+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Genelkurmay'ın Açıklaması

  1. #1
    Dost erdinç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    5

    Standart

    Genel kurmayın yapmış olduğu açıklama seksen yıllık demokrasi adına teessüf verici. demokratik ülkelerde bu tur açıklamalar siyaset alanını daraltmakta ve sorunların kambur haline gelmesine olanak veriyor. temennim daha demokratik bir türkiye olması.

  2. #2
    Pürheves emine17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    176

    Standart



    Evet özellikle ''küçük kız çocuklarının çağ dışı kıyafetlerle gecenin bir yarısı ilahi okutulmaya gitmesi'' sözleri içimi acıttı....
    <DIV>Herkesi dinden uzaklaştırarak tinercilerin çogalmasını kapkaçın artmasını mı istiyorlar...</DIV>
    <DIV>Neden bu cumhurbaşkalığı secimi laiklik savaşına döndü?</DIV>
    <DIV>Laikliği bu zamana kadar kim en iyi şekilde yaptıki?</DIV>
    <DIV>ben dyp yide(tuttuğum parti olmasına ragmen)anavatan partisinide kınıyorum....</DIV>
    <DIV>ancak şöyle bir nokta daha var!; eger Abdullah gül cumhur başkanı seçilirse asker yeni bir darbe yapabilir on yıl aradan sonra...</DIV>
    <DIV>ve ayaklanmalar çıkar.. iç karışıklıklar meydana gelir...</DIV>
    <DIV>ve türkiye bir bilinmeze doğru sürüklenir...</DIV>
    <DIV>Belki ben göremicem o ''yasaksız'' yılları...</DIV>
    <DIV>Ama ben çocuklarıma veya torunlarıma bunu yaşatmak istemem....</DIV>
    <DIV>Hepimizin üstünde vebal var....</DIV>
    <DIV>Kimlere nasıl hangi amaçlarla oy verdigimize dikkat edelim derim ben...</DIV>
    <DIV>ne aşırı dinci olmalı bu seçtiğimiz parti nede aşırı solcu...</DIV>
    <DIV>müsbet hareket eden ölçüdeki partilere oy vermek gerekir...</DIV>
    <DIV>bediüzzaman da böyle istemiştir...</DIV>
    <DIV>Bize düşen teslimiyet ve dua...</DIV>
    <DIV>ALLAH SONUMUZU HAYIR ETSİN İNÞALLAH....</DIV>
    <DIV>Amin...</DIV>
    <DIV></DIV>
    İmana gel ki, elemden emin olasın. Kadere teslim ol ki selamette kalasın.[bdiüzzaman said nursi]

  3. #3
    Dost o_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    41

    Standart

    kardeşlerim 4. mesele yi bol bol okuyun. bizim vazifemiz başka... dikkat etmek lazım...
    beşer zulmeder kader adalet eder

  4. #4
    Dost o_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    41

    Standart


    <HR width="25%">



    DÖRDÜNCÜ MESELE


    Yine Gençlik Rehberinde izahı var Bir zaman bana hizmet eden kardeşlerim tarafından sual edildi ki:


    "Küre-i arzı herc ü merce getiren ve İslâm mukadderatıyla alâkadar olan bu dehşetli Harb-i Umumîden elli gündür (şimdi yedi seneden geçti aynı hâl*) hiç sormuyorsun ve merak etmiyorsun. Halbuki bir kısım mütedeyyin ve âlim insanlar, cemaati ve camii bırakıp radyo dinlemeye koşuyorlar. Acaba bundan daha büyük bir hadise mi var? Veya onunla meşgul olmanın zararı mı var?" dediler.


