Ayn? gazeteler, büyük bir utanmazl?k ve pişkinlik içinde, seçim sonras?nda "Baykal istifa" başl?klar? atabiliyor!..


    Bu ne "pişkinlik"tir, bu ne "yüzsüzlük"tür!..

    Tamam, "Baykal istifa etmeli"dir de, ona "yön" verenler yerlerinde rahatl?kla oturmal? m?d?r!..
    Eğer Baykal "köşesine çekilecek" ise, ona "ak?l hocal?ğ?" yapt?klar? için bu yazarlar da "köşelerini terk etmeli" değil midir?..


    Baykal, eğer Rodos'a yüzecek ise, yan?nda "cankurtaran"(!)lar?n? da götürmelidir!..



    Meselâ, "CHP ve MHP geliyor!.. Bundan geri dönüş yok" diyen Emin Çölaşan'?!..

    Meselâ, "AKP'de bir durgunluk var... Muhalefet, rüzgâr? arkas?na alm?ş... CHP ve MHP'de koalisyon hesaplar? yap?l?yor" diyen Derya Sazak'?!..

    Meselâ, "AKP'ye alternatif olma yolunda en güçlü ihtimal CHP-MHP koalisyonu!.. Oyum ziyan olmas?n diyorsan?z CHP-MHP koalisyonuna oy verebilirsiniz" diyen Yiğit Bulut'u!..

    Meselâ, "Bodrum boşald?. Herkes esas iline, sand?ğa koştu. ?ktidar süpürülecek" diyen bilimum “karteloz”lar?!..

    Ve daha nicelerini!.. Baykal, Rodos'a giderken, "öğleden sonra muhalefeti"nde kendilerinin "k?lavuz"luğundan yararland?ğ? bu "yazar"lar? da götürmelidir!.. Ki; CHP "Baykal"dan, gazeteler de bu "k?lavuz"lardan kurtulsun!..


    Yoksa "seviye" gittikçe düşer ve dibe vurur!..

    ?şin kötüsü, "yeter, kes!" diyecek bir Mehmet Akif'imiz de yok!..


    Hoş, art?k;
    "?nişe geçtiğinin" fark?na varan Neyzen'ler de yok!..

    Deniz Baykal, "yüzde 21'lik hezimet"e rağmen, hâlâ; "oyumuzu artt?rd?k... ?stifa etmiyorum" diyorsa, söyleyecek bir sözüm yok!..


    "Düşkün"lerin "pişkin" olduğu bir ülkede, kime ne denilir ki?!?..


    Hem, "Rodos"a yüzmek" de bir "şaka"ym?ş!..

    Peki, "ciddi" olan ne?

    "Cumhuriyet Halk Partisi'nin içinde bulunduğu Tehlikenin Fark?nda M?s?n?z?"

  3. #3
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart

    Suçlu bulundu: Millet!Köşk oylamas?nda Meclis'in kilitlenmesiyle başlayan seçim süreci AK Parti'nin zaferiyle sonuçland?. Siyasetçisinden gazetecisine kadar toplumun her kesimi, sand?ktan ç?kan neticeyi değerlendirmeye başlad?.


