+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 3 Sayfa var 1 2 3 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 21

Konu: Aczimendiler, Çevik Bir Projesi

  1. #1
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart Aczimendiler, Çevik Bir Projesi

    Çakır: Aczimendiler Çevik Bir projesi



    Askerlerin Aczimendiler'i kışlada eğitilip postmodern sürece hazırlandığını iddia eden Zihni Çakır, projenin içinde olan komutanları ve bağlantılarını açıkladı...

    23/08/2008 - 12:34

    Ergenekon’un Çöküşü 1 ve 2 ile Kod Adı Darbe kitabının yazarı Gazeteci Zihni Çakır’ın tutuklu bulunduğu cezaevinden gönderdiği 2. mektup gündemde damgasını vuracak.

    Geçtiğimiz hafta gönderdiği mektubunda, 28 Şubat sürecinin önemli aktörlerinden Aczimendi Tarikatı’nın şeyh ve müritlerinin asker tarafından kışlada eğitildiğini ileri süren Çakır, Aczimendiler’in hangi komutanların emriyle kimlerin eğittiğini açıkladı.

    ’Kooperatif Kanunu'na muhalefet’ten Ankara 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan Zihni Çakır, Haber7.com’un yayınladığı ilk mektubunda, sözde tarikat şeyhlerinin 28 Şubat sürecinde nasıl kullanıldıkları ve nerede görevlendirildiklerini sorgulamış, tahliyesi sonrasında bu olayları Ergenekon Davası Savcısı Zekeriya Öz ile paylaşacağını belirterek isim vermemişti. Fakat Çakır, dün elimize ulaşan mektubunda Ergenekon Operasyonu’nu yürüten Savcı Zekeriya Öz’ün kendisinin tahmin etmediği bir zamanda düğmeye bastığını belirterek, Emekli Albay Arif Doğan’ın gözaltına alınmasıyla, tüm gizemliliğini koruyan “1 numaraya” ulaşma yolunu açtığını söylüyor.

    PROJENİN KUDRETLİ KOMUTANI; ÇEVİK BİR

    JİTEM’in kurucusu olduğu belirtilen emekli Albay Arif Doğan’ın gözaltına alınmasıyla, 28 Şubat sürecinde Aczimendi şeyhlerini eğiten askerlerin isimlerini saklamanın anlamı kalmadığını belirten Çakır, gündemi sarsacak iddialarda bulunuyor. İlk mektubunda Aczimendi şeyhleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın, ‘kudretli bir komutan’ın emri ile köylerinden alınıp önce uçakla İstanbul’da bir kışlaya daha sonra da Eskihisar’dan feribotla Yalova’ya götürülerek bir villada eğitildiğini belirten Çakır, bu projenin dönemin en etkin komutanı Orgeneral Çevik Bir ve Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün olduğunu belirtiyor.

    Çakır’a göre, Yolava’da gerçekleşen buluşmanın organizatörleri olan Çevik Bir ve Veli Küçük’ün görev emrini yerine getirenler ise dönemin Jandarma Bölge Komutanı ve Bursa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nuri Güneş ile Yalova İl Jandarma Alay Komutanı Albay Arif Doğan.

    Müslüm Gündüz’ün gece yarısından sonra saat 02.00 sularında Merkez Karakol’un geçici komutanı olan Astsubay A.R.K’nin jandarmaya ait devriye aracı ile Topçular feribot iskelesinden aldırıldığını öne süren Çakır, Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın eğitime tabii tutulduğu villa hakkında da çarpıcı bilgiler verdi. Villanın sahibi olan İran asıllı uyuşturucu kaçakçısına dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan tarafından T.C. vatandaşı kimliğinin verildiğini belirten Çakır, 1. mektubunda bahsettiği Aczimendiler’e ilk eğitimi veren ‘dini bilgisi yüksek gazeteci’nin kayınpederinin o dönem TSK’da general olduğunu söylüyor.

    Yalova’daki villasını Aczimendiler’in eğitim merkezine çeviren İran asıllı T.C vatandaşı ünlü uyuşturucu kaçakçısının kardeşinin Van’da ikamet ettiğini ve bu şahsın o dönem Van’da emniyetin operasyonlarında ele geçirdiği uyuşturucuların çimento fabrikasında göstermelik olarak toptan imha edip yeniden piyasa sürdüğünü aktaran Çakır, benzer işlemin hala sürdürülüyor olduğunun iddia edildiğini belirtiyor.

    ŞAHİN BEŞ BAVUL BOMBA YOLLATMIŞ!

