Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 40

Konu: Ekrem Dumanlı'ya Açık Mektup

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart Ekrem Dumanlı'ya Açık Mektup

    Muhterem Ekrem Bey,
    Selam ve saygılarımı sunarak başlıyorum. Zaman zaman gazetenizi ve STV'yi takip etmeye çalışıyorum. Bir düşünce ve fikir komşunuz olarak sizi tam olmasa da tanıyorum.
    ''Demokrat kalmanın dayanılmaz ağırlığı'' başlıklı yazınızı okudum. Tebrik ederim. Size katılıyorum.
    Fakat burada bir sitemimi de belirtmek istiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçiminden beri sizin, gazetenizin ve diğer medya organlarınızın tavırları çok değişti. Maalesef demokrat olmanın ötesinde ''tarafgir'' havasına girdiniz. Bunu bir dost olarak yazma ihtiyacı hissettim.
    C. Başkanlığı seçiminde, DYP'nin tavrını hep tenkit ettiniz. Doğru. Fakat bu noktaya gelişte DYP'nin kabahati bir ise, AKP ve Erdoğan'ın kabahati bindir. Bu işler uzlaşma ile olmalı. Kibir ve gururla olmayacağı açık.
    En çok sizler bilirsiniz. Ne hikmetse bu meselede bilmemezlikten geldiniz. Bir Başbakan'ın eşiyle misafir olarak dahi Çankaya Köşküne çıkamadığı bir ülkede yaşıyoruz. Meclis Başkanının, Eşiyle bir tek sefer C. Başkanını uğurlarken maruz kaldığı hücumlar ve bu hücumlara karşı düşülen perişan durum malumunuzdur.. Bunun sayısız örnekler vardır. Uzatmak istemem.
    Böyle bir ortamda, C. Başkanı seçimi bu şekilde mi yapılmalıydı?
    Siz ki uzlaşma ve hoşgörüyü çok iyi bilirsiniz. Bu süreçte bunların en asgarisine dahi riayet edildi mi? Göstermelik 1-2 ziyaret. Çay içme, sohbet, o kadar.
    Bu süreçten ülkeyi selametle çıkarmak için, eşinin başı açık olduğu halde, AKP'den seçilebilecek, hiç kimsenin karşı çıkamayacağı, ülkeye hayırlı hizmetlerde bulunacak en az 20 milletvekilinin ismini yazabilirim. Fakat, bunlar bu şekilde ''Milli Görüş'' geleneğinden gelmeyen birisini o makama layık görmediklerini açık bir şekilde göstermediler mi? Varsa yoksa DYP girmedi, Ağar suçlu demenin dışında elinizi vicdanınıza koyun. Özellikle bunlar yazılmalı ve eleştirilmeli değil miydi?
    Şimdi o farklı bir yayın organı diyeceksiniz, fakat ben farklı olmadığını biliyorum. 27 ve 28 Haziran STV Asım Yıldırım'ın sunduğu sabah haberlerinde. Sürekli bant halinde geçen bir haber. Daha önce 25 Haziran) de çıktı mı bilmiyorum. Sonra çıkacak mı onu da bilmiyorum. ''DP, Şanlıurfa Merkez Teşkilatı İlçe Başkanı partisinden istifa etti.'' Şimdi siz gazetecilik açısından bakınız. bu haber en az iki gün üst üste sabah kuşağı boyunca çıkacak kadar haber değeri olan bir haber midir? Yoksa başka bir şey varmıdır?
    Size ders veriyor değilim. Haddim de değil. Yanlız Ülkenin geçmişinde dine, Kur'ana, islama, millete bu kadar hizmeti bulunan bir partiye karşı yapılan bu tür yayınlar ne ile izah edilebilir?
    Özellikle C. başkanlığı seçimi sürecinde sizin ve STV'nin yayınlarını içim acıyarak takip ettim. Hüsn-ü zannım kırıldı. Gerekirse Baykal'a, Ecevit'e ve ismini saymak istemidiğim ve hak etmediğine inandığım bir çok kişiye karşı gösterdiğiniz hoşgörünün yarısını, Demokrat Parti hak etmedi mi?.
    Beş seneye yakın bir zamandır iktidarda olan ve onlarca meselede geri adım atan, acziyetini her vesile ifade eden, bedel ödemekten korkan ve çekinen, fakat tedrici olarak dahi insan hak ve hürriyetlerinde bir adım dahi ileriye gidemeyen, hatta geriye giden bu hükümete ve bu heyete, -hiç bir zaman hiç bir partiye veremediğiniz kadar- verdiğniz bu açık desteği AKP hak ediyor mu?
    Yazacak daha o kadar çok şey varki. Bu yazdıklarım bir vicdan borcunun ve bir vazifeyi ifa etmenin gereğidir. Sadece bir kardeşiniz olarak bu noktaları nazar-ı dikkatinize sunmak istedim. İlahi mahkemede ''ikaz vazifeni yaptın mı?'' sualine karşı verebileceğim ''evet'' cevabı içindir bu yazdıklarım. Dikkate alınmasını samimane isterim.
    Rabb-i Rahim, cümlemizi rızasından ve istikametten ayırmasın.
    Selam ve saygılarımı sunarım.

