Konu Kapatılmıştır
1. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var 1 2 3 ... SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 40

Konu: Mustafa'yı Beğenmediler Çünkü ...

  1. #1
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart Mustafa'yı Beğenmediler Çünkü ...

    Atatürk’ü “tanrılaştırma” temayülü



    Bir kısım “Atatürkçüler”, Atatürk’ün de nihayet bir “insan” olduğunu kabullenemiyorlar. Bu yüzden “insan boyut”unu ele alan yazılara ve araştırmalara saldırıyorlar.

    Çünkü içlerinde Behçet Kemal’in, Tekin Alp’in, Edip Ayel’in, Kemalettin Kamu’nun ve Yusuf Ziya’nın Atatürk’ü var.

    Gençler hatırlamaz, ama 30’lu yıllarda Behçet Kemal Çağlar “Atatürk Mevlidi” yazarken, Tekin Alp takma ismini kullanan Moiz Kohen de “Türk’ün Yeni Amentüsü”nü yazmıştı.

    Buyurun: Sabır taşına dönüşüp okuyabilirsiniz…

    TÜRK'ÜN AMENTÜSÜ (!)

    “Kahramanlık örneği olan ve vatanın istikbâlini yoktan var eden Mustafa Kemâl’e, onun cengâver ordusuna, yüce kanunlarına, mücahid analarına ve Türkiye için ahiret günü olmadığına îmân ederim. İyilikle fenalığın insanlardan geldiğine, büyük milletimin medeni cihanda en büyük mevkii kazanacağına, hamaset destanlarıyla tarihi dolduran kudretli Türk ordusunun birliğine ve Gazi’nin Allah’ın sevgili kulu olduğuna kalbimin bütün hulûsuyla şahadet ederim.
    İçinde Atatürk öldüğü için Dolmabahçe Sarayı’nı “Kâbe” ilan etmekten çekinmeyen şair Edip Ayel

    (Ay yıldızı aldık da senin üstüne sardık
    Ey dertli saray! Kâbe mi oldun bize artık?),
    zaten sağlığında Atatürk’ü önce “peygamber”, sonra “tanrıya eş”, nihayet (hâşâ) “Allah” ilân etmişti:

    “Cennetse bu yurt, sen onu buldundu harâbe,
    “Bir gün olacaktır anıtın Türklüğe Kâbe.
    “Zindan kesilen ruhlara bir nur gibi doldun,
    “Türk ırkının, en son, ulu peygamberi oldun.”
    “Tutsak seni lâyık, yüce Tanrı'yla müsâvi,
    “Toprak olamaz kalp doğabilmişse semâvî…
    “Ölmez bize cennetlerin ufkundan inen ses,
    “İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez!”

    Behçet Kemal, Edip Ayel'den geri kalmak istememiş olmalı ki, aynı makamdan devam etti:

    “Kaç yıldır Türkçeydi Tanrı'nın dili
    İnsana ne ilâh, ne de sevgili,
    “Ne de ana-baba aratıyordu
    Her an yaratıyor, yaratıyordu.
    Nerede duracağı belli olmayan anlamsız bir yarış başlamıştı. Bu yarışta Halil Bedii de vardı:

    Tanrı gibi görünüyor her yerde
    Topraklarda, denizlerde, göklerde;
    “Gönül tapar, kendisinden geçer de
    Hangi yana göz bakarsa: Atatürk.”
    Meşrutiyette Kemalettin Kâmi olan adını “Türklük aşkına” Kemalettin Kamu olarak değiştiren şair, mısralardan inşa ettiği bir merdivenle milletvekilliğine çıkmak istiyordu:

    “Burada erdi Mûsâ
    Burada uçtu İsa,
    “Bülbül burada varsa, Hürriyet için öter…
    “Ne örümcek, ne yosun
    Ne mûcize, ne füsun,
    Kâbe Arab'ın olsun
    Çankaya bize yeter...”
    Şair Faruk Nafiz Çamlıbel Atatürk öldükten sonra şu mısraları yazdı:

    “Yürüyor, kalbimizin durduğu bir yolda değil,
    “Kanlı bir gözyaşı nehrinde muazzam tabutun…
    Ey ilâhın yüce davetlisi, göklerden eğil
    “Göreceksin duruyor kalbimizin üstünde putun!”
    Yusuf Ziya Ortaç da belli ki öteki şairlerden geri kalmak istememişti, kervana katıldı:

    “Dağların ardında sönüşü gibi,
    “Millete can veren, vatan yaratan;
    Tanrının göklere dönüşü gibi…
    “Her zaman ırkıma büyük Baş Atam,
    “Tanrılaş gönlümde, tanrılaş Atam!”
    Ömer Bedrettin Uşaklı’nın şiiri:

    “Bir güneş gibi yalnız
    Sensin ülkü tanrımız.”
    Vasfi Mahir Kocatürk’den:

    “Peygamber, tanrısına duymadı bu hasreti
    Vermedi bu kudreti tanrı, peygamberine.”
    İlhami Bekir’den:

    “İlk adam, mavi gözlerle baktı toprağa,
    “Toprağın haritasını çizdi bayrağa;
    “Allah değil, o yazdı alın yazımızı.”


