+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 7 ve 7

Konu: Gıyasettin Emre Vefat Etti (Allah Rahmet Eylesin)

  1. #1
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Post Gıyasettin Emre Vefat Etti (Allah Rahmet Eylesin)

    Gıyasettin Emre vefat etti




    Akciğer ve böbrek yetmezliği sebebiyle Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören eski DP Milletvekili Giyasettin Emre, Perşembe günü hakkın rahmetine kavuştu.

    1950’den 1960’a kadar Demokrat Parti milletvekilliği yapan Gıyasettin Emre, 98 yaşında hayata veda etti.

    Akciğer ve böbrek yetmezliği sebebiyle 21 gündür Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören Emre, önceki gün hayatını kaybetti. Eski Milletvekili Emre’nin cenazesi defnedilmek üzere yakınları tarafından memleketi Bitlis’in Mutki ilçesine bağlı Koyunyolu beldesine götürüldü.

    1910’da Muş’ta doğan Gıyasettin Emre, 1947 yılında Türkiye’nin ilk bağımsız milletvekili olarak Parlamento’ya girdi. 1950’den 1960’a kadar Demokrat Parti milletvekilliği yaptı. Menderes ve Bediüzzaman arasında mesaj trafiğine şahitlik etti. 27 Mayıs darbesinin ardından Yassıada’ya götürülen DP’liler arasında yer aldı. Adada arkadaşlarıyla birlikte 15 ay eziyet çeken Emre, bir süre önce yaptığı açıklamada, yaşadıkları günlerin dehşetini şu sözlerle ortaya koymuştu:

    “Yassıada’daki gibi bir siyasî cinayet dünya tarihinde az görülür. Fakat o acıları çekenler öylesine necip çıktı ki, oradan ayrıldığımızda kimse bu eziyetlerden bahsetmedi. Çocuklarımızla askerler arasına soğukluk girmesin diye anlatmamaya söz vermiştik aramızda. Acılarımız o günlerde efkâr-ı umumiye intikal ettirilse, bu ordu ile millet arasında bir daha köprü kurmak mümkün olamazdı.”
    Arapça ve Farsça bilen Gıyasettin Emre, 5 çocuk sahibiydi.

    ÜSTAD’A MENDERES’İN SELÂMINI GÖTÜRDÜ

    GIYASETTİN Emre, 29-30 Aralık 2001 tarihlerinde gazetemizde de yayınlanan röportajında Cevher İlhan ile Mehmet Kara’ya Bediüzzaman ve Menderes’i şöyle anlatmıştı:

    1960 yılında ihtilâlden önce olan bir hadisedir. Üstad Ankara’ya geldi. Denizciler Caddesinde Beyrut Oteli’nde 17 numarada kalıyordu. Biz de gidip ziyaret ettik. Üstad Ankara’ya gelmeden evvel, İstanbul’da bir yerden bir yere giderken taksinin içerisinde başında sarığı, üstünde libadesi varken Cumhuriyet gazetesi fotoğrafını çekmiş.

    Bu fotoğraf İsmet Paşa’nın elinde. Meclis toplantısına girdi. İsmet Paşa kürsüye çıktı. Çok şiddetli bir tenkit yaptı. Menderes de oradaydı. Menderes, Meclis’te tek bir toplantıyı kaçırmazdı.

    İnönü konuşmasında Demokrat Parti’ye hücum ediyor, “Siz irticayı hortlatıyorsunuz. Siz Atatürkçüleri gadâba getiriyorsunuz, zaman gelecek ki ben dahi sizi kurtaramayacağım” diyordu. İnönü’nün bu konuşmasından sonra kürsüye Menderes çıktı.

    Son derece şiddetli bir tepki gösterdi; “Paşamızın İslâm diniyle olan kan husumetinin nereden ileri geldiğini bir türlü anlamış değilim. Bir pir-i fâni, kendini dinî hizmetlere fedâ etmiş bir insan. Bir gün bu fani dünyadan göç edip giderse bu fâni dünyada bırakacağı terekeyi Paşamız gibi birisi buradan alıp İstanbul’a götürebilir. Ne istiyorsunuz bundan?” diye cevap verdi.

    Tabi Menderes’in bu konuşmasından sonra Halk Partililer ayağa kalktı. Halk Partililer ile Demokrat Partililer birbirlerine girdiler. Afyon Milletvekili Murat Ali ve arkadaşları İsmet Paşa’nın Meclis oturumlarına iştirak etmemesi için teklif verdiler ve kabul edildi. Meclis İnönü’ye ceza verdi, Paşa 12 celse dışarıya çıkarıldı.

