+ Konu Cevaplama Paneli
9. Sayfa - Toplam 9 Sayfa var BirinciBirinci ... 7 8 9
Gösterilen sonuçlar: 81 ile 87 ve 87

Konu: Erdoğan: Doğan Gazetelerini Almayın

  1. #81
    Müdakkik Üye !bR@h!M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Orta dünya'da ayrıkvadi
    Mesajlar
    748

    Standart

    Doğru söylüyor.Tabi ki almamak lazım.Adamlar resmen medya yolunu kullanarak dinle savaşıyor.Eğer onların gazetelerini alırsak onların bu uğraşlarına katkıda bulunmuş oluruz.
    Bana sen niçin şuna buna sataştın diyorlar farkında değilim.Karşımda müthiş bir yangın var,alevleri göklere yükseliyor içinde evladım yanıyor,imanım tutuşmuş yanıyor.O yangını söndürmeye,imanımı kurtarmaya koşuyorum.Yolda biri beni kösteklemek istemişte ayağım ona çarpmış,ne ehemmiyeti var?O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?Dar düşünceler,dar görüşler...

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

  2. #82
    Müdakkik Üye !bR@h!M - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2006
    Bulunduğu yer
    Orta dünya'da ayrıkvadi
    Mesajlar
    748

    Standart

    Alıntı emrahh Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Muhibbulkurra'dan alıntı:
    "Nur setleri’ kampanyalarının devam ettiği yıllarda gazetemizi dershanemizden alırdık. Her gün bir-iki ağabeyimize de gazetemizi ulaştırmakla mükelleftik. Bu kârlı ticaret bazen nefsimize ağır gelirdi. Muhterem babamın, bizim gazeteyi ulaştırmadığımız karlı bir kış gününde gazeteyi götürmemiz gereken ağabeye ‘Bu hizmettir’ deyip götürmesini hiç unutamam. Babamın yaz tatilinden döndüğümüz zamanlarda 30 günlük gazetesini toplu olarak okuması ve önemli yerleri bizlerle paylaşması ‘Yeni Asya eskimez’ hakikatinin dünyamızda yerleşmesine vesile olmuştu. Babamla yaşadığım ufak problemlerin biri de gazete mevzuunda olmuştur. Gençliğinde gazetesine ulaşmak için 15 km yol kateden ‘fanatik bir okuyucu’ya gazetesini getirmezsen problem yaşaman normaldir! Bir keresinde sohbetten dönerken gazeteyi unuttuğumuz için gece 11 civarında bizleri gazete almak için geri göndermesi gibi olaylar da o yıllarda bize zor ve anlaşılmaz geldiyse de gazetemizin hakikî kıymetini anlamamıza sebep oldu. O yıllarda ağabeyler tarafından anlatılan ‘Aman ayakkabınızı dikkatle kullanın, onun yerine bir gazete alın’ türü hatıraları da büyüklerimizden işitmemiz bu eğitimimizi pekiştirdi: Yeni Asya sadece bir gazete ismi değildir ve Yeni Asya’yı okumak sadece gazete okumak değildir. Bunu anladık sonunda!
    ***
    (O genci tebrik etmek gerek...!)

    Sizide tebrik etmek gerek böyle şeyleri paylaşarak yeniasyamızın sadece gazete olmadığını belirttiğiniz için.Allah razı olsun.
    Bana sen niçin şuna buna sataştın diyorlar farkında değilim.Karşımda müthiş bir yangın var,alevleri göklere yükseliyor içinde evladım yanıyor,imanım tutuşmuş yanıyor.O yangını söndürmeye,imanımı kurtarmaya koşuyorum.Yolda biri beni kösteklemek istemişte ayağım ona çarpmış,ne ehemmiyeti var?O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi?Dar düşünceler,dar görüşler...

    BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ

  3. #83
    Yasaklı Üye emrahh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    82

    Standart

    İsim dayatması da tutmadı


    Cumhurbaşkanı Gül’ün Güroymak ilçesinin eski adı ‘Norşin’i kullanması; Türkiye’de ismi değiştirilen yerler konusunu yeniden gündeme taşıdı. Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Tuncel’in, ‘Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler’ başlıklı bir yazısında bugüne kadar 28 bin yerleşim biriminin isminin değiştirildiği bildiriliyor.
    Adı değiştirilen köyler ülke geneline yayılırken; daha çok Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşıyor. Bu değiştirme işlemleri hem Türkçe köy adlarında, hem de Türkçe olmayanlarda yapıldı. Köylere verilen yeni isimler halk tarafından hâlâ benimsenmiş değil.