    Ancak, hem hezimete uğrayan partililer, hem de onlar? destekleyen çevreler ilginç bir yaklaş?m ortaya koydu. Yenilginin suçunu millete att?lar. Sivil toplum kuruluşlar?n? ayağa kald?ran suçlamalar?n ilki CHP'li Onur Öymen'den geldi. Öymen, "AKP'nin seçimi kazanmas? mant?kla izah edilemez. Bunda rasyonel olmayan sebepler aramak gerekir." dedi. Seçim sürecinde, cumhuriyet mitinglerindeki kalabal?ğa dikkat çekip, iktidar?n hezimet yaşayacağ?n? savunan baz? köşe yazarlar? da benzer görüşler dile getirdi. Cumhuriyet'ten Oktay Akbal, "Aziz Nesin'in 'Türk halk?n?n yüzde ellisi aptald?r' sözü boşuna uydurma m??" diye sordu. Milliyet'ten Melih Aş?k, arkadaş? Fahrettin Fidan'a atfen halk?n mesaj?n? şöyle aktard?: "...Anan? al da git... deyip seni aşağ?l?yor, diyenlere (halk?m?z), 'ben onun yürüyüşüne hastay?m' mesaj?n? vermiştir." Hürriyet yazar? Bekir Coşkun, AK Parti'ye oy verenlerin utand?ğ?n? iddia ederken, Emin Çölaşan, anketlere tepki gösterdiği için özür diledi: "Demek ki uzayda yaş?yormuşuz."
    Halk?n tercihleri yüzünden hedef yap?lmas?na toplumun farkl? kesimlerinden sert tepki geldi. Siyasetçisinden hukukçusuna, sivil toplum temsilcisinden psikoloğuna kadar hemen herkes ayn? sonuca vard?: Halk?n iradesi hiçe say?l?yor. En ilginç yorum ise ünlü psikiyatr Nevzat Tarhan'dan geldi. Tarhan, seçimden başar?s?z sonuçlar al?p sorunu halkta görenler için "Freud'un kulaklar? ç?nl?yor." diyor. Gazeteci Derya Sazak, "Halk?n yüzde 47'si oy vermiş, yanl?ş m? yap?yor? CHP hiç mi hata yapmad?? B?rak?n kazananlar? eleştirmeyi de kendi özeleştirinizi yap?n." uyar?s?nda bulunuyor.
    ANAP'?n bir seçim yenilgisi yaşad?ğ? seçim gecesi sarf ettiği samimi söz siyasi tarihe geçen eski bakan Oltan Sungurlu, benzer olgunluğun şimdiki mağluplar taraf?ndan sergilenmemesine içerliyor. Merhum Turgut Özal'?n lideri olduğu ANAP, 1989 yerel seçimlerinde büyük oy kayb?na uğray?nca partinin o dönemki teşkilat başkan? Sungurlu, "Üzerimizden silindir geçti." demişti. Ertesi gün gazeteler bu başl?kla ç?karken, ANAP seçim başar?s?zl?ğ?n?n sebeplerini masaya yat?r?p kendisini sorgulam?şt?. Sungurlu, 22 Temmuz seçimlerinden ç?kan sonuçlar? Zaman'a değerlendirirken başar?s?z partilerden sadece DP lideri Mehmet Ağar'?n istifa ettiğini hat?rlat?yor. AK Parti'nin üst üste ikinci kez tek baş?na iktidara gelmesini "Demokrasi tabana yay?lm?şt?r." sözleriyle özetliyor. Sungurlu, şunlar? söylüyor: "Başar?s?zl?ğ? 'halk bilinçsizce oy vermiştir' yaklaş?m?yla örtmeye çal?şmak, demokrasinin halka yay?lmas?yla ellerindeki ülke yönetimini kaybettiklerini düşünen aristokrat s?n?f?n?n haz?ms?zl?ğ?d?r. Bu psikoloji, iktidarlar?n? kaybedenlere aittir. AK Parti'nin başar?s? beklenen bir neticeydi. Bu parti, milletin oylar?na sahip olmuştur. Seçimden mutsuz ayr?lanlar?n halk?n AK Parti'ye neden oy verdiğini incelemeleri gerekir. Şapkalar?n? önlerine koysunlar."
    Başar?s?z siyasetçiler k?l?f ar?yor
    Eski CHP Genel Sekreteri Adnan Keskin de, bir dönem ağ?r seçim yenilgisi yaşayanlardan. 1999 seçimlerinde CHP'nin baraj alt?nda kalmas?yla yaşanan büyük şoku iliklerine kadar hisseden Keskin, başar?s?z politikac?lar?n halk? suçlayarak aklanma yoluna gittiklerini belirtiyor. Keskin, başar? için halk? ikna ederek projelerin anlat?lmas? gerektiğini aktar?yor: "Seçimde istediği oyu alamayanlar, bilim adamlar?n? da içine alacak bir kadro kurarak otokritik yapmal?. Ancak başar?s?z siyasiler kusurlar?n? kapatmas? için toplumu suçlayarak kendilerini aklamaya çal?ş?yor. Özellikle CHP'deki bu anlay?ş yeni değil. Baykal ve arkadaşlar? siyasal anlay?şa yeni tan?m kazand?rmak istiyor herhalde. AK Parti muhalefetin başar?s?zl?ğ?ndan dolay? başar?l? oldu. Kendi sol değerlerini unutan, sağ?n defolu birtak?m adamlar?yla seçime girerseniz bu sonuç normal."
    Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Faruk Gençkaya, seçimde başar?l? olamayan siyasi partilerin örgüt yap?lar?n?n zay?f olduğuna dikkat çekiyor. "AK Parti yeni bir parti olmas?na rağmen deneyimlerin ?ş?ğ?nda gece gündüz çal?ş?nca eksikleri kapatt?lar ve böyle bir başar? kazand?lar." diyen Gençkaya, seçim öncesinde parti örgütleri üzerine araşt?rma yapt?ğ?n?, muhalefet partilerinin alternatif iktidar partisi olacak örgüt yap?s? içinde olmad?klar? sonucuna ulaşt?ğ?n? belirtiyor. Seçimden başar?s?zl?kla ç?kan partilerin yüzeysel değerlendirmeler yerine seçmen davran?ş?n? inceleyecek somut araşt?rmalar yapmas? gerektiğine vurgu yap?yor: "Seçmen, güven ve inand?r?c?l?ğ? AK Parti'de görmüştür. Muhalefet partilerinin dikkate almas? gereken en önemli nokta buras?d?r. Buna göre bu partilerin liderlerinin yeni siyasi söylemler geliştirmesi gerekiyor."
    Seçimin galibi iktidar partisi de halk?n suçlanmas?na bir anlam veremiyor. AK Parti Genel Başkan Yard?mc?s? Reha Denemeç, partilerinin kurulduğundan bu yana halk?n içerisinde olduğunu ve halk?n yüzde 60-70'ini temsil ettiğini söylüyor. "Halk, hizmetlerine ve partiyi kendisinden görmesine oy verdi." diyen Denemeç, şöyle devam ediyor: "Halk?n bilinçsiz oy kulland?ğ? yaklaş?m? doğru değil. AK Parti, toplumdan kendisini soyutlamam?şt?r. Sosyal Güvenlik Sistemi, KÖYDES projesi, ekonomik başar?lar? halk görmüş ve değerlendirmesini bilinçli bir şekilde yapm?şt?r. Cumhurbaşkanl?ğ? seçimi dönemindeki haks?zl?ğ? da gördüler ve bu haks?zl?ğ? kendilerine yap?lm?ş gibi kabul ettiler. Halka tepeden bakmak, halk? anlamamak, çözüm değildir."

