+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Bugün Şeb-i Arus...

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart Bugün Şeb-i Arus...

    Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’nin, (Hicrî 672, Miladî 17 Aral?k 1273 akşam?nda) batan güneşle –adeta- yar?şarak gözden kaybolup, fenâ âleminden bekâ âlemine göçünün 733. y?ldönümünü idrak ediyoruz bugün.
    Sağl?ğ?nda iken ölümünü “Şeb-i Arûs-Düğün Günü” olarak kabullenen Mevlânâ’n?n, UNESCO karar?yla bugünden itibaren 1 y?l boyunca bütün dünyada an?lacak olmas? ne kadar sevindirici ise; yurt içinde ve d?ş?nda bu konuda ciddî hiçbir ad?m at?ld?ğ?n? duyamay?ş?m?z ise o kadar üzücü.
    Bu arada, f?rsattan istifade edip, “Mevlânâ” ad?n?n ard?na gizlenen ve kendi özel amaçlar?n? yaymaya çal?şanlar?n üst üste kitaplar yay?nlad?klar?na da dikkatleri çekmek isterim. “Mevlânâ’y? çarp?tt?lar”, Mevlânâ’ya hakaret/iftira” gibi sald?r?lar yapacak olanlara şimdiden haber vereyim istedim. Böyle konularla uğraşacaklar?na, Mevlânâ’n?n lây?k?yla an?lmas?, anlaş?lmas? için kollar? s?vas?nlar! Mevlânâ konusunda en geniş çal?şma yapanlardan Abdülbaki Gölp?narl? Hocan?n, “Mevlânâ Âdâb Ve Erkân?” isimli eserinin sunuşuna kulak vererek, o gönül aç?c?n?n ruhuna birer fatiha yollayal?m: “Mevlevîlik, yedi asra yak?n bir müddet, üç k?t’ada hüküm süren Osmanoğullar?’n?n geniş ve feyizli topraklar?nda, ?slâm medeniyetini temsil etmiş, kendi estetik ve teknik şartlar? dâhilinde, medeniyet âleminde silinmez izler b?rakm?ş, mensub olduğu ekolün en muhteşem musîki eserlerini vermiş, en ünlü şairlerini yetiştirmiş, en ince el san’atlar?n? ibdâ’ etmiş, s?ras?na göre en mistik eserleri ortaya koymuş, s?ras?na göre en insanî duygular? besleyip geliştirmiş, en hür düşünceleri dile getirmiş, taassuba göğüs germiş, yaşay?şa, ilâhî olduğu kadar da beşeri bir zevk katm?şt?r. Mevlevîlik, öyle bir pota ki, oraya at?lan hammadde, orada, istidâd?na en uygun inkişaf? bulmuştur. Mevlevîlik, öyle bir hava ki o havaya düşen zerre, ya güneşlere ?ş?k salar bir hâl alm?ş…”

    Abdurrahman ŞEN/Yeni Asya Gazetesi


    http://www.yeniasya.com.tr/2006/12/17/yazarlar/asen.htm
    Konu elff tarafından (21.08.07 Saat 21:32 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  2. #2
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    “Mevlânâ bu zamanda gelseydi Risâle-i Nur’u yazard?”
    Ahmet Gümüş anlat?yor:
    Üstad Bediüzzaman Hazretleri “Hz. Mevlânâ benim zaman?mda gelseydi, Risâle-i Nur’u yazard?. Ben de Hz. Mevlânâ zaman?nda gelseydim, Mesnevî’yi yazard?m. O zaman hizmet Mesnevi tarz?ndayd?, şimdi Risâle-i Nur tarz?ndad?r” demişti.
    Son Şahitler, 4. Cild, s. 152
    Konu elff tarafından (21.08.07 Saat 21:32 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  3. #3
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart

    Mevlânâ Celâleddin-i Rumî (ra)

    Ömer Bey: “Mevlânâ Celâleddin-i Rumî kimdir? Tan?t?r m?s?n?z?”


