Konu Kapatılmıştır
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: İsrail’in Siyonist Savaş Suçluları Yargılanmalı

  1. #1
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Exclamation İsrail’in Siyonist Savaş Suçluları Yargılanmalı

    Robert MİRANDA


    İsrail’in Siyonist savaş suçluları yargılanmalı



    Filistin’in işgal edilmiş bölgelerinde kadın ve çocuklara karşı son zamanların en vahşice saldırılarını gerçekleştiren İsrail’in Siyonist liderleri dünya toplumunun Filistin katliamına gösterdiği tepkiyi hissetmiş olmalılar.
    1300 dolayında insan öldürüldü ve bunların 400’ü çocuktu... Bu bilânço İsrail’i yöneten Siyonist liderlerin insan hayatına verdiği önemin bir göstergesi aslında. Trajik olan bir başka rakam ise Siyonistlerin bu saldırganlığı neticesinde 5000’in üzerinde insanın yaralanması oldu.
    Şimdi İsrail Dışişleri Bakanı Tzipi Livni dünya medyasının karşısına çıkıp olayı istediği gibi çarpıtabilir ve Siyonistlerin işine geldiği şekilde anlatabilir. Fakat Siyonistlerin gizlemek istediği gerçek gün gibi ortadadır ve gizlenemez. İsrail ordusu yüzlerce çocuğu katletmiştir. Böylesi bir askerî güç için savunmasız bir çocuğu acımasız kurşunlarla katletmek ne gurur verici bir muzafferiyet!
    Dünya şimdi, karanlık odalarında Filistinli insanlara karşı bir soykırım ve yok etme planları yapan İsrail Dışişleri Bakanı ve onun katil Siyonist liderlerinin söylemlerine inanacak değildir. Gerçekte, barış yanlısı Yahudi vatandaş, grup ve organizasyonların bir kısmı da dahil olmak üzere bütün dünya topyekûn Siyonistlerin Gazze politikasına karşı birleşmiş ve karşı durmaktadır.
    Hatta Venezuela ve Bolivya gibi ülkeler İsrail’in Gazze saldırıları sonrasında İsrail devletiyle bütün diplomatik ilişkilerini durdurmuştur.
    Aslında Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez ve Bolivya Devlet Başkanı Evo Morales’in aldığı bu karar Siyonistlerin Gazze’de yaptığı katliâmları savunmada ne kadar zayıf düştüklerinin açık bir göstergesidir.
    Siyonistler Gazze’de yaptıklarını savunmaya devam ettikleri sürece, aslında yerli halkı yok ederek bütün Filistin’in kontrolünü almak istediklerini ve eğer Filistinliler direnmeye devam ederse, işgal edilmiş bölgelerde tek bir Filistinli kalmayana dek, daha fazla saldırıp daha fazla insanı katletmeyi planladılarını göstermiş oluyorlar.
    Bir başka deyişle, Siyonistlerin 400 Müslüman çocuğu öldürme gerekçesi, aslen Müslümanlara ait olan işgal edilmiş bölgelerdeki Müslüman varlığını soykırım yoluyla temizlemek ve yok etmektir.
    Amerika Birleşik Devletleri hükümeti Bush yönetimi altında olduğu süre zarfında, Siyonistlere hep sadık kalmıştır. Hatta İsrail ordusunun kadın ve çocukları öldürdüğü ve askerî harekât sırasında fosfor bombası kullandığı güçlü delillerle ispat edildiği zaman bile bu sadakatinden taviz vermemiştir.
    Siyonistlerin bu gerçekleri nasıl örtbas ettiklerine gelince, sahneye İsrail Başbakanı Ehud Olmert’in sözcüsü Mark Regev çıkıyor. Regev BBC’ye verdiği mülâkatta, “Gazze’de İsrail’in saldırıları sırasında kaç çocuğun öldüğü netlik kazanmamıştır. Bunlardan kaçının bizim saldırılarımız sırasında, kaçının Hamas tarafından öldürüldüğü belli değildir” demektedir.
    Siyonistler çocuk ölümlerini Hamas’la ilişkilendirmek istiyor gibi görünmekte.
    Yakında böyle giderse, Siyonistler, İsrail tanklarını, saldırı helikopterlerini, İsrail ordusunu ve savaş jetlerini bütün Müslümanları öldürmek amacıyla Gazze’ye gönderme konusunda da Hamas’ı suçlayacak.
    Siyonistler aslında bütün şüphe ve soruları kendi başlarından def etmek için güzel bahaneler uydurup duruyorlar. Meselâ sürekli Hamas’ı suçlayarak, Siyonistler dünya kamuoyu nazarında soykırım yapma hakkı kazanabileceklerini ümit ediyorlar. Ama insanları kendi topraklarında güç kullanarak atmayı marifet bilen Siyonistlerin bu politikaları onların gerçek katiller olduklarına yeterli delil olacaktır.
    Dünya, bu katliâmların hesabını İsrail’in Siyonist liderlerinden sormalıdır.
    Çocuklar şimdi adalet için ağlıyor! Kadınlar adalet için yalvarıyor! Bütün insanlık adalet için haykırıyor!
    Filistin Müslümanlarına uygulanan soykırım son bulsun! TERCÜME: UMUT YAVUZ

