+ Konu Cevaplama Paneli
3. Sayfa - Toplam 4 Sayfa var BirinciBirinci 1 2 3 4 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 21 ile 30 ve 35

Konu: Tolon'da Tahliye Edilecek!

  1. #21
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    Sahte raporu ortaya çıkınca tahliye edilemedi. Adamın aspirine bile ihtiyacı yokmuş birçok sahte rapor düzenlemiş inanılmaz.

  2. #22
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart Tolon Da GATA'ya Sevk Edildi

    Ergenekon davası kapsamında tutuklu sanık Emekli Orgeneral Hurşit Tolon GATA'ya sevk edildi.

    MAHKEME REDDETMİŞTİ

    Bilindiği gibi ''Ergenekon'' soruşturması kapsamında tutuklanan Tolon'un avukatı, tutuklama kararına itiraz etmiş. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddetmişti.


    Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu olan emekli orgeneral Hurşit Tolon'un serbest bırakılması ilişkin avukatı İlkay Sezer nöbetçi mahkemeye başvurmuştu. Adli Tıp Kurumuna sevk edilen Tolon'un sağlık raporu geldikten sonra ise mahkeme, tutukluluk halinin devamına karara vermişti.

    SEVK OYUNU DEŞİFRE OLMUŞTU

    Ergenekon tutuklusu Hurşit Tolon'un "hülle raporla GATA'ya sevk oyunu"nu geçtiğimiz günlerde Yenişafak duyurmuştu.

    Silivri Devlet Hastanesi'nde Uzman Dr. Ali Ulvi Yılmaz, "Tutuklular ilk olarak hastaneye gelirler. İlgili branşa giderler eğer sorunu çözemezsek, sevk zinciri içinde bulunduğumuz hastaneye bu yönlendirmeyi yaparız. Ama GATA'ya normalde bizim hastanemizden sevk olmaz. Sevk zincirimizde de yok" demişti.

    AKTİFHABER

  3. #23
    Vefakar Üye Alâ Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    421

    Standart Tolon'un GATA'ya sevki, adam kaçırma operasyonu

    Kaç gündür ETÖ operasyonlarında yapıldığı iddia olunan usul hataları bahane edilerek yargı baskı altına alınmaya çalışılıyor.

    Elde örgütü savunacak başka gerekçe kalmadığı için, örgüt severler son çare olarak usule sığındılar.

    Aslında ortada usul-musul hatası yok. Yargı yıllardır bu şekilde işliyor.

    Zanlıların götürülüş biçimi, aramaların yapılış şekli ceza usul yasasına uygun olarak yapılmıştır… Unutmayalım ki, gözaltına alınanlar, artık Asker, polis veya savcı değil, birer zanlıdırlar. Zanlılar nasıl gözaltına alınıyorsa, polis de öyle yapmıştır. Geçmişte şu veya bu görevi yapmak, ayrıcalıklı muamele görmeyi gerektirmez. Dünyanın hiçbir yerinde şüpheliler limuzinlerle, kadillaklarla emniyete götürülmez, çiçekli, parfümlü davetiyelerle ifadeye çağrılmazlar.

    İddianamenin geciktiğine, yargılamanın uzadığına dair eleştiriler de yerinde değildir. CMK’nun 102. maddesinde Ağır suçlarda tutuklulukta geçen sürenin son sınırı üç yıl olarak belirtilmiştir. ETÖ sanıklarına isnat edilen suçlar Ağır ceza mahkemelerinin görevine giren suçlardır. Şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamı, iddianamenin gecikmiş olmasıyla ilgili değil, isnat edilen suçların ağırlığı ile ilgilidir. Nitekim aylar önce iddianamesi tanzim edilen ve yargılamaları süren ilk ETÖ davası sanıklarının çoğunun tutukluluk halleri hala devam etmektedir. Üstelik geçmişte açılan kimi toplu davalarla(Hizbullah, Dev-Sol, MHP) mukayese edildiği zaman, ETÖ davasının çapıyla mütenasip olmayacak derecede çabuk açıldığını söylemek mümkündür.

    Ancak, bu hiç hata yapılmadığı anlamına gelmiyor, yapılan maksatlı yayınlar sonunda netice vermiş, ETÖ tutuklusu Hurşit Tolon, benzeri olmayan bir uygulama ile GATA’ya sevk edilmiştir.

