Taraf yazarı vadi hakkında yenilir yutulur açıklamalar yapmıyor. kavga iyice kızışmaya başladı. Rasim Ozan Vadi'yi çok ciddi ithamlarla suçluyor.

JİTEM'in Kurtlar Vadisi operasyonu başlıklı yazısında "2003-2005 arası bu dizi JİTEM'den aldığı talimatlarla her ama her bölüm toplum içine nifak soktu. Kin ve düşmanlığı kışkırttı, insanları provoke etti... Hrant'ın ve daha birçok insanın katledilmesini mümkün kılacak bir ortam bu sayede yaratıldı... Osman Sınav, Soner Yalçın ve Raci Şaşmaz o döneme dair sorgulanmalıdır... " diyen Taraf yazarı Rasim Ozan Kütahyalı bugün yine Kurtlar Vadisi'ni yazdı.

OSMAN SINAV NEDEN BIRAKTI
JİTEM'in Kurtlar Vadisi operasyonu başlıklı yazım üzerine çok sevdiğim bir arkadaşım bana ulaştı. Kendisi aynı zamanda Osman Sınav'la da yakın ilişkiler içinde olan birisi...

"Diğerlerini bilemem ama Osman Sınav'ı çok iyi tanırım. O dönemde neler yaşadığını da iyi biliyorum. Diziyi en başarılı olduğu dönemde bırakmasının bir sebebi de bu ilişkiler ağı. Osman'a haksızlık etmişsin" diyordu bana bu arkadaşım...

ERGENEKONCULAR KULLANMIŞ
İslami kesimden kimi ahbaplarım da yazılarımı çok isabetli bulduklarını ama Soner Yalçın ile Raci Şaşmaz'ın ayrı ayrı ele alınması gerektiği imasında bulundular... Yine kamuoyunca da tanınmış bir yazar dostum "Şu an olumlu gidiyor bu ekip, o bağlamda çok yüklenmemek gerekmez mi? O zaman Ergenekoncular tarafından kullanılmışlar. Şimdi doğru yoldalar" gibi bir şey söyledi...

Özellikle bana sunulan son argüman çok çok problemli bir bakış açısını yansıtıyor... ETÖ ile mücadele etmeyi, ETÖ'nün tüm unsurlarıyla deşifre olmasını isteyen kimi yazarlar da kontr-Ergenekon taktikleriyle mücadeleyi meşru görebiliyor... Ben buna asla katılamam...

JİTEM KURTLAR VADİSİ'Nİ KULLANDI
"Evet, Kurtlar ekibini zamanında JİTEM / Ergenekon Hasan Atilla Uğur aracılığıyla yönlendirdi. O dönem bir darbe ortamının yaratılması için "kullanıldı" bu dizi... Ama şimdi "iyi adamlar"ın eline geçti, şimdi ‘biz' kullanıyoruz... Bu soruşturmanın lehine çalışıyor bu dizi..." mantığında olup, bu diziyi öven, bu ekibe yakın duran kimi yazarlar gaflet içinde olduklarını bilmelidirler... Her zaman usül esastan önemlidir... PKK için savaşmış itirafçıyı alıp, devlet için kullanmak, onu bunu öldürtmek, sağı solu bombalatmaktan farkı yok bu mantığın...

Özgürlükçü-demokrat bir dünya görüşüne gerçekten inanmış hiçbir aydın hayata böyle gizli servis mantığıyla bakamaz, bakmamalıdır...

OSMAN VE RACİ BİZİM ÇOCUKLAR
Osman Sınav ve Raci Şaşmaz bağlamında temel mesele ikisinin de muhafazakâr kökenlerden gelmiş olmaları... Dolayısıyla yaptıklarından bağımsız olarak İslami kesim içinde de "bizim çocuklar" diye algılanıyorlar... Soner Yalçın "bizim çocuk" olmadığı için, Yalçın'a dair kimsenin şüphesi yok. Hatta Yalçın'a yüklenmemi, tüm suçu ona yüklememi sağ cenahtan gelenler psikolojik olarak talep etme eğiliminde... Oysa dindar toplumsal kesimleri Türk devlet mantığının manipüle edebilmesi açısından Yalçın kilit bir isim değil...

