+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: ''Ergenekon şeması''

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Exclamation ''Ergenekon şeması''

    AİHM KARARLARINA AYKIRI

    Mahkemenin ''Ergenekon şeması'' olarak adlandırılan şemadaki üzerleri kapalı isimlerin açıklanmaması yönündeki kararını eleştiren sanık Kemal Kerinçsiz, kararın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, AİHM kararlarına ve CMK'ya aykırı olduğunu söyledi.
    BAZI KİŞİLERİN ADLARI NİYE GİZLİ?

    Bazı kişilerin adlarının kapatılmasını eleştiren Veli Küçük'ün avukatı ve kızı Zeynep Küçük de bu kişiler hakkında neden soruşturma açılmadığını sorarak, “Şemadaki kapalı isimlerin bir an önce açılmasını ve âdil yargılanma hakkımızın iadesini istiyorum” dedi.

    Ergenekon şeması açıklansın

    ‘’Ergenekon’’ dâvâsının 49. duruşmasında, tutuklu sanıklar Kemal Kerinçsiz ile Veli Küçük’ün avukatı ve kızı Zeynep Küçük, ‘’Ergenekon Şeması’’ olarak adlandırılan şemadaki bazı kişilerin adlarının kapatılmasını eleştirerek, bu kişiler hakkında neden soruşturma açılmadığını sordular.
    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince görülen ‘’Ergenekon’’ dâvâsının 49. duruşmasında, tutuklu sanıklardan Abdülmuttalip Tonçer’in çapraz sorgusu tamamlandı. Duruşmada, söz alan tutuklu sanık Kemal Kerinçsiz, mahkeme heyetinin, Ümraniye’de ele geçirilen el bombaları üzerinde bilirkişi incelemesinin, sanık savunmalarının tamamlanmasından sonra yapılmasına karar verdiğini hatırlattı. Kerinçsiz, ‘’Emniyetin tertibi sonucu ülkenin her tarafından çıkan patlayıcı maddeler sebebiyle huzurunuzdaki sanıklar zan altında tutulduğundan, sanık lehine netice doğurabilecek bilirkişi incelemesinin ertelenmesi tutukluluk süresini uzatacağından, 3 Şubat 2009 tarihli celsenin 7 nolu ara kararından vazgeçilip, bilirkişi heyeti oluşturularak el bombaları materyalleri üzerinde gecikilmeksizin inceleme yapılmasına karar verilmesini istiyorum’’ diye konuştu.
    Mahkeme heyetinin ‘’Ergenekon Şeması’’ olarak adlandırılan şemadaki üzerleri kapalı isimlerin açıklanmaması yönündeki kararını eleştiren Kerinçsiz, kararın her yönüyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ve CMK’ya aykırı olduğunu savundu. Kerinçsiz, ‘’Yargılanmakta olduğum sözde suç örgütünün bir delili olan şemanın sanık hakları kapsamında gizlenmesi mümkün olmadığından açıklanmasına, üçüncü kişilerin haklarının korunması yönünden CMK’nın 187/3. maddesi uyarınca gerekli yasal tedbirlerin alınmasına, MİT Müsteşarlığından gönderilen kitapçık ve bilgi notunun suretlerinden bu doğrultuda birer suretinin tarafıma teslimine karar verilmesini saygılarımla arz ederim’’ şeklinde konuştu. Söz alan Veli Küçük’ün avukatı ve kızı Zeynep Küçük de söz konusu şemayı Tuncay Güney’in el yazısıyla yaptığını, MİT’in de bunu bilgisayara aktardığını savundu. Şemada yer alan bilgilerin de Güney’in mülâkatıyla aynı olduğunu öne süren Küçük’ün, ‘’Şemaya ilişkin kararınızla, bu bilgilerin siz de Güney tarafından belirlendiğini düşünerek, ‘buna itibar etmiyorum’ demeye mi çalışıyorsunuz?’’ demesi üzerine Mahkeme Heyeti Başkanı Şengün, ‘’Zerre kadar öyle düşünmedim’’ dedi.
    Küçük, bazı kişilerin adlarının kapatılmasını eleştirerek, bu kişiler hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu.
    Şemada isimlerine açık olarak yer verilen kişilerin 1 yıldır itibar kaybına uğradığını savunan Küçük, kararda ‘’sosyo-ekonomik durumun göz önüne alındığı’’ yönündeki ibareyi, sanıklar açısından büyük bir haksızlık olarak gördüğünü söyledi. Bu sözler üzerine Başkan Şengün, ‘’Kesinlikle öyle düşünmeyin’’ dedi. Küçük de ‘’İsimleri örtülü olanlara soruşturma açılmamışsa savcılık onları aklamış demektir. O zaman sosyo-ekonomik durumları zarara uğrar mı? Bu şemadaki kapalı isimlerin bir an önce açılmasını ve adil yargılanma hakkımızın iade edilmesini istiyorum’’ şeklinde konuştu.

    08.02.2009

    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    H. HÜSEYİN KEMAL

    NURCULAR ŞİDDETLE İLİŞKİLENDİRİLEMEZ

    “Nur hareketini şiddet olaylarıyla ilgili göstermek Ergenekon'un gündeminde, fakat başarılı olamazlar. Türkiye'de statükoya karşı en büyük güç Nur hareketi. Nurcular Batıya, diğer dinlere, demokrasiye açık oldukları ve marjinalize edilemedikleri için Ergenekon'un oyununu bozuyorlar.”
    DİNDARLARI KULLANARAK OPERASYON

    “Ergenekon yapılanması dindarların içine sızabilir. Laiklik ve Kürt meselesi dışında Ermeniler ve Alevilik, dindarların yumuşak karnı. Bu yönlerden provoke edilebilirler. Dindarları kullanarak dindarlara karşı yapılacak operasyonlara çok dikkatli olunmalı. Ergenekon'un ekmeğine yağ sürülmemeli.”


