+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Siyonizm mi Yahudilik mi?

  1. #1
    Pürheves mtnhydr - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    ankara
    Mesajlar
    292

    Standart Siyonizm mi Yahudilik mi?

    Nasıl oldu da Kant’ın, Goethe’nin, Schiller’in ülkesi bu kadar büyük bir vahşete imza atabildi?”

    Nazilerin gerçekleştirdiği Yahudi Soykırımı’nı anlamaya çalışan bir filozof böyle soruyordu.

    Bu soru, Holokost’u mümkün kılan ruh halinin kaynaklarına inme çabasını ifade etmesi bakımından önemliydi. “Yirminci Yüzyılda”, “Avrupa’nın göbeğinde” böyle bir felaket nasıl yaşanmış, “medeni bir millet”, nasıl olup da milyonlarca insanı gaz odalarına gönderebilmişti. Hangi akıl veya vicdan, masum insanları, çocukları katletmeyi meşru gösterebilirdi? Bunu mümkün kılan neydi?

    Nürnberg Mahkemeleri insanlığa karşı fiilen suç işleyenleri cezalandırdı. Ama maalesef, bu kadar büyük bir zalimliğin nasıl yaşanabildiğine ilişkin sorular cevap bulmadı.

    Belki de bu yüzden, Holokost’u yaşayan ve insanın dininden veya etnik kimliğinden dolayı çekebileceği bütün acıları çekenler, bir “ulus devlet” kurup, hemen başka bir milletin celladı haline gelebildiler. Üstelik de acılar unutulmadan, Nazi Vahşetinin kurbanı olan kuşak bunu yaptı.

    Bugünkü İsrail yönetimi de onyıllardır Filistinlilere karşı sistematik bir etnik temizlik politikası uygulanıyor; dünyanın her yanından Museviler “ülkelerine” getirilirken, kuşaklar boyunca orayı vatan bilip yaşayan Filistinlilerin evlerine, topraklarına el koyuluyor ve onlar mülteci durumuna getiriliyor. Belki Nazilerle aynı yöntemlerle, gaz odaları kurarak, belki Sırbistan rejimi gibi bir anda değil, ama sonuçları itibarıyla aynısını yapıyorlar: Düşmanlaştırarak, kolektif cezalandırmaya tabi tutarak, gayri insani muameleye maruz bırakarak, aç ve ilaçsız bırakarak ve katlederek Filistin’i insansızlaştırmaya çalışıyorlar.

    Dün Ehud Olmert, El Halil’de Filistinlilerin evlerini işgal eden yerleşimcileri görünce utandığını söyledi, ama kendileriyle o yerleşimciler arasında niteliksel anlamda ne tür bir farkın olduğuna açıklık getirmedi. “İsrail’de pogrom yaptırmam” sözünü duymak kulağa hoş geliyor, ama bu sözler, bugünkü haritanın büyük ölçekli bir pogrom ürünü olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

    Tıpkı büyük bir hapishaneye dönen Filistin kentlerindeki trajediyi değiştirmediği gibi. Tıpkı bugün Gazze’deki insanlık dışılığı değiştirmediği gibi.

    “Buluşan Kadınlar” tarafından kaleme alınan basın açıklaması, şu ifadelerle, “17 aydır kalın duvarlarla dünya ile bağlantısı kesilen” Gazze’deki felakete dikkat çekiyor:

    “Gazze son bir aydır elektrik de verilmemesi sonucu adım adım bir soykırıma doğru gidiyor. Hastanelerin yaşam destek üniteleri çalışamıyor. Fırınlar ekmek üretemiyor. Mısır'ın da sınırını kapattığı Gazze halkı yiyecek ve ilaç bulamıyor.

    Gazze yalnızlığa mahkum edildi ve gücünün son sınırına vardı. Bütün dünyanın gözleri önünde yeniden dev bir Auschwitz yaşanıyor. Bizler bu felakete sessizce tanık olmayı seçen tüm dünya halklarının ve onları temsil eden yöneticilerin vicdanına sesleniyoruz: Gazzeliler, hangi suçlarından dolayı öldürülüyor, aç bırakılıyor, işkence ediliyor ve en hayati ihtiyaçlardan bile mahrum ediliyorlar. Nüfus yoğunluğunun korkunç olduğu, devasa bir tutukevinde tel örgüler içinde tutulmayı haketmek için ne yaptılar?

