Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: Türban Yasağı Koyan Kaç Ülke Var?

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Okuyucuyu yan?ltmak konusunda Türkiye medyas?n? geçebilecek başka bir medya var m?, merak etmek lâz?m. ‘Türk medyas?’nda hemen her gün, birbirinden ‘yan?lt?c?’ yaz?, haber ve fotoğraflar? görmek mümkün.
    ‘Yanl?ş bilgi’lerin kas?tl? olmad?ğ?n? düşünmek de mümkün değil. Böyle olmuş olsa, hatalar?n sonraki günlerde düzeltilmesi ve tekrarlanmamas? gerekir.
    Meselâ, “Peçe, terörle mücadele kapsam?nda!” başl?kl? bir yaz?da şu ifadelere yer verilmiş: “Müslüman kad?nlar bu ülkelerde türban hoşgörüsü yarat?yor. Yine de, türban yasağ? koyan ülkelerin say?s? hiç az değil.” (Yalç?n Doğan, Hürriyet Pazar eki, 7 Ocak 2007)
    “Bu ülkeler”den maksad?n, Avrupa ülkeleri olduğunu hat?rlatal?m. “Peçe”nin Avrupa’da geniş tart?şmalara sebep olduğu doğru. Ancak, ‘türban yasağ? koyan ülkelerin say?s? hiç az değil’ bilgisi tamamen yanl?ş ve yan?lt?c?. Çünkü herkesin bildiği üzere, bugün itibar?yla Avrupa’da ‘yayg?n’ bir başörtüsü yasağ? yok. Baz? s?k?nt?lar var, ama meselâ yasağ?n en kat? uyguland?ğ? ülke olarak bilinen Fransa’da bile, sadece devlete ait ilköğretim ve liselerde başörtüsü yasağ? var. Fransa’da özel ilköğretim ve liselerde yasak olmad?ğ? gibi, devlete ait üniversitelerde de başörtüsü yasağ? yoktur. Bunun yan?nda, Almanya başta olmak üzere hiçbir AB üyesi ülkenin üniversitelerinde başörtüsü yasağ? yoktur. Öğretmen, hakim v.b. baz? görevlilerin başörtüsü takmas?na itiraz ediliyor, ama o bile yayg?n değil. Meselâ, bugün itibar?yla Almanya’n?n baz? eyaletlerinde başörtülü öğretmenler engelleniyorsa da, diğer baz? eyaletlerde başörtülü öğretmenler görev yap?yor.
    Tekrarlayal?m: Öğrenciler aç?s?ndan hiç bir AB üniversitesinde başörtüsü yasağ? yoktur. ?lköğretim ve lise aç?s?ndan da sadece Fransa’da ve devlet okullar?yla s?n?rl? bir ‘yasak’ sözkonusu. ‘Sade vatandaş’ için ise hiç bir yerde ‘yasak’ uygulanm?yor. Yasak yok, ama olsa bile önemli olan böyle yasaklara karş? alacağ?m?z kişisel tav?rd?r. Her hal ve şartta, özgürlükleri savunmal? değil miyiz? Bütün bu gerçeklere rağmen, “Türban yasağ? koyan ülkelerin say?s? hiç az değil” diyen, yasakç? ülkelerin listesini yay?nlamal?d?r. Aksi halde, itham edilebilir...
    Faruk Çak?r/Yeni Asya
    Konu elff tarafından (21.08.07 Saat 20:36 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Başörtüğü yasağ?n? savunan baz? kesimler, yasağ?n çok basit olduğunu dile getirerek sanki "hiçbir şey yokmuş gibi" bir hava oluşturmaya çal?ş?yorlar. Fakat gerçekler bu şah?slarla ayn? şeyleri söylemiyor...
    Konu elff tarafından (21.08.07 Saat 20:37 ) değiştirilmiştir.
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  3. #3
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    YASAKLAR KALKMADI