    ERGENEKON NURCULARA NÜFUZ EDEMEZ

    “Bu dönemde Ergenekon dindarlar üzerinde oynayacak. Bunun altını çizmek lâzım. Dindarlardaki milliyetçi potansiyeli bilen Ergenekon, önümüzdeki günlerde Ermeni meselesi üzerinden bunu kullanmak isteyecek. Ama Nurculara nüfuz edemez.”


    Nurcular, Ergenekon’un oyununu bozuyor


    Geçtiğimiz hafta Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerine yapılan ‘İskele Sancak’ programı sonrası saldırıya uğrayan Rasim Ozan Kütahyalı ile konuştuk. Programda, K. Maraş katliâmı dolayısıyla merhum Yazıcıoğlu’nu suçladığı gerekçesiyle kendisine saldırdığı söyleyen İstanbul Alperen Ocakları İl Başkanı Mustafa Kayatuzu’nun iddialarını Kütahyalı yalanlıyor. İskele Sancak Programında BBP’yi temsilen gelen Kemal Yavuz’la sıcak ve medenî bir ilişki kurduğunu söylen Kütahyalı, Kayatuzu’nun gelişiyle stüdyoda bir gerginlik yaşandığını söylüyor.
    Taraf Gazetesi yazarı Kütahyalı ile ayrıca Ergenekon meselesini de konuştuk. Kütahyalı’nın dindarlar ve Ergenekon üzerine yaptığı yorumlar çok konuşulacağa benziyor....


    Geçtiğimiz hafta İstanbul Alperen Ocakları İl
    Başkanı Mustafa Kayatuzu’nun saldırısına uğradınız. Dışardan baktığınızda olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Ne olursa olsun yapılan saldırı İslâm ahlâk ve faziletine sığmayan bir saldırı. CNN’de Reha Muhtar’ın “Çok Farklı” programına danışmanlık yapıyorum. Programda geçtiğimiz haftalarda gençlik meclisi düzenledik. Bu mecliste Alperenler’in olmasını isteyen, ısrarcı olan ve dâvet ettiren bendim. Kayatuzu’nun CNN’e çıkmasına vesile olan benim. Program sonrası bana minnet, teşekkür ediyor. Daha sonra yaşanan tatsız olayı da kendisi gerçekleştiriyor. Bu İslâmdaki vefa duygusuna da sığmaz.


    Siz niye CNN’deki programa Kayatuzu’nu dâvet ettirmiştiniz?


    Ben “Alperenler faşist, katildir” diyen bir jargona sahip değilim. O çizginin hepsi Ogün Samast’tır denilemez. Ogün onlara dahil bile değildir olsa olsa BBP’ye yönelik tezgâhtır. Ben demokrat bir insan olarak, herkese el uzatan biriyim. İskele Sancak programında BBP’yi temsilen Kemal Yavuz vardı. Bazı konularda anlaşamasak da Yavuz bana ithafen ‘çok özgürlükçü bir yazarsınız’ dedi. Aramızda gayet samimî bir ilişki vardı. Daha sonra televizyona Kayatuzu’nun geldiği söylendi. Herkes neden geldiği yönünde tereddüt etti. Orada “Mustafa’yı tanıyorum. Programa dâvet ettim. Saldırgan biri değildir” diyen bendim. Ancak daha sonra karşılaştığımızda kendisine ‘merhaba’ der demez bir elimi tutup öbür eliyle yumruk atmaya başladı. Uzatılan ele karşı yumruk atmak ahlâkî bir sorundur. Bunun yanında BBP yetkilileri özür dileyerek görevden aldıklarını söylediler, ancak alınmamış. Bu tür şiddete yönelik hareketler bende gram etki yapmaz. Sabah Türkiye’nin güvenlik bürokrasisinden konuştuğum bir yetkili bu olay için “Ogün Samast ne kadar münferitse, bu olay da o kadar münferit” bilgisini verdi. Bu araştırılması gereken birşey...


    Ne tür bir araştırmadan bahsediyorsunuz?


    Bu arkadaşı birileri yönlendirmiş, provoke etmiş olabilir. Kayatuzu beni yumrukladıktan sonra “Ben indirdim sizin gelmenize gerek yok” demiş. Organize olmuş bir işten mi Ergenekon operasyonundan mı bahsediyoruz? Bunların araştırılması gerekir. Buradan almamız gereken ders, Ergenekon yapılanması dindarları kullanarak içlerine sızabilir. Laiklik ve Kürt meselesi dışında Ermeni ve Alevilik dindarların yumuşak karnı. Bu yönlenden provake edilebilirler.


    Organize olmuş bir işten kastınız ne?


    Yasin Hayal’in, Ogün Samast’ın, Erhan Tuncel’in Alperen Ocaklarını harekete geçirecek provokatif konuşmalar yapmaları boşuna değildi. Bu kişileri konuşturan güç BBP’ye tezgâh planlıyor. Alperen gençlerindeki bazı duyguları şiddete yöneltmek istiyor. Benim başıma gelen olay onları hedeflerine ulaştırdı. Arkadaş bu işi kendi yapmışsa Ergenekon’un ekmeğine yağ sürdü. Emir almışsa da zaten ortalık berbat demektir.
    Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, Ergenekonculara direniyordu. Ergenekon, sürekli Alperenleri sokağa dökmeye oynuyordu. Küçük ve dinamik bir yapıyı sokağa dökmek daha kolaydır. Ülkücüler büyük bir kitle olduğundan bunu yapmak zordur. Zaten ülkücüler Ergenekonculara set çektiler. Eğer Bahçeli’nin Ergenekon’a karşı tavrı olmasa idi Ülkücülerden iç savaş aygıtı çıkarılabilirdi. BBP Ergenekon örgütüne sonuna kadar karşıdır, onun için bunu solcular küçümsemesin. Fakat buna rağmen Ergenekoncularla ideolojik temalar aracılığıyla Alperenleri etkileyebilir. Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra partide bir otorite boşluğu doğdu. Kayatuzu’nu parti görevden aldığını söylüyor, ancak bunu başaramıyor. Ortada kaotik bir durum var. Serseri mayın gibi gezebilecek bir örgütlenmenin önü açılabilir. Onun için BBP’nin güçlü bir liderlik mekanizmasına ihtiyacı var. Yazıcıoğlu’nun ölümünden medet umanlar var. Bu konuda dikkatli olmak gerekir.




