+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 16

Konu: Tarafın Bir Numarasından Cevap

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart Tarafın Bir Numarasından Cevap

    TARAF'ın bir numarası ateş püskürdü!Org.Başbuğ'un dün yaptığı zehir zemberek açıklamaya Taraf'ın bir numarası Ahmet Altan aynı sertlikte cevap verdi.İşte Ahmet Altan'ın o yazısı:"Siz böyle saygısız, nezaketsiz, tehditkar bir konuşma üslubunu benimseme cüretini nereden buluyorsunuz?"Başbuğ'un arkasına kuvvet komutanlarını alarak yaptığı açıklamayı "muhtıra" olarak niteliyor ve Aktütün'de sorumluluğu olduğunu belirtip, "istifa mekanizmasını" hatırlatıyor."Bizim gerçekleri açıklamamızı bir saldırı olarak nitelediğinize göre bizi de düşman olarak görüyorsunuz.Eee, ne yapacaksınız?Saldıracak mısınız, gazeteyi mi bombalayacaksınız, F16'ları mı göndereceksiniz?Siz ne dediğinizin farkında mısınız?Baskını bildiğiniz halde o çocukları korumayacaksınız, bunu açıklayan gazeteleri de "ordu tepkisiyle" korkutmaya çalışacaksınız.General "doğru yerde" durun.Haddinizi aşmayın!Ordu sizin hatalarınızı kapatmak için kullanacağınız bir tehdit aracı değildir.(...)Tehditlerinizden ve üslubunuzdan hoşlanmadık.Gerçekleri söyleyin bize.Gerçekleri.Biraz cesaret yeter buna.Cesaretiniz de öfkeniz kadar büyük olduğunda bize gerçekleri söyleyeceğinize eminiz.O günü bekliyoruz...
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Dost AydınLı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    36

    Standart

    abooov fena çemkirmiş. bu iş büyür.

  3. #3
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Ahmet Altan'ın Muhteşem yazısının tamamı:


    Genelkurmay başkanına...

    Siz, böyle saygısız, nezaketsiz, tehditkâr bir konuşma üslubunu benimseme cüretini nereden buluyorsunuz?


    Ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu sizin?


    Siz kimi korkutmaya çalışıyorsunuz?


    Korkutabileceğinize inanıyor musunuz gerçekten?


    Bakın ben size dostça bir şey söyleyeyim general, vazgeçin bu kaba tehditlerden, öfkeli jestlerden, asabi mimiklerden.


    Bunlar bizi korkutmaya yetmez.


    Ha, sanmayın ki bu ülkede “derin devlet” dendiğinde kimin kastedildiğini bilmiyoruz, sanmayın ki patlayan arabalardan, ensesinden vurulan adamlardan haberimiz yok.


    Sadece umurumuzda değil.


    Bunu anlayabiliyor musunuz?


    Bazı insanların, ülkeleri özgür ve mutlu olsun diye her şeyi göze alabileceğini kavrayabiliyor musunuz?


    Bunu kavramaya çalışın.


    Bırakın bu korkutma çabalarını.


    Bunlar yakışıksız işler.


    Üstelik gerçeği ortaya çıkarma çabasından bizi vazgeçirmeye de yetmez.


    Siz bir şeyler söylediniz dün.


    “Herkesi dikkatli olmaya ve doğru yerde bulunmaya” davet ettiniz galiba.


    Siz, “doğru yerin” neresi olduğunu biliyor musunuz?


    “Doğru yer” neresidir biliyor musunuz?


    Doğru yer, insanın mesleğini dürüstçe ve gereklerini yerine getirerek yaptığı yerdir.


    Biz, “doğru yerde” duruyoruz.


    Mesleğimizin gereğini dürüstçe yerine getiriyor ve gerçekleri, yıllardır yalanlarla kandırılan bu halka açıklıyoruz.


    Siz doğru yerde durmuyorsunuz.


    Kendi mesleğinizin gereklerini yerine getirmiyorsunuz.


    Sizin mesleğinizin gereği, size emanet edilen o genç askerleri korumaktır.


    Karakol baskınını an be an gösteren kamera kayıtlarına rağmen gerekli tedbirleri almamak, istihbarat raporlarına aldırmamak, çatışma başladıktan sonra yeterince yardım göndermemek ve o çocukları ölüme terk etmek sizin suçunuzdur.