    Sivil toplumdan sert tepki: Milletin iradesine sayg? gösterin
    Seçim sonuçlar?ndan sonra yap?lan yorumlar, sivil toplum örgütlerinin de tepkisini çekti. 'Cahil halk' yorumlar?n? k?nayan STK'lar, herkesi milletin iradesine sayg? göstermeye çağ?rd?. Tepkiler şöyle:
    Ahmet Aksu (Memur-Sen Genel Başkan?): "Halk için 'bilinçsiz, cahil' yorumunu yapanlar? ben buradan 'kara cahil' ilan ediyorum. Halk, televizyon, gazete, internette yay?nlanan binlerce haberi okuyor, değerlendiriyor, bilinçleniyor ve karar?n? öyle veriyor. Seçim sonucu, halk? ay?playarak, kendi fikirlerini empoze etmeye çal?şan bir avuç elite halk?n bir tokad?d?r. Art?k, onlar?n da halk?n inançlar? ile halk?n değerleri ile çat?şmay? değil, bar?şmay? seçmesi gerekiyor. "
    Salih K?l?ç (Türk-?ş Genel Başkan?): Halk bilmiyor diye bir şey yok, halk?n iradesine herkes sayg? göstermeli. 1989 y?l?ndan bu yana halk, çok partiyi baraj?n alt?na götürmüş, sonra tekrar ç?karm?şt?r. Halk?n karar?, istikrar?n devam?n? sağlamaktan yana olmuştur. Bunu da kimse 'cehalet' olarak görmemeli. Herkes halk?n karar?na sayg? göstermeli.
    Tahir Hatipoğlu (Eski Tüm Öğretim Üyeleri Derneği Başkan?): 1950'den beri sol partiler kazanamad?klar? seçimi halk?n üzerine atarlar. Cahil derler. Bu seçimde de ayn? teraneyi söylüyorlar. Bu kesimin art?k bu söylemlerden vazgeçmesi gerekiyor."
    Arif Ali Atay (Divriği Kültür Vakf? Başkan?): "Küçümsediğiniz zaman siz küçük kal?yorsunuz. En aptal insan karş?s?ndakini aptal yerine koyan insand?r. Emek vermezseniz, seslenmezseniz, sab?r göstermezseniz ve sahiplenmezseniz başar?y? yakalayamazs?n?z.
    Süleyman Çelebi (D?SK Genel Sekreteri): Sonuçlar, resmî ideolojinin prangas? haline getirilen politikalar?n halk taraf?ndan kabul edilmediğinin kan?t?d?r. Bu süreçte halk? suçlamak değil, halka sayg? duyulmas? gerekiyor. Ald?klar? başar?s?zl?ğ? halka yüklemek kimseye bir şey kazand?rmaz. Çağdaş ülkelerde özeleştiri mekanizmas? çal?şt?r?l?r.