    28.01.2009

    E-Posta: rmiranda@wi.rr.com


    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  2. #2
    Müdakkik Üye ErekNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Van-Horhor
    Yaş
    39
    Mesajlar
    854

    Standart Şaron'u ailesi dahi kabul etmiyor

    İsrail eski Başbakanı Ariel Şaron'u üç yıldan beri komada yattığı Tel Aviv'deki Şeba hastanesi yönetimi evine göndermek istiyor. Tedavisinin mümkün olmaması sebebiyle Şaron'u hastane yönetiminin çıkarmaya çalışması üzerine, ailesi karara itiraz etti. Şaron ailesinin itirazı, krize sebep oldu.

    Hastane yöneticileri, gözeticiler eşliğinde Şaron'un bakımının evinde devam ettirilmesini istiyor.

    Hastanenin hesaplarına göre Şaron'un masrafları, 1948 yılından bu yana her hangi bir hastaya yapılan ödemenin çok ama çok üstüne çıkmış durumda. İsrail Sağlık Bakanlığına hastane tarafından yazılan yazıda, Şaron'un durumundaki bir hastaya, kendilerinen en fazla üç ay bakabileceği belirtiliyor.

    Öte yandan Şaron'un oğlu Cal'ad'ın babasının bulunduğu odayı ofis haline getirdiği, işlerini hastaneden idare etmeye başladığı, hatta iş toplantıları bile düzenlediği bildiriliyor. Bu durumunda da hastane yönetimini rahatsız ettiği kaydediliyor.

    Şaron üç yıldan bu yana komada yatıyor. 2006 yılı Ocak ayında geçirdiği bir beyin kanaması sonucunda komaya girmişti.
    DünyaBülteni



    Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa,
    bunun sırrı işte budur. Said yoktur.
    Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur.
    Konuşan yalnız hakikattir,
    hakikat-i imaniyedir
    çünkü DAVAM DEVAM iledir
    vanasyanur


  3. #3
    Müdakkik Üye ErekNUR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Bulunduğu yer
    Van-Horhor
    Yaş
    39
    Mesajlar
    854

    Standart 29 ferdini kaybeden aile İsrail'e dava açtı

    İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği son saldırılarda 29 mensubunu kaybeden Filistinli aile, İsrail yönetimine dava açtı. Mağdur aile, İsrail'den 200 milyon dolar tazminat talep ediyor. Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde yaşayan Semuni ailesi, İsrail mahkemesinde Başbakan Ehud Olmert, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'ye dava açtı. Ailenin 3 katlı binası 4 Ocak'ta İsrail tankları tarafından bombalanmış ve aileden 7 kişi ölmüştü. Bombardımandan kurtulanlar bir barınağa sığınmışlardı. Talihsiz ailenin sığındığı bina da İsrail ordusu tarafından bombalanmış ve aileden 22 kişi de bu saldırıda ölmüştü. Dava, İsrail'in kuzeyinde, İsrailli Arapların yaşadığı Nasıra'da açıldı.