    Hiçbir yargı mensubu, bu sevkin usul ve yasalara uygun olduğunu söyleyemez. Cezaevleri milli savunma bakanlığına değil, Adalet bakanlığına bağlıdır. Sağlık sorunu olan tutuklu veya hükümlüler Sağlık bakanlığına bağlı hastanelere sevk edilerek tedavi edilirler. Eğer devlet hastanelerinde tedavileri mümkün olmazsa, daha donanımlı Üniversite hastanelerine gönderilirler. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı hakkındaki kanunun hükümlünün muayene ve tedavisi başlıklı 78/2 maddesinde, hükümlülerin tedavisinin Sağlık bakanlığı ve Sosyal güvenlik bakanlığı ile Üniversitelerin sağlık kuruluşlarında yapılacağı belirtilmiştir. Ne yasalarda, ne de uygulamada Tutuklu ve hükümlülerin Askeri hastanelerde tedavilerinin yapılacağına dair bir ibare yoktur. Tolon’a yasa ve uygulamada olmayan bir ayrıcalık tanınarak, hapisten kurtulmanın yolu açılmıştır. Daha önce İstanbul’un tüm hastanelerini dolaşmasına rağmen-hapishane şartlarında tedavi edilemez- raporu alamayan Tolon’a GATA’da farklı bir raporun verilmesi, Askeri kurumlara olan güveni sarsacaktır. Bu açıkça hapisten adam kaçırma operasyonudur.

    Asker ocağında revire çıkanlara, eğitimden kaçıyorsunuz diyerek neredeyse hain muamelesi yapanların, tutuklanır tutuklanmaz hastane, hastane dolaşmaları ibret vericidir.

    TOLON’un GATA’ya sevki Ergenekon lobisinin önemli bir başarısıdır. GATA’dan ne karar çıkacak önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak, İki de bir Asker yıpratılmaya çalışıyor diye gevezelik edenler, önce asker elbisesini çıkarmakta direnen Tolon’a bakmalarını öneririm. Tolon elbisesini çıkarmış olsaydı, GATA’da olmazdı.


    İRFAN SÖNMEZ

  4. #24
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Tahliye olan Tolon'un avukatından açıklama

    Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer, müvekkili hakkındaki tahliye kararı ''Tahliye sebebi, sağlık sebebine dayalı değildir'' dedi.

  5. #25
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart Ben bu karardan hiçbir şey anlamadım.

    Ben bu karardan hiçbir şey anlamadım.
    Hangi karardan?

    Hurşit Tolon Paşa’nın tahliye kararından!
    Avukatı açıklıyor, “Tahliye kararı, esasa ilişkin hukuki gerekçelerle verilmiştir!”
    Oysa bizim bildiğimiz, Tolon hakkında henüz dava açılmadı ki; “esas hakkında hukuki gerekçe ile tahliye kararı” verilebilsin!

    Olsa olsa, sağlık sebebi ile tahliye kararı verilebilinir. Veya, cezaevinde kalınan süre, isnat edilen suçun cezasını karşılamıştır, onun için tahliye kararı verilmiştir. Veya, kanunda belirlenen azami tutuklu kalınacak süre dolmuştur, bu sebeble tahliye kararı verilmiştir..

    Avukat beyin ifadesine göre, bunların hiçbirisi değil. Tolon Paşa, bileğinin hakkı ile tahliyeyi almış!

    O zaman da sormamız lazım, “Peki aynı kararın devamındaki, yurtdışı yasağı ne oluyor?” Avukatı bir yana bırakalım.. Kararın içinde de benzer çelişkiler söz konusu!

    Kararın bir yerinde sanık için, “kaçma şüphesi yok” deniliyor. Birisine göre kaçma şüphesi vardır, bir başkasına göre yoktur.. Bu, tartışmaya açık bir değerlendirme.. Dolayısı ile, bizim değil, hakimin değerlendirmesine üstünlük tanımak zorunlu.

    Ama “kaçma şüphesi yoktur” diyen bir hakim, aynı sanık hakkında, aynı kararın hemen sonrasında “kaçma şüphesi olanlar” için öngörülen “yurtdışı yasağı konulmuştur” ifadesine nasıl yer verebiliyor?

    Hayır, yorum yapmıyorum; “karar şu yönde olmalıydı”, “karar bu yönde olmalıydı” tartışmasına girmiyorum. “Karar ne yönde olursa olsun, tutarlı olmalı” diyorum!

    Ve; açıkça “kaçma şüphesi yoktur” denilen bir sanık için, “yurtdışı yasağı” konulmasının makul olmadığını söylüyorum! Tutarsızlık sadece bununla sınırlı değil. Kararı anlayamamamın bir sebebi de, aynı kararda, “Sanık aleyhine delil yok” tesbitine yönelik iddia!