    Çakır’ın mektubunda dikkat çektiği en önemli isim ise; geçtiğimiz günlerde Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve JİTEM’i kurup 8 yıl başkanlığını yaptığını itiraf eden Emekli Albay Arif Doğan… Aczimendi operasyonunu yürütmekle görevlendirildiğini söylediği Doğan’ın, ünlü mafya babası Sedat Peker’in özel kalemliğini yaptığını belirten Çakır, Arif Doğan’ın adresinde ele geçen askeri cephanelik ilgili de şok iddialar da bulundu.
    Yalova Merkez Karakolu’nun geçici komutanı olan astsubaya Arif Doğan tarafından büyük ebatta beş paket bavul ve iki adet koli teslim edildiğini, bavullarda; el bombası, kolilerde ise; çeşitli çaplarda bazıları altın kaplama silahlar ve mermilerle bunlara ait çok sayıda şarjör olduğunu aktaran Çakır, tamamı askeri mühimmat olan bu envanterlerin TSK ile hiç bir bağı olmayan sivil bir adrese kargoyla gönderildiğine dikkat çekiyor.

    Geçtiğimiz günlerde düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Arif Doğan’ın, İstanbul’daki evinde yapılan aramada ele geçirilen, çok sayıda el bombası, iki kalaşnikof marka tüfek, bin adet mermi ve bin adet boş kovanın, Yalova’dan sivil bir adrese kargo ile gönderilen envanterden olabileceğinin altını çizen çeken Çakır, “Mühimmatın diğer kısmını sorgulamak gerekiyor.” diyor.

    Arif Doğan’ın 28 şubat döneminde tek başına hareket etme imkanı olmadığını ifade Çakır, Şahin’in, o dönemdeki Jandarma Genel Komutanı Nuri Güneş ve Susurluk’tan yargılanan yardımcısı Fehmi Altınbilek kontrolünde olup olmadığını sorgulanması gerektiğini, Çakır’ın, JİTEM’ci Arif Doğan ile bağlantılarının araştırılması gerektiğine dikkat çektiği Emekli Tuğgeneral Nuri Güneş ve emekli kıdemli Albay Fehmi Altınbilek geçmişte yer aldığı faaliyetler bir hayli dikkat çekici.

    ŞAHİN BAŞÖRTÜSÜNÜ DE MHP’YE DE KARŞI!

    Zihni Çakır’ın, emekli Albay Arif Doğan ile birlikte, Aczimendiler’in eğitim organizasyonunda olduğunu iddia ettiği, 2001’de emekli olan Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Nuri Güneş, 28 Şubat dönemindeki başörtüsü karşıtlığı ile tanınıyor. Şu anda Emekli Subaylar Derneği 2. Başkanı olan Güneş, başörtüsü serbestliği için yapılan anayasa değişikliği sonrasında MHP Genel Merkezi’nin önünde değişikliği protesto etmiş, “Asker kökenli dernekler, tarifsiz düş kırıklığımızla” yazılı siyah çelengi MHP önüne bıraktıktan sonra, MHP’li vekillere yazdıkları mektubu dağıtmıştı. Emekli Tuğgeneral Güneş’e, Jandarma Bölge Komutanlığı görevindeyken, başörtüsüyle okula geldiği için bir hafta okuldan uzaklaştırma cezası alan Uludağ Üniversitesi öğrencisi Ayşe Kurt, tarafından, Bölge İdare Mahkemesi'ni etkilediği gerekçesi ile dönemin Bursa Valisi Orhan Taşanlar, Bölge İdare Mahkemesi başkan ve üyeleri birlikte, 1 milyar liralık tazminat davası açmış. Emekli Albay Arif Doğan ile birlikte Aczimendiler’i eğitime tabi tuttuğu ileri sürülen Güneş ile ilgili Ortadoğu Gazetesi yazarı Ramazan K. Kurt’un “Atatürk, MHP ve TESUD” başlıklı yazıda yer alan bilgile bir hayli ilginç. Emekli Tuğgeneral Nuri Güneş’in için, "Alisiz Alevi olduğu ve görevi esnasında aşırı sol fikirleriyle tanındığı, başörtüsüne özel bir alerjisinin olduğu ifade ediliyor.” diyen Ramazan Kurt’un yazısındaki ilgili kısım şöyle:

