+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 10 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 98

Konu: Çin Baskı Politikasını Bıraksın

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart Çin Baskı Politikasını Bıraksın

    ÇİN BASKI POLİTİKASINI BIRAKSIN

    Çeşitli dernekler adına yapılan açıklamada “Asimilasyon hedefli devlet politikası ile beslenen provokasyon son noktada kolluk güçlerinin katliamına dönüştü” denilerek, “Çin yönetimi baskıcı politikalarından ve insan haklarına aykırı uygulamalarından âcilen vazgeçmeli; Müslüman Uygurların Doğu Türkistan’da ve Çin’in tüm bölgelerinde yaşama haklarına, din ve vicdan hürriyetlerine, mülkiyet haklarına tecavüzden vazgeçmelidir” çağrısında bulunuldu.
    İNSAN HAKLARINA SAYGI ÇAĞRISI

    Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde çıkan olaylarda ''protestocuların öldürülmesinden derin endişe duyduğunu'' belirterek, ''Çin makamlarından insan onuruyla ifade ve barışçı gösteri özgürlüğü dahil temel insan haklarına tam saygılı davranmalarını istediğini'' vurgularken, Beyaz Saray da Urumçi'de yaşanan olaylardan derin endişe duyduğunu açıkladı.

    Katliâm derhal dursun

    sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki olaylar sebebiyle Urumçi’de 1434 kişinin tutuklandığı, protesto gösterilerinin başka şehirlere de sıçradığı bildirildi. Dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesildiği, bağımsız kaynakların gelişmeleri teyit edemediği bölgedeki gelişmelerle ilgili olarak Çin Resmî Haber Ajansı Şinhua, ‘’on yıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiği ve 156 kişinin öldüğü Uygur Özerk Bölgesi’nde polisin, 1434 kişiyi çatışmalardan sorumlu oldukları kuşkusuyla tutuklandığını’’ duyurdu. Tutuklamaların, ek güvenlik güçlerinin bölgeye sevk edilmesinden sonra yapıldığı belirtilen haberde, bölgenin ikinci büyük şehri Kaşgar’da da 200 kişilik bir grubun protesto gösterisi yaptığı belirtilirken, camide toplandıkları ifade edilen bu grubun dağıtıldığı kaydedildi.
    Reuters Ajansı’nın yerel gözlemcilere dayandırarak verdiği haberinde ise, polisin Uygurlar’ın yaşadığı yerlerde ayrım gözetmeden şiddet uyguladığı bildirildi. Polisin, Uygurlar’ın evlerine de girdiği belirtilen haberde, özellikle gençlerin tutuklandığı ifade edildi.
    Öte yandan Urumçi’de etnik çatışmaların ardından, bölgede dün gece sokağa çıkma yasağı ilân edildi. Resmî haber ajansı Şinhua, sokağa çıkma yasağıyla ilgili kararın bölge hükümeti tarafından alındığını bildirdi. Bu arada ellerinde sopalarla Uygurları protesto etmek isteyen Han Çinlilerine karşı da polis göz yaşartıcı bomba kullandı. Resmî Şinhua haber ajansı, bazı apartman sakinlerinin taş ve sopalarla olası bir saldırıya karşı hazırlık yaptıklarını duyurdu.
    Sincan Uygur Özerk Bölgesi Başkanı Nur Bekri, şiddet olaylarının, “yurt dışındaki güçler tarafından kışkırtılan ve yurt içindeki güçlerce uygulanan planlı ve organize bir şiddet olayı” olduğunu savundu.
    Resmî bilgilere göre Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde önceki günden beri meydana gelen olaylarda 27’si kadın en az 156 kişi vefat etti, 1080 kişi yaralandı. Çinli güvenlik birimleri 55’i kadın 1434 kişi ise göz altına aldı.
    Dün sabah yeniden alevlenen protestolar için yüzlerce kişi sokağa döküldü. Polisle göstericiler arasında çatışmalar çıktığı bildirildi.
    Çoğunluğu kadın olan protestocuların önceki gün meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiği belirtildi. Gösteriye katılan Uygur Türkleri, barışçı bir protesto eyleminin devletin yürüttüğü bir şiddet eylemine dönüştüğünü savundu.

    GERÇEK ÖZERKLİK ŞART
    Türkiye’nin de aralarında olduğu türlü ülkelerdeki Uygur diasporası temsilcileri, kısa ömürlü Doğu Türkistan Cumhuriyeti’nin bulunduğu bölgede bağımsızlık olmasa da en azından gerçek bir özerkliğin yerleştirilmesi gerektiğini savunuyor. Uygur diasporası temsilcilerine göre, bölgeyi Çinlileştirme politikası izleyen Pekin yönetiminin nihaî amacı, uyguladığı baskı, şiddet ve yıldırma yöntemleriyle Uygurlar’ı asimile etmek.