    Biz Üstad’ı Beyrut otelinden alıp Tahsin Tola’nın Bahçelievler’deki evine götürdük. Tam yatmak üzereyken Başbakanlık Özel Kalem Müdürü, “Beyefendi sizi Başbakanlıkta bekliyor, acele gelin” diye telefon etti. Başbakanlığa gittiğimde, “Seni bir yere göndereceğim. Bediüzzaman’a gideceksin beni tâzimatlarımı (hürmetlerimi) kendilerine arz et” dedi. Ve şöyle devam etti:

    “De ki, şimdi Anadolu’ya, Doğu’ya gitmesin. Hava çok gergindir. Yolda bazı mahallî idareciler rahatsız ederler, ben üzülürüm. Hava müsait olduğu, ortalık sâkinleştiği zaman haber veririm, gitsin” dedi. Menderes’in bu ifâdesi bir ricaydı. Halk Partililerin ve bazı mahallî idarecilerin Bediüzzaman’ı rahatsız etmelerinden endişe ediyordu.

    Yeni Asya


    Allah rahmet eylesin..Mekanını Cennet, kabrini pürnur etsin.Amin..






    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  2. #2
    Ehil Üye BiKeS_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2.770

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster


    Allah rahmet eylesin..Mekanını Cennet, kabrini pürnur etsin.Amin..

    Amin...

    Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,


    Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!




  3. #3
    Pürheves esedullah_ali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    274

    Standart

    Rabbim Rahmet eylesin inşaAllah... Saol abey.

    Hubb-u câhdan gelen şöhretperestlik sâikasiyle
    ve şan ü şeref perdesi altında teveccüh-ü âmmeyi kazanmak,
    nazar-ı dikkati kendine celbetmekle
    enâniyeti okşamak ve nefs-i emmâreye
    bir makam vermektir ki, en mühim
    bir maraz-ı rûhî olduğu gibi "şirk-i hafî"
    tâbîr edilen riyakârlığa, hodfuruşluğa kapı açar,
    ihlâsı zedeler


  4. #4
    Müdakkik Üye ZÜMRÜT - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2008
    Bulunduğu yer
    bılmem
    Yaş
    31
    Mesajlar
    651

    Standart

    INNA LİLLAHİ VE INNA İLEYHİ RACİUN


    mekanı cennet olsun ALLAH GERİDE KALANLARA SABIR VERSİN
    Demek, imân bir mânevî Tûbâ-i Cennet çekirdeğini taşıyor. Küfür ise mânevî bir Zakkum-u Cehennem tohumunu saklıyor.:

  5. #5
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Alıntı ZÜMRÜT Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    INNA LİLLAHİ VE INNA İLEYHİ RACİUN


    mekanı cennet olsun ALLAH GERİDE KALANLARA SABIR VERSİN
    Amin..
    Rabbim gani gani rahmet eylesin..
    Cennet'ül firdevste saadet-i ebediyeye mazhar eylesin..
    Geride kalan yakınlarına sabr-ı cemil ihsan eylesin..

  6. #6
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Biz Üstad’ı Beyrut otelinden alıp Tahsin Tola’nın Bahçelievler’deki evine götürdük. Tam yatmak üzereyken Başbakanlık Özel Kalem Müdürü, “Beyefendi sizi Başbakanlıkta bekliyor, acele gelin” diye telefon etti. Başbakanlığa gittiğimde, “Seni bir yere göndereceğim. Bediüzzaman’a gideceksin beni tâzimatlarımı (hürmetlerimi) kendilerine arz et” dedi. Ve şöyle devam etti:

    “De ki, şimdi Anadolu’ya, Doğu’ya gitmesin. Hava çok gergindir. Yolda bazı mahallî idareciler rahatsız ederler, ben üzülürüm. Hava müsait olduğu, ortalık sâkinleştiği zaman haber veririm, gitsin” dedi. Menderes’in bu ifâdesi bir ricaydı. Halk Partililerin ve bazı mahallî idarecilerin Bediüzzaman’ı rahatsız etmelerinden endişe ediyordu.
    "Menderes’in bu mesajlarını Üstad’ın yanına gidip kendisine söyledim. “Beyefendinin böyle bir ricası var” dedim. Üstad biraz durdu. “Menderes’in İslâm dinine büyük hizmetleri var. Madem ki o İslâm kahramanı istiyor, onun hatırı için gitmeyeceğim” dedi.
    Aradan bir müddet geçti. Üstad’ın bir ara heyecan ve kızgınlıkla, “Beni kızdırmasınlar. Beni kızdırırlarsa Türkiye’yi başlarına yıkarım. Bunlar, (yani Halk Partililer) şirret insanlardır” dedi. Burada tabi ki, Halk Partilileri kasdediyordu.

