+ Konu Cevaplama Paneli
2. Sayfa - Toplam 20 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 12 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 11 ile 20 ve 193

Konu: Ergenekonda' Flaş Gözaltılar

  1. #11
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    Çok şükür Allah bu günleride gösterdi, sabih kanadoğlunun silleyi yemiş, üzgün, içerlemiş halinide gösterdi rabbim. Daha bir hafta önce 367 ollayını başlattığı gibi yeni bir olay başlatmak için düğmeye basmış ve chp lilere seçim olsa bile iptal ettirmenin tüyolarını veriyordu. Hadi bakalım kendi derdine düşürdü Allah, uğraşsın gayrı..Seçim iptal ettirecek dermanı kalmadı.
    ----------------

    BAŞ GÖVDEYE OTURTULDU”

    “Bugün ortaya şöyle bir fotoğrafın çıktığını söylemek mümkün. Sanıklar, gözaltındakiler ve iddiaları bir tashih etmek gerekirse, bir vücudun gövdesinin ve ayaklarının oluşmuş olduğu anlaşılıyor. Ve bu son operasyonla da baş kısmının gövdenin üzerine oturtulmaya çalışıldığını görüyoruz..”

    BU “1 NUMARALI OPERASYONDUR”

    “Yapılan bu operasyonu çok önemsiyorum. Eğer bir sıralama yapılırsa, bugüne kadarki en önemli ve en anlamlı operasyon budur. Bence 1 numaralı operasyondur.

    Bu operasyon benim beklediğim bir operasyon değildi. Ancak isimlere baktığınız zaman sanıyorum kimse için sürpriz olmamıştır..”

    1 NUMARALI İSİM HENÜZ YOK!

    “Bana göre bu isimler arasında 1 numara yok. Bir de ortaya çıkan bir Ergenekon İddianamesi var. O iddianamede bir sanığın ifadesi üzerinden 1 Numara şekillendirilmişti. Eğer sanıklar o tarifteki şahsın 1 Numara olduğunu düşünüyorlarsa, o zaman bu operasyonun burada noktalanacağını ve 1 Numara’nın gözaltına alındığını söyleyebiliriz..”

    EN DİKKAT ÇEKEN İSİM: TUNCER KILINÇ

    “Bana göre en dikkat çekici isim Tuncer Kılınç. İddianamede, ‘Ankara Dikmen’de oturuyor. İki çocuğu var. Sarışın biri, göçmen tipi var’ vs. gibi bir takım tarifler yapılmıştı. Yaygın kanaat bu tarifteki kişinin Tuncer Kılınç olduğu yönünde..

    Ben çok fazla oturtamadım. Benzerlikler var ama iddianamede adı geçmeyen o kişinin Tuncer Kılınç olduğu yönünde yaygın bir kanaat var. Ama kişisel kanaatimce ‘1 Numara’ Kılınç değil..”

    ŞAMİL TAYYAR

  2. #12
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart Son Ergenekon fırtınası neye delalet?

    Son Ergenekon fırtınası

    Orgeneral Tuncer Kılınç, Orgeneral Kemal Yavuz, Prof. Dr. Yalçın Küçük, Prof. Dr. Kemal Gürüz, Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Bedrettin Dalan, Özel Harekât Dairesi eski başkan vekili İbrahim Şahin... Liste toplam 37 kişiye uzanıyor.

    Listedeki isimlerden bazılarının evinde arama yapılıyor, bazısı gözaltına alınıyor. Henüz savcılığın mahkemeye sevk ettiği ve mahkemenin de tutukladığı kimse yok. Türkiye'de yıllar boyu egemen olan hukuksuzluğu, bu hukuksuzluğu icat edenlere bile uygulamamak lâzım. Kısaca "beraat-i zimmet asıl" olmalı. Ama, gözaltına alınanlar ve evlerinde savcılık kararı ile arama yapılanların kompozisyonuna bakıp, Ergenekon davasının seyri hakkında bazı öngörülerde bulunabiliriz.