    AB'DEN İNSAN ONURUNA SAYGI ÇAĞRISI
    Avrupa Parlamentosu Başkanı Hans-Gert Pöttering, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çıkan olaylarda, ‘’protestocuların öldürülmesinden derin endişe duyduğunu’’ belirterek, Çin makamlarından ‘’insan onuruna saygı göstermelerini’’ istedi. Avrupa Parlamentosu adına bütün taraflara sakin olmaları çağrısında bulunan Pöttering, ‘’Çin makamlarından insan onuruyla ifade ve barışçıl gösteri özgürlüğü dahil temel insan haklarına tam saygılı davranmalarını istediğini’’ vurguladı. Pöttering, Çin makamlarının ‘’internet erişimini engellememek dahil olmak üzere yerel ve uluslar arası medyanın bölgede özgürce çalışmasına izin vermesini’’ istedi. ABD ise Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde çıkan olaylarda can kaybı olmasından derin üzüntü duyduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ian Kelly, ‘’Can kayıplarından derin üzüntü duymaktayız’’ dedi ve taraflara sükûnet ve itidal çağrısında bulundu. Öte yandan Hollanda’nın Lahey şehrindeki Çin büyükelçiliği, konsolosluk bölümünü güvenlik gerekçesiyle kapattığını bildirdi.


    TÜRKİYE'DEKİ DERNEKLERDEN ORTAK KINAMA Bu arada İHH İnsanî Yardım Vakfı, MAZLUMDER, AKV, Özgür-Der, İnsan ve Medeniyet Hareketi, Medeniyet Derneği, AKDAV, AKABE Vakfı, Anadolu Gençlik Derneği ile Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Doğu Türkistan Vakfı, Doğu Türkistan Gençler Derneği, Doğu Türkistan Göçmenler Derneği ve Doğu Türkistan Dayanışma Vakfı Uygur Türklerinin, kendilerine uygulanan baskıları, asimilasyon politikalarını ve son olayda Çin Hükümetin tavrını protesto etmek için başlatmış oldukları yürüyüşe karşı, Çin polisi tarafından hedef gözetilmeksizin rastgele ateş edilmesi, havadan bombalama yapılması ve kalabalıkların üzerine tankların sürülerek aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu en az 500’den fazla kişinin ölümüne ve binlerce kişinin yaralanmasına sebebiyet vermesini yayınladıkları ortak bir açıklamayla kınadı. Açıklamada, “Çin Hükümeti son 5–6 sene içerisinde asimilasyon politikalarına bir yenisini daha eklemiş, son olaylar da bu yüzden çıkmıştır. Çin Yönetimi baskıcı politikalarından ve insan haklarına aykırı uygulamalarından acilen vazgeçmeli, Müslüman Uygurların Doğu Türkistan’da ve Çin’in tüm bölgelerinde yaşam haklarına, din ve vicdan hürriyetlerine, mülkiyet haklarına tecavüzden vazgeçmelidir.” denildi.

    08.07.2009

    http://www.yeniasya.com.tr/2009/07/08/dunya/h2.htm

    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart



    BAŞBAKAN ÇİN’E DE ‘ONE MINUTE’ DESİN

    Türkİye’dekİ Doğu Türkistanlılar, Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı şiddeti endişeyle izliyor. 60 yıl önce Türkiye’ye göçerek Kayseri’ye yerleşen Doğu Türkistanlıların yaşadığı Yeni Mahalle’de sessizlik hakim.

    Çin güvenlik güçlerinin yakınlarına uyguladığı baskıyı bir araya gelerek televizyonlardan seyreden Uygurlar, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşananlar için Türkiye başta olmak üzere ABD gibi ülkelerle, Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslar arası örgütlerin harekete geçmesini bekliyor. Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdülmecit Avşar, “Büyük devletler ve barış örgütleri katliama durdurmak için acilen hareket geçmelidir. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in Filistin’deki zulmüne karşı Davos’ta yaptığı çıkışın benzerini burada da yapmalıdır ve kardeşlerimizi katleden Çin’e ‘One minute’ demelidir” dedi.






