ABD halkı yeni başkanını seçti. Malum; tarihi bir seçmen katılı ile Obama Dünya' nın yeni patronu deyim yerindeyse.

Elbette küçümsenecek bir başarı değil bu; dağılmış ailenin çocuğu olarak şuan bulunduğu makam ibretle izlenip örnek alınması gereken bir durum.
Ama bazı kişiler bu başarı ve Obama' nın geninden yola çıkarak farklı ümitlere kaılmaktalar. Fırtınada oradan oraya savrulan yaprak misalinden başka bir şey değildir bu hayaller.

Neden ?
Büyümüş ülkeler, teknolojide ve diğer yönlerden gelişmiş ülkeler HÜKÜMET POLİTİKASI üzerine kurulu değillerdir.
Bu tip yönetim, yani iktidara gelen hükümetin proğramı üzerine ülkeyi yönetmek bizde ve diğer 3. Dünya ülkelerinde görülür.
Öyle değil mi?

Ülkemizde hükümeti kuranlar yıllık plan yaparlar ve bu politika üzerine ülke yönetilir. Tıkanan yerde yeni bir kanun tasarısı çıkarılır ve yola devam edilir.
Peki ABD-İNGİLTERE ve diğer ülkelerde durum nedir ?
Hükümet değil, DEVLET POLİTİKASI vardır.

Halkın oyu ile yönetim yükümlülüğünü belli bir süreliğine emanete alanlar DEVLET POLİTİKASI üzerine ülke(leri)yi yönetirler.
Burada değişen sadece şudur; bazılarının yönetim şekli sert olur tıpkı Baba ve oğul Bush döneminde olduğu gibi. Veya yumşak bir yönetim ve siyasetle Devlet politikası yerine getirilir.

Ama değişmeyen tek şey varılması gereken hedeftir.
Eğer hükümet politikası hakim olsa, o zaman sağ veya sol düşünce gruplaşması, sağ görüşün yatırım ağırlığı farklı, sol düşünceli iktidarın ülke yatırımı farklı olurdu.

Bu nedenledir ; gelişmiş ülkelerde hangi siyasi görüşe sağ, sol, demokrat, cumhuriyetçi olsun bir önceki emanetçiden teslim aldığı mirası devam ettirmek zorundadırlar iktidar sahipleri.

Düne kadar küçümsediğimiz Rusya...
Pis koministler dediğimiz insanlar bugün ne durumda malum. IMF ye olan borçlarını yıllar öncesinden kapatmışlardır. Eski soğuk savaş döneminde olduğu gibi Rusya yükselişe geçmiş ve Dünya' yı tek kutuplu ABD yönetiminden kurtarmaya niyetlenmiştir.

Eğer bizde, Hükümet değil Devlet politikası hakim olmuş olsa idi bugün yaşadığımız ve böyle giderse yıllarca yaşayacağımız suni gündem sıkıntıları ile değil daha iyi gelecek için çalışmalar yapılırdı.
Merhum Özal ile, Devlet politikası yapılandırılmaya çalışılmış ama maalesef bu plan suikast ile(şahsi düşüncem Özal öldürülmüştür) sekteye uğratılmıştır.

Kısaca doğru denklemler üzerine planlarımızı yapmalıyız.
Kişilerin dinleri, inançları şu yaşadığımız yüzyılda bize referans olmamalı. Neymiş efendim; Obama' nın geninde Müslüman kanı var mış... Ne yani kanının rengi farklı mı ? Adam' ın kanının nereden geldiği değil inancı önemli.
Obama Katolik Hristiyandır.

Var mı başka söze hacet...
Bundan ötesi def-i hacet...
Müslüman mış...
Bir bakalım içimizde ki Müslümanlara ve kendi Müslümanlığımıza.
Devleti soyanlar; Vergi kaçıranlar...
Küçük çocuklara tecavüz edenler veya tacizde bulunanlar...
Evli olduğu halde eşini aldatanlar...

Ticaretinde yalanı alet edenler...
Arkadaşını satanlar...
Bu satırlar uzatmak mümkün...
Peki bunların hangisi Müslümanlıkta var ?
İşte yaşamı değil, dili Müslüman olanlar geninde Müslümanlık olan Katolik Hristiyan' dan medet umarlar.

Bilmezler ki zavallılar; yaşam için Önce İNSAN olmalı... Sonrasında Dini dilde değil yürekte yaşamalı.

NOT: Başlıkta kullandığım ifade İMAN ve Müslümanlığı önemsememek değil, kendimiz yaşamadan başkalarının müslümanlığından medet ummamıza istinaden kullanılan ifadedir.

Hüseyin AKKAŞ