    Bu gün şeb-i arusunu, yani Hazret-i Mevlâ’ya kavuştuğu günün sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Hazret-i Mevlânâ, 1207’de Belh’te doğdu, 1273’te Konya’da ebediyete göçtü. Soyu baba taraf?ndan Hazret-i Ebû Bekir-i S?ddîk’a (ra) dayan?r. Anne taraf?ndan da seyyittir. ?lk tahsilini babas? Sultanü’l-Ulema Muhammed Bahaüddin Veled’den ald?.
    Belh’ten babas?yla birlikte ayr?ld?ğ?nda beş yaş?ndayd?. Ailesiyle birlikte Nişâbûr, Bağdat, Hicaz, Şam ve Anadolu’nun muhtelif şehirlerine gitti. Nişâbur’da bulunduklar? s?rada Feridüddin-i Attar hazretleri iltifat etti ve “Bu çocukta bir nur-u ?lâhî var. ?stidad? fevkalâde” diyerek meşhur eseri Mant?ku’t-Tayr’?n bir nüshas?n? kendisine hediye etti. Şam’da bulunduğu s?rada Muhyiddîn-i Arabî ile, Şeyh Sadeddin-i Hamevî ile, Osman Rûmî ile, Mevlânâ Kemâleddin bin Adîm ile görüştü ve bunlardan ders ald?.
    Hazret-i Mevlânâ ailesiyle birlikte yedi sene Karaman’da ikamet etti. Fakat sonradan Konya hükümdar? Alaaddin Selçukî’nin daveti üzerine Konya’ya geldi ve buraya yerleşti.
    Tefsir, Hadis, F?k?h, Mant?k, Usul, Meânî, Edebiyat, Matematik, Fen, T?p gibi pek çok zahirî ilimleri okudu ve her birinde uzmanlaşt?. Babas?n?n ölümünden sonra ders okutmaya başlad?ysa da, manevî ve ledünnî ilimleri almak üzere babas?n?n işaretiyle Seyyid Burhânetttin Tirmizî’nin nezdinde riyazete ve içsel mücâhedeye başlad?. Seyyid Burhanettin Tirmizî’den dokuz sene manevî ilimler tahsil etti. Tasavvufta yüksek makamlara ulaşt?. Kalben yükseldi; fakat ak?l ayağ?n? da b?rakmad?.
    Hocas?n?n Kayseri’ye gitmesi üzerine Konya’da talebe yetiştirmeye başlad?. Binlerce talebeye ilim öğretti.
    Bu s?ralarda Tebriz’de “Uçan Güneş” olarak an?lan ve sahip olduğu yüksek manevî ilimleri verebileceği bir yüksek istidat aray?ş?na ç?kan büyük mutasavv?f Şems-i Tebrizî, gördüğü bir rüya üzerine Konya’ya gelmişti. Peşinde binlerce talebesiyle Celâleddin-i Rumî’yi burada gören Şems-i Tebrizî, arad?ğ? zat?n bu olup olmad?ğ?n? anlamak için ona bir soru yöneltti. Dedi ki:
    “Peygamber Efendimiz (asm), ‘Ben Allah’a her gün yetmiş defa tövbe ediyorum’ derken; onun ümmetinden baz?lar?, ‘O ridâm?n (h?rka) içindedir’ diyor. Bu nas?l olur? Ne demektir?”
    Hazret-i Mevlânâ:
    “Hazret-i Peygamber’in (asm) istidad? sonsuza doğru durmadan yükseliş içindedir. Allah kat?nda her gün yetmiş kat yükseliyor ve her yükselişinde Allah’a tövbe ediyordu. Onu, ridâs?n?n içinde görenlerse kabiliyetlerinin ‘s?n?rl?l?ğ?n?’ ve art?k yükseliş kaydetmediklerini ilân ediyorlar. Yükselişin anahtar? tövbedir” diyor.