    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart

    Bu görüntü tarihe geçer! 8 Temmuz 2009 Çarşamba : 13:36 DÜNYA


    Bir tarafta en iyi teknolojiye sahip Çin polisi diğer yanda yıllardır acı çeken bir ülkenin çocukları. 'Türk'ün gönlündeki yara' olan Doğu Türkistan (Çin'deki resmi adıyla Sincan)


    Dramın, gözyaşının, feryadın eksik olmadığı 'Türk'ün gönlündeki yara' olan Doğu Türkistan (Çin'deki resmi adıyla Sincan bölgesi) birkaç gündür unuttuğumuz yaranın yeniden depreşmesine neden oldu. Resmi rakamlara göre 156 gayri resmi rakamlara göre yüzlerce Uygurlu Çin polisinin gazabına uğradı. Yine yüzlerce yaralının olduğu bölgede keyfi gözaltılar da sürüyo.

    Çin'in bütün baskı ve zulmüne rağmen Uygurlar direnmeye devam ediyor. Silahla, topla, tüfekle değil... İnançla direniyorlar.. Kaybedecek şeyleri azaldıkça da dirençleri artıyor. İşte fotoğrafta görünen kadında bunlardan biri.. Adrı sanı, kim olduğu belli değil. Ancak cesaretine bakılırsa kaybettiği büyük bir değeri var. Kimbilir belki oğlu belki kocası belki de kızı. Öldü mü , yaralı mı, gözaltında mı? Bu da bilinmiyor. Çin Polisinden güç olan Han Çinlileri evini mi yağmaladı, yoksa dükkanını mı? Bu da bilinmiyor. Bilinen ise Uygur kadının tarihe geçecek görüntüsü. Tıpkı Rusya Federasyonu Başkanı Boris Yetsin'in askerlere karşı tankın üzerine çıktığı görüntüde olduğu gibi. Tıpkı 20 yıl önce Pekin'de Tiananmen Meydanı'nda tankların önünü kesen gencin yaptığı gibi bu kadın da eli silahlı polislerin ve askeri araçların karşısına çıkıp 'hesap soruyor'. Diliyle "Geçemezsiniz, burası bizim topraklarımız, oğlum nerede?" diyor mu bilinmez ama duruşuyla bunların hepsini söylüyor Uygur kadın. Ve bütün dünyaya mesaj veriyor.

    SİNCAN'DA GERİLİM SÜRÜYOR
    Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde, pazar akşamı en az 150 kişinin öldüğü olayların ardından gerilim sürüyor. Uzun yıllardır artan etnik gerilimin patlak verdiği bölgede Han milliyetinden Çinlilerle Uygurların taşlı sopalı çatışmaya girdiği bildirildi. Bölgenin başkenti Urumçi ve ikinci büyük kenti Kaşgar'da, sokağa çıkma yasağına rağmen kapsamlı protesto eylemlerinin yapıldığı kaydedildi.
    Yabancı haber ajansları, çoğunluğu kadın yüzlerce Uygur Türk'ünün hafta sonu meydana gelen olaylardan dolayı yakınlarının keyfi olarak gözaltına alınmasına tepki gösterdiğini duyurdu. Çin polisinin, protestoculara sert müdahale ettiği ifade edildi. Reuters Ajansı, polisin, Uygurların evlerine baskın düzenlediğini ve özellikle gençleri tutukladığını yazdı. Ellerinde sopalar, büyük bıçaklar ve ev yapımı silahlarla Urumçi sokaklarına çıkan Han Çinlisinin oluşturduğu grupların da Uygurlara ait dükkan ve tezgahları tahrip ettiği bildirildi. Bölgede dış dünyayla iletişimin tamamıyla kesilmesi sebebiyle olaylarda kaç kişinin öldüğü ya da yaralandığı konusunda kesin bir bilgi bulunmuyor. Ancak Bağımsız Doğu Türkistanlılar Birliği Genel Başkanı Abdülmecit Avşar, 10 bin Çinlinin saldırdığı Uygur Türklerinden 70'inin öldürüldüğünü öne sürdü. Protestoları sert şekilde bastıran Çin yönetimi, bölgeye çok sayıda takviye güç gönderdi.