    Abdulkadir HACIÜZEYİROĞLU

  2. #2
    Yasaklı Üye aön - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Mesajlar
    320

    Standart

    Kardeşim bu seçim s?radan bir seçim değildi bir nevi iman küfür seçimiydi herkes doğru bulduğunun yan?nda yer ald?...

  3. #3
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    Ne demek iman-küfür savaş?yd? ? Bir siyasi partinin yanl?ş olarak eline yüzüne bulaşt?rd?ğ? bir seçimdi ve başar?l? olamad?lar. Ne zamandan beri bir siyasi parti iman taraf?, karş? taraf ta küfür oldu. Kardeşim, siz ne yazd?ğ?n?z? bilmiyorsunuz. Partinin dine eşit olduğunu Erbakan hep söylerdi. Demek ki onun gibi düşünen başkalar? da varm?ş.

  4. #4
    Pürheves asamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2007
    Mesajlar
    158

    Standart

    En büyük siyaset,siyasetle ilğilenmemektir.selametle ...dua ile...yormay?n güzel kafan?z? kardeşler.
    Aşk karşılık bekler ,şefkat beklemez,hakiki sevmek şefkattir...

  5. #5
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart

    asmet kardeş asl?nda hakl?s?n. Fakat ülkemizin geleceği aç?s?ndan zaman zaman bakmak zorunda kal?yoruz. Siyasi bir h?rs uğruna çok hay?rl? bir şekilde neticelenebilecek bir Cumhurbaşkanl?ğ? seçimini eline yüzüne bulaşt?ranlar? gördükçe ?slam ad?na hay?flan?yoruz. Mutlak hayr?n mümkün olmad?ğ? yerlerde ehven-i şerri tercih etmek bir islami kaide iken, baz? insanlar?n -yok ben hayr? getireceğim -inad? yüzünden sebeb olduklar? bunca şerri gördükçe ve ?srarla bu neticeden hiç hak etmeyenleri suçlad?klar?n? gördükçe üzülüyoruz. Selamlar.

  6. #6
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    ALLAH var etsin...

  7. #7
    Müdakkik Üye !bR@h!M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Orta dünya'da ayrıkvadi
    Mesajlar
    748

    Standart

    Allah raz? olsun. Aşur abi. hakikaten büyük bir f?rsat? kaç?rd?lar. Bunu da siyasete alet ediyorlar. Çok yaz?k. Ekrem Dumanl?'da umar?m bu ikazlara kulak verir.