    28 Şubat’ın 12. yıldönümü dolayısıyla bir açıklama yapan Özgür-Der Başkanı Hülya Şekerci, “Bu kirli dönemde rol alanlar gerçekleştirdikleri sayısız hukuk dışı icraatın kapatılıp, unutulmasını; hâlâ büyük çapta mağduriyetler üretmeye devam eden dayatmalarının aynen sürdürülmesini istiyorlar” dedi.
    28 Şubat, mağdur etmeye devam ediyor Özgür-Der’den yapılan yazılı açıklamada, aradan geçen 12 yıla rağmen, Türkiye’nin 28 Şubat sürecinin hukuksuzluklarıyla hesaplaşmadığı belirtildi. Darbeci düzenin sahipleri ve işbirlikçilerinin, önceki darbe süreçlerinde kazandıkları alışkanlıklarını, 28 Şubat darbe süreciyle ilgili olarak da sergiledikleri kaydedilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
    “‘Biz yaptık, oldu!’ mantığından hareket eden egemenler, bu kirli dönemde ülke genelinde gerçekleştirdikleri sayısız hukuk dışı icraatın kapatılıp, unutulmasını, hala büyük çapta mağduriyetler üretmeye devam eden dayatmalarının aynen sürdürülmesini istiyorlar. Oysa halkın geniş kesimlerinin açık biçimde zulme uğramasına yol açan bu uygulamalara göz yummanın hukuksuzluğa boyun eğmek olduğu tartışmasızdır.”

    28 ŞUBAT-ERGENEKON İRTİBATI ÖRTÜLMESİN!
    Açıklamada, Ergenekon davası vesilesiyle açığa çıkan belgeler ve ifşaatların, 28 Şubat sürecinin sahiplerinden, planlayıcıları ve uygulayıcılarından, gerek kurumsal açıdan, gerekse de şahsi bazda işledikleri suçların, yürüttükleri kirli ilişkilerin hesabının sorulması gerektiğinin açık biçimde ortaya koyduğu vurgulandı. Bu kirli süreçte rol alanların pek çoğunun, dahil oldukları Ergenekon batağında ülkeyi karanlık bir tünele, bir darbe ve kaos ortamına sokmak üzere kirli faaliyetlerini devam ettirdiklerinin kesinleştiği ifade edilen Özgün-Der açıklamasında şöyle denildi: “Tüm bu tablo, Ergenekon adı verilen darbeci çete tehdidinin gerçek mânâda savuşturulması için 28 Şubat sürecinin baş aktörlerinin de mutlaka üzerlerine gidilmesi ve darbeci yapılanma içinde yer almış zevattan çeteci faaliyetlerinin hesabının sorulması gerektiğini göstermektedir. Şu veya bu gerekçeyle bundan kaçınılmasının dâvâyı sulandırma, örtme taktiği izleyen çevrelerin baskısına boyun eğmek anlamına geleceği açıktır.” Açıklamada, bu yöndeki taleplerini dillendirmek üzere 28 Şubat darbe sürecinin yıl dönümünde duyarlılık sahibi olanları bugün değişik illerde yapılacak eylemlere katılmaya çağrıldı.

    28.02.2009


  4. #4
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    YARGISIZ İNFAZ YAPILDI


    Hazırladığı doktora tezinin kitap olarak basılmasının ardından kamu görevinden çıkartılan Yrd. Doç. Dr. Alev Erkilet de 28 Şubat’ın mağdur ettiği isimlerden biri. Erkilet, “Benim durumumda çok açık bir hak gaspı, tasfiye, düşünce suçlusu ilân etme ve yargısız infaz söz konusuydu” dedi.
    Uzaklaştırmak yetmez, aç bırakalım!

