+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: "Yaradılışçıları Kudurtacak Gelişme" (!)

  1. #1
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    İşte inkarcılığın en tipik örneği.



    Allah'ın varlığına ve birliğine eşyalar adedice delil varken, aklını
    nefsine ve ins ve cinden şeytanlara teslim etmiş insanlar efendilerinin
    tasik etmek için küçük bir delili kubbe yaparak tantana yapıyor.

    Mesela geçenlerde üç ayaklı bir tavuk hilaf-ı adet olarak doğmuş. O
    hayvanı gömsen bir kaç milyon sene sonra onu ortaya çıkaran bir adam
    yine aynı safsatayı söyleyecek.



    Hem ara tür bulmak için evrimcilerin teknolojiyi kullanarak yaptığı oyunları duymayan kalmamıştır. [img]smileys/smiley1.gif[/img]

    Muhabbetle


    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  2. #2
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    filistin konuyu tam anlayamadım artı avatarınıda değiştirsen iyi olur adamı üzmekten başka bişeye yaramıyor kusura bakma

  3. #3
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı FİLİSTİN Nickli Üyeden Alıntı


    Avatar meselesine gelince. Dünya coğrafyasında Afganistan'da Irak'ta Filistin'de, Somali'de ve daha nice yerlerde müslümanların acılarını oluk oluk akan kanlarını görmezden gelenler / görmek istemeyenler ile şu kanlı resme bakınca midesi bulanlar / o üzüntüye düşmek istemeyenler kafa olarak aynı değil mi?

    Siz de kusura bakmayın.

    <DIV></DIV>
    <DIV>Çok ağır bi itham </DIV>

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  4. #4
    Ehil Üye karatoprak1975 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    1.126

    Standart

    konu hakkındaki açıklaman için öncelikle teşekkür ederim
    <DIV></DIV>
    <DIV>avatar konusunda belki ileri gittim, fakat bizler herşeyin iyi yönüne </DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>bakmalıyız elbetteki filistindeki olaylar bizleri üzüyor, avatar zihnimi idlal </DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>etmişti onun için söylemiştim, tabiki kaldırtmak için zorlayamam, size </DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>midemin bulandıgını söylemedim arkadaşım sende biraz ileri gitmişsin </DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>kusura bakma. </DIV>

  5. #5
    Gayyur furkan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Mesajlar
    50

    Standart

    filidtin arkadaşım bende cocacola içmiyorum ve benimde imzam da diğer forumda aynı imzan var cocacolaya karşıyım

  6. #6
    Müdakkik Üye terennüm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    910

    Standart

    Konuyla ilgili olmayan ve direkt üyeyle olan konuşmanızı lütfen ÖZEL'den yapınız.</font>

  7. #7
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    <TABLE style="BORDER-COLLAPSE: collapse" borderColor=#111111 width="100%"><T><T>
    <T>
    <TR>
    <TD>
    <DIV></DIV>
    <DIV>‘Yaradılışçılar’ kudurmaz </DIV>
    <DIV>
    </DIV></TD></TR>
    <TR>
    <TD>


    ‘Kudurmak’ fiilini olumlu veya olumsuz manada herhalde ilk kez kullanmak zorunda kalıyorum. Nedeni, Hürriyet gazetesinin pazar ekinde yayımlanan bir röportaj. Başlık, ‘Üç toynaklı atı gören yaradılışçılar kuduracak’! Bunu söyleyen, Ankara Üniversitesi Antropoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Erksin Güleç.


    Güleç, evrimi inceleyen bir bilim insanı olarak, Sivas civarında yapılan bir kazı çalışması ve sonuçlarını anlatıyor ve yorumluyor. Bu kazıda bulunan, ‘üç toynaklı at fosili’nin evrim teorisini nasıl desteklediğinden bahsediyor. Buraya kadar hiçbir sorun yok. Ancak röportajın bir yerinde, mesele gelip, ‘evrim teorisine karşı cansiparane savaş veren Adnan Hoca ekibi ve yaradılışçıların bu kazının sonuçlarından rahatsız olup olmayacaklarına’ dayanıyor. Güleç, Adnan Hoca ekibini muhatap almayı reddediyor, ama sözü ‘Bence yaradılışçılar kuduracak!’ şeklinde bağlamaktan kendini alamıyor.


