+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 9 ve 9

Konu: Nurseli İdiz Ve Sisi'ye Ergenekon Gözaltısı

  1. #1
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart Nurseli İdiz Ve Sisi'ye Ergenekon Gözaltısı

    Ergenekon soruşturması kapsamında şok gözaltılar yaşandı. Ünlü sanatçı Nurseli İdiz ve Sisi lakaplı Seyhan Soylu gözaltına alındı..

    Yaklaşık 1 saat önce Ulus'daki evinden Terörle Mücadele Şubesi Ekipleri tarafından gözaltına alınan İdiz'in avukatı haberi doğruladı ancak herhangi bir açıklamada bulunmadı..

    SEYHAN SOYLU DA GÖZALTINDA

    Ünlülerin menajeri olarak tanına Sisi lakaplı Seyhan Soylu da aynı soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Seyhan Soylu bir süredir "Cumhuriyet Kadınları" adlı bir belgeselin çalışmalarını yürütüyordu. Nurseli İdiz de bu projede görev alıyordu.

    Aktifhaber

  2. #2
    Ehil Üye Fehim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    56
    Mesajlar
    1.866

    Standart

    Ehli dünya boş durmuyor...

  3. #3
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    Ünlülere şantaş yapıyorlarmış birde Çarşambaya yuvalanmış, YENİ BİR FADİME OYUNU İÇİN tam harekete geçecekken yakalanmışlar. Biz cumhuriyet kızıyız, Atatürkün kızıyız diye bağıranlar bunlar.

  4. #4
    Ehil Üye beylikdüzü73 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Bulunduğu yer
    istanbul/beylikdüzü
    Mesajlar
    1.163

    Standart

    Bu darbeciler tarih önünde nasıl hesap verecekler merak ediyorum doğrusu.
    ________________

    Andolsun ki Duha'ya
    Ve leyl-i iza seca'ya
    Rabbin ne terkeder seni,
    Ne darılır sana.
    ________________
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

  5. #5
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    28 Şubatta yaptıklarının bedelini ödeme vakti geldi.

  6. #6
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart Ergenekon'un Cumhuriyet kadını: Sisi


    Adı: Seyhan Soylu.
    Nam-ı diğer: Sisi.
    Öğretmenlikten ayrılıp dansöz olan eski bir CHP’li annenin kızı, pardon oğlu olarak dünyaya geldi.

    Dönme; erkek olarak başladığı hayatı, kadın olarak sürdürüyor.

    Polis olacaktı, ama akademiden atıldı.

    Yıllarca ülkücü camianın içinde yer aldı.

    Meraklısına bol bol çıplak pozlar verdi, memleketin güzide dergileri bu pozları çarşaf çarşaf yayınladı.

    Uzun yıllar, “travestilerin kraliçesi” olarak anıldı.

    Kraliçeliği yalnızca travestilikle sınırlı kalmadı.

    28 Şubat darbesinin de kraliçesiydi.

    Dindar çevreleri karalamaya yönelik uydurma skandalları tezgâhladı.

    Telekızlık yapan Fadime Şahin’i sözde tesettürlü bir genç kız, alkolik Ali Kalkancı’yı şeyh yaparak 28 Şubat’a bahane gösterilen skandalları sahneledi.

    Başarıları(!) için “alnından öptüklerini” söyledi.

    JİTEM’in finanse ettiği öne sürülen bir dergide genel koordinatörlük yaptı.

    Son olarak, “Cumhuriyet Kadınları Projesi” üzerinde çalışıyordu.
    Çoğunuz hatırlamasa da, magazin müdavimleri çok iyi hatırlayacaktır; hani Nurseli İdiz Atatürk olmuştu ya!

    Hah! İşte o proje.

    Gel gör ki birileri bu eşsiz projeye, cahil halkımızın “Cumhuriyet kadınları”nı tanımasına fırsat vermedi.

    Projenin mimarı, cumhuriyetçi organizasyonların büyük dehası Sisi, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alındı.