DİNDARLAR MESAFE KOYDULAR
Genel olarak ulusalcı-laikçi aktörler aracılığıyla yapılacak manipülasyon ve provokasyon çabalarına karşı Türkiye dindarları müteyakkız durumda... Yalçın, Poyraz ve Küçük gibilerinin antisemitik-ırkçı çabaları daha çok laik kesim üzerinde etkili oldu. Laik kesimin ruh sağlığında büyük tahribatlar yaratıldı... Öte yandan bu üç ismin yazdıkları kitaplar İslami kesimlerin de yumuşak karınlarına oynayan bir dille yazılmıştı. Fakat yazılanlardan ziyade yazanların kimliğine bakan Türkiye dindarları bu isimlerle aralarına hemen mesafe koyabildiler...

BİZİM ÇOCUKLAR OPERASYONLARI İŞLEVSELDİR
İşte bu bağlamda Türk derin yapılanmasının "bizim çocuklar" aracılığıyla yaptığı operasyonlar çok daha işlevseldir. Bu sebeple çok daha tehlikelidir... Zaten bu ülkede yaşayan bütün toplumsal kesimler kendi içinden gelen insanları aracılığıyla vurulmuştur..

. Dindar-muhafazakâr camiaya yönelik yapılacak bir operasyon dindarlar kullanılmadan yapılamaz... Kürtler ve Aleviler bağlamında da aynı şey geçerli... Her zaman tüm toplumsal kesimler "karşı taraf"tan gelenlere karşı korunaklı, "içeriden" gelenlere karşı daha zayıf olmuştur... O sebeple "içeriden" kişilerle işbirliği yapılarak kotarılan provokasyonlar her zaman başarılı olmuştur...

ERGENEKON'UN EN BAŞARILI PROJESİ: VADİ
Kurtlar Vadisi (2003-06) örneğinde de yaşanan budur. Bir Kadiri şeyhinin oğulları olan Raci ve Necati Şaşmaz'a karşı dindarlar doğal bir yakınlık hissederler. Muhafazakâr kökenden gelen Osman Sınav ve Bahadır Özdener'e karşı da... İşte bu sebeple Kurtlar Vadisi (2003-06) dizisi bu "içeriden" isimler kullanılarak Türkiye dindarlarına karşı yapılmış büyük bir operasyondur. AK Parti de bu oyuna büyük oranda gelmiştir. 2007'de darbenin eşiğinden dönmemizde bu oyuna gelmiş olmanın çok büyük bir payı vardır. Ergenekon yapılanmasının en başarılı projesi yeniden söylüyorum Kurtlar Vadisi (2003-06)'dır...

DÜŞMANLIKLAR KIŞKIRTILMIŞTIR
Muhafazakâr dil üzerinden Türk dindarları ulusalcı faşizmin bataklığına doğru bu dizi aracılığıyla çekilmiştir... AB ve ABD düşmanlığı, Yahudi ve Hıristiyan düşmanlığı Kurtlar Vadisi (2003-06)'nın her bölümünde kışkırtılmıştır... Liberal aydınlar işbirlikçi ve hain olarak gösterilmiştir...

Herkes şunu iyi bilmeli... Kurtlar Vadisi'ni yönlendiren zihniyet, dindar yurttaşlarımızı insandan saymayan, Medine Bircan'ı başörtüsü nedeniyle hastane kapılarında katlettiren zihniyettir...

GÜLEN HAREKETİNİ YOK EDECEKLERDİ
ETÖ'nün darbe planı başarıya ulaşsaydı bu ülkenin dindarlarına görülmedik zulümler yapılacaktı. AKP'liler hapislere tıkılacak, işkence tezgâhlarından geçecekti. ETÖ darbesinin tamamen ezip yoketmeyi tasarladığı başlıca oluşum da Gülen hareketiydi...
Sınav ve Şaşmaz o döneme dair dürüstçe konuşmak zorundadır...

Son Sayfa