    Bu yaklaşımın mirasçıları elbette Atatürk’ü bir “insan” olarak görmeyecekler, “insan” olmaktan kaynaklanan “zaaf”ların hiç birisini ona kondurmayacaklardır.

    Can Dündar’ın filmine bu bakış açısıyla ateş püskürüyorlar.


    YAVUZ BAHADIROĞLU



  2. #2
    Vefakar Üye sitem - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    306

    Standart

    Mustafa Akyol - Star

    2008-11-12

    Kemalistler ilah ister



    Can Dündar’ın ‘Mustafa’ adlı filmini henüz izleyemedim, çünkü gösterime girdiğinden beri memleket dışındayım. Ama hakkında yapılan yorumları ilgiyle okuyorum. Bunlardan, Dündar’ın iyi bir iş çıkardığı anlaşılıyor. Deniz Baykal filmi hiç sevmediğine, bazı ulusalcı yazarlar ‘İzlemeyin, izletmeyin, çocuklarınıza göstermeyin’ dediğine göre, ortada kayda değer bir yapım olmalı.

    Anladığım kadarıyla Dündar’ın yaptığı, resmi ideolojiye göre ‘Ulu Önder’ gerçekliğe göre ise hepimiz gibi ölümlü ve kusurlu bir insan olan Mustafa Kemal’in hayatından bazı sıradışı kesitler vermek olmuş. Buna karşı çıkanlar ise, ‘Atatürk’ü böyle gösteremezsiniz, çok içen, muhteris, melankolik bir insan gibi tasvir edemezsiniz’ diyor. Ancak Atatürk’ün gerçekten de öyle birisi olmadığına dair ortaya bir delil koymuyorlar. Örneğin, ‘filmdeki şu sahne gerçek dışıdır, bunun kanıtı da filancanın anılarıdır, falanca tarihçinin çalışmasıdır’ diyen bir yorumcu duymadım. ‘Mustafa’ya tepki gösterenler, ona, kafalarındaki ‘Ulu Önder’e birebir uymadığı için kızıyorlar.

    Bu durumda karşımıza şöyle bir sonuç çıkıyor: Bir tarafta Kemalistlerin zihinlerinde yaşayan ‘Atatürk’ var, diğer tarafta ise gerçek dünyada var olan ‘Mustafa’. Bu ikisi arasındaki farkın azıcık deşilmesi bile, Kemalistleri çileden çıkarabiliyor. Çünkü onlar, hiçbir hatası ve zaafı olmayan, her şeyi doğru bilen, her işin başına doğru bir ilke koyan insanüstü bir varlığa ihtiyaç duyuyorlar. Buna ‘ilah’ demek de hiç abartılı olmaz. Zaten Kemalist literatür, Çankaya’yı Kábe ile kıyaslayan ya da ‘Samsun’da karaya çıkan ilah’a selam duran incilerle doludur.

    Bu ‘ilah’ın korunması için gereken ‘zihin kontrolü’ o kadar katı ki, aslında kendini ‘Atatürkçü’ sayan ama biraz olsun gerçek ‘Mustafa’yı bulmak isteyenler bile aforoz edilmekten kurtulamıyor. Baksanıza, tartıştığımız filmi yapan kişi bir İslamcı, Kürtçü veya ‘iç düşman’ kontenjanından bir başka vatandaş değil. Can Dündar! Ama onun buğulu gözlerindeki Atatürk sevgisi bile ‘kesmiyor’, sadece ‘sevgi’ değil aynı zamanda ‘tapınma’ isteyen Kemalistleri.

    Eğer bugün yeryüzünde Kuzey Kore ile birlikte bir de sadece bizde kalmış olan bu ‘Ulu Önder kültü’nü aşabilir, bu toplu cinnetten kurtulabilirsek, sorunlarımızı çok daha kolay çözebiliriz. Mesela özgür dünyada sadece bizde var olan despot ve ayrımcı laiklik anlayışını değiştirebiliriz. Anayasa Mahkemesi bu laiklik anlayışının kılına dahi dokunamayacağımızı, çünkü sırtını ‘Ulu Önder’in sonsuz bilgeliğine yaslamış olan ‘asli kurucu iktidar’ın buna izin vermediğini söylüyor. Ama bir bakıyoruz ‘Mustafa’ya, görüyoruz ki bu laiklik anlayışı öyle insan-üstü bir bilgelik, mutlak bir doğru filan değilmiş. Küçük Mustafa’nın hocası Kaymak Hafız’dan yediği bir dayağın ‘intikamı’ ve daha kimbilir hangi psikolojik faktörler varmış, bu 80 yıllık otoriter doktrinin kökeninde.