    Kraliçe Sisi’yle birlikte bazı “genç subaylar” da gözaltına alındı.

    Sisi, Ergenekon terör örgütünün neresindedir?

    Kurucu mudur?

    Beyin takımı mıdır?
    Motor gücü müdür?

    Ayak takımı mıdır?
    Organizatör müdür?
    Şimdilik bilmiyoruz.

    Belki de tek işi Ergenekonculara keyif vermekti.

    Ancak, bu karanlık örgütle Sisi arasında dikkat çekici bir benzerlik var.


    Sisi denildiğinde kafalarda nasıl bir “cinsiyet imajı” oluşuyorsa, Ergenekon denildiğinde de benzer bir “siyasi imaj” oluşuyor.

    Sisi’nin erkek mi kadın mı olduğu ne kadar belli ise, Ergenekon icadı ulusalcılığın, sağ mı sol mu, milli mi gayrı milli mi olduğu o kadar belli.

    Ergenekon zanlılarını ve onlara ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgileri şöyle bir düşünün.

    Ne oldukları, ne yapmaya çalıştıkları, siyasi söylemleri, kişilik yapıları, eylemleri ne kadar da Sisi’ye benziyor değil mi?

    Sapkınlığın, hezeyanların, ölçüsüzlüğün, değer tanımazlığın her türlüsü var.

    Bir kişisel, diğeri siyasal bir kimlik olarak benzer bir garabete işaret ediyor.

    Sisi ne kadar erkekse, Ergenekoncular o kadar Atatürkçü.

    Sisi ne kadar kadınsa, Ergenekoncular o kadar milliyetçi.

    Sisi ne kadar aslını inkar etmişse, Ergenekoncular da Türkiye’nin siyasal, sosyal, kültürel ve dini olarak o denli aslını inkar etmesini istiyor.

    Sisi ne kadar değişmiş, başkalaşmış, yabancılaşmış ve ucube hale gelmişse, Ergenekoncu zihniyet de Türkiye’de herkesi o kadar kendine ve kendi değerlerine yabancılaşmasını istiyor.

    Madem Sisi ve Ergenekon arasında benzerliklerden söz ettik.

    Son bir benzerlikle bitirelim.

    Sisi’nin neslini sürdürme ihtimali ne kadarsa, Ergenekon’un gelecek kuşaklarda varlığını sürdürme ihtimali de ancak o kadardır.

    kanal a

  7. #7
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart Sisi’ye çarşaf, Nurseli’ye bıyık!

    Hani, Türkiye'den bahsederken; "At izinin, it izine karıştığı bir ülke" deriz ya, işte tam da şu günlerde bu sözü "haklı" çıkartacak gelişmeler yaşıyoruz... Türkiye, gerçekten de "at izinin, it izine karıştığı" enteresan günler yaşıyor... Bir yanda "Travesti Sisi", öte yanda "Genç Subaylar"... Bir yanda Nurseli İdiz, öte yanda "Ülkü Ocakları eski Başkanı!"

    Öyle bir "fotoğraf" ki içinde yok, yok!.. Bu fotoğrafta "asker" de var, "avukat" da, "travesti" de!.. Bu, bir "Ergenekon fotoğrafı" ki; "kimin eli, kimin cebinde" belli değil!.. Bir yanda "28 Şubatçı bir adam/madam", öte yanda "Atatürkçü" bir kadın!.. Dedim ya; ne ararsan var!.. "32 kısım tekmili birden, bu sinemada!"
    Olayı biliyorsunuz... 18 Eylül Perşembe günü; Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz'ün talimatıyla, Ergenekon Terör Örgütü'ne yönelik "Sekizinci Dalga Operasyon"da Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin ve Hakkari'de "değişik siyasî görüşler"e mensup "19 kişi" gözaltına alındı... Gözaltına alınan "ünlü"ler arasında Ülkü Ocakları eski Başkanı Levent Temiz de vardı, "Travestiler Kraliçesi Sisi" olarak tanınan Seyhan Soylu ve "Atatürk'ü canlandıran kadın" olarak ün yapan Nurseli İdiz de...