    Ergenekoncuların dindarların içine ancak
    sızabileceklerini söylediniz. Bunu biraz daha açar mısınız?


    Ergenekon yapılanmasının İslâmî söylemi istismar ederek dindarlar üzerinde oynadığı oyun ‘Kurtlar Vadisi’dir. Darbe ortamı hazırlamak için kullandığı enstrümandır. ‘Kurtlar Vadisi’yle Ergenekon aynı zihniyete sahiptir. Ergenekon’un ekmeğine yağ sürüyor. Organik bağı var mı araştırılsın. MİT’in Kaşif Kozinoğlu’na hazırlattığı ‘Kurtlar Vadisi’ ile ilgili raporunda geçen, o dönem Milliyet’te de yayınlanan “Raci Şaşmaz ile Osman Sınav, dizide yer alan devlet-mafya-güvenlik güçleri arasındaki ilişkilerle ilgili argümanları Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Albay H. A. U”dan almaktadır. U, 9 Ekim 2003’te Jandarma Genel Komutanlığının 0312 278... no”lu telefonundan, Sınav”ın 0532 312... no”lu cep telefonunu aramıştır” satırları ortada. Kurtlar Vadisi dindarları ulusalcı yapıya eklemlemek için oluşturulmuş dizi projesidir. Zihni analiz budur. İllegal hareketleri meşrû gören, Yahudi, Amerikan ve Hıristiyan düşmanlığını arttıran bir projedir. Kitaplarının Jitem tarafından yazdırıldığını itiraf eden Ergün Poyraz; Erdoğan, Gül ve Arınç’ın aslen Yahudi olduğunu söyleyerek dindar kesimi soğutma projesi yürüttü, ancak kitapları dindarlardan çok laik kesim okudu ve psikolojileri daha çok bozuldu. Ama Kurtlar Vadisi tuttu. Kadirî Tarikatı kökenli olmaları nedeniyle ‘bizim çocuklar’ denildi. Şimdi herkes uyanmış durumda. Kurtlar Vadisi Irak filmine gittiği için pişmanlık duyan milletvekilleri ve bakanlar var. Dizinin konsept danışmanının Soner Yalçın olduğunu da unutmamak gerekir...


    Kurtlar Vadisi, Kürt sorununu konu alan “Terör” adında yeni bir diziye başlamıştı. Daha sonra dizi birinci bölümden itibaren yayından kaldırıldı...


    Feci birşeydi. Dizinin ilk bölümünde emniyet ve MİT düşmanlığı yapıldığı için bu kurumlar tarafından durduruldu.


    Sizce Ergenekon’un dindarlarla ilişkisi sadece
    Kurtlar Vadisi üzerinden mi yürüyor?


    Öncelikle söylemek istediğim Ergenekonla, kontr-Ergenekon taktikleriyle uğraşılamaz Ergenekon’la hukukla, meşrû yöntemlerle mücadele edilmesi gerekir. Sorunuza gelirsek Ergenekon dindarlardaki milliyetçi potansiyeli biliyor ve önümüzdeki günlerde Ermeni meselesi üzerinden bunu kullanmak isteyecektir. İdeolojik olarak dindarlar içinde en kolay nüfus edecekleri grup Alperenler. Nurculara nüfuz edemezler. Bu dönemde Ergenekon dindarlar üzerinde oynayacak. Bunun altını çizmek lâzım.


    Karadeniz’deki bir cemaati yönlendirdiği yolunda iddialar var. Siz buna katılıyor musunuz?


    O cemaat vasıtasıyla yapılmak istenen provokasyonları dindarlar fark etti ve itibar etmedi. Ben dindarlar üzerindeki Ergenekon oyunlarını bozmak için en çok konuşan adamım.



    Devlet içindeki bazı güçlerin güneydoğuda bir tezgâh kurarak, Bediüzzaman posterlerini evlerine asan bir grup çıkarıp, daha sonra ellerine silâh verilerek terörist ilân edilebileceği ve bunun Nurcuların üstüne yıkılabileceği yolunda iddilar ortaya atıldı. Görüşünüz nedir?


    Nur hareketini şiddet olaylarıyla ilgili gösterme, Ergenekon’un gündeminde, fakat başarılı olamazlar. Türkiye’de statükoya karşı en büyük güç Nur hareketi. Batıya, diğer dinlere, demokrasiye açık oldukları, marjinalize edilemedikleri için Ergenekon’un oyununu bozuyorlar. Amerika, Yahudi, Hıristiyan, Ermeni düşmanı değiller. Alperenler için de aynı duyarlılık sağlanmalıdır. Dindarları kullanarak dindarlara karşı yapılacak operasyon konusunda çok dikkatli olmak gerekir. Senin Ragıp Zarakolu ile yaptığın röportaj çok güzeldi. Türkiye dindarlarının 1915 büyük felâketi karşısında tutacakları taraf Mason, din düşmanı ittihatçı Talat Paşa olamaz.


    Ergekon zihniyeti nasıl bir zihniyet?


    “Ben amaçlarım için her yolu mübah görürüm” diyen herkes Ergenekon zihniyetinin ortakçısıdır. ‘Devrim, vatan, İslâm için adam öldürmek şereftir’ diyen Ergenekon zihniyetindedir. Ergenekoncu olmak için organik bağ olması gerekmez. Bizim uğraşmamız gereken ‘amaçlar, aracı mübah kılar’ zihniyetidir. Ermeni meselesinde olduğu gibi ittihatçılar dindarları da zayıf yakalasalardı mahvederlerdi. Bugün toplu dindar kıyımları olmadıysa sayılarının çokluğundandır. Yüzde on olsalardı işleri bitikti.


    İstiklâl Mahkemelerinde sayısı henüz
    kesinleşmemiş binlerce insan katledilmiş....


