Aykut Işıklar'ın köşe yazısı

Magazinci olmak için ‘din alimi’ olmak gerekiyor mu?

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, bazen en basit hareketi yapmadan önce bir saat düşünmek zorunda kalıyoruz. Hele düşüncemizi özgürce söyleyebilmek için mangal gibi yürek gerekiyor... Bunu yaparsan hemen karşına yüzlerce işi gücü olmayan ama düşünen insanları eleştiren kişiler ortaya çıkıyor. En terbiyesiz şekilde, hakaret ederek... Birisini 'başarılı buluyorum' deyince yalaka oluyorsun.

Peki neden diye sorunca da somut tek bir gerekçe yok. Beğenmiyorum dersen durum daha da kötü. 'Sen kendine bak. Hayır öyle değil' diye saldıran boş insanlar...
Başbakan ile ülkemizin en büyük medya grubunun sahibi arasındaki çok ilginç ve önemli söz düellosuna bu pencereden bakınca... Ne kadar acı durum değil mi düşüncesini yazamayan veya mutlaka taraf olmak zorunda kalan bir medya...
Bütün gazetecilerin şu günlerde mide sancısı çektiğine inanıyorum. Her fırsatta ülkeyi kurtaran gazeteciler şimdi ya susmak ya da 'sahibinin sesi' olmak zorunda. Sahibinin sesi olanları da daha sonraki yıllarda gördük. Bekçi köpeği gibi oldular.
Okuruna karşı güvenini yitirmiş bir gazeteci olmaktansa, pazarda limon satmak daha onurludur. Ha bazen insanı koşullar, dürüst gazeteciyi de halkın gözünde haksızyanlış- kötü gibi yapabilir. Yüce Allah bir gün mutlaka her şeyi ortaya çıkarır. Halkı da kandırmak mümkün.
Akıllı insanlar bunu sık sık yapıyor. Ama Allah'ı kimse kandıramaz. Sadece zaman ister... İş öyle bir hale geldi ki... Herkes ne yapacağını şaşırdı. Örneğin ben... İşime yani magazine döneyim diyorum, dönemiyorum. Çünkü din bilgim yetmiyor. Acaba tekkeler içinde hızlandırılmış mümin kursları var mı? Biraz da Arapça öğrenmem gerekir. Hocalara arada bir iki kelimelik şov için... Eee...
Acaba Şenay Düdek gibi Mekke'de kapıcı olan dedem var mı? Yoksa sosyete ile umre ziyareti mi yapsam? Hacı olamam kredi kartı borcum var.
Hacı Aykut olsam amma havalı olurdum. Çok daha saygın magazinci... TV'ler sabah programları hazırlamam için kuyruğa girerdi. 'Kocasını aldatan kadınlar hangi büyüyü yaptırmalı, hangi hocaya gitmeli, papazın büyüsünü en ucuz kim yapıyor, kocanı eve bağlamak için kullanılan en iyi kurutulmuş kertenkeleyi kim satıyor, kocan ne içerse sana ihanet etmez?' Konulara bak. Reyting rekoru kırardım.
Ne gülüyorsunuz. Beş mi altı mı hatırlamıyorum evlilik yapan Seda Sayan, geçen gün İlahiyat Fakültesi eski dekanını haksız çıkardı. Adam da dayanamayıp bastı fırçayı. Bodrum'daki İbo Show'un yıldızı Prof. Beyaz oldu. Bir türkü patlatır diye bekledim söylemedi.
Pakize Suda, Müge Anlı, Esra Özmen, Esra Ceyhan ve şu an aklıma gelmeyen 10'a yakın kadın, her gün TV'lerde Müslümanlık dersi veriyor. Dersiniz ki hepsi Kahire Üniversitesi İslam Tarihi Fakültesi mezunu... Yeni Camii imamı gibi konuşuyorlar.
Utanmasalar Diyanet İşleri'ne başvurup nöbetçi din imamı olacaklar. 14 yaşındaki küçük kızları 'sana albüm yapacağım' diye iğfal eden adamları, evli erkekleri çıkarı için baştan çıkaran yani yuva yıkanları, tüm dinlerde yasaklanmış cinsel yaşamı normalmiş gibi gösteren, gençlerin akılını başınını karıştıran sapıkların ağzına 'Allah' kelimesini aldığını görünce. TV'de din üzerine yalan yanlış ahkam kestiğini görünce... Resmen midem bulanıyor. Birisi de çıkıp 'ya kardeşim siz oynuyorsunuz.
Sizin derdiniz önce para sonra şöhret, yemek, içmek, bilmem ne yapmak. Şu masum insanları aldatmaya utanmıyor musunuz' demiyor. Tam tersi alkışlıyor. Bu ülkede gazeteci olduğum için, bildiklerimi gördüklerimi yazamadığım için üzgünüm. Ama utanmıyorum.
Gücümün yettiğince yazdım söyledim. Başıma da neler geldi. Çünkü siz doğruları da sevmiyorsunuz. İşinize gelene inanıyorsunuz. Buna yüce adalet denilen sistem de dahil. Eyvah yine aykırı kaçtım. Mübarek Ramazan ayında böyle magazin yazılır mı? Yönetmen de hiç uyarmıyor. Hiç olmazsa reklamlar araya girseydi.
(Bugün)