    KİMDİR BU SİSİ, NİYE GÖZALTINDA?
    Fotoğrafın bu yönünün, yine de "su götürür" yanı var... Ömrü "askerî cuntaların içinde bulunmak"la geçmiş bir İlhan Selçuk'un "patron" olduğu bir Cumhuriyet gazetesinde, "Ankara Temsilcisi" ünvanı taşıyan bir kişinin de "darbe girişimcileri"nin arasında bulunması gayet doğal!..
    Doğal olmayan şu:
    Bu fotoğrafta Seyhan Soylu'nun, nam-ı diğer "Travestiler Kraliçesi Sisi"nin ne işi var?..
    Gelin, "Sisi"yi biraz tanıyalım... "İnternethaber"den Nur Akman, Sisi ile ilgili şunları yazmış:

    "Şu anda ünlülerin menajeri olarak tanınsa da, Seyhan Soylu, 90'lı yıllar boyunca "travestiler kraliçesi" olarak anılıyordu... Bu noktada şunu belirtelim; bir anda şöhrete kavuşan her gencin ardından o çıkardı.
    1999 yılında karaciğer kanseri olunca menajerlik işine ara verdi.
    1973'te İstanbul'da doğdu. Elçilik görevlisi bir baba ve CHP kadın kolları üyesi öğretmen bir annenin üç çocuğundan biri olarak, Samatya'da hayata başladı.
    Dünyaya erkek olarak gelen Soylu, taa çocuk yaşından itibaren kendindeki değişikliklerin farkındaydı. O hep ileride kadın olacağı günlerin hayalini kurdu. İlk defa kadınlık hormonu almaya başladığında 13 yaşındaydı.

    Daha tüyleri bile çıkmamıştı...
    Seyhan Soylu, hayatında ilk resmî dayağı, 14 yaşındayken, bir "bekçi"den yedi. Belki de bu dayak yüzünden polis olmak istedi... Polis olup kendi ve kendi gibi olanları korumak...
    Polis Akademisi'ne birincilikle girdi ancak kendi ifadesiyle "cinsel tercihinden dolayı şutlandı".
    Ancak suçunun "cinsel" değil, "ruhsal tahrik" olduğuna inandı.
    Bakü'de radyo televizyon eğitimi alan Seyhan Soylu, bir dönem şarkıcılığa da soyundu.
    "Pijama terlik diskoya geldik... İşte bak Sisi, öpsün hepimizi" diye bir şarkı söylediğinde, bu işin çok da uzun sürmeyeceği belliydi.. Artık hayatını organizatör olarak sürdürüyor. Çok sayıda ünlünün menajeri olarak görev yapıyor...

    Sisi kendini "milliyetçi travesti" olarak tanımlıyor. Kolunda bir "bozkurt dövmesi" vardır. Arkadaşları ona Asena diyor. Bir dönem MHP'den teklif aldığını ama "MHP'yi zorda bırakmamak" için kabul etmediğini söylüyor.
    Uzun yıllar "ülkücü camia"nın içinde yer alan Soylu, 2007 Genel Seçimleri’nde “DSP’nin vatansever, demokrat, kararlı ve insancıl yaklaşımlarıyla gelen siyasi teklifi doğrultusunda” milletvekili aday adayı oldu.

    "28 ŞUBAT'IN GİZLİ KAHRAMANIYIM"
    Sisi, Zaman Gazetesi’nden Nuriye Akman’a verdiği röportajda ‘28 Şubat’ın gizli kahramanıyım. JİTEM’in yayın organlarında genel koordinatörlük yaptım’ diyordu.
    Ergenekon kapsamında ifade veren bir gizli tanık, 28 Şubat sürecindeki, Fadime Şahin-Müslüm Gündüz ve Ali-Emire Kalkancı skandalları senaryosunu Ergenekon adına Veli Küçük’ün organize ettiğini anlatmıştı.