    Başbakanlığa geldim. Menderes heyecanla bekliyordu. Üstad’la yaptığım görüşmeyi Menderes’e anlattım. “Gıyas Bediüzzaman kızdığı zaman, ‘Bunlar şirret adamlardır, bunların Türkiye’yi başlarına yıkarım’ dediği zaman sanki üç orduya hükmeden bir komutanı gibi bir edâ ve cesâretle söylüyordu değil mi?” diye sordu. “Evet” dedim. Menderes, “İşte, o imanın kuvvetindendir” şeklinde bir târif getirdi.

    Dünyada 10 sene muhalifi ile beraber hükümet etmiş Menderes’ten başka kimse yoktur. Kadrosu yoktu. Menderes her zaman, “Ben sahr-ı muallak (Kudüs’teki havada duran taş) gibiyim, ne altım var, ne üstüm var. Bunlar 42 senede bu hale getirdiler. Bize 20 sene müsaade etsinler eski haline getiririz” diyordu.


    http://www.risalehaber.com

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  7. #7
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Mehmet KARA
    Ömrünce, darbeden nefret etti


    Gıyasettin Emre… Son dönemin en önemli şahitlerindendi. 1960 İhtilâlinin yıl dönümü geldiğinde kendisine ilk müracaat edilen kişiydi.

    Yüz yaşına yaklaşmasına rağmen gerek cumhuriyet dönemi, gerek Demokrat Parti iktidarı, gerekse Yassıada mahkemelerinde yaşananları an be an hatırlayan bir kişiydi.

    Hakkın rahmetine kavuştuğunu ilk duyduğumda aklıma gelen, “Mehmet Bey bugün gündemde ne var?” sözü oldu. Beni zaman zaman arar, Türkiye ve dünya gündemiyle ilgili konuşurduk. Onun engin siyasî tecrübesinden çok şey öğrendim. Kendine has konuşma üslûbu ile hadiselere bakışını anlatırdı.

    Gündemde olan konularda yazı yazmak, ya da açıklama yapmak için hemen arardı. Kendisi ile birçok kez röportaj yaptık. Bazen telefonla söyleyerek, bazen de el yazısı ile yazıp gönderdiği yazıları çıkıp çıkmadığını ısrarla takip ederdi. Yazının yayını gecikince de, gündemi geçmeden yayınlanması için ısrarcı olurdu. Gazetemizin Ankara Temsilciliğine yakın bir bürosu vardı. Sık sık ziyaretimize gelir tecrübelerini bizimle paylaşırdı. Bürosunda da ziyaretine gelenleri kabul eder, onların Ankara’daki işlerini halletmeye çalışırdı.


    Kendisini son görüşüm bir hastane odasında olmuştu. Hem geçmiş olsun, hem de oğlunun vefatı dolayısıyla başsağlığı dilemeye gitmiştim. O haliyle bile ziyaretine gelenlerle DP’nin iktidarının yaptığı icraatları, 1960 askerî ihtilâlinde yaşananları anlatıyordu. İlerlemiş yaşına rağmen çok güzel giyinen Gıyasettin Emre’yi hastanede pijamaları ile gördüğümde çok etkilenmiştim. Çünkü, yaklaşık 20 senedir tanıdığım Emre’yi hiç öyle görmemiştim. Önemli bir rahatsızlığı vardı, bu hastalığı büyük ıztırap veriyordu. Ancak bu hastalık onu üzmemişti. Büyük oğlunun vefatı onu o kadar derin etkilemişti ki ziyaretine gelenlere oğlunu anlatırken gözyaşlarına boğulmuştu.

    Vefat haberi gazetelere “ilk bağımsız milletvekili vefat etti” başlığıyla yansıyınca sanki ona hakaret edilir gibi hissettim. Oysa vefat haberinin “Yassıada’da 15 ay suçsuz şekilde ihtilâlciler tarafından hapsedilen bir milletvekili” şeklinde yazılması gerektiğini düşündüm.

