Özellikle mühim zevatı taşıyan uçak kazaları konusunda hep kuşkuluyumdur. Mısır’da iken bazı mühim askerî personeli taşıyan helikopterler nedense hep kum fırtınalarına yakalandıktan sonra düşer ve vip personel ile mürettebat vefat ederlerdi. Bu bağlamda, Saddam döneminde Savunma Bakanı Adnan Hayrullah’ın bindiği askerî uçağın ‘teknik arızadan dolayı’ düşmesi sonucu ölmesiyle ilgili kuşkular dağılmamıştır. Merhum Ziya ul Hak’ın uçağı da 1988’de benzeri bir şekilde düşmüş veya düşürülmüştü. En önemli zanlılar arasında şüphesiz ABD vardı. Bundan birkaç yıl önce Uganda’dan Sudan’a gelişleri sırasında asi lider John Grang’ı taşıyan helikopter de aynı şekilde infilak ederek düşmüş ayrılıkçı yandaşları bundan dolayı Sudan yönetimini suçlamışlardı. Benzeri şaibeli bir kaza geçtiğimiz günlerde Urallar’da yaşandı. Biri Türk, 21 yabancı yolcunun bulunduğu uçakta tam 88 kişi öldü. Burada şaibe ihtimalini akla getiren Putin muhaliflerinden önemli bir askerî görevlinin de uçakta olması ve kazada vefat edenler arasında bulunmasıdır. Ölenler arasında Rus Lider Vladimir Putin’in 2000 yılında görevden aldığı, hem danışmanı hem de Kuzey Kafkasya Ordu Komutanı olan General Troshev de bulunuyor. Çeçenistan’da görev yapan Troshev hakkında, 2002 yılında yakalanma emri çıkarılmıştı. Demek ki general kaçak bir vaziyette bulunuyordu ve istihbarat, uçakta bulunduğunu keşfetti ve onunla birlikte 88 yolcuyu da kurban etti. Çeçenleri bitirmek için Moskova’da yaşanan şaibeli ve meçhul bombalamalar veya Rusya’nın 11 Eylül’leri dikkate alındığında bunlar olmayacak şey değil. General Troshev, Putin’i korkutan sırlarıyla birlikte öldü.
***
Kazanın bir tertip olduğuna dair ciddî ve ilginç bulgular var. Yolcu uçağı Perm kasabası havalimanı bölgesine zamanında varmasına rağmen, iniş izni verilmemiş. Kasıtlı olarak havada tur atmaya zorlanmış. Kule pilota havalimanı çevresinde ikinci tur atma talimatı vermiş. Alanın boş olmasına rağmen böyle bir talimatın neden verildiği de muamma olarak varlığını koruyor. Esasında General Gennady Troshev tam da selefi Aleksandr Lebed’in akibetine uğramıştır. O da Çeçenistan meselesinin çözümünde ve Çeçenlerle bir anlaşmaya varılmasında önemli bir rol oynamıştır. Aleksandr Lebed aslında SSCB’nin dağılmasında kilit rol oynayan generaldi. Her ne kadar tankların üzerine çıkmasıyla Boris Yeltsin siyasî kahraman hâline gelse de gerçek kahraman kuşkusuz Lebed idi. Zira birliklerine müdahale emri vermemişti. Boris Yeltsin ise müdahale emri verilmemiş tankların sırtına çıkarak SSCB’nin dağılmasına vesile olmuştur. Perde gerisindeki gerçek kahraman Lebed idi. Bununla birlikte Lebed ihtirasları sebebiyle SSCB sonrasında yeniden teşekkül eden Nomenklatura’nın sinir uçlarına dokundu ve onların öfkesini üzerine çekti. Gerçekte Yeltsin’in halefi Putin değil Lebed olması gerekiyordu. Ancak Lebed asıl niyetini ortaya koyarken Putin niyetini sinsi bir şekilde sakladı ve bu yolla Yeltsin’in sadakatini kazandı ve sonunda Lebed tasfiye edilirken Putin yükseldi. Daha doğrusu Troshev gibi Lebed’i de tasfiye eden bizzat otokrat veya yeni çar Putin olmuştur.
***
Lebed, Rusya için birçok yararlılıklar göstermiş bir isim. Onun ötesinde şairlik gibi yönleri de bulunan renkli ve hünerli bir politikacıydı. 1991 yılındaki komunist karşı darbeyi önlediği gibi onun ötesinde de hep iltihaplı ve ateşli bölgelerde görev almıştır. Bu görev yerlerinin başında 1980’li yıllarda Kafkaslar geliyordu. Tiflis’te bağımsızlık yanlısı bir gösterinin bastırılmasında da rol almıştı. Moldova’da Gagavuz bölgesinde patlak veren krizin yatıştırılmasında da yine onu görüyoruz. Afganistan’dan Çeçenistan’a kadar bir sürü kriz bölgesinde görev yaptı. Askerlik kariyerini bıraktıktan sonra siyasete atılan Lebed, 1995 yılında Duma üyesi olmuş ve ılımlı Rusya Halkları Kongesi partisinin başkanlığını yapmıştır. Bununla birlikte partisi yüzde 5’lik ulusal barajı aşamamıştır. Fakat Lebed vekil olarak seçilmeyi başarmıştır. 1996 yılında Yeltsin karşısında başkanlık yarışına katılmış ve üçüncü sırada gelmiştir. Sonra Yeltsin lehine yarıştan feragat etmiş ve çekilmiştir. Bu da Zyuganov karşısında Yeltsin’in kazanmasına yol açmıştır. 1996 yılında ilk Çeçen savaşını sona erdiren Hasavyurt anlaşmasının mimarlarındandır. Bilâhare Yeltsin’le Güvenlik Konseyi’nde tartışmış ve güçlü İçişleri Bakanı Anatoly Kulikov’la da çekişme içine girmiştir. 7 Eylül 1997 tarihinde Rus tersanelerinde bulunan mini nükleer silâhların kayıp olduğunu ileri sürerek yönetim kademelerinde dalgalanmalara sebep olmuştur. 17 Mayıs 1998 tarihinde Lebed, Krasnoyarsk valisi seçilmiş ve bu görevinin başındayken geçirdiği bir helikopter kazasıyla hayata veda etmiştir. Bu kaza da şaibelidir. Resmi açıklamalara göre, kötü hava şartları sebebiyle helikopter Sayan Dağları’ndaki elektrik hatlarına çarpmış ve bunun sonucu ölmüştür. Kendisi müthiş bir Rus milliyetçisi olarak tanınıyordu. Aynı zamanda Pinochet tipi askerî politikaları da tercih ettiği söyleniyor. Wikipedia ansiklopedisine göre ölümüyle alâkalı birden çok komplo teorisi bulunuyor. Serdengeçti ve sıradışı bir vali olarak kendisine ‘Rusya’nın Recep Yazıcıoğlusu’ da denebilir.
mustafa özcan-17-9-2008-yeni asya