    CEM ERSEVER’İN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU

    “TESUD Ankara şube başkanı ve "çelenk operasyonunun" başındaki "komutan" emekli Tuğgeneral Nuri Güneş'tir. Nuri Güneş, Ankara İl Jandarma Komutanı iken, jandarma bölgesinde emekli Binbaşı Cem Ersever ile iki jitem mensubu öldürüldü. Meslektaşları Nuri Güneş'i Ersever'in öldürülmesinde ihmali olduğu ve soruşturmayı saptırmakla suçluyorlar. Türkiye'de Alevi Müslüman kardeşlerimizin başının belası "Alisiz Aleviler" vardır. İstanbul'da bir de dergi çıkaran Alisiz Alevilerin merkez üssü Almanya'dır. Alevi dedesi bir dostumun ifadesiyle Alisiz Alevilerin Alevi Müslümanlıkla bir alakası yok ve çoğunluğu da ateist ve aşırı solcu. İşte Nuri Güneş'in "Alisiz Alevi" olduğu ve görevi esnasında aşırı sol fikirleriyle tanındığı, başörtüsüne özel bir alerjisinin olduğu ifade ediliyor. Görevi esnasında astlarına yönelik aşırı baskıcı uygulamalarına dikkat çeken bazı emekli subaylara göre bir astsubay Nuri Güneş'in tavırlarına dayanamadığı için Güneydoğu görevini tamamlamış olmasına rağmen Şırnak'a tayin istedi ve orada şehit düştü. Yine anlatılanlara göre, Nuri Güneş denetlemelere giderken eşini de yanına alarak gittiği ilçelerdeki rütbelilerin evlerine ziyaret bahanesiyle eşini göndermiş olup asıl maksadı hangi rütbelinin eşinin başını örttüğünü tespittir.”

    ESRARENGİZ ÜSTEĞMEN ALTINBİLEK

    Fehmi Altınbilek; Papa’ya suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca’yı İran'a kaçarken sınıra bıraktığı ileri sürülen Jandarma yüzbaşı. 13 Nisan 1970’de sol görüşlü Asteğmen Necdet Güçlü’nün, Ali Güngör ve İbrahim Doğan adlı ülkücüler tarafından öldürülmesi olayında kullanılan tabancaların seri numaralarının, kendisiyle birlikte bir teğmen arkadaşına ait olduğu ortaya çıktı. Ancak Altınbilek’e bu olayla ilgili soruşturma açılmamış. Fehmi Altınbilek'in üzerine o dönemde Uğur Mumcu çok gitmiş. Kamuoyunun bir türlü tanıyamadığı Fehmi Altınbilek'in adı 'Esrarengiz Üsteğmen'e çıksa da, Kızıldere'de Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürüldüğü operasyonda yer almış. Altınbilek’in adı yıllar sonra, Susurluk Skandalı patlayınca tekrar gündeme geliyor. Susurluk davasıyla anılan İbrahim Şahin, Korkut Eken, ve Veli Küçük'le anılan Fehmi Altınbilek 2002’nin Ocak ayında Çanakkale'de yapılan gizli bir toplantı ile gündeme gelmiş. Altınbilek’in son olarak ortaya çıktığı tarih ise 1998. Kıdemli Albay olarak Yalova ve çevresindeki çeteleri araştırıp kovuşturan bir albay olarak tanımlanan Altınbilek daha sonra Çanakkale Jandarma Alay komutanı olarak görev yaptıktan sonra emekliye ayrıldı.

    (Haber 7)



    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  2. #2
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Nerede çevik bir? Ergenekoncular onuda fişleiş, fadimesiyle müslümü rezil olmuş, SİSİ tüm foyalarını anlatmış, ABDde gelemiyor utancından. Bir ara görev istiyorum, tekrar ünüformamı giyip cumhuriyeti kurtaracağım dedi,, akabinde eregenkon olayı patlak verdi, gayri dönemez.

  3. #3
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu


    zarurete binaen bir savunma ve bir ihtardır...!!!


    Bizi yakinen tanıyanlar bilenler bilir ...Rızai ilahiden, ahirette, sünnetlere ittiba ve islamı yaşamaktan mani harfi ile sevmekten işlerimizdendir...
    her işimizi halimizi '' iddilara göre değilde'' yaşantımıza göre ölçen varsa ölçsün...

    merak eden gitsin bir aczmendi bulup sorsun yaşadığı yerde onu tanıyan müslümanlardan araştırsın...

    savunma şudur;
    ehli imandan gelen haberlere itibar ediniz...o malum sistem ve avaneleri...
    Müslüm efendiyi etbası hapiste iken...hanesine zorla girip...onuda banyo yaptığı an denk getirip...o maluk olayı ve yaygara ile koparttı...aylarcada tek iş olarak tüm medya ona çalıştı...

    Bizi tanıyanlar biilir hapsimizi yatıp çıkınca dergahlarımızda aynı hayatımıza devam ettik...kim ne derse desin beş para etmemiş etmezde...biz yaptığımızın şeriata uygun olup olmadığına bakıyoruz...