    Yeniden bir Srebrenitsa ve Auschwitz yaşamak istemiyoruz. Üstelik bu defa felaket gözlerden uzak ve beş on gün içerisinde değil, hepimizin gözü önünde ve aylarca süren bir zulümle geliyor Bu utancı ve vicdan azabını milletçe yaşamamamız için lütfen Gazze'ye sahip çıkınız. Sayın Cumhurbaşkanımız, aşağıda imzası olan bizler Gazzelilerin bu acımasız kıyımdan kurtulabilmesi için acilen diplomatik girişimlerin başlatılmasını ve Gazze halkının temiz su, ilaç ve diğer temel ihtiyaçlarının sağlanabilmesi için Mısır sınırının açılmasını, bu amaçla Türkiye'nin Mısır Hükümeti ile iletişime geçmesini talep ediyoruz”.

    İnsan haklarının yükselen bir değer haline geldiği, ama aynı zamanda onun vahşice çiğnendiği bir çağdayız. Walter Benjamin’in “uygarlık tarihine ilişkin hiçbir belge yoktur ki, aynı zamanda barbarlık tarihine ilişkin bir belge sayılmasın” dediği bir insanlık durumu bu. Barbarlığın uygarlığa, celladın kurbana mündemiç olduğu, katliamların, soykırımların net bir biçimde mahkum edilemediği bir durum.

    Belki sadece Filistin sorununa değil, insanlık olarak bütün bu rezil halimize çözüm ararken, sormamız gereken soru, bir zamanlar Almanya için sorulan soru olmalı.

    Çünkü kurbanların cellat haline gelmesi de ne İsrail’e özgü, ne de başka tek bir yere. Saddam’ın dünkü kurbanlarının denetimindeki hapishaneler bunun kanıtı. Dolayısıyla baştaki soruya cevap ararken ırkçı ve ayrımcı önyargıları daha baştan mahkum etmek, Almanları, Yahudileri ve diğerlerini “homojen bir bütün” olarak görmemek gerek. Filistin sorununda da İsrail yönetimine duyduğumuz haklı öfke, bizi Yahudi düşmanlığına veya başka bir ayrımcılığa sevk etmemeli. Bugün dünyadaki ayrımsız insan haklarına en yakın insan hakları örgütlerinden birinin, “B’Tselem”in ağırlıklı olarak Yahudilerden oluştuğu ve Filistin’deki insan hakları ihlalleri konusundaki en ciddi izleme ve raporlamanın onlar tarafından yapıldığı bilinmektedir. Aynı şekilde savunmasız Filistin kentlerini bombalamayı reddeden İsrailli pilotların varlığı da.

    Bu bildiriyi kaleme alan Buluşan Kadınlar’dan biri “biz Tel Aviv’de de bu kuşatma olsaydı aynı tepkiyi gösterirdik” diyor. O samimi; tıpkı 2002 yazında Londra’da “Irak’ta Savaşa Hayır, Filistin’e Özgürlük” başlıklı bildiriyi birlikte dağıttığım Yahudi insan hakları aktivisti Mike gibi.

    Her ülkede adaletten ve barıştan yana olanlar var, ama tarihi yazanlar maalesef onlar değil.

    Oysa tarih böyle akmamalı.

    Museviler, Hıristiyanlar ve Müslümanlar olarak, Yahudiler, Fransızlar ve Türkler olarak bir çıkış yolu bulmamız gerek. Bir yerde bu tarihe dur dememiz gerek. Şu an insanlığın kanadığı yer Gazze. Oradaki bugünkü felaketi önlediğimizde “kötülüğün sıradanlaştığı” dünya bir anda cennete dönecek değil, ama belki de başlangıç orasıdır.
    B. Berat Özipek- Star gazetesi
    her şey ya bizzat güzeldir ya netice itibariyle güzeldir..

  2. #2
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Yahudilerin içinde barış yanlısı olanlar var,bu katliama tepki veriyor ve israilde dışlanıyorlar. Bunlar 28 şubat sürecinde Erbakanın gördüğü muameleyi gören dindar, barış yanlısı yahudiler, kıyafetleride yahudi şeriatine göredir.

    Siyonistler kan emici vampirlerdir, laikçidirler, dünya sermeyesi onların etrafında döner, kurdukları mason örgütlenmeyle, tüm dünyada bir ağ kurmuşlar ve aldıkları kararlarla dünya siyasetine yön verirler.

    Pentagon onların elindedeir. Pentagon desteklemedikçe Beyaz saraya kim gelirse gelsin düşmeye mahkumdur, aldığı kararları pentagon desteklemelidir, yani siyonistler desteklemelidir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Siyonizm ve Sigara ve İsrail
    By nurdan_katre in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 05.05.09, 21:34
  2. Yahudilik Ve Masonluk...
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 22.01.09, 23:05
  3. Sigara ve Siyonizm
    By nurdan_katre in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 15.01.09, 11:03
  4. Siyonizm Felsefesi
    By neri in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 15.11.07, 10:42

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0