    İskilipli Atıf Hoca gibi dindarların önderleri katlediliyor. Ben dindarların eskisi gibi derin yapılanmaların oyununa gelmemelerine seviniyorum. Eskiden bir cami yakılsa ve iki kişi çıkıp “Aleviler yaktı” diye bağırsa iç savaş çıkardı. Maraş Katliâmı konusunda Alevi toplumunun Ülkücü hareketin konuya dahli olduğu yönünde algısını da kırmak gerekir.


    Maraş Katliâmının yeniden tartışılması gerektiğini mi söylüyorsunuz?


    Maraş Katliâmı noktasında bir derin yapılanmanın provokasyonu vardır. Bunu ister CIA yapsın, ister başka istihbarat ancak Alevi halkının algısı başkadır. Demek ki, Alevi konusu aramızdaki uçurumlardan biri. Sünnilerin Maraş Katliâmını açıkça kınaması gerekiyor. Bunun yanında laik devletin teolojiyle işi olmaz. “Alevilik İslâm içi mi?” tartışmalarını laik bir devlet yapamaz. Erbakan’ın deyimiyle 2 milyon insan kendini “patates dininde” görse devlet bu insanların inançlarını tanımak, imkân tesis etmek zorundadır. Aynı zamanda ben zorunlu din derslerinin hiçbir dindara yaradığını görmedim. Zorunlu din derslerinin kaldırılması, Tunceli ve Nevşehir Üniversitelerine Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş isimlerinin verilmesi, Madımak’ın müze yapılması, Tekke ve Zaviyeler Kanunun kaldırılması ve cemaatlere-tarikatlara yasal zemin açılması reformlarının birlikte yapılması lâzım. Alevilik meselesini halledersek Ergenekoncuların elinden bütün kozlar gider. Madımak’ın müze yapılmasında BBP öncülük etsin, o zaman bana yapılan her şeyi unuturum.



    Alperenler içerisinde provoke olma ihtimali var diyorsunuz. Peki size yapılan saldırıyı gündemde tutarak bu provokasyonu hedefine ulaştırmış olmuyor musunuz?


    Eğer öyle olsa “Bunlar hep böyleydi. Faşist katiller” demez miyim? Şu an Türkiye’de solcular “Sen bak bunları savunuyordun. Gerçekleri gördün mü?” demektedir. Gelsin BBP, Alevilik konusunda önemli adımlar atsın.

    Ergenekonda son perdeyi nasıl
    değerlendiriyorsunuz? Ergenekon soruşturması demokratik bir ülkeye yakışır şekilde devam edebilir mi?


    Birinci Ordu Komutanının İstanbul Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etmesini rezillik olarak görüyorum. Bu anayasal had bilmezliktir.


    Rutin görüşmeler şeklinde açıklanıyor...


    Birinci Ordunun, Emniyetle rutin olarak görüşeceği bir konu olduğunu düşünmüyorum. Ergenekon soruşturmasında yapılan yanlışlardan birisi ve önemlisi “Saygın insanlarla katiller bir araya nasıl gelir?” söylemidir. 12 Eylül darbecileri de böyle kurtarıldı. Sağcı ve solcu militanlar ortamı ateşliyordu. Öbür taraftan Orhan Aldıkaçtı anayasa hazırlıyordu. İhsan Doğramacı ise YÖK’ün kışla tipi örgütlenmesini kuruyordu. Bir taraftan Çatlı farklı bir iş görüyordu, öbür taraftan sosyalistler... Devlet 12 Eylül darbe ortamını hazırlamak için hepsini kullandı. Belki birbirlerinden haberleri yoktu, ancak aynı harekâtın parçalarıydı. Ergenekon örgütünde de birbirinden habersiz insanlar olabilir. 28 Şubat’ı bir örgüt mantığıyla düşünürsek, bir tarafında Fadime Şahin, öbür tarafında Çevik Bir vardı. Bir tarafta Fadime Şahin, öbür tarafta medya ayağını oluşturan Fatih Çekirge vardı. Ancak burada meselemiz kişiler değil.

    Gözaltına alınan veya tutuklanan kişilerin
    ardından “Bu kişileri ben tanıyorum yakın arkadaşım. Ergenekon terör örgütünden olamaz” türü ifadeleri nasıl değerlendirmek gerekiyor?


    Terör örgütü üyesi olmak illa silâhlı adam olmayı gerektirmez. Aldıkaçtı, darbecilerle işbirliği yapmış mı? Darbenin entelektüel ayağını oluşturmuş mu? Silâhlı olmayanlar aynı cezayı almaz tabiî...


    Ergenekon dâvâsı nereye kadar gider?
    Nefesi yettiği yere kadar gidecektir. Bizim irademize bağlı olduğunu düşünüyorum. Gerçekçi olmak gerekirse Türkiye’de devlet içine sızmış çetelerden bahsetmek doğru değil, çeteleşmiş devlet sisteminden bahsetmek doğru. Çeteleşmiş bir devlette soruşturma büyük olacaktır. Bu vesileyle anayasa değişikliği yapılıp çeteleşmiş devletten kurtulmak ve Ergenekonun zeminini kurutmak gerekir. Özgürlüklerin önü açılmalıdır.
    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  3. #3
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Exclamation Ergenekonun oyunu

    H. HÜSEYİN KEMAL

    NURCULAR ŞİDDETLE İLİŞKİLENDİRİLEMEZ

    “Nur hareketini şiddet olaylarıyla ilgili göstermek Ergenekon'un gündeminde, fakat başarılı olamazlar. Türkiye'de statükoya karşı en büyük güç Nur hareketi. Nurcular Batıya, diğer dinlere, demokrasiye açık oldukları ve marjinalize edilemedikleri için Ergenekon'un oyununu bozuyorlar.”
    DİNDARLARI KULLANARAK OPERASYON

    “Ergenekon yapılanması dindarların içine sızabilir. Laiklik ve Kürt meselesi dışında Ermeniler ve Alevilik, dindarların yumuşak karnı. Bu yönlerden provoke edilebilirler. Dindarları kullanarak dindarlara karşı yapılacak operasyonlara çok dikkatli olunmalı. Ergenekon'un ekmeğine yağ sürülmemeli.”


