+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 ve 5

Konu: Türkiye'nin İrtica Tehlikesi Altında Olduğu...

  1. #1
    Pürheves sliha87 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    Denizli
    Mesajlar
    264

    Standart

    Hiç kimseyi bildiğinin ötesinde yargılayamazsın ve bildiğin ne kadar da az...halil cibran

  2. #2
    Gayyur EnVaR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Yaş
    43
    Mesajlar
    131

    Standart

    Türkiye'nin milli güvenlik konsepti içerisinde en önemli yeri işgal eden irtica, 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, Türkiye'nin bir as?rl?k geçmişinde de derin izler b?rakan bir kavramd?r. Resmi söyleme göre irtica bir "gulyabani" gibidir. Bu dehşetli tehlike o kadar etkilidir ki, önleyebilmek için, temel hak ve hürriyetlerden Türkiye'nin demokratikleşmesine kadar birçok şey, feda edilmiş, hala da feda edilmeye devam edilmektedir.
    1909'da II. Meşrutiyetin sağlad?ğ? hürriyetçi ortam, irticay? önlemeye kurban verilmişti. O tarihte başlayan mekanizma, daha sonraki y?llarda da işlemeye devam etti. Şeyh Said Olay? bahane edilerek 1925'te Terakkiperver Cumhuriyet F?rkas?, Menemen Olay? bahane edilerek 1930'da Serbest Cumhuriyet F?rkas? kapat?ld?. 1960'dan itibaren her on senede bir, periyodik olarak askeri ihtilal yap?lmas?n?n gerekçesi de irtica oldu. "28 Şubat Süreci" diye tan?mlanan dönemde, irtica bahane edilerek yap?lan uygulamalar hayat?n her alan?n? etkiledi: Siyaset, eğitim ve sermaye üzerinde düzenleyici çal?şmalar yap?ld?. ?rtica ile ilgisi olduğu düşünülen partiler kapat?ld?. ?mam-hatip okullar? incelemeye al?narak yeni düzenlemelere tabi tutuldu. Bu yoldaki önemli bir icraat, bu okullar?n orta k?s?mlar?n? kapatmak oldu. Başörtüsü ile okullara girilmesi yasakland?. Kur'an kurslar?na giden öğrenciler için yaş s?n?r? getirildi. ?rtica ile ilişkilendirilen devlet memurlar?n?n görevine son verildi. Sermaye piyasas?nda da irtica ile ilgisi olduğu düşünülen şirketler kamuoyuna ilan edildi, gelişmelerinin önüne geçebilmek için tedbirler al?nd?.
    Gerçekten "ne"ydi bu irtica? Böyle bir tehlikenin varl?ğ?ndan sözedebilir miydik; yoksa irtica, zihinlerdeki mevhum bir tehlike ya da ard?na başka emellerin gizlendiği bir maske miydi?
    ?şte, Köprü dergisi "?rtica" dosyas?n? bu kayg?larla ele al?yor. Kavrama yüklenen anlamlar?n birçoğunu çeşitli yazarlar?n kaleminden analiz ediyor.
    sl?nda, "ileri" ve "geri" kavramlar?, subjektif ve ideolojik bir tan?mlama biçimi ile alg?land?ğ?ndan, tarafs?z ve objektif bir tan?m? üzerinde ittifak etmek imkans?z gibi görünmektedir. Çünkü ileri/geri ifadelerinin "ne"yin ilerisinde/gerisinde olduğunu söylerken "tasavvur edilen" bir ölçüye gönderme yap?l?r. Şayet bu ölçü evrensel değerler olmazsa farkl? farkl? ileri/geri tan?mlar?n?n olmas? kaç?n?lmazd?r.
    Türkiye'de bu kavram?n ele al?n?ş biçimi, Bat?l?laşma tarihimizle doğrudan ilgilidir. Bat?l? değerlere aşina olmaya başlad?ğ?m?z Tanzimat'la beraber, "ilerleme fikri" tart?ş?lmaya başlanm?ş; "terakki", "tedenni", "icab-? asra intibak", gibi kavramlar sürekli gündemde kalm?şt?r. Ancak bu aşamada; geri olan, kendini yenilemekte güçlük çeken, bunun sonucu olarak da cephelerde sürekli yenilen Osmanl? Devleti; ileri olan ise, on alt?nc? yüzy?ldan itibaren her alanda büyük gelişmeler gösteren Bat? olarak alg?lanm?şt?r. Bat?n?n teknolojik üstünlüğü, dünyan?n diğer -Bat? d?ş?- toplumlar? üzerinde medeniyet aç?s?ndan üstünlük kurmas?na zemin haz?rlam?şt?r.
    On alt?nc? yüzy?ldan yirminci yüzy?l?n başlar?na kadar, Bat? Ayd?nlanmas?n?n ürettiği bilim anlay?ş?, fizik alemi akla dayal? "matematiksel kanunlar" ve "determinizm" çerçevesinde ele ald?. Bu anlay?ş, Bat?'da "objektif ve mutlak" olarak alg?lan?yordu. Bunun sonucu olarak, fizik alemle ilgili yaklaş?k öngörülerde bulunabilme cesareti de kazan?lm?şt?. Bu cesaret, tabii bilimlerdeki bu anlay?ş?n sosyal bilimlere de taş?nabileceği sonucunu getirdi.