    Bu seferki bir dalga değil bir fırtına. Bu listede yer alan kişileri bırakın gözaltına almayı veya evlerini aramayı, telefonla hal hatır sormak için bile savcının on kere düşünmesi lâzım. Hukuk dediğimiz matematiksel formüllere dayanmıyor. Savcı harekete geçerken birçok ayrıntıyı dikkate almak zorunda. Bir savcı eğer, Türkiye'nin güvenliğini emanet ettiğimiz, en gizli bilgilerin konuşulduğu Millî Güvenlik Kurulu'nda genel sekreter olarak görev yapmış bir orgeneralin kapısını, "Ergenekon Terör Örgütü" kapsamında çalıyorsa, her şeyi inceden inceye hesap etmiş olmalı. Aynı ince hesaplar listede yer alan diğer isimler için de geçerli. Yükseköğrenim'in bir zamanlar en zirvedeki ismi, bir zamanların İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı ve belki de en önemlisi Türkiye'deki kritik davaların seyrini, söylediği birkaç cümle ile değiştiren bir başsavcı.

    Bu fırtınanın iki yıldır devam eden Ergenekon dava süreci içindeki anlamı ne? Bu fırtına, arada sırada artan ve kamuoyunu tereddüde düşüren spekülasyonların aksine, Ergenekon davasının salimen yoluna devam ettiğini gösteriyor. İddianame açıklanmadan önce soruşturmayı yürütenler, masum insanları uzun süre sorgusuz içerde tutmak ve inandırıcı delillere sahip olmadıkları için iddianame hazırlayamamakla suçlanıyordu. İddianame açıklandıktan sonra, iddianamenin ciddiyeti geniş bir koro tarafından alay konusu yapıldı. Bu kadar hacimli bir iddianamenin fiilen sonuçlandırılamayacağı ileri sürüldü. Mahkeme başladıktan sonra, duruşma salonu eleştirildi. En son, "Danıştay saldırısı" Yargıtay'da Ergenekon davası içinde mütalaa edilince, tereddütler yavaş yavaş azalmaya başladı. Son fırtına, bu davanın sulandırılacağı ve suçluların eninde sonunda serbest bırakılacağı karamsarlığını veya kara propagandasını bütünüyle yalanlamış oldu. Yargı işini yapıyor. Hem de tereddütsüz.

    Üçüncü öngörüyü, tutuklananların tek tek kişisel nitelikleri üzerinden yapmak lâzım. Ergenekon terör örgütü, iddianamenin ortaya koyduğu şekilde bir "kontgerilla" örgütü. Savcılık iddianamede açık bir şekilde II. Dünya Savaşı'ndan sonra NATO kapsamında Türkiye'de de kurulan bu örgütün, zamanla kontrolden çıktığını ve suç örgütüne dönüştüğünü ortaya koyuyordu. Kontgerilla veya Özel Harp Dairesi, askerî hiyerarşi tarafından sevk ve idare edilen, ama sivil uzantılarla iş gören bir gizli örgütlenme. Bu örgüt, psikolojik harp tekniklerini kullanarak halkın kanaatlerini etkilemeye veya cinayet ve sabotajlarla provokasyonlar aracılığıyla halkı yönlendirmeye çalışıyor. İtalya'da Gladio'nun sadece 12 bin sivil grup lideri olduğu ortaya çıkmıştı. Bu sefer soruşturmaya dâhil edilen askerlerin Kontrgerilla ile ilişkisi bu bağlantıya işaret ediyor. Sadece bir isim: Orgeneral Kemal Yavuz, Özel Harp Dairesi'nin en çok tartışıldığı evrede başında bulunan kişi.

    Son fırtınanın öne çıkarttığı kompozisyon, asker-sivil örgütlenmenin doğasına uygun. Fazladan bu örgütlenmenin ne kadar yükseklerde gerçekleşmiş olabileceğine dair ipuçları veriyor.

    Varacağımız hüküm şu: Ergenekon davası bir hukuk devletinde olması gereken şekilde ilerliyor. Savcılarımız bu dava ile irtibatı kurulanların unvanlarına değil, sadece somut delillere bakıyor. Elhasıl memleketimizde savcılar ve hâkimler var. Dün kamuoyuna yansıyan Ergenekon fırtınası, devlet içindeki suç örgütlerini tasfiye ederken bir geriye dönüş ihtimali kalmadığını gösteriyor.


    Mümtaz'er Türköne

  3. #13
    Vefakar Üye Manâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    297

    Standart Kendilerini 'hukuk üstü' görenlere hukuk dokunmaya başlayınca...