    Müslüm efendi;
    elazığda doğmuş...büyümüş...orda onu tanımayan müslüman yoktur...o zat...
    üstadın talebelerinde kastamonulu Sultan feyzi r.aleyhe intisab edip... sonrada 8 yıl aralıksız risale i nurun 1. talebesi hacı hulusi r.aleyhten ders almış talebeşğe alınmıştır...
    Müslüm efendi ile ilgili şüphesi olan varsa gider sorara...
    etbası ile ilgili şüphesi olan gider onlardan birini yaşadaığı yerdeki müslümanlardan sorar ve kendilerindende sorar öğrenir...
    hal böyle iken...

    yine bir yerden düğmeye basılmış gibi birileri yine vazife almış gibi tüm güçleri ile evvela dediler ki ACZMENDİLER DAĞILMAMIŞ AYNEN DEVAM EDİYORLAR... baktılar böyle değince kimse tınmıyor..
    .
    tersini demeye başladılar, ve iftiranın bini bir para...

    hoş onlar iddiaları ile kendilerine biçilen işleri ahlakları nisbetinde yapar...

    bizim ihtarımız uyarımız;
    ömrünü islam ile mücadele ederek...
    müslümanlara kan kusturan sistemin...
    malum elemanları ve medyasından bir kısmı...
    tüm iddiaları ile yine taarruze geçtiğinde...

    ehl-i imanın :...Fasıklarda...din düşmanlarından... kafirlerden.. vb. lerinden gelen haberlere itibar etmeyiniz olması...

    ha bu olsa ne olur olmasa ne olur...
    olsa ehl-i iman yanlışa düşmez iftira ve haram olan işlere girmez...uhuvvet muhafaza edilir...onlarda ihtilaftan bulup istifade edemezler...

    olmasa ne olur; iftira etse zarar eder vebali var ağır bir kul hakkı...
    gıybet etse yine aynıdır haramdır...zarar eder... ve ihtilaftan onu çıkarma gayretinde olanlar ne UMUYORLARSA ONU ELDE EDERLER...

    bir uyarıda REJİME VE AVANELERİNE;

    BİZ BU ERGENEKONUDA JİTEMİDE DAHA EVVELDE YEMEDİK YEMİYORUZ...
    ÜÇ BEŞ KİŞİYİ TOPUN AĞZINA SÜRÜP SİSTEMİ KURTARMAYA ÇALIŞMANIZ FAYDA ETMEDİ ETMEYECEk...ARKADA OLAN BÜYÜK BAŞLARA SIRA GELECEK...BU İDDİAALAR TUTSA BİLE BEKLEDİKLERİNİZ OLMAYACAK NİYEMİ?
    4. gününüzde olduğunuzu dünya alem biliyor artık iş yapamadığınız gibi durumuda muhafaza edemeyeceksiniz...
    ve her şey doğrusu ile yanlışı ile ortaya çıktı, çıkıyor...çıkacak...kimin ne olduğuda...

    DİKKATİMİZİ ÇEKEN İSE!!!

    ACABA NEDEN ACZİMENDİLERE BU KADAR SALDIRIYOR BU REJİM?
    BU SİSTEM NEDEN KENDİNE HER GELDİĞİNDE EN İNSAFSIZ HİLELERİNİ VE İFTİRALARINI ONLAR HAKKINDA ATIYOR...ACABA NEDEN?
    İŞTE BU NEDENİN SEBEBİDE BU SİSTEMİN ÇÖKÜŞÜNÜ OLACAK...
    BUNU yazın bir köşeye yakında ne olduğu o acabanın ve nedenin anlaşılır...

    tüm ehli imana baki selam
    ehliiman kardeşlerinizden

    aczmendilerden
    aczmendi_reşha

  4. #4
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart

    Müslüm Gündüz ve onun yandaşlarının 28 şubatta aldığı rol herkesin malumu..
    28 şubatta ortaya koydukları meslekleri ve meşrepleri Risale-i Nur mesleğine taban tabana zıttır..
    Risale-i Nur mesleğinde "müspet hareket" esastır..
    Oysa 28 şubatta ,kendilerine aczmendi diyen güruhun neler yaptığını herkes gördü..
    Uluorta yerlerde fitne çıkarmak amaçlı icraatler ve eylemler yaptılar, ve çıkardılar da..
    Bediüzzaman Beşlemesinden olan "Muhabbet Fedaileri" adlı eserden okuyalım:

    " Nurcuları çeşitli menfaat ve makam gruplarına bölüp birbirine düşürmenin zeminini bu şekilde hazırlayan İnönü, bunları, devlete karşı yapılmış bir hareket gibi gösterip devlet gücü ile ikisini birden imha etmenin yollarını da aradı.
    Bunun için bahane hazırladı.Yıllarca Hulusi Efendinin yanında kalmasına rağmen, onun müspet hareket tarzını ölçü almayan Müslüm Gündüz, onu ve talebelerini silahlı mücadeleye kalkışmaları için tahrik etti ise de birkaç meczubun dışında kimseye tesir edememişti.
    Önce, bizzat Hulusi Efendi tarafından dershaneden atılan Müslüm, başka kimseyi kandıramayacığını anlayınca Mehmed Polat'ın ikazıyla Elazığ'ı terk ettiği halde silahlı mücadele fikrinden vazgeçmemiş ve işi Kayseri taraflarında atış talimleri yapacak kadar ileri götürmüştü.."

