+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: İhtar!!!

  1. #1
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart İhtar!!!

    .
    Aziz, sıddık kardeşlerim,
    Birincisi: "Bir hâdisede hem insan eli, hem kader müdahalesi olduğundan, insan, zahirî sebebe bakıp, bazan haksız hükmedip zulmeder. Kader, o musibetin gizli sebebine baktığı için adalet eder" diye, Risale-i Nur'da bir kaide-i esasiyedir.
    -----------------------------------------------
    Evvelâ: Kur'an bizi siyasetten men etmiş, ta ki elmas gibi hakikatleri, ehl-i dünyanın nazarında cam parçalarına inmesin.
    Saniyen: Şefkat, vicdan, hakikat bizi siyasetten men ediyor. Çünkü tokata müstehak dinsiz münafıklar onda iki ise, onlarla müteallik yedi sekiz masum biçare, çoluk çocuk, zayıf, hasta, ihtiyarlar var. Belâ ve musibet gelse, o sekiz masumlar o belaya düşecekler. Belki o iki münafık dinsiz, daha az zarar görecek.

    -----------------------------------------
    En ziyade bize nezaretle, bizimle ve siyasetle alâkadar mühim bir memur yanıma geldi. Ona dedim ki:
    Bu on sekiz senedir sizlere müracaat etmedim ve hiçbir gazete okumadım; bu sekiz aydır, bir defa cihanda ne oluyor, diye sormadım; üç senedir burada işitilen radyoyu dinlemedim-ta ki kudsi hizmetimize manevi zarar gelmesin. Bunun sebebi şudur ki:
    İman hizmeti, İmân hakaiki, bu kâinatta herşeyin fevkindedir, hiçbir şeye tabi ve âlet olamaz. Fakat, bu zamanda, ehl-i gaflet ve dalâlet ve dinini dünyaya satan ve bâki elmasları şişeye tebdil eden gafil insanlar nazarında o hizmet-i imaniyeyi hariçteki kuvvetli cereyanlara tabi veya âlet telâkki etmek ve yüksek kıymetlerini umumun nazarında tenzil etmek endişesiyle, Kur'an-ı Hakimin hizmeti, bize kat'î bir surette siyaseti yasak etmiş.

    ------------------------------
    Vesselam....

  2. #2
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Bunun sebebi şudur ki:
    İman hizmeti, İmân hakaiki, bu kâinatta herşeyin fevkindedir, hiçbir şeye tabi ve âlet olamaz. Fakat, bu zamanda, ehl-i gaflet ve dalâlet ve dinini dünyaya satan ve bâki elmasları şişeye tebdil eden gafil insanlar nazarında o hizmet-i imaniyeyi hariçteki kuvvetli cereyanlara tabi veya âlet telâkki etmek ve yüksek kıymetlerini umumun nazarında tenzil etmek endişesiyle, Kur'an-ı Hakimin hizmeti, bize kat'î bir surette siyaseti yasak etmiş.