    ÇİN MASLAHATGÜZARI BAKANLIĞA ÇAĞRILDI
    Sincan'da yaşananlar Türkiye'de düzenlenen protesto gösterileri ile kınanırken, Ankara da Çin Halk Cumhuriyeti maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak olaylar hakkında Türkiye'nin kaygılarını iletti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, olayların başlangıcından itibaren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu tarafından bilgilendirildiği, diplomatik olarak olayların durdurulması için çözüm yolları arandığı bildirildi. Erdoğan'ın talimatının ardından Dışişleri Bakanlığı, Çin'in Ankara temsilcisini bakanlığa çağırdı. Diplomatik kaynaklar, görüşmeye Çin'in Ankara Büyükelçisi'nin tatilde olmasından dolayı büyükelçilik maslahatgüzarının katıldığını aktardı. Görüşmede Türk tarafının konuya ilişkin 'hassasiyeti' iletilirken, gelişmelere ilişkin Çinli yetkililerden ayrıntılı bilgi alındı. Dün konuya ilişkin bir açıklama yapan Davutoğlu da Urumçi'de meydana gelen olayları derin bir üzüntü ve kaygıyla izlediklerini söyledi. Davutoğlu, olaya sebep olan kişilerin bir an önce tespit edilmesi için Pekin'e gerekli girişimlerin yapılması çağrısında bulundu.
    YAKLAŞIK 1.500 KİŞİ TUTUKLANDI
    Çin kaynakları, olayların 25 Haziran'da bir fabrikada çıkan kavgada 2 Uygur'un öldürülmesi üzerine çıktığını belirtirken, değişik kaynaklar söz konusu olaylarda ölümlerin çok daha fazla olduğunu bildiriyor. Urumçi'deki durumu tam bir kargaşa ortamı olarak niteleyen Çin resmî haber ajansı Şinhua, bölgede "on yıllardır görülmeyen ölçüde kanlı etnik çatışmaların meydana geldiğini" aktardı. Çatışmalarda ölen ve tutuklananların etnik kimlikleriyle ilgili ayrıntılar ise bilinmiyor. Ancak ölenlerden 129'unun erkek ve 27'sinin kadın olduğu açıklandı. Yaralı sayısının ise 1.080 kişi olduğu kaydedildi. Yaklaşık 1.500 kişinin de gözaltına alındığı belirtildi. Öte yandan, Çin yönetiminin, olayları kışkırtmakla suçladığı Uygur Amerikan Derneği Başkanı Rabia Kader iddiaları reddetti.
    ZAMAN
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  4. #4
    Ehil Üye muhibbülkurra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2007
    Mesajlar
    4.304

    Standart


    Çin bize ibadeti bile yasaklamıştı
    08 Temmuz 2009 / 13:30
    Dünya Uygur Kongresi aracılığıyla, Doğu Türkistan’daki Türk kökenli Sünni nüfusun hakları için mücadele veren Rabiya Kadir Taraf'a konuştu

    Yasemin Çongar'ın yazısı:

    Rabiya Kadir: Bardak taşmıştır

    Bir zamanlar, Çin’in en zengin kadınlarından biriyken 1999’da eşinin ABD’ye iltica etmesi sonrasında Beijing’in büyük baskısıyla karşılaşan ve Washington’ın devreye girmesiyle Mart 2005’te sınırdışı edilene dek altı yıl cezaevinde yatan Rabiya Kadir, bugün 62 yaşında bir babaanne.

    Kendisine “Uygurların kızı” diyor ve başkanlığını yaptığı Dünya Uygur Kongresi aracılığıyla, Doğu Türkistan’daki Türk kökenli Sünni nüfusun hakları için mücadele veriyor.

    Rabiya Kadir’e, ilk olarak, Şincan’daki ailesinin durumunu sordum:

    Akrabalarınızdan haber alabiliyor musunuz?

    Çin hükümeti Urumçi’deki protestoları benim organize ettiğimi öne sürdüğünden beri herkes için korkuyorum. Şincan’da 45 yakın akrabam var. Üç oğlum zaten cezaevinde... Büyük oğlumu “bölücülük” suçlamasıyla dokuz yıla mahkûm etmişlerdi, iki yıldır yatıyor. Bir kızım ve bir oğlum da ev hapsinde tutuluyor. Dışarıdaki yakınlarımın başına her an bir şey gelebilir.

    Urumçi’deki protestoları teşvik ettiğiniz doğru mu?

    Protestolar Uygur halkının giderek kötüleşen baskı rejimine haklı öfkesini yansıtıyor. 100 bin kadar Uygur siyasi görüşleri ve dinsel inançları nedeniyle cezaevinde. Halkın öfkeli olması için sebep çok. Her alanda ayrımcılık kurbanıyız.

    Son protestolar ise Guangdong vilayetinde Uygur işçilerinin öldürülmesi konusunda Çin hükümet yetkililerinin sessiz kalması ve suçluları bulmaya çalışmaması üzerine başladı. Ben pazar günü Urumçi’de protesto eylemi düzenleneceğini internetten öğrenince, oradaki akrabalarımı aradım. Erkek kardeşime, evden çıkmaması uyarısında bulundum. Bunun haricinde hiçbir şey yapmadım, eylemleri teşvik etmedim. Çünkü benim yakınım olan herkesin yetkililerce hedef seçilebileceğini biliyordum. Şimdi de onların hayatından endişe ediyorum. Dokuz torunum için korkuyorum.

    Şincan’daki son durum hakkında size ulaşan bilgi nedir?