    “Ortadoğu’da Modernleşme ve İslâmî Hareketler” adlı doktora tezinin kitap olarak basılmasının ardından kamu görevinden çıkartılan Yrd. Doç. Dr. Alev Erkilet, 28 Şubat sürecinde görev süresi uzatılmayan akademisyenlerin iş başvurularının, üniversiteler bizzat aranarak engellendiğini belirtti. Erkilet, “Uzaklaştırmak yetmez, aç bırakalım ilkesi ile hareket edildi.” dedi. Kararın hayatına etkisi ve üniversitelerde yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulunan Yrd. Doç. Dr. Erkilet, uzaklaştırılmasına sebep olan tezle ilgili her hangi bir pişmanlığının olmadığını ifade ederek, “Ortadoğu’da Modernleşme, benim pişmanlık değil, tam tersine gurur duyduğum bir metindir. Öncelikle çok sıkı bir çalışmanın ürünü olması nedeniyle; ikinci olarak da kavramsal ve kuramsal çerçevesinin içerdiği iddialar nedeniyle” diye konuştu. 28 Şubat sürecinde, istifaya zorlama ve görevden alınma gibi daha tekil olayların yaşandığını gibi kendisinin de mensubu olduğu Kırıkkale Üniversitesi'nde çok sayıda akademisyenin görevlerini bırakmaya zorlandığını anlattı. Kırıkkale Üniversitesi’nden diğer akademisyenlerin uzaklaştırılmasının, “başarısızlık” gerekçesi gösterilerek ve görev süresinin uzatılmaması yoluyla gerçekleştirildiğini aktaran Erkilet, şunları dile getirdi: “Benim tasfiyem ise tamamen politik suçlamalar üzerinden kamu görevinden men şeklinde gerçekleştirildi. Görev süresi uzatılmayan arkadaşların yeni iş başvurularının, bu üniversiteler bizzat aranarak engellendiğini biliyoruz. ‘Uzaklaştırmak yetmez aç bırakmak lazım’ ilkesinden hareket edilmişti kısacası. Başlarına gelecekleri görüp istifa edenleri de hesaba katarsak, Kırıkkale’nin kadrosunun yumuşak ve sert çeşitli yöntemlerle toptan yenilendiğini söyleyebiliriz.”

    28.02.2009

    A

  5. #5
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    BİR NESİL HEBA EDİLDİ


    Kemal Alemdaroğlu döneminde İÜ’de başarılı bir akademisyenken, 28 Şubat sürecinde başörtüsü sebebiyle görevinden uzaklaştırılan Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş da o günleri değerlendirirken, “Anadolu’yu gezdikçe gözlerinden zekâ fışkıran, başörtüsü ve katsayı sebebiyle okuyamayan genç kızları gördükçe hâlâ yüreğim parçalanır” diye konuştu.
    Pırıl pırıl çocuklar başörtülü diye harcandı


    DOÇ. Dr. Sevgi Kurtulmuş, Rektör Kemal Alemdaroğlu döneminde İstanbul Üniversitesi’nde başarılı bir akademisyenken, 28 Şubat sürecinde kendini birden sıradan ev işleri yapan biri olarak bulduğunu belirterek, “Bir dönemdi geldi geçti. Mağdurları biz olduk. Hâlâ Beyazıt’a yolum düştüğünde üniversite tarafına bakamam” dedi.
    SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un eşi Doç. Dr. Sevgi Kurtulmuş, 28 Şubat süreci ve sonrasında yaşadıklarını değerlendirirken, “Bu konu, hiç şüphesiz benim hayatımda derin etkileri olan acı hatıramdır. Uzun yıllar büyük emek vererek elde ettiğim kariyerime, profesörlüğe az bir süre kala veda etmek zorunda bırakıldım. 28 Şubat sürecinin antidemokratik ve baskıcı uygulamalarından en çok etkilenmiş olan kurumların başında İstanbul Üniversitesi vardı. Alemdaroğlu’nun rektör olarak göreve başlamasıyla birlikte hedef seçildim ve hemen açığa alındım” diye konuştu.
    Bütün hukuk kuralları ve hukuk sistematiği tamamen altüst edilerek 6 ay gibi kısa bir sürede mustafi addedildiğini kaydeden Kurtulmuş, “O zamanlar bu dönemin bu kadar uzun süreceğini hiç tahmin etmemiştim. Mahkemenin lehime sonuçlanacağını ve çok kısa sürede üniversiteye geri döneceğimi sanıyordum. Maalesef Türkiye’de, hukukun da siyasallaşmasının etkisiyle, bütün mahkemeler kısa sürede aleyhime sonuçlandırıldı” şeklinde konuştu.