    Bu gizli tanığın anlattıklarına göre senaryonun finansörü Turgut Büyükdağ, organizatörleri ise Strateji Dergisi’nin Genel Yayın Yönetmeni Ümit Oğuztan ve Sisi olarak bilinen ve "camia"nın içine "çarşaf"a bürünerek giren transseksüel Seyhan Soylu ile Polis Müdürü Ümit Bavbek’ti.
    O, kendisinin "28 Şubat'ın gizli kahramanı" olduğunu zannetse de; bir "taşeron" ve "piyon" olarak "kullanıldığını" herhalde ileride öğrenecektir!..

    NURSELİ İDİZ'DEN, NURSELİ KEMAL'E!
    Gelelim, Nurseli İdiz'e... Sinema ve tiyatrodaki oyunculuğu ile adından söz ettiren Nurseli İdiz'in, bu örgütteki rolünü ve "fotoğraftaki yeri"ni hâlâ anlayabilmiş değilim!..
    Öyle ya;
    Bu, sahneye konulan bir "Ergenekon Tiyatrosu" değil!.. Ciddi ciddi, "darbe" de dahil; "Türkiye'yi ele geçirme" plânları yapan bir örgüt!..
    İyi de, Nurseli İdiz'in bu "kalkışma"da işi ne?.. Bu operasyona ne gibi bir "katkı" sağlayabilir!?!..
    Çünkü, Nurseli İdiz, daha birkaç yıl öncesine kadar, "iyice dağıtmış bir kadın"dı!..
    "Uyuşturucu" ve "Alkolün pençesinde" idi!..
    "Ayık" gezdiği yoktu...
    Kısacası; "intihar"ın, dolayısıyla "ölümün eşiğinde"ydi!..
    Ama, sonra ne oldu bilinmez; bir "gizi el"; onu, içine düştüğü "bataklık"tan çekti ve onu "Atatürk" yapıverdi!..

    Evet, evet; hemen herkesin "Atatürk" olup "Türkiye'yi kurtarmaya" soyunduğu bir ülkede, işte Nurseli İdiz adlı bir "kadın" ortaya çıkmış ve "Atatürk"lüğe soyunmuştu!..
    26 Haziran 2008 tarihli gazeteler, "Nurseli Atatürk Olursa..." başlığı altında şu haberi veriyorlardı:
    "Nurseli İdiz, "Cumhuriyet Kadınları" projesi için objektif karşısına geçti. İdiz, plastik makyajla Atatürk'e benzetildi. Maslak'taki Planet Ajans'ta Faruk Saraç'ın hazırladığı kostüm ve Arzu Yurter'in makyajıyla Yurdaer Öztürk'e poz veren İdiz, "Amacımız Edirne'den Kars'a kadar Türk kadınlarıyla tek yumruk olup Cumhuriyet'e sahip çıkmak" dedi.
    Atatürk'ü canlandırmasıyla ilgili tepkilerden çekinmediğini söyleyen İdiz, "Ata'yı bugüne kadar en iyi ben yansıttım. Bir Atatürk filmi için teklif gelirse kabul edebilirim" diye konuştu."