    Durun bir dakika, evet söz konusu grup evrim teorisi üzerine yayımlar yapıyor ama ne zamandan beri, evrim teorisine karşı çıkmak veya ‘yaradılışçılık’ dar bir çevre anlayışı sayılmaya başladı? Tüm dinlerin inananları yaradılışa inanıyor değil mi, dahası böyle olmaması mümkün mü? Hal böyleyken, yaradılışa inanmak, nasıl, sanki bir avuç insanın peşinden gittiği bir saçmalık olarak takdim edilir? Olay bununla bitmiyor; belli ki Güleç’in üç toynaklı at fosili ile fazlasıyla ikna ettiği röportajı yapan gazeteci, ‘Peki, yaradılışçıların tutunacağı ne kaldı?’ diye sorduğunda, Güleç’in cevabı basit, ‘Cehalet tabii!’ Yani, primatoloji uzmanı Güleç, varoluşun sırrını keşfetmiş, öte tarafta milyonlarca inanan cahilliğinden inanıyor. Bu Güleç’e özgü bir yaklaşım değil, sığ pozitivizm öteden beri dünyaya bu çerçeveden bakar. Ancak dünyaya bu kadar sığ bir çerçeveden bakanların, kendi sınırlarını, açmazlarını, yaygın deyimle haddini bilmesinde fayda var.


    Yok, dindar vatandaşı ‘rencide etmek’, ‘inanca saygı’dan söz etmiyorum. Doğrudan pozitivist sığlığın teşhir edilmesi gerektiğinden söz ediyorum. Röportajının bir yerinde, Güleç de işaret etmiş, yaradılış bir ‘inanç’ meselesi, ama inanç onun sandığı gibi bir cahillik meselesi değil. Bu kafada olanlara işin felsefi boyutunu anlatmak mümkün değil, ama en azından, kadim din ve inanç sistemlerinin düşünce geleneklerini ve düşünürlerini hatırlatmakta fayda var. Evrimciler, mesela St. Augustine, Aquinas, Gazali, Arabi, üç toynaklı at fosilinin henüz keşfedilmemiş olduğu çağlarda yaşadıkları için mi yaradılışa inanıyorlardı zannediyor? Veya mesela halihazırda Papa, fosili görür görmez evrime ikna mı olacak sanıyor? Bırakın Papa gibi uç bir örneği en az Güleç kadar okumuş yazmış insan, evrime ikna olmuyorlarsa cahillikte direttikleri için mi olmuyorlar?


    Güleç, Türkiye’de okullarda, ‘evrim teorisi’nin yeterince öğretilmediğinden şikâyet etmiş, bunu müthiş bir gerileme olarak değerlendirmiş. Evrim teorisine inananların bunu ‘tartışmasız bilim’ makamına çıkarma çabalarına sonuna kadar karşıyım, ama bir teori olarak istenildiği kadar okutulsun. Buna mukabil, ben de, orta ve hatta yükseköğretimin her dalında yeterince ‘felsefe’ okutulmamasından şikâyetçiyim. Sonuç, bir konuda uzmanlaşmış, ancak meselesini, insanlığın düşünce geleneği içine yerleştiremeyen okumuş cahiller üretiyor.


    Evrimci olursunuz,, ateist olursunuz, deist olursunuz, sizin bileceğiniz iş, ama üzerinde tüm dünyanın hâlâ tartıştığı evrim konusunda, insanlığın içinden bir türlü çıkamadığı ‘inanç’ konusunda bu kadar sığ olmaya hakkınız yok. Ayrıca, ‘kudurmak’ terimi neyin nesi, ne kadar kötü bir Türkçe, hiç yakışıyor mu? Doğa ve hayvan dünyasıyla bu kadar haşır neşir olmanın, varoluşu bu çerçevede kavramanın bir sonucu olabilir mi? Unutmayın, yaradılışçılar insanın ‘eşref varlık’ olduğuna inanıyorlar, merak etmeyin kudurmazlar.





    Nuray MERT Radikal, 18.1.2007 </TD></TR>
    <TR>
    <TD>
    </TD></TR></T></T></T></TABLE>
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  8. #8
    Gayyur aseyda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Bursa
    Mesajlar
    51

    Standart

    YERLİ EVRİMCİLER BİLİM DIÞI İDDİALARINI ARTIK TERK ETMELİDİR!
    Türkiye, dünyanın Darwinizm karşıtı bir numaralı ülkesidir. Bu gerçeğin Batıda yayınlanan en ciddi dergi ve gazetelerde yer alması yerli evrimcileri adeta çileden çıkarmış, materyalist çevrelerde büyük bir panik havasının hakim olmasına neden olmuştur. Yenilginin getirdiği ezik ruh hali içindeki evrimciler, zaman zaman heyecanlı ve tutarsız çıkışlar yapmakta, modası çoktan geçmiş, bilim dışı olduğu ispat edilmiş iddiaları gündeme getirmektedirler. Evrimcilere tavsiyemiz artık inadı bırakmaları ve evrim teorisinin çöktüğünü kabul etmeleridir. Bilinmelidir ki, ülkemizde evrimi savunmanın getireceği tek şey küçük ve gülünç duruma düşmektir.