    Dine hizmet amaçlı manevî, sivil oluşumlar olarak tarikat ve cemaatler sivil toplumun da temelini oluşturan manevî dinamikler olarak siyaset üstü bir konumda hizmetlerini devam ettirebilmeli. (...) Ancak Türkiye'deki cemaatlerin siyasetle ilişkilerine baktığımızda bu açıdan ciddî problemler yaşandığı bir vâkıa.
    Ve bu sadece bugünün meselesi değil. Rejimin çekirdeğini oluşturan zihniyet, ilk gününden itibaren bazı tarikat ve cemaatleri kendi amaçları istikametinde kullanmaya çalışmış.
    Tarikatların yasaklanıp tekke ve zaviyelerin kapatıldığı günlerde bile, istenen çizgiye çekilerek himayeye mazhar kılınan müsaadeli tarikatlar'ın mevcudiyeti bunun tipik bir misali.
    İhtilâl dönemlerinde birçok tarikat ve cemaatin ya tehditlerle korkutularak ya da birtakım imkânlar verilerek hizaya sokulmaları da.
    Bu çerçevede kullanılan en etkili yöntemler, tarikat ve cemaatleri siyasîleştirmek ve/veya cazip ekonomik imkânlarla ticarîleştirmekti.
    Ve maalesef her iki kanal da, rejim açısından büyük bir başarıyla işletilmek suretiyle, birçok tarikat ve cemaat dünyevîleşme tuzağına düşürülüp aslî misyonundan uzaklaştırıldı.
    Ardından, uğruna kendi kimliklerini kaybettikleri maddî kazanımlar ellerinden alınmaya başlandı. Oluşturdukları ekonomik işletmeler çökertilirken, cemaat mensuplarının bağışlarıyla kurulan medya kanalları yıllarca rejimin belirlediği çizgide tepe tepe kullanıldıktan sonra Yahudi sermayesine devrediliyor.
    Tarikat ve cemaatleri siyasîleştirme operasyonlarında ise "din eksenli" ya da dindar kişiliklerin önde göründüğü partiler kullanıldı ve cemaat kimlikleri bu yolla erozyona uğratıldı.
    Bu noktada, 12 Eylül�den sonra kurulan ANAP hem siyasîleştirme, hem de ticarîleştirme hedefleri açısından son derece etkili oldu.
    Şimdi ise benzer bir işlevi AKP üstlenmiş görünüyor ve AKP�nin iktidarda olmasını "Kemalizmin bir başarısı" saymak gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Şerif Mardin'in tesbiti ilginç ve anlamlı.
    Mardin bu tesbitinin dayanaklarını açıklarken, Özal�ın uyguladığı siyasetler sonucu, cemaat bağının güç kaybettiğini de söylüyor.
    Verdiği bir diğer örnek ise, Kemalizmin ümmetlikten vatandaşlığa geçirdiği taşrayı şirket, banka, işletme gibi konulara yönlendirmesi sonucu ortaya çıkan değişimi ifade için kullandığı Nakşibendi banker, artık 19. yüzyılın Nakşibendisi değil sözünde dile geliyor.
    Ve Mardin Kemalizmin hazırladığı süreç olmasaydı, AKP etkinliğini bugünkü gibi sergileyemezdi� diyor (Vatan, 30 Eylül 2003).
    Bu çerçevede rejimin AKP�den beklediği önemli bir misyonu, askere yakınlığıyla bilinen M. Ali Kışlalı Radikal�de şöyle ifade ediyor:
    "Cumhuriyetin kuruluşundan, Atatürkçü düşünce sisteminin uygulanmaya başlamasından bugüne, ülkede vatandaşların bir kesimi sistemin dışında kaldı. İçine çekilemedi. Şimdi AKP iktidarında akıllı bir yaklaşım bunların kazanılmasını sağlayabilir." (20 Temmuz 2005)
    AKP'nin iktidara gelmesinden sonra bu yönde uygulamaya konulan projelerin, BOP kapsamında gündeme getirilen "cemaatleri STKlaştırma" çabalarıyla eşzamanlı olarak yürütülmesi, tesadüf olmasa gerek. (16.8.05)

    27.06.2007

    Kazım Güleçyüz

    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  3. #3
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Değerli Natuvan kardeşim, siyaset yapmak ve din ad?na siyasete girmek Risale-i Nur prensiplerine ayk?r?d?r. Ancak, bu demek değildir ki Risale-i Nur talebesi siyaset talim etmez ve konuşmaz.

    Hele hele Risale-i Nur'da siyaset yoktur demek Bektaşiliktir. Bak?n?z 1971 ' de Nur Telebeleri Üstad'?n "siyasette meşreb olmaz" uyar?s? rağm?na bölünmeye ve Demokrat çizgiden uzaklaşmaya başlad?. Ve özellikle o zamanlar Nur talebelerine Yeni Said'in siyaset hakk?ndaki yaz?lar? gösterilerek bunu yan?nda Eski said öcü gibi gösterilerek ve Üçüncü Said inkar edilerek Nurcular? tamamen siyasetten soğutular ve oy noktas?nda dahi ilgilerini bütün bütün siyasetten kestiler. Oysa bu ilgisizlik yan?nda başka bir Nur Cemaatinin politize olduğu gözlemlendi
    . Bir taraftan Nurcular? siyasetten soğutmakla asl?nda Demokrat Partiden soğuttular. Bir zaman sonra hat?r? say?l?r miktarda Nurcu Üstad'?n Emirdağ Lahikas?ndaki uyar?s?na rağmen siyasetle uğraşmad?ğ? halde Demokrat Partiden soğudular.