    Cevaben dedim ki:


    Ömür sermayesi pek azdır; lüzumlu işler pek çoktur. Birbiri içinde mütedâhil dâireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve ceset ve hane dairesinden, mahalle ve şehir dairesinden ve vatan ve memleket dairesinden ve küre-i arz ve nev-i beşer dairesinden tut, tâ zîhayat ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde daireler var. Herbir dairede, herbir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir. Fakat en küçük dairede en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazife var. Ve en büyük dâirede en küçük ve muvakkat arasıra vazife bulunabilir. Bu kıyasla, küçüklük ve büyüklük makûsen mütenasip vazifeler bulunabilir.


    Fakat büyük dairenin câzibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, mâlâyani ve âfâkî işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder. O kıymettar ömrünü kıymetsiz şeylerde öldürür. Ve bazen bu harp boğuşmalarını merakla takip eden, bir tarafa kalben taraftar olur. Onun zulümlerini hoş görür, zulmüne şerik olur.


    Birinci noktaya cevap ise: Evet, bu Cihan Harbinden daha büyük bir hadise ve bu zemin yüzündeki hâkimiyet-i âmme dâvâsından daha ehemmiyetli bir dâvâ, herkesin ve bilhassa Müslümanların başına öyle bir hadise ve öyle bir dâvâ açılmış ki, her adam, eğer Alman ve İngiliz kadar kuvveti ve serveti olsa ve aklı da varsa, o tek dâvâyı kazanmak için bilâtereddüt sarf edecek.


    İşte, o dâvâ ise, yüz bin meşÃ¢hir-i insaniyenin ve hadsiz nev-i beşerin yıldızları ve mürşidlerinin müttefikan, Kâinat Sahibinin ve Mutasarrıfının binler vaad ve ahdlerine istinaden haber verdikleri ve bir kısmı gözleriyle gördükleri şu ki:
    <HR>

    On Birinci Þua - <A name=s.953>s.953</A>


    Herkesin, iman mukabilinde, bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen ve bâki ve daimî bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek dâvâsı başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek. Ve bu asırda, maddiyyunluk tâunuyla çoklar o dâvâsını kaybediyor. Hattâ bir ehl-i keşif ve tahkik, bir yerde kırk vefiyattan yalnız birkaç tanesi kazandığını sekeratta müşahede etmiş; ötekiler kaybetmişler. Acaba bu kaybettiği dâvânın yerini, bütün dünya saltanatı o adama verilse doldurabilir mi?


    İşte o dâvâyı kazandıracak olan hizmetleri ve yüzde doksanına o dâvâyı kaybettirmeyen harika bir dâvâ vekilini o işte çalıştıran vazifeleri bırakıp, ebedî dünyada kalacak gibi âfâkî mâlâyaniyatla iştigal etmek tam bir akılsızlık bildiğimizden, biz Risale-i Nur şakirtleri, herbirimizin yüz derece aklımız ziyade olsa da ancak bu vazifeye sarf etmek lâzımdır diye kanaatımız var.


    Ey hapis musibetinde benim yeni kardeşlerim, sizler, benimle beraber gelen eski kardeşlerim gibi Risale-i Nur'u görmemişsiniz. Ben onları ve onlar gibi binler şakirtleri şahit göstererek derim ve ispat ederim ve ispat etmişim ki:


    O büyük dâvâyı yüzde doksanına kazandıran ve yirmi senede yirmi bin adama o dâvânın kazancının vesikası ve senedi ve beratı olan iman-ı tahkikîyi eline veren ve Kur'ân-ı Hakîmın mu'cize-i mâneviyesinden neş'et edip çıkan ve bu zamanın birinci bir dâvâ vekili bulunan Risale-i Nur'dur. Bu on sekiz senedir benim düşmanlarım ve zındıklar ve maddiyyumlar, aleyhimde gayet gaddarâne desiselerle hükümetin bazı erkânlarını iğfal ederek bizi imha için bu defa gibi eskide dahi hapislere, zindanlara soktukları halde, Risale-i Nur'un çelik kalesinde yüz otuz parça cihazatından ancak iki-üç parçasına ilişebilmişler. Demek avukat tutmak isteyen onu elde etse yeter.