    Gerçek şu: Atatürk de, tüm diğer Ademoğulları gibi, yaşadığı tecrübelerle ve devrinin fikirleriyle yoğrulmuş bir insandı. Kuşkusuz çok zeki, çok başarılı, dahası çok da vatanseverdi. Ve çok büyük işler başardı. Bu yüzden de biz Türklerin saygısını fazlasıyla hak ediyor. Ama fikirleri ve politikaları ilelebet geçerli olmadığı gibi, bazıları kendi devri için bile hatalıydı. Zaten bazı hatalarını kendisi de hayatta iken gördü ve bir kısmından geri adım attı.

    İnsan ruhundaki ‘tapınma’ ihtiyacını ait olduğu metafizik alan yerine ölümlü bir insana odaklayan Kemalistler ise, bizi bu hataların içine gömüyor, onları, bırakın değiştirmemizi, sorgulamamıza bile izin vermiyorlar. Bugün Türkiye’nin önünü tıkayan en büyük engel bu

  3. #3
    Vefakar Üye tebliğ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    524

    Standart ...

    Zîra sınıfı, senesi, süresi, mezuniyeti, diploması olmayan; ömür boyu an be an devam eden imtihanın notunu zaman içinde yaşanan ihlâsın, samimiyetin, sadakatin ve gayretin tayin ettiği daimî bir talebelik bu.


  4. #4
    Dost yeşim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Bulunduğu yer
    elazığ
    Yaş
    31
    Mesajlar
    46

    Standart

    ebedi ve ezeli olan yanlız Allah'tır.şirke düşüpte başka tapınacak şeyler aramaya gerek yok..

  5. #5
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Yıllardır Atatürkü ilah yerine koyup tapınmaya doymadılar, millete baskı yapıyorlar şimdi.

  6. #6
    Gayyur nuravza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Bulunduğu yer
    kayseri
    Mesajlar
    82

    Standart

    Atatürkü ilahlaştırmışlar aşmışlar kendilerince bir din olusturmuslar amentüleri bile var maşallah.
    Anlatamadıgım birseyler var hep sonbahara bıraktıgım..
    ucurumun kenarına gelince kırılıyor kanatlarım..

  7. #7
    Gayyur sahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    52

    Standart

    aaaaaaaaaa insanmış tööööbe töööööbeee

  8. #8
    Pürheves pinhan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    221

    Standart

    Alıntı sahin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    aaaaaaaaaa insanmış tööööbe töööööbeee
    Hakka ulasmak,özünden gecmekle olur...

    doğ ruhuma beni hasretle yakma!
    hak askına kulun yalnız bırakma...

  9. #9
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Bu şirk aşikardır. Peki, diğer cenahlara bir bakın, belki ondan daha kötü hafi şirk yok mu? Babasına, şeyhine, efendisine, ağasına, parti liderine vehakeza tapan yok mu? Onların her dediğini koşulsuz, düşünmeden kabul edenler sayılsa bitmez.

    Demek biz hür beyinler lazım. Her şeye herkeze hak ettiği değeri veren bir nesil lazım. Kişileri kurtarıcı görmeyen, halkın değerlerini siyasetle alaşağı etmeyen bir halk lazım.

    Kendi hırsızının başkasının hırsızından kutsal görme felaketinden azade seçmenler lazım.

    Bize hak ölçüler lazım ve hak ölçüleri kullanan bir halk lazım.

    Bize, siyaseti sanat olmakta bırakan ve her dünya işi gibi hak ettiği kadar değer veren bir nesil lazım. Siyaseti halkın değerlerine saldırı olarak kullananları yere çalan bir zihniyet lazım. Halkın değerleri olan,dini,inaçları, ideolojileri, dili, milliyeti, vatanı, sevilen şahsiyetleri,demokrasiyi, hürriyeti, cumhuriyeti, laikliği siyasete alet etmeyen fırkalar lazım. Hepsi ile barışık, hepsi ile aynı mesafede..
    İşte ancak böyle bir zihniyet dünyevi bir sanat olan siyaseti hakikat mecrasına götürür. Yoksa bu halde , bu zihniyetle bir parti gitse yerine gelecek olan da sistemin uşağı olacaktır.

    Demek, bize akleden, kalbi tatmin olmuş bir nesil lazım.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  10. #10
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    Offff.
    İki gazla neler dökülür dilimden de, derman da kalmadı konuşmaya wallahi.

    "Sen Allah tarafından şifaen gönderilen bir elçisin
    Adı konmamış bir peygambersin"

    Bu da 8 Mart Kadınlar gününde CHP mitinginden okunan bir şiir aklımda kalan.

    La Havle...

Konu Kapatılmıştır

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tesettürlüyüm Çünkü....
    By ceyanid_cey in forum Tesettür
    Cevaplar: 64
    Son Mesaj: 16.07.09, 17:52
  2. Tesettürlüyüm Çünkü...
    By *ruveyda* in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 08.04.08, 17:11
  3. Efendimi (asm) Seviyorum...Çünkü;
    By Mirfâd in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 30.03.07, 14:23

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0