    1 Temmuz 2008'de ajanslara yansıyan haberler ise şöyleydi:
    "Ünlü oyuncu Nurseli İdiz, Cumhuriyet kadınlarının sesini duyurmak amaçlı bir defile hazırlığı içinde.
    Önceki akşam ünlü eğlence mekanı Sortie içinde bulunan Sahan Restoran'a şarkıcı Linet, mankenler Seçkin Piriler, Şebnem Schaefer, Çiğdem Savaş ve ünlü prodüktör ve yapımcı Seyhan Soylu (Sisi) ile birlikte gelen Nurseli İdiz, "Bu defilenin adı Cumhuriyet Kadınları. Ulu önderimiz kadınlara çok önem verirdi. Biz de bu kapsamda Türkiye'nin en iyi modacıları ile birlikte yine ülkemizin en başarılı mankenlerini yanımıza alarak, her ilde bir defile gerçekleştireceğiz" dedi...
    Onlar, kendilerini "Cumhuriyet kadınlarının temsilcisi" olarak görüyordu ama bu "proje"ye karşı çıkanlar ve "rezalet" diyenler de vardı... Hatta, Nurseli İdiz hakkında, "Atatürk'ü Koruma Kanunu'na muhalefet"ten dâvâ açılmasını isteyenler bile vardı!..
    Sonuç olarak, Londra'daki ameliyatla "kadın" olan Sisi ve taktığı "bıyık" ile "erkek" olan Nurseli İdiz, aynı projede birleştiler!..
    Bu proje, "bağımsız" bir proje miydi, yoksa "Ergenekoncuların bir projesi" mi?..
    Onu da, herhalde ileride öğreneceğiz!..
    Tıpkı; "TİP Kurucular Kurulu Üyesi" görünen Cengiz Abaoğlu'nun, daha sonra "MİT Ajanı" olduğunu öğrendiğimiz gibi!..

    TİP ÜYESİ MİT AJANI!
    Efendim; Şener Eruygur'ların, Hurşit Tolon'ların, İlhan Selçuk'ların, "Genç Subaylar"ın, "Ülkücü"lerin ve Sisi ile Nurseli İdiz'lerin "aynı fotoğraf"ta nasıl buluştuklarını, onların "aynı kareye nasıl sokulduklarını" düşünürken, şu günlerde okuduğum bir kitap geldi aklıma...
    Şu günlerde, Necdet Pekmezci'nin, "Siluet Yayınları" arasından çıkan "Öteki Devletin Derin Sırrı... Apo ve Pilot" adlı, "PKK'nın MİT'olojik Tarihi"ni anlatan kitabını okuyorum...
    Kitabın 21. ve 22. sayfalarında, ilginç bir olaydan söz ediliyor.
    "Kürtlerin, sol konusunda kafası karışıktı. Sol, Kürtleri ulusal sorundan uzaklaştırıyor, asimilasyona tâbi tutuyordu. Türk sol-sosyalistleri, Kürtleri bilinmeze sürüklüyordu.
    Üstelik TİP'te Kürt kökenli Tarık Ziya Ekinci, Canip Yıldırım, Kemal Burkay, Dr. Naci Kutlay, Mehdi Zana, Burhan Tahsin Ünal, Zülfikar Tiğrel ve Tahsin Avcı gibi isimler de var.

    Abdullah Öcalan henüz yeni yetmeydi. DDKO'da görev alamadı. Şansını Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi'nde (THKPC) denedi; ancak koyu bir Mahir Çayan hayranı olmasına rağmen, burada da sivrilemiyordu!
    Sonrası malûm...
    Türkiye İşçi Partisi'nin kurucuları arasında bir isim daha var. Gözlerden uzak çalışıyor. 1990'lı yılların sonunda bu isim gündeme geliyor. Ancak geçmiş, geçmişte kalıyordu.
    Yaklaşık 30 yıl sonra bu isim, TBMM Susurluk Komisyonu üyesi CHP Mersin Milletvekili Fikri Sağlar tarafından, bilgisine başvurulan İstanbul MİT Bölge Müdürü Nuri Gündeş'e soruluyordu:
    Sağlar ve Gündeş arasında şu diyalog geçiyordu:
    D. Fikri Sağlar (İçel): "Peki Sayın Gündeş, Cengiz Abaoğlu kim?"
    Nuri Gündeş: "Rahmetli oldu."
    D. Fikri Sağlar (İçel): Kimdir?

