+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: ERKEKLER de yuvalarına dönmeli!!!

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Dindar bir hanım yazar, birkaç zaman önce, erkeklerin, özellikle de dindar erkeklerin, hayatın kenarında kaldığını yazmıştı. Yeteneklerini geliştirmek için çeşitli kurslara giden, dil öğrenmeye çalışan, kitap okuyan, dinî konulara daha çok hassasiyet gösteren, kısacası gelişme yolunda çaba sarfeden genelde kadınlardı. Yani, erkekler değildi. Haksız bir genelleme mi olur, bilinmez; ama bu tahlile göre erkekler hayatı ıskalıyordu.
    Bugün, erkek dediğimizde gözümüzün önüne gelen aşağı yukarı şöyle bir şey değil mi: Hafta içi sabahtan akşama kadar çalışan, akşam yorgun geldiği evinde bedensel ve zihinsel yorgunluğunu televizyonun karşısında atmaya çalışan, haber saatinde evde konuşulmasını dahi çok gören, dünyanın büyük meselelerine gösterdiği duyarlılığın küçük bir kısmını dahi eşi ve çocuklarının meselelerine karşı gösteremeyen, hafta sonları yine bir ekran karşısında kendisini futbolun kucağına atan, eve ait neredeyse bütün sorumluluklarını eşinin omuzlarına yükleyen, eve "ekmek parası" getirmenin kendisini başka her türlü sorumluluktan kurtardığına inanan, işi dışında pek uğraşı olmayan, kitap okumayan, düşünemeyen, her sorunun parayla çözülebileceğini zanneden, duygusal konularda paranın beş para etmediğini fark edemeyen garip bir varlık türü!
    Dindar erkekler? Kendilerini bir "kutsal dâvâ"ya adamış erkeklerin, evlerini, eşlerini, çocuklarını ihmal etmediği söylenebilir mi? En yakınlarında hakikat dersi almaya muhtaç çocuklarını bırakıp, uzaklardakilere "hakikat" götürmeye çalışan dindar erkeklerin sayısı az mı dersiniz?
    İmam Gazalî, Kalblerin Keşfi isimli eserinde, kadın ve erkeğin birbirleri üzerindeki haklarını sayarken, "Erkeğin kadın üzerindeki heybet ve otoritesini kaybetmemesi"ni de bir hak olarak zikreder. Ama bu tesbiti ilginç kılan, bunun kadının erkek üzerindeki haklar başlığı altında sayılmasıdır. Yani, erkeğin heybet ve otoritesini kaybetmemesi kadının erkek üzerindeki haklarından birisidir.
    Gazalî, erkeğin heybet ve otoritesini kaybetmemesinin kadının erkek üzerindeki hakkı olduğunu, erkeğin kadına karşı yumuşak ve adaletli davranması gerektiğinin ardından söylüyor. Evde biriken sorunlarla baş başa bıraktığı eşinin sızlanmaları ve şikâyetlerine karşı tipik erkeğin yumuşak ve adaletli karşılık verebileceği çok meçhul. Evden kaçarak sorunlardan uzaklaşma refleksi, karmaşık konulara faydasız basit çözümler üretme eğilimi, eşinin baskılarının karşısında yeni bir heybet ve otorite arayışını getirebiliyor: şiddet!
    Din, erkeği ailede bir çeşit halife konumuna oturtur. Yetkileri kadar sorumlulukları olan; kendi keyfince değil, ilâhî hikmetle çizilen sınırlar içinde hareket eden; emanetçi bir görevlidir erkek. Çocuğun eğitimi erkeğin görevidir. Erkek, kendisine emanet edilen ailesinin sorunlarıyla yakından ilgilenmek durumundadır.
    Hilâfetin saltanata dönüşümü, Müslümanlar için sadece siyasal iktidarı ilgilendiren bir konu değil. İrili-ufaklı iktidar ve yetki odağının birer emanet değil, şahsî mülk olarak görüldüğünde, her türlü güç ve kudretin Allah'a ait olduğu ve onun izniyle, emriyle, adıyla kullanılabileceği anlayışı terk edildiğinde, geriye kalan şey bellidir: İktidar savaşları.
    Yakın zamana kadar, erkeğin gözündeki formül belliydi: Para=İktidar. Heybet ve otoriteyi ise şiddet ve sertlik yoluyla kurma peşindeydi. İlâhî hikmet ve rahmet tarafından omuzlarına yüklenen halifelik makamına sırt dönüp saltanat peşinde koşan erkek, ilâhî adalet tarafından cezalandırıldı. Kadınlar, para üzerine kurulu iktidar alanına ortak olmaya başladı ve seküler hukuk ailenin reisliğini erkeğin elinden aldı.
    Þu anda, erkeğin kendisini tanımlayabileceği bir esastan mahrum olduğunu söylemek abartı olmaz. Eskiden parayla hükmettiği ve kendisine muhtaç eylediği kadın, elde ettiği "ekonomik özgürlük"le erkeğe meydan okuyor ve "eyvallah" etmiyor. Dindarlar dahil, boşanma oranlarının giderek yükselmesi bunun delili ve boşanmayı genelde kadınlar istiyor. Erkek aile hayatına bağlandığı tek ip olan "paranın iktidarı"nı kaybetmeye başladıktan sonra, hayatın kenarında kalır oldu.
    Ama hem hayat, hem de aile hayatı erkeği bekliyor. Kaybettiğini kaybettiği yerde aramasını bilen, ayağa kalkacağı yerin düştüğü yer olacağını fark edebilen bilinçli erkekleri...
    <DIV></DIV>
    <DIV align=right>Murat ÇİFTKAYA (Yeni Asya Gazetesi - 02.04.2005)</DIV>