    [?ŞTE TEPK? ÇEKEN YORUMLAR]
    Onur Öymen (CHP Genel Başkan Yard?mc?s?): Vatandaşlar?m?z?n geniş kesimlerinin bu kadar s?k?nt? çektiği bir dönemde bu iktidar partisi oylar?n? art?rabiliyorsa bunda rasyonel olmayan baz? sebepler aramak gerekir. Eğer siz s?k?nt?, açl?k çekmenize rağmen hayat?n?zdan hiç memnun olmaman?za rağmen, sabahtan akşama kadar her gün hükümeti eleştirmenize rağmen gidip de hükümet partisine oy veriyorsan?z, bu işte mant?kla aç?klanmayacak bir şey var demektir.
    Orhan Karataş (Ortadoğu Gazetesi): Bir ülkede milletin yar?s?na yak?n?n?n ülke gerçeklerine bu kadar ilgisiz, bu kadar duyars?z kalmas? çok tehlikeli bir durumdur. Kömür ve makarnan?n bu seçimin sembolü olacağ?n? biliyordum; ama bu kadar?n? asla tahmin etmiyordum. Türk milletinin bu kadar ucuz ve s?radan şeylere tenezzül etmesi, asl?nda çok vahim bir durumdur. MHP var oldukça bu vatan ilelebet yaşayacakt?r. Ülkeye sahip ç?kmak, ihanetin karş?s?nda durmak ayr? bir iştir. Ancak, kimse MHP'den yetkilerinin d?ş?nda bir şey beklemesin.
    Melih Aş?k (Milliyet Gazetesi): Efendim, halk?m?z bu seçimde, "Laiklik tehlikede, ülke yavaş yavaş bölünme noktas?na getiriliyor, en stratejik varl?klar?m?z yabanc?lara peşkeş çekiliyor" diyenlere "Sen bunlar? boşver de bizim nohuttan ve kömürden haber ver" mesaj?n? vermiştir. "Adamlar resmen çal?yor" diyenlere "Çals?n ama iş de yaps?n" mesaj?n? yollam?şt?r. "Senden çald?klar?n?n bir bölümünü sana sadaka olarak dağ?t?p oyunu al?yorlar" diyenlere, "Ama ben de onlardan kömür al?yorum" mesaj?n? vermiştir. "Adam, ben senin çocuğuna iş bulmak zorunda değilim, seninki de işsiz kals?n... Anan? al da git... Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, vs. deyip seni her f?rsatta aşağ?l?yor" diyenlere, "?stediğini desin, ben onun yürüyüşüne hastay?m" mesaj?n? vermiştir.
    Cüneyt Arcayürek (Cumhuriyet Gazetesi): Halk?m?z?n büyük çoğunluğunun laik cumhuriyeti savunan, yolsuzluk ve yoksulluğa karş? ç?kan partiler yerine, laiklik karş?t?, d?ş sorunlarda ulusal yararlara sahip ç?kmayan, teslimiyetçi siyaset anlay?ş?nda olan bir partiyi ve onun iki torba kömür, bir paket yiyecek ve dağ?t?lan 300 milyon liraya, ağz? bozuk liderini bu denli yeğleyeceğini hesap edemedik. Amaç AKP'yi iktidardan indirmekti. 'Güneşli günler göreceğiz çocuklar diyebilmekti.' Fakat ne çare."
    Özgür Çakmak (Seçilemeyen ?zmir milletvekili aday?): Bu halkla yola ç?k?lmaz. Ortaya ç?kan tablodan utanç duyuyorum. Halk?m?z maalesef küçük paralara sat?ld?. Şehidine ihanet eden bir halkla karş? karş?yay?z. Halk?m?z bu kadar ç?karc? olmamal?yd?. Ben bütün dünyay? neredeyse dolaşt?m; ama bu halk kadar kişiliksiz bir halk görmedim.