    Haber kanallarında sabahtan itibaren 'yeni Ergenekon dalgası'nı izliyorum.
    Yalçın Küçük...
    Başında kürklü kalpağı, boynunda uzun kırmızı atkısı... Polislerin, gazetecilerin ortasında itiş kakış polis otosuna bindirilip gözaltına alınırkenki hali...
    İçim burkuluyor.
    1960'ların sonunda tanımıştım Yalçın Küçük'ü. Devrim dergisinde çalışırken Doğan Avcıoğlu'nu ziyarete gelirdi.
    Sonra Cumhuriyet'te bir ara birlikte olmuştuk. Gazetenin arka sayfasında haftada bir gün tam sayfa ekonomi yapardı. İstanbul'a geldiğinde bizim evde kalırdı bazen...
    Sonra koptu ilişkilerimiz.

    Zaman bir film şeridi gibi gözümün önünden geçip gidiyor.
    Gözaltına alınırken bağırmış Yalçın Küçük:
    "Bu bir diktatörlüktür!"
    Gözaltı dalgası devam ediyor.
    Emekli Orgeneral Kemal Yavuz'u İkinci Ordu Komutanlığı'ndan tanıyorum. Kendisiyle ilk kez 1980'lerin sonunda, Malatya'da Ordu Komutanlığı karargahında tanımıştım.
    Körfez Savaşı eli kulağındaydı. Uğur Mumcu'yla birlikteydik. Bizimle ayaküstü sohbet ederken Başbakan Özal'ı sert bir dille eleştirmişti.
    Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç.

    Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği döneminde tanışmıştım kendisiyle.
    Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne, Amerika'ya sırtını dönüp Rusya'ya, Orta Asya'ya, Çin'e, hatta İran'a, kısacası Avrupa yerine Avrasya'ya açılmasını savunuyordu, eski Jandarma Komutanı Şener Eruygur Paşa'yla birlikte...
    Prof Dr. Kemal Gürüz...

    Eski YÖK Başkanı.
    28 Şubat döneminde tanışmıştık, o tarihlerde ahbaplığımız vardı. Onu ne zaman görsem, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Kemal Alemdaroğlu'yla birlikte, "Ordu göreve!" pankartıyla yapılan o gösteri gözümün önüne gelir.
    Emekli Tümgeneral Erdal Şenel.
    28 Şubat döneminde, Genelkurmay Adli Müşaviri'ydi. Post-modern darbenin arka plandaki beyinlerinden biri olarak bilinir.

    Aralarında bir albayla yarbayın da bulunduğu bazı emekli ve muvazzaf subaylarla birlikte Susurluk'un önemli aktörlerinden, eski Özel Harekat Daire Başkanı İbrahim Şahin de gözaltında...
    Sabih Kanadoğlu...
    Eski Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Onursal Başkanı... Onun da Ankara ve Ayvalık'taki evlerinde arama başlamış...

    AKP'ye karşı verilen 'Çankaya Savaşları'nın en önde gelen beyinlerinden biriydi. Cumhurbaşkanı Gül'ün Çankaya yolunu kesmek için '367 formülü'nü bulan da Kanadoğlu'ydu.
    1980'lerin başından itibaren tanıdığım, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında yakından izlediğim Bedrettin Dalan...

    Belediye'deki makamının arka tarafındaki küçük odada yediğimiz öğle yemeklerinde, Turgut Özal'ın Türkiye'yi nasıl gizli bir gündemle 'Şeriat düzenine doğru' götürdüğüne inandırmaya çalışırdı beni...
    Dalan'ın da vakfıyla üniversitesinde polis arama yapıyor sabahtan beri.
    Haber kanallarını izliyorum. Hep aynı deyiş kulağıma çalınıyor:
    "Ergenekon'da şok dalga!"
    Şu söylenebilir mi:
    Büyük bir hesaplaşma yaşanıyor!
    Belki de...
    Bir 'hesaplaşma'nın yaşandığı doğru.
    Ama nasıl bir hesaplaşma bu?..