    Hürriyet gazetesinin 14 Ocak 2007 tarihli Pazar ilavesinde çeşitli bilimdışı iddiaların, yakışıksız ve hakaretamiz ifadelerin yer aldığı uzun bir röportaj yayınlanmıştır. Sivas’ta yürütülen çalışmalarda elde edilen bulguların saptırılarak kamuoyuna aktarıldığı bu röportaj, yerli evrimcilerin içinde bulundukları çıkmazı ortaya koyması açısından son derece önemlidir.
    Gerçekte bu kazıda bulunanların hiçbiri ara fosil değil, bilakis Yaratılış gerçeğini teyid eden tam ve eksiksiz canlılara ait fosillerdir. Röportajda Yaratılış gerçeğini teyid eden yaklaşık 9 milyon yıllık kusursuz canlı fosilleri, evrim delili gibi sunulmaya kalkışılmış, aynı zamanda bizzat evrimcilerce yalanlanmış ve rafa kaldırılmış konular bile büyük gerçeklere ulaşılmış edasıyla tekrar gündeme getirilmiştir.
    Röportajda Hipparion isimli bir fosil ön plana çıkartılmış, bunun atın evrim geçirerek var olduğuna kanıt olan bir fosil olduğu iddia edilmiştir. Oysa gündeme getirilen atın evrimi konusu, gerçekte bilimsel bulgular karşısında çökmüş bir Darwinist masaldan ibarettir. Aşağıda söz konusu röportajdaki evrimci yanılgılar ortaya konulmaktadır.
    Evrimcilerce bu tip haberler daha önce de yayınlanmıştır. Örneğin Temmuz 2005’te yine aynı gazetede yer alan "Özürlü Kardeşlere Darwin İncelemesi” başlıklı bir haberde, ülkemizde yaşayan ve genetik bozukluk sebebiyle el ve ayakları üzerinde yürümek zorunda kalan ve konuşamayan aynı aileye mensup altı çocuk bir evrim delili gibi gösterilmiş ve yine halkımız yanıltılmaya çalışılmıştır.
    Söz konusu röportajda, ortaya konulan bulguların “Yaratılışı savunanları kudurtacağı" ifadesine yer verilmiştir. Bu düşüncedeki kimseler şunu gayet iyi bilmelidirler ki, Yaratılış Gerçeği’ni fark etmiş ve Allah’a iman etmiş insanlar daima sakin, akılcı ve tutarlı bir üslup içinde olmuşlardır. Paniğe kapılmak, taşkınlık yapmak, yaygaralar koparmak, öfke ve hased ile akılsızca tavırlar sergilemek materyalist dünya görüşü sahiplerinin davranışlarıdır. Nesli tükenmiş hayvanlar üzerinde spekülasyonlar yapan, milyarlarca yaratılış delilini görmezden gelip bilim dışı hayallerin peşinde koşan ve ürettikleri yalanların arkasına gizlenen evrimcilerin çaresiz ve zavallı hali tüm iman sahipleri tarafından ibretle izlenmektedir.