    ERGENEKON NURCULARA NÜFUZ EDEMEZ

    “Bu dönemde Ergenekon dindarlar üzerinde oynayacak. Bunun altını çizmek lâzım. Dindarlardaki milliyetçi potansiyeli bilen Ergenekon, önümüzdeki günlerde Ermeni meselesi üzerinden bunu kullanmak isteyecek. Ama Nurculara nüfuz edemez.”


    Nurcular, Ergenekon’un oyununu bozuyor


    Geçtiğimiz hafta Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerine yapılan ‘İskele Sancak’ programı sonrası saldırıya uğrayan Rasim Ozan Kütahyalı ile konuştuk. Programda, K. Maraş katliâmı dolayısıyla merhum Yazıcıoğlu’nu suçladığı gerekçesiyle kendisine saldırdığı söyleyen İstanbul Alperen Ocakları İl Başkanı Mustafa Kayatuzu’nun iddialarını Kütahyalı yalanlıyor. İskele Sancak Programında BBP’yi temsilen gelen Kemal Yavuz’la sıcak ve medenî bir ilişki kurduğunu söylen Kütahyalı, Kayatuzu’nun gelişiyle stüdyoda bir gerginlik yaşandığını söylüyor.
    Taraf Gazetesi yazarı Kütahyalı ile ayrıca Ergenekon meselesini de konuştuk. Kütahyalı’nın dindarlar ve Ergenekon üzerine yaptığı yorumlar çok konuşulacağa benziyor....


    Geçtiğimiz hafta İstanbul Alperen Ocakları İl
    Başkanı Mustafa Kayatuzu’nun saldırısına uğradınız. Dışardan baktığınızda olayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Ne olursa olsun yapılan saldırı İslâm ahlâk ve faziletine sığmayan bir saldırı. CNN’de Reha Muhtar’ın “Çok Farklı” programına danışmanlık yapıyorum. Programda geçtiğimiz haftalarda gençlik meclisi düzenledik. Bu mecliste Alperenler’in olmasını isteyen, ısrarcı olan ve dâvet ettiren bendim. Kayatuzu’nun CNN’e çıkmasına vesile olan benim. Program sonrası bana minnet, teşekkür ediyor. Daha sonra yaşanan tatsız olayı da kendisi gerçekleştiriyor. Bu İslâmdaki vefa duygusuna da sığmaz.


    Siz niye CNN’deki programa Kayatuzu’nu dâvet ettirmiştiniz?


    Ben “Alperenler faşist, katildir” diyen bir jargona sahip değilim. O çizginin hepsi Ogün Samast’tır denilemez. Ogün onlara dahil bile değildir olsa olsa BBP’ye yönelik tezgâhtır. Ben demokrat bir insan olarak, herkese el uzatan biriyim. İskele Sancak programında BBP’yi temsilen Kemal Yavuz vardı. Bazı konularda anlaşamasak da Yavuz bana ithafen ‘çok özgürlükçü bir yazarsınız’ dedi. Aramızda gayet samimî bir ilişki vardı. Daha sonra televizyona Kayatuzu’nun geldiği söylendi. Herkes neden geldiği yönünde tereddüt etti. Orada “Mustafa’yı tanıyorum. Programa dâvet ettim. Saldırgan biri değildir” diyen bendim. Ancak daha sonra karşılaştığımızda kendisine ‘merhaba’ der demez bir elimi tutup öbür eliyle yumruk atmaya başladı. Uzatılan ele karşı yumruk atmak ahlâkî bir sorundur. Bunun yanında BBP yetkilileri özür dileyerek görevden aldıklarını söylediler, ancak alınmamış. Bu tür şiddete yönelik hareketler bende gram etki yapmaz. Sabah Türkiye’nin güvenlik bürokrasisinden konuştuğum bir yetkili bu olay için “Ogün Samast ne kadar münferitse, bu olay da o kadar münferit” bilgisini verdi. Bu araştırılması gereken birşey...


    Ne tür bir araştırmadan bahsediyorsunuz?


    Bu arkadaşı birileri yönlendirmiş, provoke etmiş olabilir. Kayatuzu beni yumrukladıktan sonra “Ben indirdim sizin gelmenize gerek yok” demiş. Organize olmuş bir işten mi Ergenekon operasyonundan mı bahsediyoruz? Bunların araştırılması gerekir. Buradan almamız gereken ders, Ergenekon yapılanması dindarları kullanarak içlerine sızabilir. Laiklik ve Kürt meselesi dışında Ermeni ve Alevilik dindarların yumuşak karnı. Bu yönlenden provake edilebilirler.


    Organize olmuş bir işten kastınız ne?


    Yasin Hayal’in, Ogün Samast’ın, Erhan Tuncel’in Alperen Ocaklarını harekete geçirecek provokatif konuşmalar yapmaları boşuna değildi. Bu kişileri konuşturan güç BBP’ye tezgâh planlıyor. Alperen gençlerindeki bazı duyguları şiddete yöneltmek istiyor. Benim başıma gelen olay onları hedeflerine ulaştırdı. Arkadaş bu işi kendi yapmışsa Ergenekon’un ekmeğine yağ sürdü. Emir almışsa da zaten ortalık berbat demektir.
    Merhum Muhsin Yazıcıoğlu, Ergenekonculara direniyordu. Ergenekon, sürekli Alperenleri sokağa dökmeye oynuyordu. Küçük ve dinamik bir yapıyı sokağa dökmek daha kolaydır. Ülkücüler büyük bir kitle olduğundan bunu yapmak zordur. Zaten ülkücüler Ergenekonculara set çektiler. Eğer Bahçeli’nin Ergenekon’a karşı tavrı olmasa idi Ülkücülerden iç savaş aygıtı çıkarılabilirdi. BBP Ergenekon örgütüne sonuna kadar karşıdır, onun için bunu solcular küçümsemesin. Fakat buna rağmen Ergenekoncularla ideolojik temalar aracılığıyla Alperenleri etkileyebilir. Yazıcıoğlu’nun ölümünden sonra partide bir otorite boşluğu doğdu. Kayatuzu’nu parti görevden aldığını söylüyor, ancak bunu başaramıyor. Ortada kaotik bir durum var. Serseri mayın gibi gezebilecek bir örgütlenmenin önü açılabilir. Onun için BBP’nin güçlü bir liderlik mekanizmasına ihtiyacı var. Yazıcıoğlu’nun ölümünden medet umanlar var. Bu konuda dikkatli olmak gerekir.