    CumhurbaşkanI Abdullah Gül’ün Bitlis ziyaretinde Güroymak ilçesinin eski adı ‘Norşin’i kullanması, Türkiye’de ismi değiştirilen il, ilçe, köy, dere, çay, nehir isimlerini yeniden gündeme taşıdı. Yapılan araştırmalara göre, Türkiye’de yaklaşık 28 bin yerleşim adı değiştirildi. Köylerin yeni isimleri henüz halk tarafından tamamen benimsenmiş değil. Özellikle orta yaştakiler ile yaşlılar hâlâ eski isimleri kullanmayı tercih ediyor. İsimleri değiştirilen köyler tüm yurda yayılmış olsa da Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde belirgin bir yoğunlaşma söz konusu.
    Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Tuncel’in, üniversitenin Sosyal Bilimler Dergisi’nde 2000 yılında yayımlanan “Türkiye’de İsmi Değiştirilen Köyler” başlıklı yazısı, son 50 yılda yapılan değişikliklere ışık tutuyor. 1949 yılında yürürlüğe giren İl İdaresi Kanunu’nun verdiği yasal dayanakla 1957’de kurulan “Ad Değiştirme İhtisas Komisyonu”, 1957 ile 1978 arasında 75 bin civarında yerleşim yeri adını inceleyip 28 bin kadarının ismini değiştirdi. 1965-1970 ve 1975- 1976 arasında tabiî yer adlarıyla da ilgilenen komisyon, bunların ise yaklaşık 2 binini değiştirdi. İçişleri Bakanlığı’nın 1982 yılında yayınladığı “Köylerimiz” adlı çalışmada 1981 yılına kadar yapılmış olan köy adı değişikliklerinin, ilçeler esas alınarak miktarları tesbit edildi. Çalışmanın bu aşamasında 11 bin 931 adı değiştirilen köy listelendi. Bakanlığın arşiv kayıtları incelenerek 1981 yılı sonrasında isim değişikliği yapılan köylerin bir listesi de çıkarıldı. Arşiv çalışmasına göre 1981 yılı sonrasında 280 tane daha köy adı değiştirildi.

    TÜRKÇE DAHİ OLSA DEĞİŞTİRİLDİ
    Türkiye’de ismi değiştirilen köylerin sayısı 12 binden fazla, bir başka ifadeyle köylerin yüzde 35’inin ismi değiştirildi. İsim değiştirme işlemleri yapılırken en çok dikkat edilen özellik, Türkçe olmayan yahut olmadığı düşünülenler ile karışıklığa sebep olan isimlerin öncelikle ele alınması ve değiştirilmesi oldu. Doç. Dr. Harun Tuncel’in yazısına göre, birbirlerine yakın mekânlarda bulunan ama aynı adı taşıyan köylerin isimleri de karışıklığa meydan vermemek amacıyla değiştirildi. Aptaldam, Aşıran, Atkafası, Cadı, Çakal, Çürük, Deliler, Domuzağı, Dönek, Haraççı, Hırsızpınar, Hıyar, Kaltaklı, Kansız, Karabelalı, Keçi, Kıllı, Komik, Kötüköy, Kuduzlar, Sinir, Şeytanabat, Zurna gibi anlamları güzel çağrışımlar uyandırmayan, insanları utandıran, gururunu incitici, yahut alay edilmesine fırsat tanıyan kelimelerden oluşan isimler Türkçe dahi olsalar değiştirildi.
    Bazı isim değişiklikleri ise mevcut adın yazı diline dönüştürülme çabasıyla sadece bir-iki harf farklılığından ibaret. Şıh kelimesi içerenler şeyh, viranlar ören, ağlar ak, yörükler yürük haline dönüştürüldü. Bunun dışında Kürt, Gürcü, Tatar, Çerkez, Laz, Arap, muhacir gibi kelimeler içeren köy isimleri de bulundukları ortamda bölücülüğe meydan vermemek amacıyla değiştirildi. Ankara / cihan