    Frans?z ?htilali'nden sonra, tabii bilimlerde ulaş?lan nokta, sosyoloji ilminde de uygulanarak tasavvur edildiği gibi toplumlar?n inşa edilmesi için çal?ş?lmaya başland?. 19. yüzy?lda gelişen ulus-devletlerin zeminini böyle bir durum oluşturur. "Mutlak iyi" ve "objektif bilgi" elde edilmiş ve bu malzemeler toplumsal alana ulus-devletlerle taş?nmaya başlanm?şt?r.
    smanl? Devleti'nde, ?ttihad ve Terakki Partisi'nin heterojen yap?s? içerisinde beliren milliyetçi ve pozitivist ruh, böyle bir arkaplanla aç?klanabilir. Cumhuriyet devrinde yap?lan reformlarla, hatlar?n daha da netleştiği görülür. Kemalist reformlar, 20. yüzy?la kadar, Bat?'da büyük bir ekseriyet taraf?ndan mutlak bilgi olarak kabul edilen Pozitivist yaklaş?mlar? esas alarak hayata geçirmeye çal?şt?. Dolay?s?yla da toplumun sekülerleştirilmesi sürecinde dinin toplum hayat?ndaki yeri yavaş yavaş yok edilmeye çal?ş?ld?. Bu anlay?şta din geriliği temsil eden, eski zamanlarda kalmas? gereken bir çağd?ş?l?k simgesi olarak sunuldu.
    Halbuki Pozitivizmin dini d?şlayan yap?s?, 20. yüzy?l?n başlar?nda büyük yara alm?şt?. Tabii bilimlerdeki "ak?lc?, rasyonel ve olgucu" bilgi edinme yöntemi, "genelgeçer", "objektif" dolay?s?yla da "mutlak" niteliğini, izafiyet teorisi ve kuantum mekaniği ile önemli ölçüde yitirdi. Ancak, bu gelişme toplum bilimlerine taş?nmam?ş; "mutlak bilgilerle donat?lm?ş medeni toplumlar üretme çabas?" ulus-devletler eliyle sürdürülmüştür.
    ?şte Türkiye'deki irtica tart?şmalar? bu zeminde düşünülmelidir. Resmi ideoloji, tabii ve sosyal olaylar? mutlak objektif bilgi dediği Pozitivist nedensellik ile aç?klama yoluna gitmiştir. Böyle bir anlay?şa sahip olmayanlar da "irtica" ile suçlanm?ş; mürteci şeklinde nitelendirilmiştir.
    Bediüzzaman, resmi ideolojinin dini referans alanlar?, dini hayat?na taş?yanlar?, Pozitivizmin dini kabul etmeyen ilkelerini reddedenleri "mürteci" olarak suçlayan tutumuna şiddetle karş? ç?km?şt?r. Gerçek bir adalet ve insaniyet olan ?slamiyet'in irtica ile irtibat?n?n kurulmas?ndaki tersliğin büyüklüğünü "mel'un Yezid'in zulmünü adalet-i Ömeriyeye tercih etmek" örneğiyle anlat?l?r. Yani, ?slamiyet'i irtica olarak görmek, Yezid'in zulmünü Hz. Ömer'in adaletine tercih etmek kadar dehşetli bir yan?lg?d?r. Bediüzzaman'a göre irtica, "Gizli menfì komitelerin" amaçlar?na ulaşabilmek için, dindar insanlar? suçlama arac? olarak kulland?klar? bir maskedir. (Tarihçe-i Hayat, 212) Bediüzzaman, Kemalist reformcular?n "ileri" olarak sunduklar? Pozitivist nedenselliğin boşluk ve tutars?zl?klar?n?, Risâle-i Nur Külliyat? ad? verilen eserlerinde kaleme alm?şt?r. Ona göre ?slamiyet'i irtica ile suçlayanlar, "siyaseti dinsizliğe âlet yapan" ve insanl?ğ?n yaşad?ğ? "vahşet ve bedevîliğin bir kanun-u esasîsine irticaa" (dönmeye) çal?şan ve "hamiyet maskesi"ni baş?na geçiren gizli ?slâmiyet düşmanlar?d?r.
    Bediüzzaman, irtican?n evrensel tan?m? ile Kemalist reformcular?n tutumunu da k?yaslar: ?rtica evrensel olarak, "vahşet ve bedeviyet zamanlar?"n?n bir özelliği olan istibdat ve zulümdür. (Emirdağ Lahikas?, 318) "Bu milleti ?slamiyet'ten evvelki adetlerine" döndürmeye çal?şmakt?r. (Münazarat, 142) Yani "ileri" ya da "geri" olan zamanla değil, değerlerle ilgilidir. Geri olan değerler sadece Cahiliyye döneminde bulunmaz; her zaman bulunur. Bütün zamanlarda "zulüm", "istibdat" ve "sefahat" gibi durumlar? hayatlar?na taş?yanlar "mürteci" ismine lay?k kişilerdir. ?leri olan ise, ?lahi mesaj çerçevesinde oluşturulan hayat tarz?d?r. Yani, "adalet", "hürriyet" ve "ahlak"t?r. Bu anlamda "ilerici" ve "gerici" her as?rda ve her yerde vard?r. Dünya var oldukça da var olmaya devam edecektir.
    Konu elff tarafından (22.08.07 Saat 03:32 ) değiştirilmiştir.
    Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı iman ile hayatlandırınız ve feraizle zinetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz.