    Hem korkmayınız, Risale-i Nur yasak olmaz. Hükümet-i Cumhuriyenin mebusları ve erkânlarının ellerinde mühim risaleleri, iki, üçü müstesna olarak serbest geziyorlardı. İnşaallah, bir zaman hapishaneleri tam bir ıslahhane yapmak için bahtiyar müdürler ve memurlar, o Nurları mahpuslara, ekmek ve ilâç gibi tevzi edecekler.
    <DIV></DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV></DIV>
    beşer zulmeder kader adalet eder

  5. #5
    Dost o_nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    41

    Standart

    Meyvenin o Dördüncü Meselesinde denilmiş ki: <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-comfficeffice" />
    "Dünya siyasetine karışmadığımın sebebi: O geniş ve büyük dairede vazife az ve küçük olmakla beraber, câzibedarlık cihetiyle meraklıları kendiyle meşgul eder, hakikî ve büyük vazifelerini onlara unutturur veya noksan bıraktırır. Hem her halde bir tarafgirlik meylini verir, zâlimlerin zulümlerini hoş görür, şerik olur" meâlinde orada denilmiştir.
    Þimdi ben de derim ki: Merak yüzünden ve âfâkî hâdisâtın verdiği sarhoşÃ¢ne gafletten zevk alan biçareler! Eğer "İnsanın fıtratındaki merak, insaniyet damarıyla sizin, farz ve lâzım vazifeniz zararına o hâdise, o geniş boğuşmalara sevk ediyor. Bu da bir ihtiyac-ı mânevîdir, fıtrîdir" derseniz, ben de derim:
    Kat'iyen biliniz ki, insanın, çok mucizatlı hilkatine merak etmeyip, dikkat etmeyerek iki başlı veya üç ayaklı bir insan görse kemâl-i merakla temâşÃ¢sına daldığı gibi; aynen bu asırda, nev-i beşerin muvakkat ve fâni, tahripçi geniş hâdiseleri ve zemin yüzünde yüz bin millet ve insan nev'i gibi çok hâdisat-ı acîbeye mazhar o milletlerden, her baharda yalnız birtek arı milletine ve üzüm tâifesine baksan, bu nev-i beşerdeki hâdisâtın yüz defa daha mucib-i merak ve ruhânî, mânevî zevklere medar hâdiseler var. Bu hakikî zevklere ehemmiyet vermeyip beşerin zararlı, şerli, ârızî hâdiselerine bu kadar merak ve zevkle bağlanmak; dünyada ebedî kalmak ve o hâdiseler daimî olmak ve herkese o hâdiseden bir menfaat veya zarar gelmek ve o hâdiseye sebebiyet verenlerin hakikî fail ve mûcid olmak şartıyla olabilir. Halbuki, havanın fırtınaları gibi geçici hallerdir. Sebebiyet verenlerin tesirleri pek cüz'î... Ondaki zarar ve menfaati, o vaziyet şarktan, Bahr-i Muhitten sana göndermez. Senden sana daha yakın ve senin kalbin Onun tasarrufunda ve senin cismin Onun tedbir ve icadında olan bir Zât-ı Akdesin rububiyetini ve hikmetini nazara almayıp, tâ dünyanın nihayetinden zarar ve menfaati beklemek ne derece divanelik olduğu tarif edilmez.
    Hem iman ve hakikat noktasında, bu çeşit merakların büyük zararları var. Çünkü gaflet verecek ve dünyaya boğduracak ve hakikî vazife-i insaniyeti ve âhireti unutturacak olan en geniş daire ise siyaset dairesidir. Hususan böyle umumî ve mücadele suretindeki hâdiseler, kalbi de boğuyor. Güneş gibi bir iman lâzım ki, herşeyde, her vaziyette, herbir harekette kader-i İlâhî ve kudret-i Rabbâniyenin izini, eserini görsün, tâ o zulm-ü zulmette kalb boğulmasın, iman sönmesin; akıl, tabiat ve tesadüfe saplanmasın.