    HALK HÂLÂ ESKİ
    İSİMLERİ KULLANIYOR


    Doç. Dr. Harun Tuncel, Anadolu’daki inceleme gezileri ve çeşitli çalışmalar sırasında konuya ilişkin olarak yaptıkları soruşturmalar, inceleme ve gözlemlerin, bu isim değişikliklerinin çoğu yerde henüz tamamen halk tarafından benimsenmiş ve kullanılır olmadığını gösterdiğini belirtiyor.
    Özellikle orta yaşlı ve yaşlı olanların hâlâ yerleşim yerlerini eski ismiyle andıklarına dikkat çeken Tuncel, daha çok gençlerin ve çocukların yeni isimleri öncelikli olarak bilip kullandığını ifade ediyor. Bu durumun, yeni isimlerin kullanımının tamamen yerleşmesi için yeterli sürenin geçmediğini gösterdiğini anlatan Tuncel, eski isimlerin toplumsal hafızadan tümüyle silinmediğine işaret ediyor. Konunun, halkın ev içinde kullandığı dil, yerel ağız, lehçe ve vurgu özellikleriyle de alâkalı olduğuna dikkat çeken Tuncel, şunları ifade etti: “Ancak tüm ülkede yaygın olarak dikkati çeken özellik ise artık yeni isimlerin de bilinir oluşudur. Bunda okuldaki eğitim sırasında, tapu ve nüfus işlemleri gibi çeşitli resmi işlerde yeni isimlerin kullanılmasının da payının olduğu göz ardı edilmemelidir. Ancak eski isimlerin uzunca bir süre daha kullanılmaya devam edeceği kesin görünmektedir. Türkçe olmasına rağmen yazı diline uygun hale getirmek amacıyla yapılan, özellikle birkaç harf değişikliğinden ibaret olan isim değişikliklerinin ise hiçbir zaman yöre halkı tarafından benimsenmeyeceği ve eski haliyle daha yüzyıllar boyunca kullanılmaya devam edeceği de bir gerçektir.”

    14.08.2009

    http://www.yeniasya.com.tr/2009/08/14/haber/h4.htm


  4. #84
    Yasaklı Üye emrahh - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2009
    Mesajlar
    82

    Standart

    KAYNAKLARIMIZ BOŞA GİTTİ

    Başbakan Erdoğan, Türkiye’nin terör belası sebebiyle huzurunu, enerjisini ve kaynaklarını kaybettiğini belirterek, “Türkiye enerjisini, kaynaklarını bu meselelere harcamamış olsaydı, bugün çok farklı yerlerde olurdu. Adına ne sorunu derseniz deyin, bu sorun çözülmelidir. Bedeli ne olursa olsun, bu adımları atacağız” dedi.
    MUHALEFET YAPICI OLMALI


    Her türlü meselenin çözümünün millî birlik içinde olacağını savunan Başbakan, “Kardeşliğimizi tartışma konusu yapmayız. Meclis dışında temsil merciî tanımıyoruz” diye konuştu. Erdoğan, muhalefete de sürece yapıcı katkılar yapmaları çağrısında bulundu.

    AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “demokratik açılım” ile ilgili olarak “Biz bu işe inanıyoruz. Bedeli ne olursa olsun bu yolda, bu adımlarımızı attık, atıyoruz ve atacağız’’ dedi.
    Erdoğan, AKP’nin 8. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla genel merkezde düzenlenen ‘’AKP Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’yi farklı bir noktaya taşıdıklarını, Türkiye’yi bu seviyeye taşırken güçlerini milletten aldıklarını söyledi.
    Başbakan Erdoğan, milletin birliğinden, bütünlüğünden, istikrar ve huzur ortamından güçlerini aldıklarını belirterek, şunları kaydetti: ‘’Hafta başında grup konuşmamda ifade ettim. Türkiye yıllardır bilinen, konuşulan, üzerinde tartışılan, meselelerini bundan on yıl, yirmi yıl, otuz yıl önce çözmüş, çözebilmiş olsaydı bugün çok farklı bir yerde olacaktı. Türkiye, ayağına dolanan, pranga haline gelen sorunlarını yıllar önce hal yoluna koymuş olsaydı, bugün çok farklı bir ülke, çok daha gelişmiş bir ülke olacaktı. En önemlisi Türkiye, tam 25 yıldır nice canlara mal olan, nice ocaklara ateş düşüren, gencecik insanlarımızı bir canavar gibi, gencecik delikanlılarımızı bir canavar gibi yutan terör belasına bir çözüm üretebilseydi, kardeşliğimizi, dostuluğumuzu bozacak girişimlere karşı daha uyanık olsa, önlemlerini alabilseydi bugün çok çok ama çok farklı bir yerde olacaktı.’’

