Faruk ÇAKIR
Alkollü içkiyi savunmak ayıp değil mi?



Yaşadığımız ekonomik krizlerin temelinde ‘ahlâkî çöküntü’nün yattığını ekonomistler de ifade ediyor. Buna rağmen, ahlâkî çöküntüyü arttıran ‘alkollü içkiler’in teşvik edildiğini görmek insanı üzüyor.

Gerek Türkiye’yi idare edenler ve gerekse sivil toplum kuruluşları bir noktada karar vermeli: İnsanların aklını devre dışı bırakan, ‘deli’ gibi hareket etmesine yol açan alkollü içkileri teşvik etmek doğru mudur?

Her halde aklı iptal olmayan herkes, alkollü içkilerin zararlı olduğu noktasında ittifak halindedir. ‘Sarhoş’ların dahi, bu alışkanlıktan kurtulmak için ellerinden geleni yaptıklarına hepimiz şahidiz. Ne var ki çoğu, düştükleri bu ‘kuyu’dan kolay kurtulamıyorlar.

İşin aslı böyle olduğu halde, bazıları yanlışta ısrar etmeyi sürdürüyor. İşin üzücü yanı, insanlara iyiyi ve güzeli göstermesi gereken ‘medya’nın buna alet olması... Açıkça, hem alkollü içkilerin reklâmlarını yapıyorlar, hem de ‘haber’ desteği vererek bu hatalarını katmerli hata haline getiriyorlar.

Medyanın da alet olduğu bu hatayı ısrarla gündeme taşımamıza rağmen Türkiye’yi idare edenlerden hiç ses seda çıkmıyor. Sigaranın reklâmının yapılamadığı ülkemizde, hemen her gün ‘en çok satan gazeteler’de alkollü içki reklâmları devam ediyor. Güya, alkollü içkilerin ‘özendirici reklâmının yapılması’ yasak! Peki, uygulama nasıl? Maalesef parayı veren düdüğü çalıyor. Öyle ki, ‘balık mevsimi’nin açılmasını bile alkollü içki reklâmlarına alet edip, “Rakı-balık sezonunu açıyoruz” diye tam sayfa alkollü içki reklâmları yapıyorlar. (Bkz. Vatan g., 12 Ekim 2008)

Sadece reklâm yapmakla da kalmıyor, hazırladıkları ‘haber’lerle de bu alışkanlığı yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Neymiş, bir belediye sahil şeridindeki yürüme bandında “Umuma açık yerlerde içki içmek yasaktır!” şeklinde uyarı yazıları yazmış! Bu yazılara tepki gösteren ‘büyük gazete’ “Milleti uyarı manyağı yaptı” diyerek tepki göstermiş.

‘Şekil’ itibarıyla yapılan işte hata olabilir. Ama bir belediyenin, alkollü içki içilmemesi yönünde uyarı yapması en tabiî hakkı olsa gerek. Ne yani, ‘sabah akşam içki için, içki içmek çok faydalıdır’ mı deseydi?

Üstelik belediyenin de ifadesiyle, sahilde yürüyen vatandaşlar, açıkta ve pervasızca içki içenlerden rahatsız olduklarını daha önce beyan etmişler. Bu talep üzerine çare olarak uyarı yazıları yazılmış... Her ne kadar uyarı yazısı yazan belediye sınırlarında oturmuyorsak da, prensip olarak açıkta içki içen ve gelip geçenleri rahatsız edenlerden biz de rahatsız oluruz. Zaman zaman gittiğimiz pikniklerde maalesef böyle ‘tip’lerle biz de karşılaşıyoruz. Emin olun, alkollü içki içenler dahi, ‘ayık’ oldukları zaman açıkta içki içenlerden rahatsız olurlar. Hele hele yanlarında çoluk çocukları varsa. onlar da bu ‘sarhoş’lara ‘fırça’ atar.

Garip olan başka bir nokta da, haber duyulur duyulmaz ‘Büyükşehir Belediyesi işçileri’nin bu yazıları silmesi... Tekrar ifade edelim, bu uyarıda belki bir ‘şekil/üslûp/teknik hata’ vardır, ama prensip olarak alkollü içkilerin içilmemesi gerektiği noktasındaki ‘ikazı’ savunamamak en az alkollü içkileri savunmak kadar hatalıdır!

Garipliğe bakın ki, ‘kötülüklerin anası’nı savunmak moda olmuş. Belediye madem böyle ‘doğru’ bir adım atmış, kesinlikle geri adım atmamalıydı. Alkollü içkilerle mücadele etmek, o kötü alışkanlığa karşı çıkmak utanılacak bir şey değil. Asıl utanılması gereken şey, sarhoşluğu savunmak olmalı...

Türkiye’yi idare edenlere ve bu konuda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve tüketici derneklerine bir daha hatırlatalım: Lütfen alkollü içkilerin gazetelerde reklâm yapmalarına engel olun. Bu konuda hep beraber gayret gösterelim... Nedense, “duyarlı medya” da bu konuda sessiz...

13.10.2008

E-Posta: cakir@yeniasya.com.tr