    Hattâ ehl-i hakikat, hakikat ve mârifetullahı bulmak için, kesret dairelerini unutmaya çalışıyorlar-tâ kalb dağılmasın ve lüzumlu ve kıymetli şeye sarf etmek lâzım gelen merakı, zevki, şevki, lüzumsuz fâni şeylerde telef olmasın. Hattâ bu ehemmiyetli sırdandır
    unutmaya çalışıyorlar-tâ kalb dağılmasın ve lüzumlu ve kıymetli şeye sarf etmek lâzım gelen merakı, zevki, şevki, lüzumsuz fâni şeylerde telef olmasın. Hattâ bu ehemmiyetli sırdandır ki, din düsturlarının
    <DIV =Ms&#111;normal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt; TEXT-ALIGN: center" align=center>
    <HR align=center width="100%" SIZE=2>
    </DIV>
    Emirdağ Lâhikası (1) - Mektup No: 31 - <A name=s.1700>s.1700</A>
    bir hâdimi olmak cihetinde güneş gibi imanlar taşıyan bir kısım Sahabeler ve onlara benzeyen mücahidînden, Selef-i Salihînden başka, siyasetçi, ekserce tam müttakî dindar olamaz. Tam ve hakikî dindar, müttakî olanlar, siyasetçi olmazlar. Yani, maksad-ı aslî siyasetini yapanlarda din, ikinci derecede kalır, tebeî hükmüne geçer. Hakikî dindar ise, "Bütün kâinatın en büyük gayesi ubudiyet-i insaniyedir" diye, siyasete, aşk-ı merak ile değil, ikinci üçüncü mertebede onu dine ve hakikate âlet etmeye-eğer mümkünse-çalışabilir. Yoksa, bâki elmasları kırılacak âdi şişelere âlet yapar.
    Elhâsıl: Nasıl ki sarhoşluk, hakikî vazifelerden gelen elemleri ve ihtiyaçları sarhoşlukla muvakkaten unutturduğu cihetle menhus ve kısa bir zevk verir; öyle de, böyle fâni boğuşmaları ve hâdiseleri merakla takip etmek bir nevi sarhoşluktur ki, hakikî vazifelerden gelen ihtiyacat ve yapmamaktan gelen teellümâtı muvakkaten unutturduğu için menhus bir zevk verir. Veya tehlikeli bir ye'se düşüp <SUP>1</SUP><?:namespace prefix = v ns = "urn:schemas-microsoft-com:vml" /> </v:stroke></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:f></v:ulas></vath><o:lock aspectratio="t" v:ext="edit"></o:lock></v:shape></v:shape>âyetindeki emr-i İlâhîye muhalefet eder, tokada müstehak olur. Veya
    <SUP>2</SUP></v:shape> olan şiddetli tehdid-i İlâhî tokadına mazhar olur, zâlimlerin zulümlerine hasbî olarak mânen iştirak eder, bil'istihkak cezasını da dünyada, âhirette çeker.
    Yalnız ehemmiyetli bir endişe ve bir tesellî kalbime geliyor ki:
    Bu geniş boğuşmaların neticesinde, eski Harb-i Umumîden çıkan zarardan daha büyük bir zarar, medeniyetin istinadı, menbaı olan Avrupa'da, deccalâne bir vahşet doğurmasıdır. Bu endişeyi tesellîye medar, âlem-i İslâmın tam intibahiyle ve yeni dünyanın, Hıristiyanlığın hakikî dinini düstur-u hareket ittihaz etmesiyle ve âlem-i İslâmla ittifak etmesi ve İncil, Kur'ân'a ittihad edip tâbi olması, o dehşetli gelecek iki cereyana karşı semâvî bir muavenetle dayanıp inşaallah galebe eder.
    Umum kardeşlerime birer birer selâm. Gelen veya geçen leyle-i Kadirlerinizi tebrik ederiz.
    beşer zulmeder kader adalet eder