    Yorumları dinliyorum.
    Kimine göre yargı siyasallaştı, yargı siyasete alet ediliyor. Kimine göre, 'Korku imparatorluğu' kuruluyor Türkiye'de. "Yargı siyasallaşırsa, adil olmaz" diyor biri...
    Kimileri genel doğruları belirtiyor. Yargının siyasallaşması, hukukun siyasete alet edilmesi elbette onaylanamaz.

    Ama burada bir an durun.
    Hukukun en temel ilkelerinin ayaklar altına alındığı 'Çankaya Savaşları' döneminde hukuku unutanlar, şimdi Ergenekon dalgaları kabarırken birdenbire 'hukuk'u anımsamaya başlayınca, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?..
    27 Nisan Muhtırası'na selam duranlar, askerin siyasete müdahalesini gönüllü gönülsüz destekleyenler, bugün Ergenekon'la birlikte 'demokrasi' akıllarına gelince, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?..

    Demokrasilerde siyasal iktidarların milletin oyuyla el değiştireceği temel gerçeğine gözlerini kapayan ve AKP hükümetini yıkmak için askeri kışkırtanlar, bugün Ergenekon'la birlikte 'diktatörlük'ten dem vurunca, söyler misiniz, ne kadar inandırıcı olabilirler ki?
    Bu sorular gözardı edilmesin.
    Ergenekon Davası'nda hukuk açısından eleştirilecek yanlar var.
    Eleştirilmeli de...

    Davanın arkası nasıl gelir bilemiyorum, ama ben bu davayı Türkiye'de demokrasi ve hukuk açısından önemsemeye devam ediyorum.
    Bu ülkede bugüne kadar kendilerini 'hukuk üstü' görenlere 'hukuk'un dokunmaya başlaması kimilerini rahatsız edebilir.
    Ben bundan rahatsız değilim.
    Dileğim, Ergenekon Davası'nın hukuk rayında yoluna devam etmesidir; sonunda suçluyla suçsuzun aydınlığa çıkmasıdır.
    Dileğim, devletin de çok daha fazla hukuk ve demokrasiyle tanışmasıdır.
    Bekleyip görelim.

    Hasan Cemal

  4. #14
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart Laikliği ve Cumhuriyet'i Ergenekonculara karşı savunmak

    Yavuz hırsızlık, böyle bir şey olmalı. Devletin kuytularında saklanıp, devletin imkânlarını kullanıp bir terör örgütü kuracaksınız. Devlet adına cinayet işleyip devletin itibarını beş paralık edeceksiniz.

    Ülkede tam bir terör havası estireceksiniz. Sonra savcılar gelip yakanıza yapıştığı zaman "devlet terörü" diye ortalığı ayağa kaldıracaksınız. Yok öyle yağma! Devam eden bir ceza davası soruşturması. İşlenmiş suçlar ve işini yapan savcılar var. Savcıların, yargıçların yaptığı işi Cumhuriyet'e ve laikliğe saldırı olarak nitelemek, suçüstü yakalananların "ben hakimim, masum bey" lafından öte anlam taşımıyor. Ne alâkası var? Laiklik, cinayetin maskesi mi? Cumhuriyet, darbe şartları oluşturmak için terör suçu işleyenleri korumak için mi var? Atatürk size, "darbe yapmak için devleti suç örgütüne dönüştürün" mü dedi?

    Suçu, suçluyu, suç şebekelerini gizlemek için Atatürk'ün, Cumhuriyet'in ve laikliğin arkasına saklananlar artık mızrağı çuvala sığdıramıyor. Hiç olmazsa bu toplumun ortak değerlerini rahat bırakın.

    Son gözaltılara "devlet terörü" diyor Oktay Ekşi. "Sabaha karşı kapısı sütçü tarafından değil, polis tarafından çalınacağı endişesi ile yaşayan insanların ülkesi"nden şikâyet ediyor. Hangisini tercih edersiniz? Geceyarısı kapınızı birinin elinde "güvenlik görevlisi" kimliği ile çalıp, kafanıza devletin verdiği silahı dayayıp, devletin verdiği kurşunları sıkmasını mı? Ergenekon davası, geçmişte çok sayıda örneği olan bu "devlet terörü"nü yargılamıyor mu? Aynı Oktay Ekşi, Ergenekon soruşturması Türkiye'yi sarsarken, üç maymunu oynayan kendi medya grubunu, "devam eden soruşturma üzerine yayın yapmayız" diye savunmuyor muydu? Savcı ile birlikte kapıyı çalan polisi "devlet terörü" ile suçlamak "davaya müdahale"nin ötesinde bir medya terörü değil mi? Hafızalarımız o kadar zayıf değil. 28 Şubat'ta andıçlanan gazetecileri "içimizdeki hainler" diye afişe eden biri, demek ki şimdi tutarlı bir şekilde andıçlayanları "devlet terörünün kurbanları" olarak savunuyor.