    BEYAZIT’TA, ÜNİVERSİTE TARAFINA BAKAMAM


    UZAKLAŞTIRMA kararını ilk okuduğunda, gözlerine inanamadığını aktaran Kurtulmuş, “Bu kadar hukuksuzluk yapılabileceğini tahmin bile etmiyordum. Sonra mahkeme süreçleri başladı, fakat bu malûm dönemde hukuk da siyasallaşmıştı. Tüm mahkemeler aleyhime sonuçlandı” diye konuştu. Kararın yaşantısını tamamen değiştirdiğini anlatan Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Başarılı bir akademisyenken, bu kararla birdenbire sıradan ev işleri yapan birisi haline geldim. Ne gariptir ki sosyal güvenlik hocası iken hiçbir sosyal güvencem olmadan kendimi ortada buldum. Bu tabiî ki hâlâ içimde çok büyük bir sızıdır. Beyazıt’a yolum düştüğünde üniversite tarafına bakamam. Beraber, aynı dönemde asistan olduğum arkadaşlarımın hemen hepsi şu an üniversitede profesörlük yapıyor. Ben onlardan daha az kabiliyetli ve daha az çalışkan olduğum için hocalık yapamıyor değilim. Bir dönemdi geldi geçti, mağduru bizler olduk.”

    28 ŞUBAT YASAKLARI HÂLÂ MAĞDUR EDİYOR


    28 ŞUBAT sürecinde, bazı üniversite yöneticileri bütün ilgi ve dikkatlerini başörtüsü avcılığına yoğunlaştırdığı için üniversitelerde bilimsel seviyenin ihmal edildiğini vurgulayan Kurtulmuş, şunları söyledi: “Anadolu’yu gezdikçe gözlerinden zekâ fışkıran, başörtüsü ve katsayı nedeniyle okuyamayan genç kızları gördükçe hâlâ yüreğim parçalanır. Ülkemizin geleceği olan bu pırıl pırıl, cin gibi çocuklar sırf başörtülü diye bu kadar kolay harcanmamalıydı. Aradan geçen bunca zamana ve parlamentoda eşleri başörtülü bir çok milletvekili, bakan, hatta başbakan ve cumhurbaşkanı olmasına rağmen hâlâ başörtüsü meselesinin çözülememiş olması trajikomik bir durum. Bu meselenin çözümü için CHP’nin mahalli seçimler arefesinde çarşaflılara rozet takmasını olumlu bir adım olarak görüyorum. Eğer oy kaygısıyla böyle davranmıyorlarsa, onlar için başörtülüler sadece seçmen olarak anlam ifade etmiyorsa, hep birlikte başörtüsü problemini çözebileceklerine inanıyorum. Bu konuda herkes iyi niyetli, samimî ve politik kaygılardan uzak davranırsa, çok kısa sürede sorun çözülebilir.”