    Nuri Gündeş: "Kaçakçılık Şubesi Müdürlüğü yaptı."
    D. Fikri Sağlar (İçel): "Sizin yardımcınız falan mıydı?"
    Nuri Gündeş: "Hayır, hayır. İstanbul'da şey..."
    D. Fikri Sağlar (İçel): "Sizin emrinizde çalışıyordu.."
    Nuri Gündeş: "Emrimde çalışıyordu, çok dürüst, şerefli bir insandı."
    30 yıl sonra konuşulan bir isimle TİP arasında bir bağ vardı.
    İşte bu bağlantıyı da 2007 yılının Ekim ayının 3. gününde Baki Tuğ açıklıyordu:
    "Cengiz Abaoğlu TİP Kurucular Kurulu üyesiydi!"
    Şaşkınlık, dumur hali.
    İstifham, istifham...
    Baki Tuğ konuşuyor, derin tarih.
    12 Mart 1971 muhtırasının tasfiye edilecekleri arasında TİP de var. TİP, 21 Temmuz'da kapatılıyor. Kurmay kadrosu tutuklanıyor. 15 yıla yakın hapis cezasına çarptırılıyorlar.
    Kurucular Kurulu'nun üyeleri de 15 yıllık mahpusluktan nasiplerine düşeni alıyorlar.
    Almayanlar da var; Cengiz Abaoğlu.
    Baki Tuğ anlatıyor... Solun belki de "Eşitlik-kardeşlik" sloganıyla yola çıkanların hüzünlü tarihi bir kez daha tekerrür ediyor.
    "TİP üyelerinin listesi önüme geldi... Bir de baktım ki; Cengiz'in de (Abaoğlu'nun) adı var. Cengiz'i çağırdım. Cengiz MİT'tendi. 'Burada ne işin var' dedim. Görevli olduğunu söyledi. Dolayısıyla Cengiz, davadan vareste tutuldu, yargılanmadı, hapis yatmadı."

    Bu olaydan sonra, "kimlerin; aynı karede nasıl buluştuğunu" daha doğrusu "nasıl buluşturulduğunu" anlamak, hiç de zor olmasa gerek!.. Birçok "ideal hareket"in, bir süre sonra "nasıl dumura uğradığı"nın sebebini de!..
    Sisi'lerin "çarşaf"a büründürüldüğü, Nurseli'lerin "Atatürkleştirildiği" bir Türkiye'de; "Genç Subaylar"ın da "Ergenekoncu" olmaları, hiç de sürpriz değildir!..
    Burası Türkiye!.. Her an, her şey olabilir!..
    İşleri-güçleri sulandırma!
    "Ergenekon Terör Örgütü"ne yönelik operasyonlarda "gözaltına alınanlar" ve "tutuklananlar" konusunda da "işi sulandırmaya" ve "önemsizleştirmeye" çalışmışlardı... Meselâ, İlhan Selçuk'un, "Ergenekon'da ne işinin olduğunu" sormak yerine, onun "yaşlı ve hasta bir adam" olduğunu öne çıkarıp, "olayın aslı"nı gözlerden kaçırmaya çalışmışlardı...

    Şimdi de aynısını yapıyorlar... Başbakan Tayyip Erdoğan'ın; "Yalan yazan gazeteleri almayın, evinize sokmayın" çağrısını; tuttular, "Deniz Feneri dâvâsının misillemesi" olarak yorumladılar... Bununla da yetinmeyip; Erdoğan'ı, "gazetelere sansür ve ambargo uygulamak"la suçladılar!..
    Oysa Erdoğan, "yalan yazan gazeteleri" hedef alıyor, "onları boykot edin" diyor!..

    Bu çağrıyı "çarpıtma"nın ve "saptırma"nın, daha doğrusu "sulandırma"nın tek izahı vardır: "Biz yalan yazsak da bizi almaya devam edin!"
    Şu işe bakın; hem "yalan" yazacaklar, hem de "baştacı" edilecekler!.. Nerede bu yoğurdun bolluğu!..

