+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Dink Cinayeti ve Ergenekon

  1. #1
    Pürheves mtnhydr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    292

    Standart Dink Cinayeti ve Ergenekon

    ‘Erkekçe olsun isterim / Dostluk da, düşmanlık da" demişti Ahmed Arif. Şiirdeki cinsiyetçi imaya rezerv koyarak okuyalım: Dostluğun da düşmanlığın da mertçe olmasına duyduğu ihtiyacı dile getiriyor şair. Çünkü dostluğun da düşmanlığın da asgari bir dürüstlükten yoksun olduğu bir ülkede yaşadığını biliyor.

    Hrant Dink'in alçakça katledilişinin ikinci yılında, O'nun için ağıt yakan külliyetli bir kısım zevata bakarken, benim de aklıma bu mısralar aklıma geliyor. Çünkü onlar bir yandan, belki de hiç tanımadıkları halde, belki bir kez gözleri gözlerine düştüğü halde, sanki kırk yıllık dostlarıymış gibi, O'ndan "Hrant" veya "Sevgili Hrant" diye söz ederken, diğer yandan O'nu katleden derin yapı ve ilişkilerin üzerine gidilmesine engel olmaya çalışıyorlar.

    Devlet adına kan dökmeyi meşru gören ve bunu açıkça ifade edenlere değil sözüm. Çünkü onlar, güvercinlere kurşun sıkılmasını meşru görürken, en azından demokratı oynamayacak kadar "dürüst"ler.

    Ergenekon Davası derinleştikçe telaşa kapılan ve kamu bürokratı olarak tarafsız olması gerekirken, kendisini teşhir etme pahasına sanıkları "saygın" ve "vatansever" ilan eden ve davayla ilgili eleştiriler yapan bir kısım asker veya sivil bürokrata da değil sözüm.

    Önce davayı "görmemeyi" deneyen, bu mümkün olmayınca da olağanüstü bir ustalıkla davayı sulandırmaya çalışan, yargılama sürecindeki hataları mercek altına alırken, en vahim iddiaları iç sayfalara süpüren, adil yargılanma hakkıyla ilk kez bu dava dolayısıyla ilgilenen malum medyaya da değil sözüm.

    Benim sözüm, bir yandan "Hrantlar ölmesin" derken, diğer yandan bu sözü mantıki sonuçlarına kadar izlemeyen, bu sözün gerektirdiği ahlaki ve siyasi duruşu sergilemeyenlere; bu sözün gereklerini yapmadıkları gibi, yapana da mani olmaya çalışanlara.

    Önceleri bunun, en azından bazıları açısından, önyargı kaynaklı bilinçsiz veya refleksif bir tavır olabileceğini düşünüyordum; ama realitenin bu kadar açık hale geldiği, yani derin dehlizler deşildikçe ortaya saçılan kan ve irin kokusunun bu kadar ayyuka çıktığı bir zamanda, hala bu tutumu izlemenin artık bilinçli bir tercih olduğuna inanıyorum.

    Görünen o ki, onlardan bir kısmı aslında bu yapı ve işleyişin değişmesini istemiyor; ama bunu açıkça ifade edemiyor. Diğer bir kısmı ise daha trajik halde: Onların "Akepe'ye" duydukları nefret, Hrant Dink'e, hukuka veya demokrasiye duydukları sevgiden daha büyük.

    Şimdi iktidarda hiç sevmedikleri, "ötekilerin hükümeti" var ve iyi kötü Cumhuriyet tarihi boyunca ilk kez bu Hükümet derin dehlizlerin kapağını açmaya çalışıyor. Bunu ciddi bir bürokratik dirence ve medya dezenformasyonuna rağmen ve güçler dengesi elverdiğince yapıyor. Kapıya yığılmış ve linç etmek için "Savcıyı bize teslim edin" diye bağıran politize yargı mensuplarına rağmen yapıyor.

    Tamam, hükümet belki de gerçekten demokratlıktan değil de yakaladığı derin canavarın kuyruğunu elinden kaçırdığında başına gelecek felaketi bildiğinden yapıyor. Ama yapıyor. "Onlar" yapıyor. Ergenekon sanıklarının adil yargılanma hakkını savunanlara değil sözüm. Davanın doğru dürüst görülmesi için uyarıda bulunanlara da değil. Öte yandan, Hrant Dink'i yaşatmak için gerekli önlemleri almayanların sorumluluklarını da pekala biliyorum.

    Benim sözüm iki yüzlü olanlara.

    Onlar şimdi ellerinden geldiğince, kalemlerinin ve dillerinin elverdiğince Ergenekon Davasını sulandırmaya çalışıyorlar. Daha kötüsü, siyaseten doğruculuğun dilini iyi bildiklerinden, çoğu kez bunu demokrasi ve insan hakları literatürünü kullanarak yapıyorlar. Ve bir yandan da kurbanlar için ağıt yakıyorlar. "Hisli" ve "içli" ses tonlarıyla en ince maniplasyonları yapıyorlar. Özetle, kurtla yiyip, sahibiyle ağlıyorlar.

    Dostluğun da düşmanlığın da mertçe olmasını istemişti Ahmed Arif. Ama öyle bir ülkede yaşamadığını biliyor ve şiirin devamında şöyle diyordu:

    "Hiçbiri olmaz halbuki".

    Gerçekten de olmuyor...
    B. Berat Özipek
    her şey ya bizzat güzeldir ya netice itibariyle güzeldir..

  2. #2
    Ehil Üye yuşaa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Bulunduğu yer
    kendi dünyamdan
    Mesajlar
    1.808

    Standart

    Allah rahmet etsin
    çavreşamın delalamın ji testede birindarım

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Üzeyir Garih Cinayeti
    By ayine-i samed in forum Gündem
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 22.02.09, 16:41
  2. Hrant Dink: Allah Bediüzzaman'dan Razı Olsun
    By SeRDeNGeCTi in forum Gündem
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 02.01.09, 11:49
  3. Ergenekon
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 13:38
  4. Gazeteci Hırant Dink Öldürüldü
    By ŞAHBABA in forum Gündem
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 02.01.08, 18:39
  5. Habil ile Kabil -Yeryüzünün İlk Cinayeti (Çizgi Film)
    By osmanyuksel in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 03.06.07, 21:58

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0