    Risale-i Nur bir derece muvaffak oluyorsa,
    bunun sırrı işte budur. Said yoktur.
    Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur.
    Konuşan yalnız hakikattir,
    hakikat-i imaniyedir
    çünkü DAVAM DEVAM iledir
    vanasyanur


  4. #4
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    Alıntı ErekNUR Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nde gerçekleştirdiği son saldırılarda 29 mensubunu kaybeden Filistinli aile, İsrail yönetimine dava açtı. Mağdur aile, İsrail'den 200 milyon dolar tazminat talep ediyor. Gazze şehrinin Zeytun mahallesinde yaşayan Semuni ailesi, İsrail mahkemesinde Başbakan Ehud Olmert, Savunma Bakanı Ehud Barak ve Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'ye dava açtı. Ailenin 3 katlı binası 4 Ocak'ta İsrail tankları tarafından bombalanmış ve aileden 7 kişi ölmüştü. Bombardımandan kurtulanlar bir barınağa sığınmışlardı. Talihsiz ailenin sığındığı bina da İsrail ordusu tarafından bombalanmış ve aileden 22 kişi de bu saldırıda ölmüştü. Dava, İsrail'in kuzeyinde, İsrailli Arapların yaşadığı Nasıra'da açıldı.
    *********S A ***"Zalimler için yaşasın Cehennem.....!
    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  5. #5
    Ehil Üye Bîçare S.V. - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul/Üsküdar
    Mesajlar
    2.407

    Standart

    H. İbrahim CAN
    Filistin'de barış yakın mı?




    ABD Dışişleri Bakanı Clinton göreve başlar başlamaz bölgemizde dolaşmaya başladı. Önce Türkiye’ye gelip PKK meselesinin çözümüne yönelik projesini sundu.
    Şimdi de İsrail ile Filistin arasında arabuluculuk yapma çabalarını sürdürüyor. Ancak 3 Mart'ta İsrail’de, Amerika’nın İsrail’in hamisi olmaya devam edeceğini ve bu ülkeyi İran ve bölgedeki diğer tehditlerden korumaya devam edeceğini açıkladı. Ertesi gün ise Filistin Lideri Mahmud Abbas’a Obama’nın destek mesajını iletti. İsrail’de yeni hükümetin kurulmasından sonra 2007’de başlayıp akim kalan barış görüşmelerinin yeniden başlatılacağı vaadinde bulundu. Aynı zamanda himaye ettiği İsrail’in yerlebir ettiği Gazze’nin yeniden imarına ilişkin planlarını anlattı.
    Bir gün önce Clinton, İsrailli yöneticileri bölgede bir Filistin devletinin kurulmasının onların yararına olacağı konusunda ikna etmeye çalıştı. İsrail’deki yeni hükümeti kuracak olan Likud Partisi lideri Benjamin Netanyahu ise Ortadoğu’daki çatışmaya “iki devletli bir çözüm” bulunması konusundaki isteksizliğini açıkça gösterdi.
    İsrail’in bu tutumunu bilen Filistin yönetimi ise, İsrail kayıtsız şartsız bir iki devletli çözümü kabul etmediği sürece barış görüşmelerinin başlamayacağını duyurdu. Aslında görüşmelerin önündeki engel bundan da ibaret değil. İsrail’in yeni yerleşim yerleri kurmayı planlaması çok önemli bir sorun. Netanyahu, selefi gibi yeni yerleşim yerleri kurmadıklarını, yalnızca mevcut yerleşim yerlerinin “doğal nüfus artışı” sebebiyle genişlediğini ileri sürüyor. Filistin yönetimi ise Clinton’dan İsrail’e baskı yaparak bunun önüne geçmesini istiyor.
    Bütün bu gelişmeler aslında bölgede sıkıntılı günlerin bitmediğini gösteriyor. Halen kendi içinde ikiye bölünmüş olan el-Fetih ve Hamas yönetimleri kendi aralarındaki husûmeti bitirmediği sürece, İsrail ile güçlü bir müzakere yeteneğine sahip olamayacaklar.
    2006 seçimlerinde Hamas’ın çoğunluğu ele geçirmesiyle başlayan çatışmalar, 2006 ve 2007 yıllarında Amerika’nın el-Fetih grubuna eğitim, silâh ve mühimmat sağlamasıyla yoğunlaştı. Amerika, bölgedeki müttefikleri Mısır ve Ürdün’ü de Fetih askerlerine eğitim desteği vermeye ikna etti. Bu çatışmalar, İsrail’in son Gazze saldırılarında, Hamas’ın yalnız bırakılması ve sivil halkın da bu çatışmalar yüzünden uluslar arası yardımlardan güçlükle yararlanabilmesi sonucunu doğurdu.
    Filistin’e barışın bir an önce gelebilmesinin önşartı Şubat sonunda Kahire’de iki parti arasında başlayan görüşmelerin kısa sürede tamamlanarak uzlaşmaya varılması. Gündemlerinde bir ara dönem hükümeti kurulması, başkanlık ve meclis seçimlerinin yapılması ve sınır kapılarının açılması konuları bulunuyor. Gazze’de yaralar hâlâ sarılmadı. Fetih ve Hamas arasında bir uzlaşmaya varılıp Filistinliler tek vücut olmadıkça bu yaraların sarılması imkânsız.
    Ancak Filistinlilerin bölünmesinin teşvikçilerinin bu bölünmeden çıkarı henüz ortadan kalkmadı. O yüzden birleşme yakın zamanda gerçekleşmeyecek bir hayal gibi görünüyor.