    Ergenekoncuların dindarların içine ancak
    sızabileceklerini söylediniz. Bunu biraz daha açar mısınız?


    Ergenekon yapılanmasının İslâmî söylemi istismar ederek dindarlar üzerinde oynadığı oyun ‘Kurtlar Vadisi’dir. Darbe ortamı hazırlamak için kullandığı enstrümandır. ‘Kurtlar Vadisi’yle Ergenekon aynı zihniyete sahiptir. Ergenekon’un ekmeğine yağ sürüyor. Organik bağı var mı araştırılsın. MİT’in Kaşif Kozinoğlu’na hazırlattığı ‘Kurtlar Vadisi’ ile ilgili raporunda geçen, o dönem Milliyet’te de yayınlanan “Raci Şaşmaz ile Osman Sınav, dizide yer alan devlet-mafya-güvenlik güçleri arasındaki ilişkilerle ilgili argümanları Jandarma İstihbarat Başkan Yardımcısı Albay H. A. U”dan almaktadır. U, 9 Ekim 2003’te Jandarma Genel Komutanlığının 0312 278... no”lu telefonundan, Sınav”ın 0532 312... no”lu cep telefonunu aramıştır” satırları ortada. Kurtlar Vadisi dindarları ulusalcı yapıya eklemlemek için oluşturulmuş dizi projesidir. Zihni analiz budur. İllegal hareketleri meşrû gören, Yahudi, Amerikan ve Hıristiyan düşmanlığını arttıran bir projedir. Kitaplarının Jitem tarafından yazdırıldığını itiraf eden Ergün Poyraz; Erdoğan, Gül ve Arınç’ın aslen Yahudi olduğunu söyleyerek dindar kesimi soğutma projesi yürüttü, ancak kitapları dindarlardan çok laik kesim okudu ve psikolojileri daha çok bozuldu. Ama Kurtlar Vadisi tuttu. Kadirî Tarikatı kökenli olmaları nedeniyle ‘bizim çocuklar’ denildi. Şimdi herkes uyanmış durumda. Kurtlar Vadisi Irak filmine gittiği için pişmanlık duyan milletvekilleri ve bakanlar var. Dizinin konsept danışmanının Soner Yalçın olduğunu da unutmamak gerekir...


    Kurtlar Vadisi, Kürt sorununu konu alan “Terör” adında yeni bir diziye başlamıştı. Daha sonra dizi birinci bölümden itibaren yayından kaldırıldı...


    Feci birşeydi. Dizinin ilk bölümünde emniyet ve MİT düşmanlığı yapıldığı için bu kurumlar tarafından durduruldu.


    Sizce Ergenekon’un dindarlarla ilişkisi sadece
    Kurtlar Vadisi üzerinden mi yürüyor?


    Öncelikle söylemek istediğim Ergenekonla, kontr-Ergenekon taktikleriyle uğraşılamaz Ergenekon’la hukukla, meşrû yöntemlerle mücadele edilmesi gerekir. Sorunuza gelirsek Ergenekon dindarlardaki milliyetçi potansiyeli biliyor ve önümüzdeki günlerde Ermeni meselesi üzerinden bunu kullanmak isteyecektir. İdeolojik olarak dindarlar içinde en kolay nüfus edecekleri grup Alperenler. Nurculara nüfuz edemezler. Bu dönemde Ergenekon dindarlar üzerinde oynayacak. Bunun altını çizmek lâzım.


    Karadeniz’deki bir cemaati yönlendirdiği yolunda iddialar var. Siz buna katılıyor musunuz?


    O cemaat vasıtasıyla yapılmak istenen provokasyonları dindarlar fark etti ve itibar etmedi. Ben dindarlar üzerindeki Ergenekon oyunlarını bozmak için en çok konuşan adamım.



    Devlet içindeki bazı güçlerin güneydoğuda bir tezgâh kurarak, Bediüzzaman posterlerini evlerine asan bir grup çıkarıp, daha sonra ellerine silâh verilerek terörist ilân edilebileceği ve bunun Nurcuların üstüne yıkılabileceği yolunda iddilar ortaya atıldı. Görüşünüz nedir?


    Nur hareketini şiddet olaylarıyla ilgili gösterme, Ergenekon’un gündeminde, fakat başarılı olamazlar. Türkiye’de statükoya karşı en büyük güç Nur hareketi. Batıya, diğer dinlere, demokrasiye açık oldukları, marjinalize edilemedikleri için Ergenekon’un oyununu bozuyorlar. Amerika, Yahudi, Hıristiyan, Ermeni düşmanı değiller. Alperenler için de aynı duyarlılık sağlanmalıdır. Dindarları kullanarak dindarlara karşı yapılacak operasyon konusunda çok dikkatli olmak gerekir. Senin Ragıp Zarakolu ile yaptığın röportaj çok güzeldi. Türkiye dindarlarının 1915 büyük felâketi karşısında tutacakları taraf Mason, din düşmanı ittihatçı Talat Paşa olamaz.


    Ergekon zihniyeti nasıl bir zihniyet?