    Görevinizi yerine getirmediniz.


    Neden?


    Niye o çocukları korumadınız?


    Bunun için yargılanmanız gerektiğini biliyorsunuz değil mi?


    Tabii savcıların sizi mahkemeye çağıramayacağına, sizi yargılayacak bir merci olmadığına güveniyorsunuz.


    Ama bu, yargılanmanız gerektiği gerçeğini değiştirmiyor.


    Tabii, bir de istifa müessesesi denilen bir şey var.


    Sanırım sizin o müesseseden pek haberiniz bulunmuyor.


    Başbakanın, hükümetin, parlamentonun sizden hesap sormaması da sizi cesaretlendiriyor.


    Ama bir de halk var bu ülkede.


    Gerçekleri duymak isteyen bir halk.


    Ve, o sizin peşinizi bırakmaz.


    Biz de bırakmayız.


    Arkanıza kuvvet komutanlarını alıp kameraların önüne geçerek asabi bir şekilde medyaya verdiğiniz “muhtıra” bu gerçeği değiştirmez.


    Siz bize Aktütün’ü anlatın.


    O çocuklar niye öldü?


    Niye baskını önlemediniz?


    Bir de pek anlayamadığımız bir sözünüz var.


    “Bu tip saldırılar karşısında her ordunun vereceği cevap ve tepki bellidir.”


    Ne demek bu?


    Birincisi bir saldırı yok, saldırmıyoruz, gerçekleri açıklıyoruz.


    İkincisi, “her ordu” böyle eleştiriler karşısında nasıl tepki veriyor?


    Siz nasıl tepki verdiklerini bilmiyorsunuz.


    Gelişmiş ülkelerde böyle bir facianın sorumlusu olanlar derhal görevlerinden alınıp yargılanırlar.


    Ama sizin aklınızdaki bu değil, açıkça anlaşılıyor.


    O zaman, nedir o “ordunun vereceği tepki”?


    Ordular, kendilerine saldıran “düşmanı” yok etmek için eğitilirler.


    Bizim gerçekleri açıklamamızı bir “saldırı” olarak nitelediğinize göre bizi de “düşman” olarak görüyorsunuz.


    Eee, ne yapacaksınız?


    Saldıracak mısınız, gazeteyi mi bombalayacaksınız, F-16’ları mı göndereceksiniz?


    Siz ne dediğinizin farkında mısınız?


    Baskını daha önceden bildiğiniz halde o çocukları korumayacaksınız, bunu açıklayan gazeteleri de, “ordu tepkisiyle” korkutmaya çalışacaksınız.


    General, “doğru yerde” durun.


    Haddinizi aşmayın.


    Bizim ülkemizde, yetmiş milyon insanın boğazından kesip verdiği paralarla ayakta duran bizim ordumuzla, bizi tehdit edemezsiniz.


    Ordu, sizin hatalarınızı kapatmak için kullanacağınız bir tehdit aracı değildir.


    Haa, bir de “bölücü terör örgütünün eylemlerini başarılı gibi gösterenler, akan ve akacak olan her damla kanın sorumlusu olurlar” sözünüz var.


    Bakın bunu doğru söylüyorsunuz.


    Ama “başarılı gösteren” kim?


    Baskının önlenmediğini açılayan gazeteler mi yoksa baskını bile bile önlemeyenler mi?


    O kandan kimin sorumlu olduğunu şimdi anladınız mı?


    Sorumluluğu hissediyor musunuz?


    Hissetmelisiniz.


    Ve tehditleri bırakıp gerçekleri açıklamalısınız.


    Tehditlerinizden ve üslubunuzdan hoşlanmadık.


    Gerçekleri söyleyin bize.


    Gerçekleri.


    Biraz cesaret yeter buna.


    Cesaretiniz de öfkeniz kadar büyük olduğunda bize gerçekleri söyleyeceğinize eminiz.


    O günü bekliyoruz.

    Taraf
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  4. #4
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    Bu yazı Türkiyede gerçekten bir şeylerin değiştiğinin ve değişeceğininin bir göstergesidir.