    Bir süre sonra 12 Eylül darbesi en keskin ayr?l?klara netice verdi. Bir grup siyasetten bütün bütün çekilerek Eski Said ve Üçüncü Said'i red etme pahas?na siyaseti bütün bütün terk ettiler. Ayn? zamanda başka bir cemaat yoğun bir şekilde siyasetle iştigal eder oldu.

    Yani , bir tarafta siyasetle aş?r? meşgul, hatta bizzat dahil ve müdahil olan bir cemaat ç?kt?, diğer tarafta bütün bütün terk eden tefrit noktas?nda siyasetten içtinab eden bir dizi cemaat zuhur etti.

    Asl?nda her iki tarafta hata içindedir.

    Risale-i Nur'un yüzde 70- 80 i birinci dereceden mühim olan iman gibi uhrevi meselelerdir. Yüzde 20-30 da siyasi ve içtimai meselelerdir

    ?frata giren ve bilfiil siyasetle iştigal eden birinci cemaat siyasete o derece dald? ki, imani meselelerden oldukça geri kald?lar. Diğer grup cemaatler ise sadece imani meselelerde iştigal ettiklerinden Lahika gibi kitaplar? genel kültür gibi gördüklerinden ve Eski Said'e ait eserleri hiç okumayarak öğrendikleri imani meseleleri istimal alan?n? kaybettiler.

    Ben bu cemaatlerden tan?d?klar?m?n pek çoğunun öğrendikleri imani meseleleri içtimai hayatta nas?l istimal edeceklerini bilmediklerine şahit oldum. Hatta bunlar?n içinde Risaleleri yirmi kusur kez hatmetmiş olanlara rastlad?m.

    Hatta bir k?sm? Risale- i Nur'un intişar?n?n başlang?c? ve o zamanda dehşetli tasallud içinde icra ettikleri hizmet tarz?n? sanki bu zamanda tasallud ve bask? varm?şças?na sahiplendiklerini ,ama ayn? kişilerin Üstad'?n Demokatlar? desteklemesine "zaman?n şart? öyle idi" dediklerine şahit oldum. Hal böyle olunca bütün dünyaya şamil Risale-i Nur'un baz? cemaatler taraf?nda dar bir coğrafyaya s?k?şt?rd?klar?n? hayret içinde seyerettim.

    Bu kardeşlerin en ufak bir içtimai problemde afallad?klar?n? ve teorik olarak bildikleri imani meseleleri kullanamad?klar?na şahit oldum.
    Hatta baz? Nur Cemaatlerinde risale-i Nur'un birinci umdelerinden olan meşveret ve şahs-? menevi esas?n? bütün bütün terk ettiklerini ve şah?slar?n kararlar? ile düşüncelerine yön verdiklerine ve Risale-i Nur'a bütün bütün muhalif olarak lider sevdas?na düştüklerine şahid oldum


    Velhas?l Risale-i Nur bütün bir kitapt?r. Ben şu k?sm?n? kabul ediyorum şu k?sm?n? kabul etmiyorum diyemessiniz. Risale-i Nur umdelerine muhalefet edemessiniz. Zübeyir Abinin dediği gibi diğer meslekler Kur'an'?n bütününü kabul etmek ve etmemek ile sorumlu iken Nur Talebeleri Kur'an'?n bütününü kabul edip etmemekle beraber Nur Mesleğinin bütün umdelerine uymakla mükelleftir. Aksi mesleki dalalettir.

    Şimdi bütün Nur cemaatlerinin meşvreti ve şahs-? meneviyi esas alan bir yap?lanmaya tekrar dönmesi laz?md?r. Lider sevdas?ndan vaz geçmeleri mecburdur.