  8. #8
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart

    Ali FERŞADOĞLU
    Siyaset: Sonuç alma san'atı




    Profesörün birisi, emekli olur. “Artık dinleneyim” diyerek köyden bir arsa satın alır, bahçeli bir ev yaptırır ve kalan ömrünü huzûr ile geçirmeye niyetlenir.
    Ertesi gün, köyün çobanı, koyunlarının çan sesleri, “dehhh, düüüh, düüüürt” sesleriyle birlikte evinin yanından geçer, onu rahatsız eder. “Buradan geçme!” dese olmaz. Çobanı çağırarak şöyle bir siyaset uygular: “Bak Çoban Efendi, senin geçtiğin bu saatlerde, hattâ mümkünse daha erken uyanmam lâzım. Sen koyunlarınla geçerken daha da büyük gürültü yap. Hergün şu mağaraya hizmetinin karşılığı 2.5 lira koyacağım, oradan geçerken alırsın...”
    Çoban mutlu, her gün geçer, gürültüsünü yapar ve parasını alır; gider. Bir hafta sonra “tık” parayı keser profesör! Birinci, ikinci günler “Belki unuttu!” diyerek tekrar geçer ve üçüncü gün de bulamayınca “Ben bu kadar zahmet ve sıkıntı çekeyim, seni uyandırayım, sen parayı yerine koyma, bir daha buradan geçersem Çobanoğlu demesinler bana!” der.
    ***
    Siyaset, “ülke idare etme san’atı”, “devlet idaresini düzenleme”, “devleti yönetme bilimi” ve “yönetim bilimi ve san’atı” şeklinde tanımlanır. Toplum ve devletin sağlıklı yönetilebilmesi, ince bir diplomasi, tecrübe ve siyaset san'atı gerektirir. Dolayısıyla siyaset, meşrû yoldan sonuç alma san'atıdır. Bunun için ‘İktidar olmak ayrı bir şeydir, muktedir olmak ayrıdır’ denmiştir.
    Benim elime müzik enstrümanını verseniz kulakları tırmalayan bir gürültü çıkarırım; aynı âletle müzisyen harika bir san'at icra eder! Aynı malzemeleri, aynı gücü kullanıyorlar, ama sonuçlar farklı! İşte demokrat ve liyakatli siyasetçilerle, sonradan demokrat, acemi ve liyakatsiz bir siyasetçinin arasındaki fark da böyledir!
    Meselâ, siyasî rakiplerine, “Sen câhilin tekisin” demek yerine, “Size eksik bilgi ulaşmış” veya “Yanlış aktarılmış!” şeklinde bir ifâde, daha diplomatik ve etkili olmaz mı? Faraza rakibiniz, muhatabınız “yalan” konuşuyor! Veya, bazı konuları bilmiyor. Ona direkt olarak, “Yalan söylüyorsun? Yanlış biliyorsun!” tarzında bir üslûp kullanılabilir. Ama “Söyledikleriniz gerçeklere uymuyor!” veya, “Bu ifâdeler gerçek dışıdır!” demek de, aynı şeydir! Nezâket, muhatapları yatıştırıp saldırganlıklarını önleyip daha çok iknâ etmez mi?
    Siyaset de sonuç alma san'atıdır. Eğer tecrübesizliğiniz, liyakatsizliğinizden dolayı sonuç alamıyorsanız, ona buna çatarak; “O engellemeseydi ben başaracaktım!” demek; sabiy-yi siyasetçi gibi mızmızlanmak, aczini itiraf etmekten başka ne mânâ ifade eder? “Kardeşim, siyasette mahir, liyakatli ve tecrübeli olsaydın, bütün bunları hesap ederek ona göre strateji belirler ve sonuç alırdın? Değil idiysen, boyundan büyük işlere niye karıştın?” demezler mi?


    25.06.2007

    E-Posta: afersadoglu@hotmail.com fersadoglu@yeniasya.com.tr

    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  9. #9
    Ehil Üye insirah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Kure-i Arz
    Mesajlar
    3.312

    Standart

    Kolay m? ...
    Siyasete giren bir adam s?hhatli düşünemiyor.
    Üstad her kelimesinde oyüzden siyasetten şiddetle kaçm?şt?r ve de talebelerini men etmiştir.

    Erbakan,Türkiye'nin en zeki adam? olduğunu biliyor muydunuz?(Bir araşt?rma sonucu bu)
    Ama siyasete bulaşt?,dini alet etti ne hale geldi?

    Turgut Özal ile Erbakan'?n hocalar? ayn?ym?ş.Bir tarikat ismi laz?m değil.
    O şeyh ,hoca(ad? şuanda akl?mda değil) Erbakan'a ''sen siyasete girme zarar edersin'' demiş..Özal'a ise girmesini söylemiş.Ki o bile cinayete kurban gitti...

    Birazda bu cihetten bakal?m.Kolay değil siyaset içinde dogru kararlar? al?p da uygulamak.

    Bu zamanda siyasetin alevli bir şekilde konuşulduğu ve yaz mevsiminde meyvenin 4.meselesini okuyal?m inşaALlah.
    Kainattaki gidisati izlesek ve israfin ve intizamsizligin olmadigini gorsek,sanirim bu bizim icin en buyuk tahkik egitimi olacaktir.

  10. #10
    Pürheves fbsamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Kütahya
    Yaş
    33
    Mesajlar
    264

    Standart

    Alıntı asamet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    En büyük siyaset,siyasetle ilğilenmemektir.selametle ...dua ile...yormayın güzel kafanızı kardeşler.
    aynen.....
    www.facebook.com/RisaleOfis
    Takip etmenizi öneririm.

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bediüzzaman'a Açık Mektup
    By yakaza in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.07.09, 11:36
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.12.08, 10:50
  3. Öğretmenime Açık Mektup...
    By slim in forum Eğitim
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.11.08, 18:26
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.12.07, 11:44

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0