    Hasan Pulur (Milliyet Gazetesi): Oh çok şükür, bundan sonra "türban" diye bir sorunumuz kalmaz, herkes baş?n? örter, gider okula, fakülteye, mahkemeye, daireye... Çankaya'ya türbanl? "first lady" ç?kamazm?ş. Niye o! Millet, laikliğe güle güle dedikten sonra, Çankaya'n?n örtüsü, türban? m? kal?rm?ş?.. B?rak?n başörtüsünü, türbanl? meselesini... Siz "Şeyini şey ettiğimin şeyi!" diyen Meclis Başkan?'na bugüne kadar katlanmad?n?z m?? Bundan sonra da katlan?verin ne olacak? Daha nelere katlanacaks?n?z, hele bekleyin! Bu gidiş, bugüne kadar eleştirdiğimiz ya da eleştirilen sorunlar?n, sand?ğ?m?z kadar seçmenin nezdinde itibar? olmad?ğ?n?n delilidir. Hele öyle "gemiymiş, gemicikmiş" gibi safsatalar?n kimsenin akl?n? kar?şt?rmad?ğ?, onlar?n "teşehhüt miktar?" kadar düşünülmediği ortadad?r. Hele hele "Al anan? git!" laf? kimsenin k?l?na bile dokunmaz.
    Emin Çölaşan (Hürriyet Gazetesi): "Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaş?yormuşuz. Türkiye'nin ve toplumun hiçbir şeyini bilmiyormuşuz! Demek ki insanlar durumdan, gidişten memnunmuş. Seçim günü uzay gemisinden paraşütle, hiç bilmediğimiz bir ülkeye indik. Buras?n?n Türkiye olduğunu öğrendik. Ülkenin gerçeklerini, nas?l böyle yan?ld?ğ?m?z? da yak?nda inşallah öğrenmeye başlayacağ?z!" Bekir Coşkun (Hürriyet Gazetesi): Demek ki karş?dan gelen her iki kişiden birisi AKP'li. Oysa ben bugüne kadar "AKP'ye oy verdim" ya da "Vereceğim" diyen bir tek kişiye olsun rastlam?ş değildim. Herkesin AKP'ye karş? olduğu bölgelerden AKP ç?kt?. "?flas ettik" diyen esnaf, AKP'ye oy verdi anlaş?lan. "Bittik" diyen köylü de... Seçim gecesi televizyon televizyon koşuşturan bizim ekran kuşlar?n?n bir teki "AKP'ye oy verdiğini" söylemez. Ama mutlu yüzlerine bak?n, tümünün AKP'ye oy verdiklerini kolayca anlars?n?z. Muhabirlerimiz "AKP'li seçmen" bulmak için varoşlara gittiler. Oysa sand?klar aç?ld? ki lüks sosyete semtlerinin alay? AKP seçmeni... Sermaye kesiminin de AKP'ye oy verdiğini art?k biliyoruz. Bu yüksek orandaki oy; AKP'nin kafas?ndaki Türkiye'yi gerçekleştirmesine destek anlam?ndad?r. Kim ne derse desin... Türkiye'nin değişen yüzünün daha da değişmesine onayd?r." Oktay Akbal (Cumhuriyet Gazetesi): Bizler neyi savunduk, neyin korunmas?n? istedik? Tam bağ?ms?z Türkiye'nin sonsuza dek yaşat?lmas?; çağdaş uygarl?ğ?n benimsenmesi; halk?m?z?n yoksulluktan, açl?ktan, ezilmişlikten kurtar?lmas?; oy kazanmak için kap? kap?, kömür, ekmek, peynir, pirinç dağ?tmalar?n?n yanl?şl?ğ?n?... Aziz Nesin'in 'Türk halk?n?n yüzde ellisi aptald?r' sözü boşuna yak?şt?rma m?, boşuna uydurma m?? Seçmenin yüzde k?rk alt?s? AKP'ye oy verdi diye böyle bir suçlama akla gelebilir mi? Belki de bu halk hepimizden daha çok işini biliyor. ?stanbul, Zaman
    Hasan Bozkurt - Asl?han Ayd?n25 Temmuz 2007, Çarşamba