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Gayyur üstad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    istanbul
    Mesajlar
    98

    Standart

    Teşekkürler bu paylaşımın için.
    <DIV></DIV>
    <DIV>Herşeyden önce yaşamın anlamını mümin pencereden görebiliyorsak, kuran ahlakını kavramış ve kul hakkı müessesesini vicdanımıza öğretebilmişsek aile hayatında ve diğer ilişkilerde sorunlarla karşılaşılması ihtimali oldukça azalır. </DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV>Kişi ailesine karşı sorumluluğu yanında kendisine karşı sorumluluklarını da yerine getirmeli. Nefsine boyun eymemenin yanında nefsine de zulmetmemeli ve ihtiyaçlarını gidermeli. Bu ihtiyaçlar insanın sosyal bir varlık olmasından dolayı çeşitlenebiliyor. Önemli olan kişinin kendisine vakit ayırıp kendisini dinleyebilmesidir. Aslında her birey yukarıda yazılmış olan bir takım sıkıntıların çözümünü elbette biliyor ancak kapitalist sistem insanı gittikçe monotonlaştırıp insanı insan yapan değerlerden uzaklaştırıyor. Çözüm Kuran ahlakı ile ahlaklanıp kendimize ve çevremize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken sınırları iyi kavramaktan geçer. Allah yardımcımız olsun.</DIV>
    umut ve inançla

  3. #3
    Gayyur aciz_fakirim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Konya
    Mesajlar
    65

    Standart

    her zaman söylediğim gibi;kadın dindeki yerini bilirse eğer (bu az-uz bir yer değil )geriye kalan saha erkeklerindir ama maalesef erkek bir adım geriyeatsa kendini,kadın bunu güç biliyor ve kendine ait olmayan vazifelere talip oluyor !!sonucu kaçınılmaz;az önceki yazıda okuduğumuz erkek profili çıkıyor )
    hayat uzun gibi görünsede,gün kısa...

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış; yuvalarına dönmeli
    By Ashab-i kehf in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 26.03.14, 10:46
  2. Kadınlar Yuvalarına Dönmeli, Ama Nasıl?
    By hutuvvati_sitte in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 87
    Son Mesaj: 19.01.10, 18:08
  3. Kadınlar yuvalarına dönmeli!..
    By izgiey in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 19.01.10, 15:37
  4. Kadınlar Yuvalarına Dönmeli
    By hendeseci in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 29.08.08, 13:03
  5. Erkekler de Yuvalarına Dönmeli!
    By Meyvenin Zeyli in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 06.11.07, 11:03

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0