    Müslüm Gündüz anlaşılıyor ki o günde aynıymış ve 28 şubat için tam biçilmiş kaftanmış kendisi..Güzel bir piyon oldu..
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  5. #5
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nesteinu



    biz kardeşlerimizi zarardan muhafaza için dediklerimizi dedik...
    herkes düşünmek ve yazmakta hür serbesttir...
    yazılan çizilenler müsbet veya menfi bizi zerre kadar etkilemez...çünkü kimin ne dediği ile iş yapmamışız... yapmayız...

    eger senin yazdığın ve o iftiraları atanların dediği DOĞRU ÇIKSA NE OLUR;
    1- GIYBET OLUR
    2-İHTİLAF OLUR
    3-KİM İSTİFADE EDER SİSTME VE AVANELERİ
    PEKİ ACZMENDİLERİN KARI NE OLUR HAPİS YATMAKMI İŞKENCE GÖRNEKMİ, HALK İÇİNDE TÜM AKRABA VE AİLEN İLE AŞŞAĞILANMANMI DAHA EKLE...BUNUN İÇİN SEN NE YAPARSIN ACABA?

    VE AHİRETTE VE BURDA O ACZMENDİLERİN ALLAHI VAR HESABI ÇETİN OLUR...

    ŞİMDİ BENİM DEDİĞİM DOĞRU OLSA;
    NE KAYBEDERSİN...KONUŞAMAMKLA DEDİKLERİMİZİ MÜSBET HAREKETLE...
    HİÇ BİR ŞEY...

    YA TERSİNİ YAPSAN YAZSAN ÇİZSEN EN AĞIRINDAN HAKARETLER VE İFTİRALAR ETSEN HALİN BURDADA ORDADA NASIL OLUR...

    aczmendi_reşha

  6. #6
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart

    Facirin hâlini anlatmaktan çekinmeyin ki halk, onun zararından korunsun. [Taberani]

    Bir ülkede fitne çıkarandan daha iyi facir mi olur?Hem de bu kişi Risale-i Nur mesleğinin içinde olduğunu iddia edecek, sonra da Risale-i Nur mesleğine aykırı hareket ederek fitne çıkaracak..
    Müslüm Gündüz belki iyi niyetli..ama her iyi niyetli kişi, niyetini meşru yollardan gerçekleştirmekle yükümlüdür..
    İmam-ı Gazali İhya da emr-i maruf nehyi münkeri anlatırken, "eğer fitne ihtimali varsa terkedilir" der..
    Çünkü fitne, herşeyden beterdir.."Fitne uykudadır, uyandırana lanet olsun"
    28 şubat fitnesiyle mütedeyyin insanlara nasıl zararlar geldiğini herkes biliyor..
    O fitnenin piyonlarından birisi de Müslüm Gündüz olmuştur malesef..Bilerek veya bilmeyerek..Bilerek yaptı ise haindir..Bilmeyerek yaptı ise cahildir..Her iki ihtimalde de hainin ve cahilin peşinden gidilmez, gidenlere hayret edilir..
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  7. #7
    Müdakkik Üye aczmendi reşha - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    652

    Standart

    ve bihi nestteinu



    demek ordan öyle görülüyor birde böyle bak baklım ne görülüyor...

    fitne çıktığı zamanda sünnetler ittiba ya 100 şehi ecri var...

    ve sünnetlere İTTİBA EDENE FİTNE ÇIKARDIN DİYEN ne OLUR...SÜNNETE FİTNE DEMİŞ OLUR...bunu diyenin hali ne olur...

    ŞİMDİ BİZ SÜNNETE UYARKEN RIZAİ İLAHİYEMİ BAKACAZ...yok sa ŞU MALUM SİSTEMİN OYUNLARINAMI...

    yakalayacaksın tebasını hapse tıkacan...
    sonrada tedavide olan o zatın evini gözleyecen...
    banyo yaparken kapıyı ıracan ve hurra hücum...
    malum kızı içeri alıp ve o zatıda banyodan saçın tutup çekecen...ve banyodan dahi çıkışında ŞERİATIN EMRİ OLAN TESETTÜRDE BULACAKSIN...
    ve bunuda bilmem ne diye ilan edecen...

    BU ALÇAKLIKLARI YAPANLAR FİTNEYİ ÇIKARANLAR OLMAYACAKTA SÜNNETE İTTİBA EDENLER OLACAK...

    allaha sığınırız bu bakıştan...
    yazmışım savunma yapmamız zarara düşmemeniz içindir yoksa dünyayı ateş yapsalar beş para etmez...amele ve mihenge bakarız...