    Kadın erkek yüzlerce ölü ve binlerce yaralı var.

    Bu durum, etnik çatışmanın mı yoksa polis müdahalesinin mi sonucu?

    Çin polisi göstericileri şiddetle bastırmaya çalışmış; herkes kalabalığın üzerine ateş açıldığını anlatıyor. Bu sertlik üzerine, Uygurların da bazıları kendilerini tutamayıp Çinlilerin dükkânlarına, araçlarına saldırdılar, yağmalama olayları oldu ama etnik çatışma söz konusu değil.

    Uygurların bu tepkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Ben şiddetin her türüne karşıyım, Uygurlar da yapsa yine karşıyım. Ama tepkilerini anlayabiliyorum. Orada Çin hükümeti tarafından 60 senedir sürdürülen baskıcı siyasete karşı bir tepkidir bu. Bardak taşmıştır.

    Sizin ve ailenizin “bölücülük”le suçlanmasına yol açan talepleriniz neler? Ne istiyorsunuz?

    Uygurların dili ve dini büyük baskı altında. Biz bunun son bulmasını istiyoruz. Çin Anayasası, Doğu Türkistan’da Uygur dilinin Çince ile birlikte resmî dil olmasını garanti eder. Ama Çin hükümeti bu anayasal hakka bile riayet etmiyor. 2003’ten beri okullarda ve üniversitelerde Uygur dili tamamen yasak.

    İbadetin üzerinde nasıl bir baskı var?

    Çin hükümeti göstermelik olarak camileri açık tutuyor ama camiye giden herkesi Çin sivil polisi takip eder. Dindar Müslüman olduğu için hapse girmiş binlerce kişi var. Ayrıca öğrencilerin, öğretmenlerin, memurların ve 18 yaşın altındakilerin camiye gitmesi kesinlikle yasak. İstiyorlar ki, Çinli gibi yaşayalım, Uygur kimliğimizi toprağın altına gömelim ve bir daha hiç çıkmasın. Bu imkânsız.

    Çin polisinin uyguladığı şiddete dünyanın gösterdiği tepkiyi nasıl buldunuz?

    Yetersiz.

    Ne yapılmalı?

    Obama yönetiminin duyarlı bir açıklama yapmasından memnunum ama Çin’e çok net bir şekilde şiddeti durdurmasını söylemeliler. Çin hükümetinin gözaltına aldığı göstericileri derhal serbest bırakması ve Doğu Türkistan’daki ölü ve yaralı sayısını doğru olarak açıklaması için baskı yapmalı. Hotan’da, Kaşgar’da, Urumçi’de Çin polisinin baskısı sona ermeli ve dünyada demokrasi isteyen herkes Uygur halkının haklarına sahip çıkmalı.

    Ankara’nın tepkisi sizce yeterli miydi?

    Ankara’nın bu konuda ne dediğini duymadım bile.
    Taraf
    Kâinat mescid-i kebîrinde, Kur’ân, kâinatı okuyor. Onu dinleyelim. O nur ile nurlanalım. Hidâyetiyle amel edelim. Ve onu vird-i zebân edelim. Evet, söz odur ve ona derler. Hak olup, Haktan gelip, Hak diyen ve hakikati gösteren ve nurânî hikmeti neşreden odur.
    Kur’ân’a ve imana ait herşey kıymetlidir; zâhiren ne kadar küçük olursa olsun kıymetçe büyüktür. Evet, saadet-i ebediyeye yardım eden, küçük değildir.

  5. #5
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    32
    Mesajlar
    941

    Standart

    Çin'i sallayan süper kadın

    Uygurlar ayaklandı. Çin katliam başlattı. Ancak halk duracak görünmüyor, özgürlük istiyor. Çin sadece tek bir kadını suçluyor. İşte o süper kadın;

    İNTERNETHABER


    Çin'in Sincan (Doğu Türkistan) Bölgesi'nde Çinlilerle Uygurlar arasında bir çatışma yaşanıyor. Resmi rakamlara göre 200 ama gayri resmi rakamlara göre 500'ün üzerinde Uygur öldürüldü.


    Bu olaylar bizi dünyanın herhangi bir yerinde yaşanan vahşetten daha fazla ilgilendiriyor. Çünkü orada yaşayan Uygurlar soydaşlarımız; Türkler, Türkçe konuşuyorlar... Edebiyat kitaplarımızda geçen Divanü Lügati't-Türk’ün yazarı Kaşgarlı Mahmut da oralı!


    Çin Uygurların ayaklanmasının ardında Rabiya Kadir'in olduğunu iddia ediyor. Peki kim bu Rabia Kadir? Nasıl bir gücü var? Ne istiyor?