    Tolon Paşa tutuklanmış! Yani aleyhinde ciddi deliller olduğu, mahkeme tarafından kabul edilmiş! Artık bundan sonra, iddianame ortaya çıkmadan, “delil vardı-yoktu” tartışmasına tekrar girilmesi de, bence makul olmayan bir değerlendirme!

    O yönde ilk tesbiti sorgu hakimi yapmış! Arkasından tutuklamaya itiraz edilmiş.. Tutuklamaya yapılan o itiraz, 3 kişilik mahkeme heyeti tarafından reddedilmiş!. Artık bundan sonra, bir hakimin tekrar başa dönüp, “delil yok” gerekçesi ile tahliye kararı vermesi, “delil yok” tesbitinde bulunması, hiç mümkün değil!

    Ama, Tolon’un tahliyesi ile birlikte, bu garabeti de görmüş olduk! Yine devam ediyoruz, tahliye kararındaki ilginçliklere.. Kararın bir yerinde, “delil yok” deniliyor.. Delil olmadığı için de, “tahliye” deniliyor! Kararın diğer bir yerinde ise, aleyhinde delil olan sanıklar için verilen “yurtdışı yasağı” kararı konuluyor!
    Olur mu böyle bir şey?

    Bence olamaz. Olmamalı! Ama, oluyor işte!
    Bir başka ilginçlik.. Kararda sanık Hurşit Tolon için, “tahliyesine” deniliyor.. Ama “tahliyesine” denildiği anda, zaten Tolon Paşa cezaevinde değildi ki! Cezaevinde değildi ki; tahliye olsun! O çoktaaan hastaneye sevkini yaptırıp, “3 ay ben buradayım. Siz istediğiniz kadar tutuklama kararı verin” restini çekmişti bile!

    O rest çekildikten sonra da, “tahliye kararı” geldi! Kimbilir belki de, “Biz tutuklama kararı veriyoruz. Adamlar gidip hastanede yatıyorlar. Yargının itibarı beş paralık oluyor! Madem bu adamları cezaevinde tutamıyoruz, mahkeme kararlarına rağmen, onlar bir şekilde gidip hastanede yatıyorlar. O zaman biz de tahliye kararı verelim de, yargının itibarı sarsılmasın bari!” diyorlardır!

    Bu yorumla tahliye kararı veriliyordur, belki de!.. Size uçuk bir yorum gibi mi geldi bu?..
    Evet uçuk olabilir ama, “tahliye kararı”ndaki çelişkiler kadar uçuk değil!

    Hele hele, tutuklama kararı verilmiş bir sanık için, mahkeme ve cezaevi ile yapılmış bir yazışma olmadan, bir hastanenin kendi kendisine karar alıp, “Sanık 3 ay süre ile hastanemizde tedavi görecektir” açıklaması yapması, bence çok daha uçuk bir durum!..

    Ama yaşanmış bir durum! Hastane, kendisine sevkedilen hastayı muayene edip, cezaevine geri gönderir. “3 ay bende kalacak” diyemez!
    Diyebiliyorsa eğer, kimse sevinmesin; “Ergenekon bitti” diye.. Ergenekon sürüyor. Bu gidişle de, daha sürecek gibi!..

    Ali Karahasanoğlu - Vakit

  6. #26
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart HASTAYIM DİYOR AMA EYLEMLERDE tURB GİBİYDİ

    Ergenekon Terör Örgütü soruşturmasının 6. dalgasında tutuklanan Emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un tahliye edilmesi, kafa karıştırdı. Gözaltına alınmadan önce mitingden mitinge koşan, ulusalcılarla toplantı üstüne toplantı yapan Hurşit Tolon, 1 Temmuz 2008'de gözaltına alındıktan sonra hastane hastane dolaştı. 23 Ocak 2009'da GATA'ya sevkedilen Hurşit Tolon, tahliye oldu.

    Hurşit Tolon, gözaltına alınmadan önce Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'ne çıkmaması çağrısının yapıldığı Cumhuriyet mitinglerine katılmış, ulusalcılarla toplantılar yapmıştı.Hurşit Tolon'un, gözaltına alınmadan önce sağlıklı olduğu ve mitinglerde ön sırada yer aldığı görülüyordu.

    İŞTE TOLON'UN SAĞLIKLI GÜNLERİ!

    Hurşit Tolon'un, gözaltına alınmadan önceki katıldığı eylemleri ve toplantılar şunlar:

    • 14 NİSAN 2007 - Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingi'ne katıldı. Hurşit Tolon'un, mitingin güvenliğinden sorumlu emniyet yetkililerinin ve gazetecilerin, mitingi net bir şekilde yukarıdan izlemek üzere, bulunduğu Etap Altınel Oteli'ne giderek; "Bu iş oldu" dedi.