    BİD'AT REJİMİ ANCAK VE ANCAK SÜNNETLERİN İHYASI İLE YAŞANMASI İLE YIKILIR...VEYA TAMİR EDİLİR


    NİYE 100 ŞEHİD ECRİ VAR SÜNNETLERE ANLAMAK İSTERSEN İŞTE BUNLAR DAN DOLAYIDIR...

    اَستَغْفِرُ اللَّهَ مِنْ خَطَائِى وَخَطِيئَاتِى وَ مِنْ سَهْوِى وَغَلَطَاتِى وَالْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى نِعْمَةِ اْلاِيمَانِ

    وَ بِهِ نَسْتَعِينُ
    اَلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلَى اۤلِهِ وَ صَحْبِهِ اَجْمَعِينَ

    اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ طِبِّ الْقُلُوبِ وَدَوَائِهَا وَ عَافِيَةِ اْلاَبْدَانِ وَ شِفَائِهَا وَ نُورِ اْلاَبْصَارِ وَ ضِيَائِهَا وَ عَلَى اۤلِهِ وَ صَحْبِهِ وَ سَلِّمْ
    (Allahım kalblerin derman ve devası bedenlerin afiyet ve şifası,gözlerin nur ve ziyası olan Efendimiz Muhammede ve al ve ashabına salat ve selam et)

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    اَللَّهُمَّ اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَقِيمَ صِرَاطَ الَّذِينَ اَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَ لاَ الضَّالِّينَ اۤمِينَ ( Allahım(bizi) doğru yola ilet,''kendilerime nimet ve ihsanda bulunduğun peygamberlerinin ve ona tabi olan salih kullarının yoluna ilet-gazabına uğrayanların ve sapıtmış olanların yoluna değil.(fatiha suresi 7)
    (Nur'un ilk Kapısı )

    اَللَّهُمَّ صَلِّ وَ سَلِّمْ عَلَى شَمْسِ سَمَاءِ الرِّسَالَةِ وَ قَمَرِ بُرْجِ النُّبُوَّةِ وَ عَلَى اۤلِهِ وَ اَصْحَابِهِ نُجُومِ الْهِدَايَةِ وَ ارْحَمْنَا وَ ارْحَمِ الْمُوءْمِنِينَ وَ الْمُوءْمِنَاتِ اۤمِينَ اۤمِينَ اۤمِينَ
    (Allahım Risalet semasının güneşi,nübüvvet burcunun ayı olan yüve peygambere(a.s.m) o'nun hidayet yıldızları olan al ve ashabına salat ve selam eyle. bize erkek ve kadın mü'minlere merhamet et...amin. amin, amin...)
    (Sözler )

    بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُوءْمِنِينَ رَوءُفٌ رَحِيمٌ (size içinizden öyle bir peygamber geldiki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na pek ağır gelir.O size çok düşkün,mü'minlere çok şefkatli,çok merhametlidir.(tevbe suresi 128)
    (11.lem a Lem'alar )

    فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللَّهُ لاَ اِلَهَ اِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ ( eğer senden yüz çevirecek olurlarsa deki;Allah bana yeter.Ondan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur.ben Ona tevekkül ettim,yüce arşın rabbi de Odur.(tövbe suresi 129)
    قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِى يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ (de ki; eğer Allahı seviyorsanız bana uyunki Allah da sizi sevsin (al-i imran suresi 31)
    (Lem'alar )

    مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّتِى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّتِى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَهِيدٍ
    Yani: "Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse, yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir."
    (11.lem a Lem'alar)

    Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş:
    كُلُّ بِدْعَةٍ ضَلاَلَةٌ وَكُلُّ ضَلاَلَةٍ فِى النَّارِ (her bid'at dalalettir ve her dalalet cehennemim ateşindedir.(müslim cuma-43) Yani اَلْيَوْمَ اَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ ( bugün sizin dininizi kemale erdirdim (maide suresi 3)
    sırrı ile: Kavaid-i Şeriat-ı Garra ve desatir-i Sünnet-i Seniye, tamam ve kemalini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturları beğenmemek veyahut hâşâ ve kellâ, nâkıs görmek hissini veren bid'aları icad etmek, dalalettir, ateştir.