  4. #4
    Dost cudi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    40

    Standart

    aön kardeş, maşaallah AKP ve Erdoğan muhabbetin zirvede. Nerede AKP'yi öven bri yaz? görsen hemen gelip bu risaleforuma ekliyorsun. Eski yaz?lar?na bakt?m. Sana muhalif herkesi siyasetçilikle suçluyorsun ve Erdoğan düşmal?ğ? diyorsun. Bu forumun nezahetine bu kadar Erdoğan ve AKP muhabbeti yak?ş?yor mu? Biraz muhasebe yapman? istiyorum. selamlar.

  5. #5
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart

    kardeş dikkatini çekerse bu akp yhanl?s? değil chp karş?t? bir yaz?....mesajlar?m?n say?s? az olduğu için inceliyebiliriz...
    Daha önceki mesajlar?mda seçim anketi vard? ve kesin doğru olduğundan emindim o yüzden yay?nlam?şt?m....(Doğruda ç?kt? değil mi?)
    Birde 100 akp gerçeği konusuna yazm?şt?m orda da dikkatinizi çektiyse olay sapk?nl?k derecesine gelmişti her kesin kendisi gibi düşünmek zorunda olduğunu düşünen talihsizler vard? iftira ise diz boyuydu...
    Onun d?ş?nda alenen tahrik etmek için mesaj yazan insan?n farkl? emelleri olduğunu düşündüm....Ve s?k? bir zaman okuru olduğum için ona yaz?lan her mesaja cevap veriyorum ak partiden hoşlanmasamda mevcut konjektürde en iyi olan?n o olduğunu düşünüyorum.(Tamamaen kendi düşüncem.)
    Ben bu konuda senin yazd?ğ?n gibi olduğumu düşünmüyorum...

  6. #6
    Dost cudi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    40

    Standart

    Kardeşim sen bilirsin. Hepsini okudum. Hem CHP karş?tl?ğ?, hem AKP hayranl?ğ?, Hem Ağar, DP ve Demirel düşmanl?ğ? . Hepsi var yaz?larda. Umar?m bundan sonraki mesajlar?nda, yazd?ğ?n gibi olduğunu gösterirsin. Bekleyelim, görelim. Umar?m, bütün meseleleri hal ederler. Özellikle, Müslümanlar?n çözüm beklediği konular? bir an önce çözerler. ?craatlar?na bakal?m. Bu büyük desteğin hakk?n? verirler. Üzerine yatmazlar. Bizim maksad?m?z üzüm yemektir, bağc?y? dövmek değildir. Bunu bilesin. Seçime yak?n bir zamanda yeniden konuşuruz nasib olursa. Daha iyi olmaz m??

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Giderken..
    By Ensardan in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.07.13, 17:23
  2. Mahkemelere Giderken, Çantanın Sapı Soğuktan Eline Yapışıyordu!
    By 1kul in forum Bediüzzaman'ın Talebeleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.06.09, 12:14
  3. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 20.09.08, 23:56
  4. Hatim-i Asam Hacca Giderken Hanimina Sorar
    By İsRa_ in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 17.09.08, 22:24
  5. Hoşça Kal" Demek İstiyorum Giderken
    By mirkat in forum Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.07.07, 12:32

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0