    "Cumhuriyet'in savunulmaya her zamankinden çok ihtiyacı olduğunu" söyleyen ve sağa sola "Üzerinize düşeni yapıyor musunuz?" diye adrese postalı mektup yazan Baykal'a soralım. Bize, suçu ve suçluyu savunmak, yargı üzerinde baskı oluşturmak ile Cumhuriyet'e sahip çıkmak arasındaki ilişkiyi anlatsın. İstanbul Barosu, "laikliği koruyanlardan öç alıyorlar" diyor. Peki laikliği korumak suç işlemenin mazereti mi? Laiklik, suç işlenerek korunur mu?

    Bu maskenin indirilmesi lâzım. Darbe yapmak için suç örgütü oluşturmanın, cinayet işlemenin adı laikliği korumak, Cumhuriyet'i savunmak olamaz. Cumhuriyet'e ve laikliğe yönelik en yakın ve ciddi tehdit, en büyük haksızlık bugün Ergenekon terör örgütünden geliyor.

    Kapısını çalan savcıya "Dinci dikta yerleşemeyecek" tepkisi veren Yargıtay Onursal Başsavcısı'nın hukuk adına, laiklik adına bir endişesi olabilir mi? "Olur" diyenlere "Ne alâka" sorusu sorulmaz mı? Gerçekten ne alâka? Bir süre önce iki polisin arasında giderken kameralara dönüp "Tek suçum Atatürk'ü çok sevmek." diye bağıran "sivil" kişinin, hayatında Nutuk'un kapağını bile açmamış olması, aynı mantık değil mi?

    Dönüp dönüp hatırlatmalıyız. "Ergenekon terör örgütü", devlet içine yerleşmiş, devletin verdiği yetkileri, imkân ve araçları suç işlemek maksadıyla kullananların örgütü. Bugün Silivri'deki mahkeme salonunda birbirine düşmüş olan bu örgütün üyeleri, kişisel çıkar sağlamak için bir araya gelmişler. Bu kişisel çıkarlar arasında, terör yöntemleri ile darbe yapıp iktidar koltuğuna oturmak da var.

    Savcılar, yargıçlar işini yaparken hükümetin suçlanması ayrı bir çarpıtma. Çünkü, suçlanan hükümet, Parlamento'da bir araştırma komisyonu kurup yargının üzerindeki yükü hafifletmeye bile cesaret edemiyor.


    Parlamento'yu, bu kadar kapsamlı bir suç örgütü karşısında harekete bile geçiremiyor. Bize düşen uyanık kalmak. Suç işleyenlerin kendilerini korumak için zırh gibi kullandıkları Atatürk'ü, Cumhuriyet'i ve laikliği suçluların yol açacağı yozlaşmadan kurtarıp korumak.

    mümtazer türköne

  5. #15
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    ERGENKON’DAN SUSURLUK’A ADIM ADIM! KAZIDA ÇOK SAYIDA SİLAH VE BOMBA BULUNDU!

    09:05: YANAN OTOMOBİL PANİĞE NEDEN OLDU
    Gölbaşı'nda Ergenekon davası kapsamında yapılan kazı çalışmalarının olduğu yerde bir ticari takside çıkan yangın paniğe neden oldu. Arazinin yakınında çıkan yangın vatandaşların yardımıyla söndürüldü. Motor kısmında çıktığı tahmin edilen yangın, kısa sürede büyüdü. Kazı çalışmasının olduğu yerde bulunan jandarma ve çevrede bulunan vatandaşlar hemen yangının olduğu yere akın etti. Kendini güçlükle dışarı atan sürücünün otomobili vatandaşların yardımıyla söndürüldü. İhbar üzerine kazı çalışmasının olduğu yere gelen itfaiye ekipleri, soğutma çalışması yaptı.