    “MESELEYİ KÖKTEN
    ÇÖZMENİN TAM ZAMANI”
    ‘’İşte şimdi diyoruz ki Türkiye bu meseleyle artık yüzleşmeli. Türkiye, bu meseleyi köklü bir biçimde çözüme kavuşturmalıdır’’ diyen Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ‘’Değerli arkadaşlarım, lütfen partimizin şu programını bir okuyun. Programda bu konuyla ilgili bölümü göreceksiniz. Bakınız biz partimizi kurarken bunu belirledik ve çözüm işaretlerini, sinyallerini orada verdik. Adına isterseniz Güneydoğu sorunu deyin, isterseniz Doğu sorunu deyin, isterseniz Kürt sorunu deyin, terör deyin ne derseniz deyin ama bu bir sorundur diye ta o zaman da koyduk. ‘Türkiye önüne engel, ayağına pranga olan bu meseleden demokrasi, hukuk ve kardeşlik çerçevesini muhafaza ederek kurtulmalı. Geleceğe güvenle, umutla bakmalıdır’ dedik. Partimizi kurduğumuz günden bugüne bu meseleye kafa yorduk. Bu noktada önemli adımlar attık. Demokratik açılımlar gerçekleştirdik. İnsan hakları noktasında önemli reformları hayata geçirdik. Şimdi artık ‘bu meseleyi kökten çözmenin tam zamanıdır’ diyoruz. Şimdi artık ‘bu meseleden kurtulmanın zemini’ diyoruz. Ülkemin her tarafında, her köşesinde, her kesiminde bu meseleyi artık uyanmamak üzere tarihe gömmek için tam bir irade ve istek olduğunu büyük bir memnuniyet içinde müşahede ediyoruz. Halkımızda bu talep var. Nerede olmadığını benim halkım çok iyi biliyor. Bu işin istismarını yapan, buradan nemalanmak isteyen veyahut da buradan AK Parti’yi vurabileceğini zannedenler bunu engellemek istiyor. Olay budur ama biz bunların hiçbirine aldırmayacağız. Biz bu işe inanıyoruz. Bedeli ne olursa olsun bu yolda, bu adımlarımızı attık, atıyoruz ve atacağız.’’

    “BİZİM MUHATABIMIZ 71,5 MİLYON”
    Her türlü meselenin çözümünün, tamamen millî birlik ve bütünlük içerisinde gerçekleştirmek, ayırıcı değil birleştirici durumunda olunması gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: ‘’Birliğimizi, bütünlüğümüzü, kardeşliğimizi asla ve asla tartışma konusu yapmayız, yapmıyoruz. Bizim muhatabımız 71,5 milyon Türkiye vatandaşımızdır. Aziz milletimizden, aziz vatandaşlarımızdan başka muhatap tanımıyoruz. Demokrasi ve hukuk devletinde milletin temsilcileri de bellidir ve bu temsilciler dışında herhangi bir temsil merci de tanımıyoruz. Bakınız bu süreçte hiçbir siyasi parti ile hiçbir parti lideriyle polemiğe de girmek istemiyorum. Böyle millî bir meseleyi, böyle siyaset üstü bir meseleyi günlük politikaya, siyasi çekişmelere alet etmek istemiyorum.’’ Ankara / aa

    15.08.2009


  5. #85
    Vefakar Üye Manâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    297

    Standart Dündar'ın namaz kılan öğrenci avıDündar okula giden çocukların namaz kılmasınıı büyük

    Dündar'ın namaz kılan öğrenci avı

    Dündar okula giden çocukların namaz kılmasınıı büyük bir suçmuş gibi ekranlara taşıdı.


    Uğur Dündar ve ekibi dün yine iş başındaydı. Paylaşım sitelerinde en fazla tıklanan ve lise öğrencilerinin yasak olmasına rağmen sarhoş oluncaya kadar içki içtiklerini gösteren görüntüleri görmezden gelen Dündar ve ekibi, namaz kılan öğrenci avına çıktı.

    Ekibin dünkü hedefi ise bir okuldu. Cuma namazını kılmak için okul yakınındaki bir camiye giden öğrenciler görüntülenerek ana haber bülteninde ortada illegal bir olay varmış gibi ekranlara taşındı.

    Cuma namazını kılmak için okullarından ayrılan öğrencileri bir ajan gibi araba ile takip eden ekip, öğrencileri sözlü ve fiziki olarak rahatsız etmekten de geri durmadı.
    Haberde ğrencilerin cemaatle namaz kılması ballandıra ballandıra ve yasak bir olaymış gibi anlatıldı.