    Sünnet-i Seniye, edebdir. Hiçbir mes'elesi yoktur ki, altında bir nur, bir edeb bulunmasın! Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اَدَّبَنِى رَبِّى فَاَحْسَنَ تَاْدِيبِى Yani: "Rabbim bana edebi, güzel bir surette ihsan etmiş, edeblendirmiş." Evet siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve Sünnet-i Seniyeyi bilen, kat'iyyen anlar ki: Edebin enva'nı , Cenab- Hak habibinde cem'etmiştir. Onun Sünnet-i Seniyesini terkeden, edebi terkeder.
    بِى اَدَبْ مَحْرُومْ بَاشَدْ اَزْ لُطْفِ رَبْ ( edebsiz kişi Allahın lutfundan mahrum olur) kaidesine mâsadak olur, hasaretli bir edebsizliğe düşer.
    İşte Sünnet-i Seniyedeki edeb, o Sâni'-i Zülcelal'in esmalarının hududları içinde bir mahz-ı edeb vaziyetini takınmaktır.
    (11.lem a Lem'alar )
    İşte böyle hakikat ve şeriatın bir kahramanı olan bir zâtın bu hükmü gösteriyor ki: Sünnet-i Seniye, saadet-i dâreynin temel taşıdır ve kemalâtın madeni ve menbaıdır.



    اَللَّهُمَّ ارْزُقْنَا اِتِّبَاعَ السُّنَّةِ السَّنِيَّةِ
    (Allah'ım bizi sünneti seniyyenin ittibaı ile rızıklandır)
    رَبَّنَا اۤمَنَّا بِمَا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ
    (Ey Rabbimiz! biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk.Sende bizi, senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahidlik edenlerle beraber yaz.(al-i imran suresi 53)
    (Lem'alar )

    اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى جَامِعِ مَكَارِمِ اْلاَخْلاَقِ وَ مَظْهَرِ سِرِّ (وَ اِنَّكَ لَعَلَى خُلُقٍ عَظِيمٍ) اَلَّذِى قَالَ : مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّتِى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّتِى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَهِيدٍ * وَ قَالُوا الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِى هَدَينَا لِهَذَا وَ مَا كُنَّا لِنَهْتَدِىَ لَوْ لاَ اَنْ هَدَينَا اللَّهُ لَقَدْ جَائَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّ
    (Allahım! ''şüphesi sen pek büyük bir ahlak üzeresin''sırrına mazhar olarak en üstün meziyetleri kendisinde toplayan ve ''ümmetimin fesadı zamanında benim sünnetime yapışana yüz şehid ecri vardır''buyuran zata salat et)(dediler; bizi buna eriştiren Allah'a hamd olsun;yoksa Allah hidayet etmeseydi,biz kendiliğimizden buna erişemezdik.gerçekten Rabbimizin peygamberleri (a.s) bize hakkı getirdiler.(a'raf suresi 43)

    اَلْعَارِفُ تَكْفِيهِ اْلاِشَارَةُ (arif olana bir işaret yeter) sırrınca, bu denizden bu katre ile iktifa edip, kıssayı kısa keseriz.
    (Lem'alar )

    aczmendi_reşha
    Konu aczmendi reşha tarafından (24.08.08 Saat 05:50 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    Bir tek şey sormak istiyorum...

    28 Şubat'tan dehşet zararlar görmüş tekil şahıs olarak:

    Kendilerine Bediüzzaman'ın r..a talebesi dedirtipte, o sakalları niye koydular?

    Ve de o uzunlukta?

    Ve de o giydikleri cübbe üstündeki atkılar neyi temsil ediyor?

    Kocatepe mevlidinde onları gördüğümden beri hep düşünürüm bunları..

  9. #9
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Aczimendileri kışlalarda eğitmişler, nasıl giyineceklerini nasıl konuşacaklarını iiyi talim etmişler!!

  10. #10
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Standart

    Alıntı aczmendi_resha Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    ve bihi nestteinu



    demek ordan öyle görülüyor birde böyle bak baklım ne görülüyor...

    fitne çıktığı zamanda sünnetler ittiba ya 100 şehi ecri var...

    ve sünnetlere İTTİBA EDENE FİTNE ÇIKARDIN DİYEN ne OLUR...SÜNNETE FİTNE DEMİŞ OLUR...bunu diyenin hali ne olur...
    İşte güzel kardeşim safdilleri böyle kandırıyorlar..Dini bilgisi, fıkıh bilgisi, itikadi bilgisi noksan olanları aldatıp, böyle laflar ediyorlar; sonra da o safdiller "iyi bi şey yapıyorum" zannıyla, fitneye alet oluyorlar..

    Bahsettiğin hadis-i şerifteki "sünnet" senin anladığın manada sünnet değildir..İslamiyettir..Yani "İslamiyete uyan " manasındadır..