    09:05: KAZI SABAH SAATLERİNDE YENİDEN BAŞLADI
    Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, önceki gün Ankara'da gözaltına alınan eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in evindeki aramalarda elde edilen bilgi ve belgelerin ışığında, dün saat 18.00'de Gölbaşı ilçesi girişinde Samanyolu Evleri yakınındaki ormanlık arazide, silah ve mühimmat arama çalışmalarına başlamıştı. Dedektörler ve köpekler yardımıyla yapılan, iş makinelerinin de kullanıldığı dün gece 00.30 sıralarında ara verilen kazı çalışmalarına, bugün saat 09.05'de tekrar başlandı.Öte yandan arama yapılan bölgede güvenlik şeridi bir önceki güne göre yaklaşık 50 metre daha genişletildi. Bu arada bir kadın polis memuru da güvenlik şeridi dışında bekleyen basın mensuplarına poğaça ve simit dağıttı. Kazı çalışmalarını polislerin yanı sıra askerler de takip ediyor.


    09:35: KAZI YAKINLARINDA İKİNCİ YANGIN
    Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde Ergenekon kazısının yapıldığı alanın yakınlarında yarım saat arayla ikinci araç yangını meydana geldi. Seyir halinde alev alan transit minibüs tamamen yandı. Alınan bilgiye göre, pazarcılık yaptığı öğrenilen Mehmet Şerif Gürbüz idaresindeki 06 AF 9171 plakalı transit minibüsün elektrik aksamında yangın çıktı. Alevler kısa süre içerisinde minibüsü sardı. Kendini dışarıya güçlükle atan sürücü Gürbüz, yangına müdahale etmek istedi. Çevreden koşan ve yol üzerinden geçen araçlarından inen vatandaşlar da yangın tüpleriyle minibüsün söndürülmesi için mücadele etti. İhbar üzerine gelen itfaiye ekiplerinin çalışmaları ile yangın söndürülmesine rağmen minibüs kullanılamaz hale geldi.


    09:35: ÇOK SAYIDA SİLAH VE BOMBA BULUNDU
    Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Özel Hareket Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin'in evinde bulunan krokinin belirlendiği alandaki yapılan kazı çalışmalarında bulunan alışveriş poşeti içinden çok sayıda silah mermi ve bomba çıktığı belirtiliyor. Gece geç saatlerde ara verilen ve sabah erken saatlerde tekrar başlayan aramalarda, 2 poşet bulundu. Metal dedektörleri ve patlayıcı madde dedektör köpekleri desteğinde çok sayıda polisin katılımıyla yapılan aramalarda çıkarılan poşetler içerisinde mühimmat bulunduğu bildirildi. Öte yandan, poşetler içeresinde bomba yapımında kullanılan malzemeler ile silahlar ve bu silahlara ait mermiler bulunduğu da iddia edildi.


    10:00: LAV SİLAHI BULUNDUĞU BELİRTİLİYOR
    Yapılan kazı çalışmalarında iki adet lav silahı bulunduğu belirtildi. Kazı çalışmaları çok sayıda polisin katılımı ile sürüyor. Güvenlik güçleri, arazide dedektör tespitiyle yaptığı kazıda bulduğu parçalara ayrılmış lav silahlarını poşetler içinde araçlara taşıdı. Lav silahlarının zırhlı araçlara karşı kullanıldığı biliniyor.


    10:05: OLAY YERİNE YENİ EKİPLERİ GELİYOR
    Yapılan kazı çalışmalarında silah mühimmat ve bomba bulunmasının ardından kazı bölgesine yeni ekipler gelmeye başladı. Bombaların bulunduğuna dair bilgiler geliyor. İki lav silahının bulunduğu belirtiliyor.


    10:30: GÜVENLİK ŞERİDİ GENİŞLETİLDİ
    Kazı çalışmaları halen dedektörler ve köpekler yardımıyla sürdürülüyor. Bölge güvenlik şeridi altına alınmış durumda. Dün akşamki güvenlik şeridi ise daha da genişletildi. Terörle Mücadele ekipleri çalışmalarını devam ettiriyor.