    Dündar ve ekibi zahmet edip konu ile ilgili kanun maddesini okusalardı habere konu edilen olayın öğrencilerin yasal bir hakkı olduğunu hemen farkedeceklerdi.Çünkü yasalarımıza göre velinin onayı ile ve ders saatleri dışında öğrencilerin dini vecibelerini yerine getirmeleri tamamen serbest.

    Şimdi kamuoyu Uğur Dündar'dan şu sorunun cevabını merak ediyor? Hem yasalarımızca yasak olan hem ders saatinde hem de sınıfta ve sarhoş oluncaya kadar alkol alan öğrencilerin görüntüleri mi yoksa tamamen yasal olan ve dini vecibesini yerine getirmekten başka hiçbir amacı olmayan öğrenciler mi haber değeri taşıyor?
    SAMANYOLUHABER

  6. #86
    Müdakkik Üye sargenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2009
    Bulunduğu yer
    denizli
    Yaş
    28
    Mesajlar
    611

    Standart

    Alıntı Manâ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Dündar'ın namaz kılan öğrenci avı

    Dündar okula giden çocukların namaz kılmasınıı büyük bir suçmuş gibi ekranlara taşıdı.


    Uğur Dündar ve ekibi dün yine iş başındaydı. Paylaşım sitelerinde en fazla tıklanan ve lise öğrencilerinin yasak olmasına rağmen sarhoş oluncaya kadar içki içtiklerini gösteren görüntüleri görmezden gelen Dündar ve ekibi, namaz kılan öğrenci avına çıktı.

    Ekibin dünkü hedefi ise bir okuldu. Cuma namazını kılmak için okul yakınındaki bir camiye giden öğrenciler görüntülenerek ana haber bülteninde ortada illegal bir olay varmış gibi ekranlara taşındı.

    Cuma namazını kılmak için okullarından ayrılan öğrencileri bir ajan gibi araba ile takip eden ekip, öğrencileri sözlü ve fiziki olarak rahatsız etmekten de geri durmadı.
    Haberde ğrencilerin cemaatle namaz kılması ballandıra ballandıra ve yasak bir olaymış gibi anlatıldı.

    Dündar ve ekibi zahmet edip konu ile ilgili kanun maddesini okusalardı habere konu edilen olayın öğrencilerin yasal bir hakkı olduğunu hemen farkedeceklerdi.Çünkü yasalarımıza göre velinin onayı ile ve ders saatleri dışında öğrencilerin dini vecibelerini yerine getirmeleri tamamen serbest.

    Şimdi kamuoyu Uğur Dündar'dan şu sorunun cevabını merak ediyor? Hem yasalarımızca yasak olan hem ders saatinde hem de sınıfta ve sarhoş oluncaya kadar alkol alan öğrencilerin görüntüleri mi yoksa tamamen yasal olan ve dini vecibesini yerine getirmekten başka hiçbir amacı olmayan öğrenciler mi haber değeri taşıyor?
    SAMANYOLUHABER
    Bu haberi star tv'de izleyince lisedeki durumum aklıma geldi. Kazan dairesinde küçük bir yer vardı. Huzur yuvamız..Biz kılardık, hocalar kılardı, idare kılardı... Ama hep içimizde bir endişe olurdu...Kime karşı milli eğitime, bakana, hükümete karşı mı... hayır!! Acaba star gelir, kanal d gelir de bizi çeker mi diye...Biz derdik memur olmamızı etkiler mi? hocalar derdi öğretmenliğimiz elimizden alınır mı? Her kapı açıldığında ürkerdik. Evet hala aynı devirdeyiz.Ve bizim içimize bu endişeyi veren kafirlere Allah'ın tokadı gecikmeyecektir.inşallah,inşallah,inşallah...

  7. #87
    Vefakar Üye odanedir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    344

    Standart

    Doğan olmayan müstehcen gazeteler ne olacak? Magazin rezilliği akplilikle örtbas ediliyor onlarda
    أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Molla Muhammed Ali Doğan
    By beylikdüzü73 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 38
    Son Mesaj: 13.10.08, 11:06
  2. Aydın Doğan'a Türkü Yaktık
    By elips in forum Mizah
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.10.08, 19:09
  3. Hasan Doğan Öldü!
    By elips in forum Gündem
    Cevaplar: 22
    Son Mesaj: 08.07.08, 07:46
  4. Doğan ve Baykuşlar...
    By nurçi38 in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 10.09.07, 17:39
  5. Aydın Doğan'a Açık Mektup
    By TURKUAZ in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 10.09.07, 11:14

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0