  5. #5
    Yasaklı Üye mirémira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    22

    Standart

    Başkalarının cesaretiyle neden övünürüz....Bu yazının yazılış sebebini bilmek lazım taraf gazatesinin aktütün karakoluna yapılan saldırının istihbarat bilgilerinin önceden genelkurmaya geldiğini ve genelkurmayın bunu önemsemediği aynı zaman da saldırının gündüz saatlerinde meydana geldiği halde genelkurmayın ihmal ettiğini ortaya koymuştu.Genelkurmay başakanı da dün çıkıp basın yoplantısında basına bir muhtıra verdi ve hedef taraf gazatesi idi.İşte bunun sonucun da ahmet altan da aslanlar gibi yürekli ve cesaret dolu bu yazıyı kendi yayın kuruluşu ve meslektaşları hedef alındığı için yazmıştır.Başkalarının cesaretiyle hiç birşey değişmez değişirse de yazıyı yazanlar adına değişir sevinenler ancak alkış tutar

  6. #6
    Ehil Üye Seha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Mesajlar
    1.626

    Standart

    Korku sirayet edebildiği gibi cesarette sirayet edebilir. Belki, herkez içindeki bastırılmış korkunun tarifi yapıldığı için övünüyor olabilir.
    Sakın, sakın, sakın! Çabuk, bu şimdiye kadar demir gibi kuvvetli tesanüdünüzü tamir ediniz.

  7. #7
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    Alıntı mirémira Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Başkalarının cesaretiyle neden övünürüz....Bu yazının yazılış sebebini bilmek lazım taraf gazatesinin aktütün karakoluna yapılan saldırının istihbarat bilgilerinin önceden genelkurmaya geldiğini ve genelkurmayın bunu önemsemediği aynı zaman da saldırının gündüz saatlerinde meydana geldiği halde genelkurmayın ihmal ettiğini ortaya koymuştu.Genelkurmay başakanı da dün çıkıp basın yoplantısında basına bir muhtıra verdi ve hedef taraf gazatesi idi.İşte bunun sonucun da ahmet altan da aslanlar gibi yürekli ve cesaret dolu bu yazıyı kendi yayın kuruluşu ve meslektaşları hedef alındığı için yazmıştır.Başkalarının cesaretiyle hiç birşey değişmez değişirse de yazıyı yazanlar adına değişir sevinenler ancak alkış tutar

    Doğru bir ifadeyi, güzel bir duruşu takdir etmenin yanlışı nerede?

  8. #8
    Yasaklı Üye mirémira - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    22

    Standart

    Alıntı enes71 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğru bir ifadeyi, güzel bir duruşu takdir etmenin yanlışı nerede?
    Yanlış olduğunu söylemedim kardeş.Fikrimi beyan ettim ayrıca kimsede yanlış arama gibi bir niyetim yok benim kendi yanlışlarım ancak yetiyor

  9. #9
    Vefakar Üye enes71 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    48
    Mesajlar
    413

    Standart

    Alıntı mirémira Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Yanlış olduğunu söylemedim kardeş.Fikrimi beyan ettim ayrıca kimsede yanlış arama gibi bir niyetim yok benim kendi yanlışlarım ancak yetiyor
    başkalarının cesaretiyle bir yere varılır.

    mesela bu topluma açık saçıklık şeytanın kumandasına bilerek yada bilmeyerek verilen birilerinin cesaretiyle! yayıldı.

    demek sadece yapanların adına değişmiyor bazı şeyler.

  10. #10
    Pürheves Semanur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    263

    Standart

    Bu cesareti tebrik etmek gerek. Darbe toplumlarında askeri yönetimin ne kadar eleştirilmez ve tartışılmaz olduğu ortadadır. Bir generali böyle eleştirmek ve bunu bu kadar cesaretle ve yüksek sesle yapmak pek alışılmış bir durum değil ülkemizde.
    Eğer herkes bu bilinçte ve cesarette olusa kendini tartışılmaz yargılanmaz zannedenler bir kez daha düşünürler..kimbilir

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Üstad'dan Cevap
    By Özgürlük in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 09.01.08, 11:39
  2. Bu Kardeşlere Bir Cevap Yok mu ??
    By mikerdem in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29.03.07, 00:37
  3. Soru - Cevap
    By Ebu Hasan in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 22.02.07, 21:10

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0