    YENİ BİR SUİKAST
    Çeçenistan’ın kukla lideri Ramazan Kadirov’un ülke dışındaki muhaliflerine yönelik susturma kampanyası sürüyor. Rus istihbarat servislerine bağlı Vostok milis güçlerinin eski komutanı olan ve son savaşta Güney Osetya’da Gürcistan’a karşı savaşan, sonra da Kadirov’la ihtilâfa düşüp kaçan Salim Yamadayev, Dubai’de suikasta kurban gitti. Böylece son birkaç ay içinde İstanbul’da öldürülen üç Çeçen ile birlikte beş muhalif, Kadirov’un suikastçı casuslarının kurbanı oldu. İstanbul’daki Çeçen mültecilerin kaygılandıran bu gelişmeleri daha dikkatle izleyip, tedbir alınması gerekmez mi?

    04.04.2009

    E-Posta: hibrahimcan@windowslive.com


    "İyyake nâ'büdü ve İyyake nesteîn."

    'Ancak Sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz' (Fâtiha Sûresi)


    "İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah'a da şükretmez.!" (H.Ş.)

    'Bırak bîçare feryâdı, belâdan; gel tevekkül kıl' (17.Söz.)

    "Şimdi 'OKU' kabirde okuyamazsın" (Z.Gündüzalp)

    'ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR' (YENİASYA)

    Selâm ve duâyla. Bîçare S.V.

  6. #6
    1kul
    Guest 1kul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    H. İbrahim CAN
    WELCOME TO THE “ONE MINUTE COUNTRY”