    “Ben amaçlarım için her yolu mübah görürüm” diyen herkes Ergenekon zihniyetinin ortakçısıdır. ‘Devrim, vatan, İslâm için adam öldürmek şereftir’ diyen Ergenekon zihniyetindedir. Ergenekoncu olmak için organik bağ olması gerekmez. Bizim uğraşmamız gereken ‘amaçlar, aracı mübah kılar’ zihniyetidir. Ermeni meselesinde olduğu gibi ittihatçılar dindarları da zayıf yakalasalardı mahvederlerdi. Bugün toplu dindar kıyımları olmadıysa sayılarının çokluğundandır. Yüzde on olsalardı işleri bitikti.


    İstiklâl Mahkemelerinde sayısı henüz
    kesinleşmemiş binlerce insan katledilmiş....


    İskilipli Atıf Hoca gibi dindarların önderleri katlediliyor. Ben dindarların eskisi gibi derin yapılanmaların oyununa gelmemelerine seviniyorum. Eskiden bir cami yakılsa ve iki kişi çıkıp “Aleviler yaktı” diye bağırsa iç savaş çıkardı. Maraş Katliâmı konusunda Alevi toplumunun Ülkücü hareketin konuya dahli olduğu yönünde algısını da kırmak gerekir.


    Maraş Katliâmının yeniden tartışılması gerektiğini mi söylüyorsunuz?


    Maraş Katliâmı noktasında bir derin yapılanmanın provokasyonu vardır. Bunu ister CIA yapsın, ister başka istihbarat ancak Alevi halkının algısı başkadır. Demek ki, Alevi konusu aramızdaki uçurumlardan biri. Sünnilerin Maraş Katliâmını açıkça kınaması gerekiyor. Bunun yanında laik devletin teolojiyle işi olmaz. “Alevilik İslâm içi mi?” tartışmalarını laik bir devlet yapamaz. Erbakan’ın deyimiyle 2 milyon insan kendini “patates dininde” görse devlet bu insanların inançlarını tanımak, imkân tesis etmek zorundadır. Aynı zamanda ben zorunlu din derslerinin hiçbir dindara yaradığını görmedim. Zorunlu din derslerinin kaldırılması, Tunceli ve Nevşehir Üniversitelerine Pir Sultan Abdal ve Hacı Bektaş isimlerinin verilmesi, Madımak’ın müze yapılması, Tekke ve Zaviyeler Kanunun kaldırılması ve cemaatlere-tarikatlara yasal zemin açılması reformlarının birlikte yapılması lâzım. Alevilik meselesini halledersek Ergenekoncuların elinden bütün kozlar gider. Madımak’ın müze yapılmasında BBP öncülük etsin, o zaman bana yapılan her şeyi unuturum.



    Alperenler içerisinde provoke olma ihtimali var diyorsunuz. Peki size yapılan saldırıyı gündemde tutarak bu provokasyonu hedefine ulaştırmış olmuyor musunuz?


    Eğer öyle olsa “Bunlar hep böyleydi. Faşist katiller” demez miyim? Şu an Türkiye’de solcular “Sen bak bunları savunuyordun. Gerçekleri gördün mü?” demektedir. Gelsin BBP, Alevilik konusunda önemli adımlar atsın.

    Ergenekonda son perdeyi nasıl
    değerlendiriyorsunuz? Ergenekon soruşturması demokratik bir ülkeye yakışır şekilde devam edebilir mi?


    Birinci Ordu Komutanının İstanbul Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etmesini rezillik olarak görüyorum. Bu anayasal had bilmezliktir.


    Rutin görüşmeler şeklinde açıklanıyor...


    Birinci Ordunun, Emniyetle rutin olarak görüşeceği bir konu olduğunu düşünmüyorum. Ergenekon soruşturmasında yapılan yanlışlardan birisi ve önemlisi “Saygın insanlarla katiller bir araya nasıl gelir?” söylemidir. 12 Eylül darbecileri de böyle kurtarıldı. Sağcı ve solcu militanlar ortamı ateşliyordu. Öbür taraftan Orhan Aldıkaçtı anayasa hazırlıyordu. İhsan Doğramacı ise YÖK’ün kışla tipi örgütlenmesini kuruyordu. Bir taraftan Çatlı farklı bir iş görüyordu, öbür taraftan sosyalistler... Devlet 12 Eylül darbe ortamını hazırlamak için hepsini kullandı. Belki birbirlerinden haberleri yoktu, ancak aynı harekâtın parçalarıydı. Ergenekon örgütünde de birbirinden habersiz insanlar olabilir. 28 Şubat’ı bir örgüt mantığıyla düşünürsek, bir tarafında Fadime Şahin, öbür tarafında Çevik Bir vardı. Bir tarafta Fadime Şahin, öbür tarafta medya ayağını oluşturan Fatih Çekirge vardı. Ancak burada meselemiz kişiler değil.

    Gözaltına alınan veya tutuklanan kişilerin
    ardından “Bu kişileri ben tanıyorum yakın arkadaşım. Ergenekon terör örgütünden olamaz” türü ifadeleri nasıl değerlendirmek gerekiyor?


    Terör örgütü üyesi olmak illa silâhlı adam olmayı gerektirmez. Aldıkaçtı, darbecilerle işbirliği yapmış mı? Darbenin entelektüel ayağını oluşturmuş mu? Silâhlı olmayanlar aynı cezayı almaz tabiî...