    UYGURLARIN ANNESİ

    Şu anda ABD'de yaşayan Rabiya Kadir Çin'in en zengin kadınlarından birisi. Rejim karşıtı. Uygurlar'a özgürlük istiyor. Uluslararası Af Örgütü üyesi ve Müslüman Uygur kadın hakları savunucusu. "Uygurların Annesi" olarak tanınıyor. Dünyaya "Çin vatanımızı işgal etti, zorla Çince konuşturuyorlar, Uygurları yok ediyorlar" diye haykırıyor

    EŞİ ESKİ BİR SİYASİ MAHKUM
    Eski bir siyasi mahkum olan eşi Sıddık Ruzi'nin 1996 yılında Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçınca Çin Hükümetinin gözü onun üzerine daha fazla çevrildi. O sıralarda milletvekiliydi, dokunulmazlığı vardı ama Çin için önemli değildi.
    EŞİNE MEKTUP YAZDI HAPSE GİRDİ
    Çin Hükümeti sesi çok çıkan Kadir'in milletvekilliğini düşürdü 1999 yılında 8 sene hapse mahkum etti. Suçu Amerika Birleşik Devletleri'ndeki eşine gazete küpürleri göndermekti. Devlet sırlarını yabancılara ifşa etmek, bölücülük ve devlet karşıtı faaliyetlerde bulunmaktan 6 yıl hapis yattı.

    NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ'NE ADAY GÖSTERİLDİ



    Kadir, hapiste insan hakları mücadelesi nedeniyle birçok ödüle layık görüldü. ABD ve uluslararası baskısıyla 2005’te serbest bırakılan Kadir, 2006’da Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi. Daha hapisteyken de İnsan Hakları Ödülü'nün sahibi oldu.
    BİLL GATES'İN EN YAKIN ARKADAŞI
    Hapisten çıktığında dünyanın baskısıyla pasaport aldı ve Çin'i terk etti. Ve o günden beri Dünya Uygur Birliği adına konferanslar veriyor. Ve Bill Gates'in yakın arkadaşı olarak tanınıyor.

    “Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”

    Meali: "Allah, adamı şaşırtırsa, süründürmesin. Süründürürse, fahşetmesin. Fahşederse, dilenci vaziyetine getirmesin. Dilenci vaziyetine getirirse perişan etmesin. Perişan ederse, başıboş sergerdan etmesin.”

    Bediüzzaman Said Nursi





  6. #6
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Çin Zulmune Karşı Türkiye'den Girişim


    Türkiye, Sincan Olayları ile İlgili Olarak Yoğun Diplomatik Girişimlerde Bulunuyor.

    Türkiye, büyük üzüntü ve kaygı duyduğu Sincanolayları ile ilgili olarak yoğun diplomatik girişimlerde bulunuyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Türkiye'nin kayıtsız ve ilgisiz kalması söz konusu değil" derken Çin Maslahatgüzarı'nın Bakanlığı'na davet edildiğini, Çin Dışişleri Bakanı ile de görüşeceğini söyledi.

    Ahmet Davutoğlu, İstanbul'da Türkiye-Körfez İşbirliği Konseyi Dışişleri Bakanları toplantısı dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında Çin'in Sincan bölgesinde yaşanan olayları değerlendirdi. KİK toplantısında Sincan olaylarının ele alandığını anlatan Davutoğlu, bu konudaki kaygıların ortak bildirinin bir paragrafında dile getirildiğini kaydetti.

    -DIŞİŞLERİ'DEKİ OLUŞTURULAN BİRİM GELİŞMELERİ İZLİYOR

    Dünden bu yana Dışişleri Bakanlığı'nda oluşturulan birimin, her an gelişmeleri yakından takip ettiğini anlatan Bakan, kendisinin bu konuda yaptığı diplomatik girişimlere ilişkin bilgi verdi.

    İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri ile telefonla görüşmeler yapıldığını, öğleden sonra bizzat kendisi ile tekrar görüşeceğini kaydeden Davutoğlu, "Birlikte ne yapabileceğimizi değerlendireceğiz" dedi.

    -ÇİN MASLAHATGÜZARI BAKANLIĞA DAVET EDİLDİ

    Ahmet Davutoğlu, ayrıca Çin Büyükelçiliği Maslahatgüzarının dün Bakanlığa davet edildiğini belirterek "Kendisinden bilgi alınmıştır. Bu konuda duyduğumuz kaygı ve üzüntü kendisine doğrudan aktarılmıştır" dedi. Davutoğlu şöyle devam etti:

    "Uygurlar, bizim kaderleri ile yakından ilgilendiğimiz akraba topluluklarımızdandır. Ayrıca ortada tüm dünyanın ilgilenmesi gereken insani bir durum söz konusudur. Türkiye'nin, buna kayıtsız ve ilgisiz kalması söz konusu değildir. Bizim için Çin ile kurduğumuz dostluk ilişkisi büyük önem taşımaktadır ve Uygurlar bu dostluk ilişkisinide bir köprü teşkil edeceğine inanıyoruz."