    "Sünnet" çeşitli manalara gelir..Mesela "Sünnetimi terkedene şefaat etmem" hadis-i şerifi vardır..Bu hadis-i şerifteki "sünnet" ne manaya gelir? kitapları bi aç da bak..Buradaki "sünnet" sarık,cüppe gibi sünnet-i zevaid türü değildir..
    Çünkü sünnet-i zevaid'i işlememek günah değildir..İşleyen sevabı alır..Ama adetlere muhalif olacağı zaman ve fitne olacağı zaman terkedilir..
    Halbuki başka bir hadis-i şerifte "şefaatim büyük günah işleyenlere olacaktır" deniyor..
    "Sünnetimi terkedene şefaat etmem" ve "Şefaatim büyük günah işleyenlere olacaktır"..Bu iki hadis-i şerifi bi düşün.."Sünnet" kelimesinin İslamiyet olduğunu anlarsın..Yani "İslamiyeti terkedene şefaat etmem" manasındadır.."Sünnet" İslamiyet kelimesiyle eşanlamlı kullanılmıştır..
    Tabi bunu bizim bilmemiz olanaksızdı..Biz alimlerden faydalanıyoruz..

    Şeyh-ul-islam İbni Kemal Paşa,(Şerh-ı hadis-i erbain) kitabında, (Sünnetimi terk edene şefaatim haram oldu) hadis-i şerifini açıklarken buyuruyor ki:" Bu hadis-i şerifteki sünnet, İslamiyet demektir; çünkü büyük günah işleyen mümin şefaate kavuşur. "

    Evet, "sünnet" ifadesinin illaki sizin anladığınız manada sadece sarık,cüppe demek olmadığını gördük herhalde..

    Peki sünnete uyanın 100 şehit ecri kazanmasının açıklaması nasıldır..? Burdaki "sünnet" de illa ki, sünnet-i zevaid manasına gelmez tabi ki..

    Kitaplardan bakmak lazım :

    (Ümmetimin arasında, fitne yayıldığı zaman sünnetime sarılana, yüz şehit sevabı vardır) hadis-i şerifindeki sünnet, İslamiyet demektir. Benim sünnetim demek, benim yolum, yani İslamiyet demektir. İmam-ı Nâsırüddin Seyyid Ebül-Kâsım Semerkandi hazretleri buyuruyor ki: Bu hadis-i şerif, ümmetim arasında fesat çıktığı zaman, Ehl-i sünnet ve cemaat itikadında olup, beş vakit namazı cemaat ile kılana yüz şehit sevabı verilir demektir. (Rıyad-un-nasıhin)

    Bidatlere ve kendi aklına uyup İslamiyet’in dışına çıkıldığı zaman, sünnete yani İslamiyet’e uyana, yüz şehit sevabı verilir; zira fitne zamanında İslamiyet’e uymak, kâfirlerle savaşmak gibi güç olur.
    (Hadika)


    Evet, görüldüğü gibi hadis-i şerifleri de kendi başınıza anlamlandırdığınız için yanlış yola sapmışsınız..Zaten bütün sapık fırkalar böyle çıkıyor..Ya ayetlere veya hadislere yanlış manalar vererek yolda çıkmalar oluyor..Aslında bunu iyi niyetle yapıyorlar fakat iyi niyet kafi değil, o iyi niyetini doğru amellerle göstyermek esastır..İyi niyet, yanlış amellere bahane değildir..

    Siz Üstad'ın talebelerine bakın..Üstad'ın "Isparta kahramanları" dediği abilere bakın..Hangi birisi Müslüm Gündüz gibi fitne çıkarmak amaçlı fiiller yapmış..Böyle bişey mümkün mü..Risale-i Nur'un en önemli düsturlarından birisi asayişi muhafaza ve müspet hareket ve şefkat..

    Yukardaki mesajda "Muhabbet FEdaileri" adlı eserden alınan yazı ne kadar da manidar :

    " Nurcuları çeşitli menfaat ve makam gruplarına bölüp birbirine düşürmenin zeminini bu şekilde hazırlayan İnönü, bunları, devlete karşı yapılmış bir hareket gibi gösterip devlet gücü ile ikisini birden imha etmenin yollarını da aradı.
    Bunun için bahane hazırladı.Yıllarca Hulusi Efendinin yanında kalmasına rağmen, onun müspet hareket tarzını ölçü almayan Müslüm Gündüz, onu ve talebelerini silahlı mücadeleye kalkışmaları için tahrik etti ise de birkaç meczubun dışında kimseye tesir edememişti.
    Önce, bizzat Hulusi Efendi tarafından dershaneden atılan Müslüm, başka kimseyi kandıramayacığını anlayınca Mehmed Polat'ın ikazıyla Elazığ'ı terk ettiği halde silahlı mücadele fikrinden vazgeçmemiş ve işi Kayseri taraflarında atış talimleri yapacak kadar ileri götürmüştü.."




    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.03.09, 21:09
  2. Genom Projesi
    By Selim Akif in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.02.08, 19:57
  3. BOP Projesi ve Türkiye
    By gaziantepcengiz in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 23.01.07, 02:13
  4. Bir Model Olarak Medresetüzzehra Projesi
    By elff in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 13.12.06, 01:00

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0