    Emre, 1947 yılında bağımsız milletvekili seçildikten sonra 1950-60 arasında kesintisiz Demokrat Parti’de siyaset yapmış ve önemli görevler ifa etmiş bir insandı. 2001 yılında kendisi ile yaptığımız bir röportajda 1957 yılında da DP’den aday olmak istemediğini, bağımsız aday olmak istediğini şöyle anlatmıştı:

    “1957 yılındaki seçimler öncesinde Merhum Adnan Menderes’in etrafındaki insanlardan rahatsız oldum. Gittim kendisine, ‘Ben aday olmayacağım’ dedim. ‘Niye?’ dedi. ‘Kurban, bizi oradan seçenler, yüksek tahsilli olanlar da var ama halk bizi seçiyor. Halk bizi seçtiğine göre başka bir mülâhaza ile seçiyor. Buraya geldiğimiz zaman iş parmağa dönüyor. Parmakta da ekalliyette kalıyoruz. Bizim bir maddî menfaatimiz de yok. Onun için niye boşu boşuna milletvekili olayım. Bağımsız seçileyim, tekrar DP’ye gireyim’ dedim. Menderes bana, ‘Listeyi size verelim, siz tanzim edin’ dedi.

    “Bu konuda istişâre etmek için Bediüzzaman’a gittim. Meseleyi ona anlattım. ‘Bizim memlekette bizden zengin ve tahsilliler çok. Halkın bizi seçmesindeki gâye bizden mânevî hizmetler beklediği içindir’ dedim. Bediüzzaman ise bana şu cevabı verdi: “Ben Müküs Beylerinin yanında okurken, onların Ermenilerden hizmetkârları vardı. Talebeler, Ermenilerden bahsettikleri zaman etrafına bakarlar öylece konuşurlardı. Binaenaleyh siz de yalnız Meclis’te bulunmakla, kimse çıkıp mukaddesat aleyhinde konuşamaz. Siz orada bulunursanız İslâm dininin aleyhine konuşanları bu kadarcık da olsa frenleyebilirseniz Meclis’e girin. Sadece bunun için de olsa giriniz.” (Yeni Asya, 14.09.2002)

    Darbe kelimesini duyduğunda ses tonu bir anda yükselir, bu kelimeden ne kadar nefret ettiğini gözlerinden çok net görebilirdiniz. Bunu, emekli Oramiral Özden Örnek’e atfedilen günlükteki darbe plânlarının gazetelerde yer alması sırasında verdiği bir mülâkatta görmek mümkündü. “Böyle şeyleri hiç kimsenin bahsetmemesi lâzım. Nasıl, darbe normal bir talepmiş gibi sunulabilir? Bu hıyanetin de ötesinde bir kötülüktür. Demokrasi artık yerleşti. Bu kadar kurban verildi. Ayıp değil mi?” diyordu.

    27 Mayıs sabahını ise şöyle anlatırdı: “Önce Meclis’e götürüldük. Arabam oradaydı. Binbaşı binmiş benim Mercedes’e. Kendimizi tanıtınca, ‘Ben de siz ‘davarlar’ı arıyordum’ dedi. Harp Okulu’nun kapısına bıraktı. ‘Mucip Ataklı Albay bekliyor. Sizi arayacağım’ deyince, arayamayacağını ve halen hüviyetimizin devam ettiğini anlatmaya çalıştım. Alaylı bir şekilde, ‘Siz gidin derdinizi Marko Paşa’ya anlatın’ dedi.”

    İşte ihtilâl kafasının milletin seçtiklerine bakışı… Gıyasettin Emre senelerce herkese bunları anlattı. Ramazan Bayramının son günü 98 yaşında vefat etti. Kendisine Cenâb-ı Hak’tan rahmet, yakınlarına ve “demokratlar”a taziyelerimi sunuyorum. Gıyasettin Ağabey mekânın cennet olsun İnşallah (amin).

    Yeni Asya





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Allah rahmet eylesin
    By *SAHRA* in forum Gündem
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 14.12.14, 22:20
  2. Bir Arkadaş Vefat Etti
    By ehl-i kalb in forum Dualar
    Cevaplar: 24
    Son Mesaj: 18.06.09, 15:20
  3. Emre Abi Vefat Etti
    By maveraunnehir in forum Dualar
    Cevaplar: 72
    Son Mesaj: 08.02.09, 17:53
  4. Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 03.10.08, 20:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0