Robert MİRANDAKurban Bayramı ve Noel Geçtiğimiz hafta dünya Müslümanları Kurban Bayramı’nı idrak etti. Kurban ki Hz. İbrahim’in (as) oğlunu sırf Allah rızası için kurban etme fedakârlığının hatırası ve hatırlanmasıdır.Biz Müslümanlar için Kurban Bayramı oldukça ehemmiyetli günlerdir, iki büyük bayramımızdan biridir... Kurban Bayramı ayrıca Hac döneminin sonunda bulunmaktadır. Gücü yeten her Müslüman’ın hayatı boyunca en az bir defa yapmakla yükümlü olduğu bu kutsal Hac yolculuğu Kurban Bayramı gibi müjdeli günlerde sona erer.Bu benim Müslüman olduktan sonra yaşadığım ikinci Kurban Bayramım... Bu sene Kurban konusu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmayı kendime ödev olarak kabul ettim. Müslümanlar için Kurban Bayramı’nın bir anlamı bir küçükbaş yahut büyükbaş hayvanı Allah’ın rızası için kurban etmek ve onun etlerinden akrabalara, yakın dostlara ve cümle fakir, fukaraya dağıtmaktır.Ayrıca biz Müslümanlar için Kurban Bayramı İbrahim Aleyhisselâm’ın imtihanını hatırlatır. O ki; sırf Allah’a olan imanını göstermek için her şeyini sorgusuz sualsiz feda etmeye hazırdı.Ayrıca bu Kurban Bayramı’nda sevdiğim bir başka şey de, alış veriş yapmak ve tüketmek için herhangi bir baskı unsuru hissetmememdi. Hıristiyanların Noel günleri ile kıyaslandığı zaman, Amerikan aileleri sanki birilerine ve kendilerine bir şeyler satın almak zorunda oldukları hissiyle kuşatılmış durumda gibiler. Hz İsa’nın (as) hatıratını yad etme fikri ise onlar için sanki ikinci planda kalmış gibi. Bu tatil gününde en şaşaalı hediyeyi almak onlar için asıl mesele olmuş.Amerika Birleşik Devletleri gibi materyalist ve seküler ruhlu toplumlara sahip ülkelerde, Noel günlerinin günümüz Hıristiyanları için aslında ne ifade ettiğini görmek ve Noel’in asıl mânâsını kaybetmek hiç de zor değil. Aslında Hıristiyanlar bugünlerde hediyeleşirler çünkü Allah onlara bugünlerde çok önemli bir hediyeyi göndermiştir: Hz İsa’yı (as)...Fakat Hıristiyanlar bu mânâyı idrak ederken bir tür tüketim toplumu olduklarını ve bu kutsal günleri bir nev'î ticaret ve panayır günlerine çevirdiklerinin farkında değildirler.Bütün Müslüman kardeşlerimden görüp öğrendiğim iman derslerinin tam aksine olarak, Amerikalı Hıristiyanlar Noel günlerinde tüketimi kışkırtacak bir haleti ruhiyeye giriyorlar. Gerçekten de, ABD’deki medya organlarına ve kitle iletişim araçlarına baktığımız zaman Noel günlerinde son çıkan XBOX VE POWER RANGERS gibi şeyleri almak için müthiş bir baskı ve propaganda yapıldığı görülüyor.Bu günlerin ifade ettiği tüketim sezonu mantığı ne yazık ki Hıristiyanların Noel’in gerçek mânâsını ve manevî hazlarını kaçırma ve kaybetme bedbahtlığına sürüklemektedir.Tabiî çoğu Hıristiyan bu durumdan şikâyetçi değildir. Meselâ California’lı yazar John Boykin, bütün Hıristiyanları Noel’in sekülerliğini benimsemeleri için çağrıda bulunmuş. Onun teorisine göre Amerika toplumu gibi çok dinli ve kültürlü bir toplumda Noel gibi topluca kutlanan kutsal günler başka dinlere ve kültürlere mensup kişileri yabancılaştırabilir. Ayrıca, sekülarizm ve kapitalizm karşısında verilen mücadele baştan kaybedilmiş bir mücadeledir. Boykin’e göre Noeller toplumdaki her dine mensup insanlar için birbirlerine birşeyler verebilme ruhunun pekiştiği günler haline gelmelidir. Bay Boykin’e göre bunun böyle olması da Hıristiyanlık açısından bir problem teşkil etmemektedir. Zira Hıristiyanlık temel olarak Hz İsa’nın (as) doğumuyla doğrudan ilgili değildir. Boykin şöyle buyurmuş: “Hıristiyanlık temelde Noel ile değil Paskalya Yortusu ile ilgili bir dindir. Çünkü Hz. İsa’nın doğmuş olması Hıristiyanlığın ana meselesi olmayıp, asıl onun ölümü ve yeniden dirilişi önemlidir. Eğer Hıristiyanlar Noel’e verdikleri ehemmiyet kadar Paskalya’ya önem vermiş olsalar, Hıristiyanlığın mesajı dünyaya daha güçlü bir şekilde yansıyabilirdi”...Şimdi... Dünyanın, Paskalya Tavşanı’nın bizleri bir araya getirmesine henüz hazır olduğundan pek emin değilim doğrusu. Fakat şundan kat’î derecede eminim ki; bir gün Hz. İsa (as) dünya insanlarını birleştirmek için gelecekse, bir elinde barışın sembolü Kur’ân-ı Kerim ve diğer elinde ise dünyanın her noktasından yankılanan “Bismillahir Rahmanir Rahim” sadası olduğu bir şekilde, dünyayı Allah’ın rızası doğrultusunda bir araya gelmeye çağıracak bir şekilde gelecektir. TERCÜME: UMUT YAVUZ17.12.2008 Çarşamba