    10:45: GÜVENLİK NEDENİYLE ALAN BOŞALTILDI
    Bölgede bulunan iki yağlı poşet bulundu. Bunların için silah olduğu söyleniyor. Emniyet yetkilileri krokinin hangi tarihte yapıldığı bilinmedi için buradaki bir taştan yola çıkılarak aranıyor. Buradan içeriye doğru aramalar sürüyor. Kepçeler iş makinaları aramalarını sürdürüyor. İş makinaları ile yapılan aramada patlama riskine karşı tüm ekipler dışarı çıkarıldı. Arama bölgesinde güvenlik nedeniyle boşaltılıyor. Kepçenin çalışmaları ile alan yeniden inceleniyor. İlk bulgular etrafında silah ve patlayıcı maddelere ulaşıldı. Kazma çalışmaları yolun hemen kenarına kadar geldi. Olay yeri inceleme ekipleri bir kaç alanı kazıyor. Krokide işaretlenmiş birden çok alan vardı. O nedenle birkaç yer kazılıyor.


    10:50: BULUNAN LAV SİLAHI SAYISI 3 OLDU
    Kazı bölgesinden yeni silahların bulunduğu haberleri gelmeye devam ediyor. Daha önce bulunan 2 adet lav silahına bir yenisi daha eklendi. Son bilgilere göre bulunan lav silahı sayısı 3 oldu.


    10:55: KAZI ALANI ÖZEL HAREKAT ALANINA KOMŞU
    Kazı yapılan alan Ankara Özel Harekt'ın kullandığı eğitim gördüğü ve tatbikat yaptığı alana yakın bir arazi olduğu belirtiliyor.


    10:55: 30'A YAKIN BOMBA ÇEŞİDİ BULUNDU
    Gölbaşı'nda 30'a yakın bomba çeşidi bulunduğu belirtiliyor. Bubi tuzağına karşı alandaki çalışmalar titizlikle yapılıyor. Çalışmalarla birlikte 3 lav silahı, TNT ve el bombalarının da aralarında bulunduğu 30'a yakın silah bulundu.


    Turktıme

  6. #16
    Gayyur şulenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Mesajlar
    135

    Standart

    ALLAH islama kötülük ve fenalık düşünenlerin planlarını kendilerine çevirsin
    Musibet;cinayetin neticesi,mükafatın mukaddimesidir...

  7. #17
    Vefakar Üye Alâ Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    421

    Standart

    Ankara'da 2 yeni kazı daha

    Gölbaşı'nda yapılan kazıların ardından bulunan silahlardan sonra iki ayrı yerde daha kazı başlatıldı.


    Ankara Gölbaşı'ndaki şoke eden kazıların ardından Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ve Saklıbah'de kazı çalışmaları başlatıldı. Cephaneliğin ortaya çıkmasının ardından yeni yerlerin kazılabileceği açıklanmıştı.

    Atatürk evinin bahçesinde yapılan kazı saat 15.00 sıralarında başladı. Aramada köpekler de kullanılıyor.

    AK Parti Genel Merkezi'nin arka tarafındaki Saklıbahçe'de de kazı yapılıyor.


    interhaber

  8. #18
    Yasaklı Üye iksir-i nurani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    77

    Standart

    Bu vatandaki milletin en büyük kuvveti olan alem-i İslamın teveccühünü ve hamiyetini ve uhuvvetini kırmak ve nefret verdirmek için,

    siyaseti dinsizliğe alet ederek,
    perde altında küfr-ü mutlakı yerleştirmek isteyenler,

    hükumeti iğfal ve
    adliyeyi iki defadır şaşırtıp,

    der: "Risale-i Nur şakirtleri, dini siyasete alet eder; emniyete zarar vermek ihtimali var
    ..

  9. #19
    Yasaklı Üye iksir-i nurani - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    77

    Standart

    Avrupa'nın insaniyetperver maskesi altındaki vahşî reislerinin sağır kulakları çınlasın ve bu vicdansız gaddarları bize musallat eden o zâlimlerin görmeyen gözlerine sokulsun! Bu asırda yüz bin cihette 'Yaşasın Cehennem' dedirten mimsiz medeniyetperestlerin başlarına vurulmak için yazılmış bir arzuhaldir" yazısıyla başlıyor.
    "Bu yakınlarda ehl-i ilhadın perde altında tecavüzleri gayet çirkin bir suret aldığından, çok bîçare ehl-i imana ettikleri zâlimâne ve dinsizcesine tecavüz nev'inden, hususî ve gayr-ı resmî, kendim tamir ettiğim bir mâbedimde bana ve hususî bir iki kardeşimle hususî ibadetime ve gizli ezan ve kametimize müdahale edildi. 'Niçin Arabî kamet ediyorsunuz ve gizli ezan okuyorsunuz?' denildi.