    • 28 NİSAN 2007 - Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde düzenlenen “Atatürk'ün emrindeyiz” adlı mitinge elinde bayraklarla katıldı. Mitingde, “Çankaya laiktir, laik kalacak” ve “Amerikan Gül'ü Çankaya'ya çıkamaz” sloganları atıldı.

    • 13 MAYIS 2007 - Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, İzmir Gündoğdu Meydanı'nda gerçekleştirilen Cumhuriyet Mitingi'ne katıldı. Vatandaşları silah üzerine yemin ettiren Kuvayı Milliye Derneği Başkanı Emekli Albay Fikri Karadağ ile Danıştay'a yönelik saldırıda adı geçen emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin de mitinge katıldı.

    • 16 OCAK 2008 - Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde istedikleri sonucu alamayan Emekli Orgeneral Hurşit Tolon ve ulusalcılar, ‘Milli İktidar Hareketi' olarak isimlendirilen oluşuma gitti.

    Ankara Gölbaşı'ndaki Patalya Oteli'nde sağ ve sol yelpazeden ulusalcı isimleri bir araya getiren ve AK Parti'ye karşı nasıl bir strateji izlenmesi gerektiği tartışılan toplantıya; Hurşit Tolon'un yanı sıra, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, MGK eski Genel Sekreteri Tuncer Kılınç, Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Akşam gazetesi yazarı Güler Kömürcü, Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Vural Savaş, Ankara DGM eski Başsavcısı Talat Şalk, Yargıtay 8. Daire'nin eski Başkanı Naci Ünver katıldı.

    • 20 ŞUBAT 2008 - Ulusalcılar, Patalya Otel'de yeniden bir araya geldi. Toplantıyı Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal organize etti. Haberal'ın Gölbaşı'ndaki Patalya Oteli'nde yapılan kokteylde gazetecilerin sorularını cevaplayan Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, MHP'yi hedef aldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin danışmanı Deniz Bölükbaşı'nın, ‘Biz ulusalcılarla hiçbir zaman aynı safta olmadık, ulusalcılıkla milliyetçilik farklı..' sözlerine de değinen Tolon, "Bölükbaşı'na söyleyin, Türk Dil Kurumu'nun sözlüğüne baksın. Ulusalcılıkla milliyetçiliğin ayrılığını bu topluma anlatsın, biz de öğrenelim" dedi.

    • 12 NİSAN 2008 - Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Atatürkçü Düşünce Derneği'nin (ADD) de içinde bulunduğu "Ulusal Platformlar Güçbirliği" tarafından organize edilen "Ulusal Egemenlik Buluşması" mitingine katıldı. Hurşit Tolon'un miting organizasyonundaki etkin konumu ise gözlerden kaçmadı.

    TOLON, YARSAV BAŞKANI'NA BRİFİNG VERMİŞ

    Emekli Orgeneral Hurşit Tolon, Ankara Kent Otel'de Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk, Emekli Orgeneral Şener Eruygur, Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Danıştay ve Yargıtay üyeleri ile üniversitelerden öğretim üyelerinin de aralarında bulunduğu 70 kişi ile 4 saatlik toplantı yapmıştı.

    Hurşit Tolon, mahkeme ifadesinde, soru üzerine yüksek yargı mensuplarıyla bir araya geldiğini kabul etmişti.

    HURŞİT TOLON NE İLE SUÇLANIYOR?

    Ergenekon Terör Örgütü kapsamında 1 Temmuz 2008'de gözaltına alınan Tolon, 7 ay tutuklu kaldı. Hurşit Tolon, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmak veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek”, “terör örgütü kurucusu ve yöneticisi” olmaktan tutuklanmıştı.

    Tolon, Kandıra F Tipi Cezaevi'nde beraber kaldığı Emekli Orgeneral Şener Eruygur'un sağlık sorunu gerekçesiyle serbest kalmasının ardından tutuklu kaldığı sürecin çoğunu hastanelerde rapor almakla geçirdi.

    (VAKİT)










  7. #27
    Müdakkik Üye KeKe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    the earth
    Yaş
    33
    Mesajlar
    941

    Standart

    hani işin sonuna kadar gidilecekti..?? bi italya kadar olamadık desenize..

    “Hüda meru şaş dike, kaş neke. Kaş dike, fahş neke. Fahş dike, purş neke. Purş dike, perişan neke. Perişan dike, müşevveş sergerdan neke.”