    -ULUSLAR ARASI GİRİŞİMLER

    Bölgede şükünetin biran önce sağlanması ve bu insani duruma müdahale edilmesi için uluslar arası düzeyde girişimlerde bulunduklarını da ifade eden Davutoğlu, dün BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ile temasa geçildiğine ve Yüksek Komiser'in olayları kınayan bir açıklama yaptığına dikkat Çekerek şunları da söyledi:

    "Ayrıca bugün başta Çin Dışişleri Bakanı olmak üzere ABD, İngiltere, İsveç, Fransa gibi ülkelerle telefon temasları ile konunun bizim açımızdan taşıdığı hassasiyeti her düzeyde gündeme getirmeye devam edeceğiz."

    Davutoğlu, insani durumun biran önce düzeltilmesinin taşıdığı önemi vurgulayarak "Türk basınına, dünya basınına yansıyan görüntüleri kamu vicdanı ve Türkiye'nin kabul etmesi mümkün değildir. Biz dostluğa önem verdiğimiz Çin Halk Cumhuriyeti'nin ve aramızda dostluk köprüsü olduğuna inandığımız Uygurların kaderi ile ilgili olarak bize de söyledikleri şekilde şeffaf bir tutum sergileyerek en kısa zamanda hem kamu düzenini sağlamak hem de oradaki sivil insani dururumun düzeltilmesi konusunda gerekli tedbirleri almak konusunda adım atılmasını bekliyoruz. Türkiye, konuyu an ve an takip etmektedir ve gerekli temasları yürütmektedir."

    (ANKA)
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  7. #7
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Erdoğan Sincan Katliamını Kınadı

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sincan Uygur özerk Bölgesi'ndeki olayları değerlendirdi.

    Erdoğan, “Olayları büyük bir kaygı, endişe ve üzüntüyle takip ediyoruz. Sadece bizlerin vicdanını sızlatmıyor.

    Bunları izleyen herkesi hayret ve dehşete düşürüyor. Türkiye'de yaşayan Uygur kardeşlerimizin ve bu acıyı yüreğinin derinliklerinde hisseden halkımızın da haklı olarak bu olaylara tepki verdiğini, endişe içinde olduğunu görüyoruz.

    Her zaman için tarihi ve kültürel bağlarımız olan Uygurlu kardeşlerimizi, iyi ilişkiler içinde olduğumuz Çin'le aramızda bir dostluk ve iş birliği köprüsü olarak gördük.

    Beklentimiz, vahşet boyutlarına ulaşan bu olayların acele olarak, ivedi olarak son bulması, sağ duyunun hakim olması, sorumluların hesap vermesi ve gereken tedbirlerin, evrensel insan hakları çerçevesinde bir an önce alınmasıdır” dedi.
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  8. #8
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Çin, Hükümetin, Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Olaylarda Ölümlerin Arkasındaki Kişilerin İdama Mahkum Edilmesine Çalışacağını Açıkladı.

    Çin Komünist Partisi Urumçi Komitesi Sekreteri Li Cı, hükümetin, Sincan Uygur özerk bölgesindeki olaylarda ölümlerin arkasındaki kişilerin idama mahkum edilmesine çalışacağını açıkladı.

    Li, düzenlediği basın toplantısında, Sincan Uygur özerk bölgesinin başkenti Urumçi'deki olaylarda 156 kişinin ölümünden sorumlu kişilerin idama mahkum edilmesine çalışacaklarını belirterek, Urumçi'de birkaç gün süren etnik şiddetten sonra istikrarın sağlandığını, güvenlik güçlerinin caddelerin kontrolünü ele aldığını kaydetti.

    Li Cı, cinayetten suçlanan çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve bunların çoğunun öğrenci olduğunu sözlerine ekledi.


    (Anadolu Ajansı) 2 saat önce..[1712114]
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  9. #9
    Vefakar Üye ÖmerCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Bulunduğu yer
    İsparit= Nurlar Diyarı
    Mesajlar
    520

    Standart

    Yıldırım: Doğu Türkistan Endülüs olmasın


    İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım Doğu Türkistan’da Endülüs’tekine benzer toptan bir yok oluşun yaşanmaması için Türkiye ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu.