    Arad?ğ? istidad? bulduğundan emin olan Şems-i Tebrizî art?k Hazret-i Mevlânâ’dan ayr?lm?yor. Aylarca “manevî sohbet” asansöründe birlikte yükseliyorlar. Hazret-i Mevlânâ’n?n ledün ilmi böylece başl?yor ve kemale eriyor.
    Hazret-i Mevlânâ tekkesinde Şeyh Feridüddin Attar’?n Mant?ku’t-Tayr’? ile Hakîm Senâî’nin Hadîka’s?n? okutur ve bu eserleri takdir ederdi. Bir gün talebelerinden Hüsamettin Çelebi, bu iki kitap tarz?nda çağdaş bir kitaba ihtiyaç olduğunu söyledi. Hazret-i Mevlânâ da:
    “Bana da böyle bir fikir ilham olunmuştu!” diyerek sar?ğ?n?n aras?ndan ç?kard?ğ? bir kâğ?d? Hüsamettin Çelebi’ye uzatt?. Bu kâğ?tta sonradan Mesnevî’nin baş taraf?na konulan on sekiz beyit yer al?yordu. Sonra Hazret-i Mevlânâ söyledi, Hüsamettin Çelebi yazd?. Art?k ilhamlar bir çeşmeden dökülür gibi dökülmeye başlam?şt?. Yazd?lar, yazd?lar, yazd?lar.
    Hazret-i Mevlânâ’n?n âlemi baştanbaşa ak?l ve kalp gözüyle gören bir makamda bulunduğuna işaret eden Bedîüzzaman hazretleri, “Fikren arşa ç?kan, Celâleddîn-i Rumî gibi diyebilir: ‘Kulağ?n? aç! Herkesten işittiğin sözleri, f?trî fonograflar gibi Cenâb-? Haktan işitebilirsin.’ Yoksa Celâleddîn gibi bu derece yükseğe ç?kamayan ve ferşten arşa kadar mevcudât? ayine şeklinde görmeyen adama, ‘Kulak ver! Herkesten Kelâmullah’? işitirsin’ desen, mânen arştan ferşe sukut eder gibi, hilâf-? hakikat tasavvurât-? bât?laya giriftar olur”1 der.
    Üstad Saîd Nursî, Mesnevî’nin bir hizmet tarz? olarak yaz?ld?ğ? çağdaki makbûliyetine ve Risâle-i Nur ile aras?ndaki âhenge şöyle işaret eder: “Hazret-i Mevlânâ benim zaman?mda gelseydi, Risâle-i Nur’u yazard?. Ben Hazret-i Mevlânâ zaman?nda gelseydim, Mesnevî’yi yazard?m. O zaman hizmet Mesnevî tarz?ndayd?. Şimdi Risâle-i Nur tarz?ndad?r.”2
    Allah onlardan raz? olsun.

    Dipnotlar:
    1- Lem’alar, s. 272 2- Son Şahitler, 1/318
    E-Posta: fikihgunlugu@yeniasya.com.tr
    http://www.yeniasya.com.tr/2006/12/17/yazarlar/skosmene.htm
    Konu elff tarafından (21.08.07 Saat 21:33 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bugün Ne Keşfettiniz?
    By YİĞİDO in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 41
    Son Mesaj: 25.12.11, 23:56
  2. Tarihte Bugün
    By yasemenn in forum Tarih
    Cevaplar: 97
    Son Mesaj: 02.01.10, 15:38
  3. Konya'daki Şeb'i Arus Kutlamalarından Fotoğraflar
    By İNSan in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 19.12.08, 13:55
  4. Bugün Sonbahar...
    By m_safiturk in forum Edebiyat
    Cevaplar: 8
    Son Mesaj: 06.12.08, 02:35
  5. Bugün Rüyamda...
    By halenur in forum Tanışma
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 13.06.08, 17:24

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0