    Meali: "Allah, adamı şaşırtırsa, süründürmesin. Süründürürse, fahşetmesin. Fahşederse, dilenci vaziyetine getirmesin. Dilenci vaziyetine getirirse perişan etmesin. Perişan ederse, başıboş sergerdan etmesin.”

    Bediüzzaman Said Nursi





  8. #28
    Vefakar Üye karam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2008
    Mesajlar
    394

    Standart

    sınav olacağımız gün test beklerken hoca 3 tane klasik sormuştu bi baktım önümdeki kız sorulara bakar bakmaz baygınlık geçirmiş yere yığılıvermiş... bu ergenekoncularında tarzı bu zoru görünce hasta oldukları akıllarına geliyor dışardayken kükremeyi biliyorlar da... ayrıca ergenekon davası bitmiştir... terör örgütü denen bir oluşumun baş aktörleri çıkıyorsa içerden demek terörde kalmamıştır ortada... ergenekon savcıları bundan sonra çizgi film karakterlerini sorgular ancak... türkiyemden demokrasileşme girişimi...

  9. #29
    Ehil Üye zeet06 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    1.023

    Standart

    Acaba hakimler satılmış mı? Bilemiyoruz? Tolon gerçekten suçsuz mu? İkna edici bir cevap yok , bilemiyoruz, şüpheleniyoruz? Zaten halk içinde genel kanı da Tolon un suçlu olduğu ve birtakım nedenlerden dolayı aklandığı görüşü hakim, adalet bakanlığı bu konuda suizan oluşmaması için yeterli açıklama yapmalıdır.

    Devlet bütün vatandaşları için eşit şekilde muamele etmeli, suçlünün rütbelisi rütbesizi sıradan vatandaşı gibi ayırımları olmaz; herkes eşit şartlarda yargılanmalı;adalet yerini bulmalı, yoksam adalet düzeni fesada gider ortaya diktatörizm ve haklarına itiraz edenlerden anarji çıkar.
    Devlet bu hastane işine bir çare bulmalı, gerekirse böyle önemli davalar için bir hapishane inşaa etmeli hem de tamteşekküllü içinde hastenesiyle beraber.

    Öyle görünüyorki genkur bunlar bizim eski kaliteli uşaklarımız nasıl rencide edersiniz gibisinden kol kanat geriyor;bu gün gibi ortada, yok bizi karalıyorsunuz kurumumuzu yıpratıyorsunuz, siz bunları küllahımıza anlatın. Artık halk bu tür açıklamaları yemiyor.
    Bir de acaba gelecekte bizi de sarar mı bu davanın konusu gibisinden korku taşıyanlar mı var... Yoksam geleceklerini şimdiden teminat altına mı almaya çalışanlar mı var? Ne demişler yarası olan gocunur? Hani göreve gelir gelmez hapishane ziyaretleri felan... Bombacı subayı tutuklayarak savcıya teslim etmeyerek önemli bir soruşturmaya yasal set çekme çabaları... Ne bunlar sizce aklı olan yorumlasın kendince. Kendimize karşı milletimize karşı dürüst olalım.
    O savcılar gibi hakimler de lazım!??
    Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. Halk özgürlük haklarını koruyacaktır, bunu engellemeye hiç kimsenin ve hiçbir kurumun hakkı yoktur. Bütün kurumlar tüm varlıklarıyla biz halka aittir.
    Konu zeet06 tarafından (08.02.09 Saat 16:37 ) değiştirilmiştir.

  10. #30
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart Paşa'nın 3 günde kilo kaybı durdu!

    GATA'ya sevkedildikten sonra 7 Ocak'ta 'delil yetersizliği' nedeniyle tahliye edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un, cezaevinde başlayan kilo kaybı durdu.

    Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandıktan sonra geçtiğimiz hafta sonunda 'delil yetersizliği'yle 7 Ocak'ta tahliye edilen emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un, cezaevinde başlayan ve 20 kiloya yaklaşan kilo kaybının durduğu öğrenildi.

    Tahliyeden önce, İstanbul GATA'da aşırı kilo kaybı nedeniyle tedaviye alınan Tolon'un sağlık durumu ile ilgili inceleme ise sürüyor.

    Bu hafta yapılacak tetkikler sonrasında, Tolon'un 'yolculuk yapıp yapamayacağına' doktorlar karar verecek. Doktor onay verirse Tolon Ankara'ya sevkedilecek.

    Yeni Şafak

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tolon'un Yeni Asya Hakkında Konuşması
    By muhibbülkurra in forum Gündem
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 21.03.09, 22:02
  2. Mustazaf-Der Üyelerine Tahliye
    By hmedeni in forum İnanca ve Düşünceye Özgürlük Platformu
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 24.06.08, 08:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0