    Ergenekon dâvâsı nereye kadar gider?
    Nefesi yettiği yere kadar gidecektir. Bizim irademize bağlı olduğunu düşünüyorum. Gerçekçi olmak gerekirse Türkiye’de devlet içine sızmış çetelerden bahsetmek doğru değil, çeteleşmiş devlet sisteminden bahsetmek doğru. Çeteleşmiş bir devlette soruşturma büyük olacaktır. Bu vesileyle anayasa değişikliği yapılıp çeteleşmiş devletten kurtulmak ve Ergenekonun zeminini kurutmak gerekir. Özgürlüklerin önü açılmalıdır.
    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  4. #4
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    TÜRKİYE İLK DEFA “İZLEME LİSTESİ”NE ALINDI

    Amerikan Kongresinin desteklediği ABD Uluslararası Dinî Özgürlükler Komisyonu bu yılki raporunda Türkiye'yi ilk defa ''izleme listesine'' aldı. Komisyonun raporuna göre, Türkiye ve Rusya'da dinî özgürlükler geçen yıl içinde kötüleşti. Raporda, özel endişe uyandıran ülkeler listesi de bulunuyor. İnsanların istediği gibi ibadet etme hakkının riskli olduğu ülkelere işaret eden bu liste bir çeşit uyarı niteliği taşıyor ve ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından bu listedeki ülkelere yaptırımlar uygulanabiliyor.
    DİNî FAALİYETLER ÜZERİNDE DEVLET
    KONTROLÜ

    Raporda, Türkiye'nin listeye ''laikliği yorumlama şekli'' çerçevesinde girdiği belirtilirken, ''bu durumun dinî özgürlük ihlâlleriyle sonuçlandığı'' ifadesi kullanıldı ve bu durumdan hem dinî çoğunluğun, hem de dinî azınlıkların payını aldığı kaydedildi. Komisyon raporunda, ''Türkiye'nin laiklik anlayışının Amerikan sisteminden farklılık gösterdiği ve Türk anlayışına göre kamu hayatındaki dinî faaliyetler üzerinde devlet kontrolünü temsil ettiği'' vurgulandı.

    Türk tipi lâiklik, din hürriyetine engel

    Amerİkan Kongresi tarafından desteklenen ABD Uluslararası Dini Özgürlükler Komisyonu bu yılki raporunda Türkiye’yi ilk defa ‘’izleme listesine’’ aldı. Raporda, Türk devletinin lâikliği yorumlama şeklinin, bazı dini özgürlük ihlalleriyle sonuçlandığı, bu durumdan hem dini çoğunluğun hem de dini azınlıkların payını aldığı bildirildi.
    Raporda, özel endişe uyandıran ülkeler listesi de bulunuyor ve komisyonun tavsiyesini dikkate alırsa ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından bu listede yer alan ülkelere belli yaptırımlar uygulanabiliyor. Türkiye ve Rusya’nın da dahil edildiği izleme listesi ise insanların istediği gibi ibadet etme hakkının riskli olduğu ülkelere işaret ediyor ve bir çeşit uyarı niteliği taşıyor.
    Geçen yıl izleme listesinde olan Bangladeş, ülkedeki iyileşmeler göz önüne alınarak bu yıl listeden çıkarıldı. İzleme listesinde Türkiye, Rusya, Laos, Somali, Tacikistan, Venezuela, Afganistan, Belarus, Küba ve Mısır bulunuyor. Özel endişe uyandıran ülkeler listesinde ise Nijerya, Myanmar, Çin, Eritre, İran, Irak, Kuzey Kore, Pakistan, Suudi Arabistan, Sudan, Türkmenistan, Özbekistan ve Vietnam yer alıyor. Türkiye’nin izleme listesine ‘’lâikliği yorumlama şekli’’ çerçevesinde girdiği raporda yer alırken, ‘’bu durumun dini özgürlük ihlalleriyle sonuçlandığı’’ ifadesi kullanıldı.
    Raporda, üniversitelerde başörtüsü takılmasına izin verilmesi yönündeki hükümet çabasının Anayasa Mahkemesi tarafından geri çevrildiği de yer aldı. Raporda ayrıca, ‘’hükümetin, dini azınlıkları yasal varlıklar olarak tanımayı reddettiği ve polisin Müslüman olmayan toplulukların yasal ve dini haklarını etkili bir biçimde bastırdığı’’ ifade edildi.
    ‘’Dini azınlıkların mal sahibi olma, kendi din adamlarını yetiştirme, dini eğitim verme haklarının kısıtlandığı’’ dile sürülen raporda, Türk devletinin lâikliği yorumlama şeklinin, bazı dini özgürlük ihlalleriyle sonuçlandığı, bu durumdan hem dini çoğunluğun hem de dini azınlıkların payını aldığı bildirildi. Komisyon’un, dini özgürlükler konusundaki kısıtlamaların devam etmesi sebebiyle Türkiye’yi bu yıl izleme listesine almaya karar verdiği de raporda vurgulandı.
    Raporda, Komisyon üyelerinin 2006 yılında Türkiye’yi ziyaret ettiği ve dini liderlerle yapılan görüşmelerde, özellikle son on yılda dini özgürlükler konusundaki ilerlemeleri dile getirdiklerine işaret edildi. Ancak raporda, ‘’Sünni Müslüman toplum ile Alevilerin ve Hristiyanların durumuna bakıldığında’’ dini özgürlükler konusundaki endişelerin devam ettiği dile getirildi. Komisyon raporunda, ABD Başkanı Barack Obama yönetiminden, uluslararası dini özgürlüklerden sorumlu bir özel temsilci atamasını da talep edildi. Komisyon raporunda, ‘’Türkiye’nin lâiklik anlayışının Amerikan sisteminden farklılık gösterdiği ve Türk anlayışına göre kamu hayatındaki dini faaliyetler üzerinde devlet kontrolünü temsil ettiği’’ ifade edildi. Raporda ‘’Ergenekon’’ soruşturması kapsamında ortaya atılan iddialara ilişkin değerlendirmelere de atıfta bulunuldu. Komisyon raporunun Türkiye bölümünde, Amerikan hükümetinin Türkiye’yi dini özgürlükleri ilerletme konusunda yasal reformlar yapmaya davet etmesi istendi.

    03.05.2009

    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  5. #5
    Vefakar Üye odanedir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    344

    Standart

    Fasa fiso dünyası
    أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ramazan-ı Şerif Geceleri Nafile Namazları Şeması
    By Leyfunnur in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.09.08, 11:38
  2. Öcalan'dan Ergenekon
    By akıncı in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 11.07.08, 16:52
  3. Ergenekon Destanı (!)
    By Şahide in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.07.08, 19:10
  4. Ergenekon
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 13:38
  5. Organızasyon Şeması
    By burak_16 in forum Mizah
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 15.08.07, 07:43

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0