    28.02.2009


  6. #6
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI İNSAN HAKKI İHLÂLİ


    Bağımsız insan hakları kuruluşu HRW, Almanya’da öğretmenlere ve kamu çalışanlarına uygulanan başörtüsü yasağının doğrudan insan hakları ihlâli olduğunu belirtti.
    DünyanIn önde gelen bağımsız uluslar arası insan hakları kuruluşu Human Rights Watch (HRW), Almanya’da Müslüman kadınların kamu kurumlarında başörtüsü ile bulunmayacağına dair yasaklar uygulayan Alman hükümetinin temel insan haklarına aykırı davrandığı ve Müslüman kadınlara karşı ayrımcılık uyguladığını açıkladı.
    HRW’nin Avrupa ve Orta Asya masası araştırmacılarından Haleh Chahrokh, “Almanya’daki bu uygulamaların açık ayrımcılık olduğu ortadadır” dedi. HRW tarafından yayınlanan “Tarafsızlık adı altında ayrımcılık: Almanya’da öğretmenlere ve kamu çalışanlarına uygulanan başörtüsü yasağı” başlıklı rapor Almanya’da sekiz ay süren araştırmalar sonucunda hazırlanmış. Rapora göre, 3.5 milyon kadar Müslümanın yaşadığı Almanya’da İslâmiyet’in önemli ritüellerinden biri olarak sayılan başörtüsünün iç siyaset malzemesi haline getirildiği vurgulandı. Rapora göre bir çok Alman yerel mahkemesi halihazırda başörtüsünü öğretmenler için yasaklamış bulunuyor. HRW’nin raporda belirttiğine göre, yerel mahkemelerin yasak için gerekçesi kamu hizmeti veren öğretmenlerin okullarda “tarafsız” bir şekilde eğitim vermesi gerektiği şeklinde açıklanıyor. Ancak HRW’nin sözkonusu gerekçeye getirdiği yorumda ise “bu öğretmenlerin okullardaki tarafsızlık durumunu herhangi bir şekilde ihlâl ettiği konusunda açık bir delile rastlanmamıştır” denildi.
    HRW’nin yayınladığı raporda, Almanya’da uygulanan sözkonusu kısıtlamaların doğrudan doğruya Müslüman kadınları hedef aldığı belirtildi. Raporda ayrıca sözkonusu okulların bir çoğunda Hıristiyanlık yahut diğer dinlerin sembollerine herhangi bir kısıtlama getirilmediğine dikkat çekildi. HRW araştırmacısı Chahrokh, bu rapor sonuçlarının sözkonusu yasaların özellikle Müslümanları hedef alacak şekilde uygulandığını belirtti. New York merkezli bağımsız insan hakları örgütü olan HRW’nin raporunda mağdur edilen Müslüman kadınların “meslekleri ve inançları arasında ikilemde bırakıldığını” ve bunun da doğrudan insan hakları ihlâli olduğu ifade edildi. Raporun sonunda ise “İnsanlar dinî inançları ve bunu açığa vuran sembolleri ile değil eylemleri ile değerlendirilmeli ve yargılanmalıdır” tesbitine yer verildi.

    UMUT YAVUZ

    28.02.2009


  7. #7
    Pürheves bab-ı esrar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    202

    Standart

    hr şerde bir hayır vardır belki bu yasakta allah'ın gizli bir korumasıdır diye bazen düşünüyorum
    kainataa en gür sada islamın gür sadasıdır...

    bediüzzaman said nursi

  8. #8
    Gayyur vijdan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    77

    Standart

    Alıntı bab-ı esrar Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    hr şerde bir hayır vardır belki bu yasakta allah'ın gizli bir korumasıdır diye bazen düşünüyorum
    nasıl yani biraz açabilirmisin . şahıslar olarak hayırlar olduğunu düşüne biliriz ama genel anlamda ülke için nasıl bir hayır olabilir ki
    ''HAKİKİ VE ELEMSİZ LEZZET YALNIZ İMANDA VE İMAN İLE OLABİLİR.''

  9. #9
    Vefakar Üye ahsen-i takvim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2009
    Mesajlar
    501

    Standart

    en şiddetlisini uygalayan tek katı ülke türkiye maalsef böyle.....
    EN GÜR SADA İSLAM'IN OLACAKTIR

    ŞU ZAMANDA MÜHİM VAZİFE,İMANA HİZMETTİR. İMAN, SAADET-İ EBEDİYENİN ANAHTARIDIR.

  10. #10
    Vefakar Üye Alâ Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    421

    Standart

    28 şubatçılar cezalarını çektiğinde bu yasak kalkar ve bir daha böyle bir dönem yaşanmaz.

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kırmızı Boyalı Ülke...
    By Ararad in forum Edebiyat
    Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 21.08.13, 18:39
  2. Ey beni halden hale koyan Sevgili
    By gamze-i_dilruzum in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02.05.13, 14:55
  3. Ülke Bayraklarının Anlamı Nedir?
    By akıncı in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 18.04.09, 17:16
  4. Sivil Toplum Kuruluşları ve Ülke Kalkınması
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.10.08, 17:01
  5. En Çok Görmek İstediğiniz Ülke...
    By Ahsen Nur in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 70
    Son Mesaj: 16.11.07, 20:24

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0