    Röportajda evrim açısından çok önemli bir bulguymuş gibi tanıtılan Hipparion fosili konusunun iç yüzü şu şekildedir:
    Hipparion fosili gerçekte evrimcilerin bir zamanlar baş tacı ettikleri “hayali at serisi”nin bir üyesidir. 20.yüzyılın başında oluşturulan at serisi, bazı toynaklı fosillerinin arka ve ön ayaklarındaki tırnak sayılarına ve diş yapılarına göre dizildikleri bir şemaya dayanmaktadır. Amerikalı fosil araştırmacısı Othniel Charles Marsh ile biyolog Thomas Huxley'in geliştirdikleri bu şema, on yıllar boyunca müze ve ders kitaplarında sözde evrimin tartışılmaz kanıtıymış gibi sunulmuştur. İddiaya göre, Eohippus, Orohippus, Miohippus, Hipparion ve Equus sırasını izleyen bu hayali serideki canlılar, ebatça küçükten büyüğe doğru ilerleme gösterirken tırnak sayılarında düşüş meydana gelmiştir.
    Röportajda, muhtemelen son bilimsel gelişmelerden habersiz olunduğu için, Hipparion fosilinin günümüz atlarına oranla ebatça küçük olması ve bir yerine üç adet tırnak taşıması evrim kanıtı olarak öne sürülmektedir.
    Ne var ki atın serisi konusu artık demode bir masaldan ibarettir. Yeni paleontolojik bulgular ve morfolojik analizler, atın evrimi senaryosunda varsayılan serinin aykırılıklar ve çelişkiler barındırdığını, dolayısıyla hiçbir bilimsel geçerliliği bulunmadığını ortaya koymuştur. Bu durum önde gelen evrimci araştırmacılarca açıkça ifade edilmiştir. Örneğin evrimci yazar Robert Milner, atın evrimi şemasının sahibi Marsh hakkında şöyle tesbitte bulunmuştur:
    "...Marsh, fosillerini günümüz at türüne ulaşacak şekilde 'sıraladı'. Bunu yaparken kendinden memnun bir şekilde çok sayıda tutarsızlığı ve aykırı kanıtı göz ardı etti." (Milner, The Encyclopedia of Evolution, 1993, s. 222)
    Yine bir evrimci olan Boyce Rensberger ise atın evrimi senaryosunun geçersizliğini şöyle anlatmıştır:
    “Yaklaşık 50 milyon yıl önce yaşamış dört tırnaklı, tilki büyüklüğündeki canlılardan bugünün daha büyük tek tırnaklı atına bir dizi kademeli değişim olduğunu öne süren ünlü atın evrimi örneğinin geçersiz olduğu uzun zamandır bilinmektedir. Kademeli değişim yerine, her türün fosilleri bütünüyle farklı olarak ortaya çıkmakta, değişmeden kalmakta, sonra da soyu tükenmektedir. Ara formlar bilinmemektedir.” (Boyce Rensberger, Houston Chronicle, 5 Kasım 1980, Bölüm 4, s.15)
    Söz konusu röportajda, atın evrimi senaryosuyla ilgili demeçler verilirken farkında olmadan büyük bir bilgi eksikliği de sergilenmektedir. Örneğin, üç tırnaklı atların tek tırnaklı günümüz atının atası olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre “tek tırnaklı atların üç tırnaklı atlardan önce yaşamamış olması“ gerekmektedir. Oysa durum böyle değildir.
    National Geographic dergisinin Ocak 1981 sayısında yayınlanan bir habere göre araştırmacılar ABD'nin Nebraska eyaletinde, bir volkan patlaması sonucu aniden lav altında kalmış ve iskeletleri günümüze kadar korunmuş binlerce canlının fosillerini ele geçirmişlerdir. Yaşları 10 milyon yıllık olan fosiller arasında üç tırnaklı ve tek tırnaklı atların bir arada bulunduğu görülmüştür. Bu canlıların bir arada yaşıyor olması, birinin ötekinin atası olduğu iddiasını da çürütmüştür.
    Atın evrimi senaryosuna dahil edilmiş olan tüm canlılar birbirinden farklı canlılardır. Bu sıralamaya dahil edilen ve soyu tükendiği iddia edilen Okapi isimli canlının da, günümüzde yaşayan örneği bulunmuş ve canlının daha çok zebra benzeri bir hayvan olduğu anlaşılmıştır. Bu durum hayali at serisini bir kez daha tamamen geçersiz kılmaktadır.
    Görüldüğü gibi atın evrimi senaryosu çöpe atılmış bir Darwinist masaldan ibarettir ve Hürriyet Gazetesi yanılmaktadır
    Risale-i Nur aşılmayı değil, açılmayı bekliyor..

  9. #9
    Vefakar Üye PirMuhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2006
    Yaş
    29
    Mesajlar
    348

    Standart

    <DIV>ALLAH hepinizden razı olsun kardeşler.aklımı kemiren,beni şüpheden şüpheye atan noktaları teker teker aydınlatmışsınız.RABBİMİN büyüklüğünü bilim de tasdik ettiğine göre geriye ne kalır?</DIV>

    Alem buğday ben saman, herkes yahşi ben yaman.
    Şah-ı Nakşibend (Kaddesallahu Sırrahu)


    esedullah


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yalnızca "La İlahe İllallah" Demek Yeterli midir? "Muhammedür Resulullah" Demeden?
    By ZÜMRÜT in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 25.04.17, 13:15
  2. "Ene" ve "Zerre"den İbaret Bir "Elif" Bir "Nokta"dır.
    By Ene-Zerre in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 29
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:29
  3. Hayatıyla bir "Elif" yazar, "Vav" vuslatıyla yürür, yüreği "Hu" okur..
    By gamze-i_dilruzum in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 21.04.17, 20:28
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 05.09.08, 13:57
  5. "Vücudunu, Mucidine Feda Et" ve "Ruhumu Rahmana Teslim Eyledim" Ne Demektir?
    By sahabe86 in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 24.07.08, 15:22

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0