    HASAN KARAKAYA

  8. #8
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart Ergenekon Savcısı ve Hilal Cebeci

    Tuncay Özkan ve Adil Serdar Saçan'ın gözaltına alınması Ergenekon Davası sürecinde en az şaşırtıcı şey olsa gerek.
    Ekonomi deyimiyle piyasa bunu satın almıştı. İkilinin evinde ve iş yerlerinde yapılan aramalar da bu yüzden nafile... Bunu davayı yürüten savcılar da biliyordur. Temizlik çoktan yapılmıştır.
    Bu süreçte asıl savcıların elinde var olan bilgiler önemli. Belli ki savcılar birini almadan önce dosyasını olgunlaştırıyorlar. Gözaltına alınanların, devam eden süreçteki tavırları bunu gösteriyor.
    Kemal Alemdaroğlu, Sinan Aygün, İlhan Selçuk, Mustafa Balbay, Sisi ve daha pek çok gözaltına alınıp serbest bırakılan ismin, sonraki tavırlarına dikkat edin.
    Kamuoyuna hemen hepsi, "neden gözaltına alındığımızı tam olarak anlamadık" şeklinde ortak mesaj verseler de özdeki suskunlukları, önlerine konan belgelerin kendilerini ciddi biçimde sarstığını gösteriyor.
    İlhan Selçuk ve Mustafa Balbay gibi sarsıntı yaratabilecek iki güçlü kalem, konuyla ilgili neredeyse kalem oynatmıyorlar. Medyayı kullanmada usta olan Sinan Aygün yer yarılıp içine girdi.
    Nurseli İdiz, "taşlarda yattım, banyo yapamadım koktum" gibi olayın ajitasyonunu yapsa da savcının yönelttiği soruları bir türlü anlatmıyor gazetecilere.
    Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt'ün eşi Ferda Paksüt ise ifade verdikten sonra kendini ifade etme yeteneğini kaybetti. Gazetecilerle o çok sıkı fıkı olan bağlarını kopardı, ara ki bulasın.
    Savcı Zekeriya Öz'ün karşısına çıkanların tamamındaki bu "mahçup suskunluk" güçlü kartların kimde olduğunu gösteren önemli bir gösterge.
    Savcı delillerini hali hazırda süren operasyonlarla toplamıyor. Bu deliller ve sürecek operasyonların delilleri belli ki savcının elinde var. Kervanı yolda düzmüyor. Ergenekon'un temel mantığını çözen operasyon ekibi, yığınla delili kıymetlendire kıymetlendire, "ekibi" teker teker topluyor.
    Ve Ergenekon'un mantığını çözen savcının "operasyonuna" karşı hazırlanan "operasyonları" da iyi çözdüğünü düşünüyorum.
    Türkiye'nin vakıf olduğu şarkıcı Hilal Cebeci'nin türbana girmiş şekilde "Fatih"te bir binadan çıkarken görüntülenmesinden hemen sonra "SİSİ"nin içeri alınması tesadüf olmasa gerek.
    Fadime'yi, Emire'yi mankurta çeviren SİSİ, altyapısı da iyi olan Fettan Hilal'denne işler çıkarırdı kim bilir?
    Bir yandan "operasyonunu" sürdürürken diğer yandan "karşı operasyonları" hesaplayan savcı bakalım "sağlık raporuyla tahliye operasyonuna" nasıl bir hamle yapacak?

    aktifhaber

  9. #9
    Vefakar Üye odanedir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Sep 2016
    Mesajlar
    344

    Standart

    Beyni sulanmış yazılar..bu ne dehşetli dünya hırsıdır böyle

    Hoşgörü kelebeklerinden asıl "kendilerinin" çete olduklarını örtbas etme çabaları
    Olmayan dinleriyle dünyayı ele geçirip ne yapacaklarsa artık
    أُوْلَئِكَ عَلَى هُدًى مِّن رَّبِّهِمْ وَأُوْلَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nurseli'yi Savunmak Sana Mı Kaldı Hülya?
    By muhibbülkurra in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.01.17, 16:22
  2. Gıybet ve Kuraklık (Gıybet Sisi 2 )
    By yozgati in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 16.12.14, 16:55
  3. Gıybet Sisi
    By yozgati in forum İslami Konular ve İman Hakikatleri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 12.01.14, 12:14
  4. Cevaplar: 10
    Son Mesaj: 24.07.08, 10:03
  5. Ergenekon
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 13:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0