    Sayın Obama geçen Cumartesi örneğini gördüğünüz gibi, biz “one minute” dediğimizde, her şey durur. “One minute” deriz, Davos’ta İsrail kahrolur, İslâm dünyası sevinir. “One minute” deriz, Rasmussen NATO genel sekreteri olamadığı için soğuk terler döker. Siz devreye girip taahhütler vermek zorunda kalırsınız. “One minute” deriz tezkere meclisten geçmez, askerleriniz Anadolu’yu Irak’a giriş kapısı yapamaz. Adaletimiz “one minute” der, vatandaşa rağmen vatanı kurtaran aslan rolüne soyunanlar hapsi boylar.
    Arada bir de halkımız iktidara “one minute” der, bütün hesaplar ve dengeler değişir.
    Danışmanlarınız sizi ülkemizin bu özelliği hakkında mutlaka bilgilendirmiştir. Ama bir de biz uyaralım. Bu ziyaretinizden çok şey bekliyoruz. Öncelikle yıllardır bu ülkenin belini büken terör belâsına çözüm önermenizi ve kontrolünüzdeki Irak yönetimine de bu konuda talimat vermenizi bekliyoruz. İslâm dünyasına “Hüseyin” olduğunuzu buradan ilân etmenizi, İslâm ve Hıristiyan medeniyetlerinin çatışarak değil, işbirliği yaparak insanlığa huzur ve refah getirebileceğinizi anladığınızı göstermenizi bekliyoruz. Bizim hem Müslüman, hem Ortadoğulu, hem Asyalı, hem Avrupalı hem de Osmanlı’nın mirasçısı olduğumuzu anlamanızı bekliyoruz. Bölgede tarihten gelen misyonumuzu, sorumluluğumuzu ve gücümüzü görmenizi bekliyoruz.
    Ancak şunları bizden istememenizi de bekliyoruz:
    Afganistan’a daha çok asker gönderin ve askerlerinin Taliban’a karşı aktif olarak savaşsın demeyin. Bizi Müslüman ülkenin Müslümanlarına karşı savaştırmaya çalışmayın. Savaştan harap olmuş Afganistan’ın imarı, huzura ve refaha muhtaç insanlara sağlık, yardım, eğitim götürülmesine daha fazla katkı verelim. Hatta gerekiyorsa askerlerini eğitelim. Ama bizi onlara karşı savaştırmayın.
    Kırgızistan’da kapatılan üssünüzün yerine Trabzon’da üs istemeyin. Biz artık Rusya’ya karşı uç karakolunuz olmak istemiyoruz. Kafkaslar ve halen Rusya’nın gizli boyunduruğu altında yaşayan Müslüman Türk milletlerine vefa ve dostluk borcumuz var. Biz akıncı gücü değil, barış ve huzur köprüsü olmak istiyoruz Kafkaslara. Bunun önünü kesecek üssü bizden istemeyin.
    Ermenistan, işgal ettiği Azerbaycan topraklarından çekilmeden, tarihin tarafsız yargısına bırakılması gereken soykırım iddialarından vazgeçmeden, kitaplarındaki Türk düşmanlığını yok etmeden, Azerbaycan ile barış yolunda adımlar atmadan Ermenistan ile acil bir dostluk kurmamızı beklemeyin.
    Kuzey Irak Yönetimi PKK konusunda üzerine düşeni yapmadan, Irak Cumhurbaşkanı bir hafta önce söylediklerini bir hafta sonra inkâr etmekten vazgeçmeden, bizim Kuzey Irak Yönetimine her yönden kucak açmamızı beklemeyin. Eli kanlı teröristleri de yargı önüne çıkarmadan affetmemizi beklemeyin. Önce hamisi olduğunuz bu bölge yönetimine talimat verin. Samimiyetlerini göstersinler. Sonra biz daha önce yaptığımız gibi bölge insanına yine kucak açarız. Onlar bizim kardeşlerimiz, tarihten gelen derin bağlarımız var. Araya giren karakedileri siz kovalarsanız biz gereken büyüklüğü göstermeye hazırız. İşte sayın Obama! Büyük önem verdiğimiz bu ziyaretinizde sizden beklediklerimiz ve beklemediklerimizin bir kısmı bunlar. Tam ziyaretinize tevafuk eden Medeniyetler İttifakı Forumuna da katılıp, insanlığın özlediği barış mesajlarını veriniz. Bu uyarılarımızla birlikte hoşgeldiniz diyoruz: “welcome to Turkey”.

    06.04.2009

    E-Posta: hibrahimcan@windowslive.com



Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İsrail’e Soykırım Davası
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.01.09, 09:01
  2. İsrail, BM’yi de Vuruyor
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 17.01.09, 21:28
  3. ‘İnsanlık’ İsrail’i Yenecek
    By Bîçare S.V. in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.01.09, 14:46
  4. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.09.07, 14:17

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0