  6. #6
    Pürheves fbsamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Kütahya
    Yaş
    33
    Mesajlar
    264

    Standart

    G.Kurmay,başbakanlığa bağlı bir kurum ve Başbakana karşı sorumludur..Görev ve yetkileri de Anayasa'da belirtilmiştir..Ama,askerin demokrasiye bu yönelü dahi olsa müdahelesi yanlıştır..
    <DIV></DIV>
    <DIV>Artık ülkemizdeki %10'luk bu kesimler(onlar da üst kademelerde),tedirginlik içerisindeler..Mitingler,iftiralar,tartışmalar..De mokrasi,laiklik deniliyor ama asıl ihtiva ettiği manayı bilmekten,anlamaktan,veya anlamak istemekten acizler..</DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>Allah,ülkemizi bu tür fitne ve provokatifsöylerlerle bölmek,dinimize milli-dini bütünlümüze yapılması amaçlanan tüm faaliyetleri,başlarına çevirsin inşaallah..</DIV>
    www.facebook.com/RisaleOfis
    Takip etmenizi öneririm.

  7. #7
    Dost erdinç - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2007
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Mesajlar
    5

    Standart

    Nerede ve kimden gelirse gelsin. anti demokratiksöylemlere karşı 'çağ dışı kıyafet; diyenlere meşru dairede demokratik tavrımızı ortaya koymamız hakkın hatırı adına lazımdır.

  8. #8
    Pürheves emine17 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    176

    Standart

    erdinç kardeşe katılıyorum
    İmana gel ki, elemden emin olasın. Kadere teslim ol ki selamette kalasın.[bdiüzzaman said nursi]

  9. #9
    Dost aslan_hamza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Bulunduğu yer
    Batman
    Mesajlar
    1

    Standart



    ASLINDA SUÞ BİRAZDA ONLARA BU AÇIKLAMAYI YAPACAK ZEMİNİ KAYGANLAÞTIRANLARDA. TÜRKİYE NE ZAMAN ORDUNUN ELİNE KOZU VERDİYSE, HÜKÜMETLER NE ZAMAN ORDUYLA ARLARINI İYİ YAPMIÞLARSA SONUCU KÖTÜ OLMUÞTUR. MESELA ERBAKANIN MGK TOPLANTILARINDA KOMUTANLARI KAPIYA KADAR UÐURLAMASI. ÞİMDİ YALNIÞ ANLAÞILMASIN TABİ KURUMLAR ARASI İLETİÞİM OLACAK YALNIZ UNUTULMAMASI GEREKEN HALKI KİMİN TEMSİL ETTİÐİDİR. BUNUN İÇİN ÖNCE KENDİMİZE İÐNEYİ BATIRMALIYIZ, ÇUVALDIZI BAÞKASINA BATIRIP KAÇMAMALIYIZ. BUNLARI SÖYLEDİKTEN SONRA BAÐIRARAK BAÞKA BİÞEY DAHA SÖYLEMEK İSTİYORUM O DA : HERKESİN KAFASINA KOYMASI GEREKEN ÞEY MİLİTARİST ZİHNİYETİN ÇÖZÜME ENGEL OLDUÐU. TÞK EDERİM HERKESE FİKİRLERİNİZİ PAYLAÞTIÐINIZ İÇİN



+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Genelkurmay Açiklasin
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.01.09, 15:57
  2. Genelkurmay Başkanı İstifa Etti..Ama Fransa
    By muhibbülkurra in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.10.08, 11:40
  3. Karısını Genelkurmay'a Fişlemiş !
    By Asrisaadete-Hasret in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.08.08, 11:30
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 08.08.08, 09:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0