  3. #3
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    Üstteki resimdeki yazı okunmuyor ... Gereksiz boş bir resim ... Silinmesini talep ediyorum ... Görüntü kirliliği ....
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  4. #4
    Dost şahan-ı fatih - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Erzurum
    Mesajlar
    8

    Standart

    mesajın alındığı kanaatindeyim. bana görede resim kaldırılmalı... çalışmalarından dolayı sliha87 kardeimizi tebrik ediyorum.. Allah razı olsun. fakat resim kaldırılırsa benşm fikrime göre daha iyi olacaktır.. Allaha emanet olun selametle...

  5. #5
    Vefakar Üye nurlu dağ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    496

    Standart

    Her 29 ekim geldiğinde bir k?s?m kendini cumhuriyetçi zanneden cumhuriyetperver taklitçileri "laiklik elden gidiyor, irtica hortluyor, cumhuriyetçilik tehlikede" feryatlar?n? bas?yorlar.
    Biz83 y?ld?r cumhuriyetçi değililiz ki. Cumhuriyetçilik bizim inanc?m?zda var, biz ezelden beri cumhuriyetçiyiz. Bu gün Türkiyenin iç halini biraz yak?ndan tan?yan bir çok bat?l? ayd?n kemalizmin demokrasiye ve Türkiye'nin ilerlemesine bir engel teşkil ettiği görüşünde. Eğer ki cumhuriyet; halk?n kendi kendini yönetmesi, demokrasi, adalet, sürekli ilerleme ve gelişme göstermek, çağa ayak uydurmak anlamlar?na geliyorsa cumhuriyetçiliğin kemalizmle alakas? olmad?ğ? gibihiç mi hiç bağdaşm?yor. Çetin bir kurtuluş savaş? sonucunda cumhuriyeti dindar Türk milleti kurdu, ve bu ülkedegerçek cumhuriyetçiliği yine yaşayacak ve yaşatacak olan yine dindar Türk milletidir.
    "B?Z D?NDAR B?R CUMHUR?YETÇ?Y?Z"
    Konu elff tarafından (22.08.07 Saat 03:32 ) değiştirilmiştir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Yılbaşı tehlikesi Uyaralım
    By vertyucek in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 31.12.13, 03:18
  2. Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.01.09, 09:33
  3. Sirki Hafi Tehlikesi
    By eyyubi in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 19.02.08, 11:22
  4. Riyanın Tehlikesi
    By hasretdenizi in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.12.06, 13:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0