    Risale-i Nur talebesinin lideri meşveret kararlar?d?r. Ne Üstad ne başka bir Abidir.

    Ayr?ca madem Üstad Mehdi'dir o zaman mehdini üç vazifesi olduğu bilinmelidir. Bu üç vazifenin yüzde 70-80 'i iman gibi meseleler kalan 20-30 ise siyasi ve içtimai prensiplerin belirlenmesi şeklinde tahsis edilmesi elzemdir. Bir taraftan bir tarafa fazla kaymak ya ifrat ya tefrittir.

    Eğer Üstad Mehdi değil, deniyorsa. Bilinmeli ki gelecek olan Mehdi Risale-i Nur'da yaz?ld?ğ? gibi program olarak Risale-i Nur'u kullanacakt?r.

    O program?n iman, siyaset ve içtimai prensipler oran? yukardaki gibidir.

    Demek her hal ü karda Risale-i Nur siyasetle iştigal etmeyi ve talim etmeyi yasaklam?yor. Ama birinci s?ray? imana veriyor.

    Risale-i Nur da yasakl? siyaset menfi siyasettir. Menfi siyasetin tan?mlar? da Risale-i Nur'da yaz?l?d?r. Mesela biri; şeytan? melek meleği şeytan gösteren ve ihtilafa yol açan siyasetten uzak durmakt?r. Bir de cemaatleri dünyevileştiren varl?klar?n? sürdürmeyi bir siyasi partinin iktidar olmas?na bağlayan ve bu uğurda tavizler vermekten çekinmeyen bir duruma gelmesini sağlayan siyaset yasaklanm?şt?r.

    Ama Nurcular oy vermekle sorumludur ve bu oy "siyasette meşreb olmaz" prensibine uygun olarak, meşrebler aras?nda bir genel meşveretle hangi partiye verileceği belirlenmelidir. Oy verilecek partinin bulunmas? ve Emirdağ Lahikas?n da yaz?ld?ğ? gibi o partinin muhafaz edilmesi ve onlara dayanak olunmas? Nurcular?n üçüncü vazifesidir.
    Muhabbetle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  4. #4
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Haddi vasat...Haddi vasat....
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  5. #5
    Dost CaVaLieRe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    izmir
    Yaş
    37
    Mesajlar
    34

    Standart

    Paylaş?m için teşekkürler..

  6. #6
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    SEHA kardeşim benim eklediğimin sizin şerhinize ihtiyac? yoktu amma yine de ALLAH raz? olsun...dedikleriniz sizin şahsi veya meşreb_i içtihadlar?n?zd?r..doğrusu da var yanl?ş? da amma ben bilirim ki bu tür ortamlarda onu savunmak bunu k?namak ne mesleğimizde var ne vicdan?m?z el verir...
    HASAN abi harikas?n?z HADD? VASAT HADD? VASAT...

  7. #7
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Natuvan kardeş ben Risale-i Nur 'a şerh koymad?m. Siyaset yapmay?n diyen baz? kişilerin esas siyasete girdiğini anlatmak istedim. Ayr?ca yaz? benim değil. Dikkatli okursan al?nt?d?r.

    Ayr?ca ben zaten ikinci yaz?mda haddi vasat demişim. Yani, ne siyasete müdahil olmuş Risale-i nur talebesi olsun , ne Risalede siyaset talim yoktur ve bahsi geçmez ,densin. Her şey gerktiği kadar ve gerektiği gibi tart?ş?ls?n ve ilgi o oranda olsun ,diyorum.

    Madem haddi vasat diyorsunuz benim yaz?m? kabul ediyorsunuz?

    Selametle
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ulema-i Su'ya İhtar
    By hasandemir in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 09.06.09, 13:51
  2. Önemli Bir İhtar
    By BiKeS_ in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 30.07.08, 23:34
  3. Sadeleştirmecilere İhtar!
    By hasandemir in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 04.02.08, 19:37
  4. Mühim Bir İhtar!....
    By muhammedyahya in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 10.05.07, 21:22
  5. Bebeğe İhtar
    By sessizciglik in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 02.04.07, 10:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0