    Yıldırım, Türkiye ve İslam ülkelerinin Çin ile olan ilişkilerini Uygur halkının haklarını korumaya yönelik yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

    İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Avukat Bülent Yıldırım Doğu Türkistan’daki katliamların durdurulması için Türkiye ve İslam ülkelerine çağrıda bulundu.

    Yıldırım yaptığı basın açıklamasında Çin’in durdurulması için bütün mekanizmaların harekete geçirilmesini, Türkiye ve İslam ülkelerinin Çin mallarını boykot etmesini istedi.

    Bülent Yıldırım şunları kaydetti: “Doğu Türkistan’da büyük bir insani dram yaşanıyor. Tarihin hiçbir döneminde bu kadar insan böyle toplu bir katliam riskiyle karşı karşıya kalmamıştı. Dünya sessiz durdukça Çin katlettiği insan sayısını artırmayı hedefliyor. Buna izin verilmemeli.

    Doğu Türkistan’da Endülüs’teki Müslümanlar gibi toptan bir yok oluşun yaşanmaması için tedbirler alınmalı.

    Çin’in dünyaya kapattığı Doğu Türkistan’da ölü sayısı 3 binleri buldu. Çin güvenlik güçleri Çinlilerin Uygurlara saldırmasına izin verdiler. Olay büyük bir katliama dönmüş durumda.

    Evlerden bütün erkekleri toplayıp hapishanelere atıyorlar. Kız çocukları kayboluyor. Çin yönetimi bütün Müslüman Uygur Türklerini terörist olarak kabul ediyor. Terörizm bahanesi altında en temel insan haklarını engelliyor. İnsanlar kimliklerini ve dinlerini yaşayamıyorlar. Camiye gidemiyorlar, evlenemiyorlar, kadınlar zorla kürtaja tabi tutuluyorlar.

    Çin bu katliamları aynı zamanda bir fırsata dönüştürmenin peşinde. Doğu Türkistan’daki nüfus dengelerini Çin’in lehine değiştirmek için Çinli yerleşimcileri Urumçi’ye yönlendirmeye başladılar. Türkistan’daki Çin nüfusunu artırmaya çalışıyorlar.”

    TÜRKİYE TAVRINI KOYMALI

    “Türkiye, Uygur Türklerinin hamisidir. Çin’e tavrını koymalı” diyen Yıldırım, şöyle devam etti: “Bu ülke ile bütün ilişkilerini Uygur halkının haklarını korumaya yönelik yeniden değerlendirmeli. İslam ülkeleri de Çin ile olan ilişkilerini Uygur halkının lehine kullanılacak şekilde düzenlemeli.

    İslam Konferansı Örgütü bütün İslam ülkelerini Doğu Türkistan için bir araya getirmeli. Çin malları tüm İslam ülkelerinde boykot edilmeli. İslam ülkelerini Müslüman Uygur halkının haklarını korumayı üzerine almalı.

    Doğu Türkistan uluslar arası medyaya açılmalı, uluslar arası gözlemciler bölgeye gitmeli. TBMM insan hakları komisyonu üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi partiler ve kanaat önderleri Doğu Türkistan’a gitmeli.

    Türkiye halkı Gazze’de göstermiş olduğu tepkinin çok fazlasını burada göstermelidir.”

    (Haber 7)
    ***Her kim hayat-ı fâniyeyi esas maksat yapsa, zahiren bir cennet içinde olsa da, mânen cehennemdedir. Ve her kim hayat-ı bâkıyeye ciddî müteveccih ise, saadet-i dâreyne mazhardır***

    ***mescid-i aksa'yı gezelim..http://www.360tr.com/kudus/mescidiaksa_tr/index.html***

    ***Evet, bu zamanda siyaset, kalbleri ifsad eder ve asabî ruhları azap içinde bırakır. Selâmet-i kalb ve istirahat-i ruh isteyen adam, siyaseti bırakmalı***

  10. #10
    Ehil Üye Muntesip - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2008
    Bulunduğu yer
    ....şehr-i güzin...
    Yaş
    33
    Mesajlar
    3.241

    Standart

    Allah yardim etsin ...zor bi arkadas vardi anlatmisti orada ne kadr zor oldugunu yasamanin ..Zulmun adi farkli sadece

    Anlamaya başlama belirtilerinden birisi de ölme isteğidir...


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İstibdad (Baskı Rejimi - Zorba İdare)
    By SeRDeNGeCTi in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 19.11.09, 22:41
  2. Ergenekon Savcısına Baskı Başladı!
    By Şahide in forum Gündem
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 23.03.08, 17:34
  3. 150 Yıllık Baskı
    By sitem in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05.10.07, 06:26
  4. Cevaplar: 4
    Son Mesaj: 30.08.06, 00:22

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0