İletişim dünyasının en büyük ayıbı, gerçekleri tahrif ederek insanları yanlış bilgilerle bilgilendirmektir.

Maalesef görsel ya da yazılı dünya medyasının bu konuda gayret gösteren çok tehlikeli ve sinsi kanalları mevcuttur. Bunlar hem mesleklerinin gerektirdiği ilkelere, hem de insanların inançlarına hakaret etmekle kalmıyor, ahlâksız yöntemleriyle bunları tahrif ediyorlar.

Bunların başında, inançsızlık çevrelerinin finansını temin ettiği ve bütün dünyada yayın yapan NATIONAL GEOGRAPHİC TV kanalı gelmektedir.

Bu şebeke, bir taraftan Allah’ın yaratmış olduğu doğayı ve doğanın harikalarını anlatarak insanları cezbediyor, öbür yandan da, satır aralarında “inanç düşmanlığı” [1](özellikle İslâm düşmanlığı) yaparak, “inançsızlık propagandası” yapıyor.

Bundan birkaç gün önceki (2 Ekim 2008 Perşembe günü) yayınında, İslâm’ı ve Kur’an’ı konu alan yayınında, hem İslâm’ı, hem de onun kaynağı olan Kur’an’ı tahrif ediyor, hakaret ediyordu.

Üstelik ekrana çıkardığı cahil bir Süryanoloğu konuşturarak, Süryani dil kurallarına göre Kur’an’ın değiştirilmiş olduğunu, dolayısıyla hâlihazırdaki Müslümanların bilip uyguladıkları İslâm’ın Kur’an’da olmadığını iddia ediyordu.

TV izleyicilerinin büyük bir kısmı, bu konudaki teknik bilgilerden yoksun olduklarından, meselenin gerçeğini kavrayamıyor, kafasında İslâm ve Kur’an konusunda şüpheler uyanıyor. Zira TV izleyicilerinin %99’u, Kur’an-ı Kerim’in bize kadar nasıl değiştirilmeden geldiğini bilmemektedirler.

Kur’an ilimlerindeki “İlmî sened”den haberleri olmadığı gibi, dinî rivayetlerin ne olduklarını da bilip değerlendirebilecek konumda değiller! “Tevatür”ün ne olduğunu ise hiç bilmiyorlar! Şayet dini ve din kaynaklarını öğrenmekte bu saydıklarımızın ne olduğunu bilseler, NATIONAL GEOGRAPHİC’in cahil bilgini istediği kadar yalan uydursun, hiçbir Müslüman’a tesir edemez.

Bu oryantalistler/şarkiyatçılar kendi dinlerini (Yahudiliği ve Hıristiyanlığı) bozdukları gibi, İslâm’ı da bozmak istiyorlar. Çünkü şu anda dünyada bir tek İslâm Dini, mümin kazanmakta, diğer dinler ise, bu oryantalistlerin din düşmanlıkları sayesinde kendi din sâliklerini kaybetmektedirler.

NATIONAL GEOGRAPHİC cahil bilgininin iddiasına göre Kur’an, Tevrat ve İncil gibi sonradan yazılmış bir kitaptır. Bu cahil bilim adamı çok iyi biliyor, (fakat deve kuşu gibi kafasını kuma sokarak görmezlikten geliyor) ki Kur’an, sadece yazılı olarak değil, nazil olduğu ilk günden itibaren ezberlenerek, sözlü olarak da gelmiştir ki buna “tevatür” diyoruz.

Şu anda dünyanın her köşesinde Kur’an okuyan milyonlarca Kur’an hafızlarını duyup çılgına dönen bu “inanç düşmanları”, gerçekleri bildikleri hâlde, Kur’an’ın tabiriyle “küfrî inatlarından” dolayı kabul etmiyor, düşmanlık ediyorlar.

Onun için temennimiz odur ki, -bazı laikçilerin ve İslâm düşmanlarının zoruna gitse bile- Müslümanlar ya söz konusu bu tehlikeli ve İslâm karşıtı NATIONAL GEOGRAPHİC TV kanalını uyarsınlar, ya da boykot etsinler; izlemesinler!

İhsan Süreyya Sırma