    Sükûtta sabrım tükendi.

    Kabil-i hitap olmayan öyle vicdansız alçaklara değil, belki milletin mukadderatıyla keyfî istibdatla oynayan bir kısım firavunmeşrep gizli komitenin başlarına derim ki: Ey ehl-i bid'a ve ilhad! Altı sualime cevap isterim.
    "Birincisi: Dünyada hükûmet süren, hükmeden her kavmin, hattâ insan eti yiyen yamyamların ve vahşî canavar çete reislerinin dahi bir usulü var, bir düstürla hükmeder. Siz hangi usulle bu acîp tecavüzü yapıyorsunuz? Kanununuzu ibraz ediniz. Yoksa bazı alçak memurların keyiflerini kanun mu kabul ediyorsunuz? Böyle hususî ibadette kanun olmaz."
    ...
    Dünyada en büyük ahmak odur ki, dinsiz serserilerden terakkiyi ve saadet-i hayatiyeyi beklesin. Böyle ahmaklardan mühim bir mevkiyi işgal eden birisi demiş ki: "Biz Allah Allah diye diye geri kaldık. Avrupa top tüfek diye diye ileri gitti."
    "Cevabü'l-ahmak es-sükût" kaidesince, böylelere karşı cevap sükûttur. Fakat bazı ahmakların arkasında bedbaht gafiller de bulunduğundan deriz ki: Ey bîçareler! Bu dünya bir misafirhanedir. Madem ölüm var, kabre girilecek. Bu hayat gidiyor, bâki bir hayat geliyor. Bir defa top tüfek denilse, bin defa Allah Allah demek lâzım gelir

  10. #20
    Dost habag - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Bulunduğu yer
    peygamberler diyarı....
    Mesajlar
    38

    Exclamation gürüz,serter baglantısı....

    evet arkdaşlar;

    tarihler yeniden yazılıyor, sabrın sonu selamet dendigi zaman bir zamanlar hep birlikte İnşallah demiştik..
    artık bu memlekti çukura gömenlerden kurtuluyoruz!
    CENAB-I ALLAH hepsi rezil rusuva etti, kemal gürüz denen şahısı kafasından tuttukları gibi arabanın içine koydular.

    hiç aklına gelirmiydi ki; kemal gürüz pkk nın baglantılarının içindeki bir terör örgütünün içinden çıkacagı..

    bana soarasanız hepimiz biliyorduk aslında yıllardır bu gerçekler:
    başörtülü bacılarımızı, birer potansiyel suçlu gibi gösterip onları karanlık odalara alıp ikna için, bir örgüt kuran , isminin hiç bir sözüne layık olmayan nur serterin ekranda görünce o an daha anladımki ALMA MAZLUM AHINI ÇIKAR AHESTE AHESTE. N ur serterin bu durumda bile sapık bir düşüncede oldugunu ve hocam hocam diye bagırmasını, o anki beyinsizligine veriyorum..
    beyinsiz pkk terör örgütü ile baglantısı çıkan birine delice kör gözlerinle neden haykırıyorsun..

    tahminlerime göre nur serterde bu işin içindedir, fakat bu millet onu seçmiş diye yargılanamıyor... görün artık gerçekleri ey millet kapamayın gözlerinizi!!!
    güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır..(bediüzzaman)

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ergenekon'da Flaş Karar
    By terennüm in forum Gündem
    Cevaplar: 45
    Son Mesaj: 31.03.15, 20:53
  2. Ergenekonda Yeni Dalga
    By Melis in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22.01.09, 12:20
  3. Flaş! CHP Maç İptali İçin Yargıda! :D
    By muhammed54 in forum Mizah
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 03.07.08, 21:38
  4. Flaş! Küfür Ölü Bulundu !
    By seyyah83 in forum Mizah
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj: 09.12.07, 16:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0