+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 ve 3

Konu: Erdoğan: Phelps Kadar Olamadık

  1. #1
    Ehil Üye alanyali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Bulunduğu yer
    Alanya
    Mesajlar
    2.491

    Smile Erdoğan: Phelps Kadar Olamadık

    Erdoğan: Phelps kadar olamadık



    Başbakan Erdoğan, Olimpiyatlarda Türk sporcuların başarısızlıklarına tepkili: Bir adam tek başına 8 altın kazanıyor. Ülke olarak 1 altınımız bile yok..

    19/08/2008 - 22:18


    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 Pekin Olimpiyatları'nda Türkiye'nin iyi dereceler elde edememesinden duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Bakın bir kişi 8 tane madalya getiriyor. Bizim ise aldığımız madalya sayısı 3 ve bunların içinde altın yok. Ama bir kişi tek başına süpürüyor. Bizde niye olmasın?" dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Kartal'da inşa edilen Kartal Hasan Doğan Spor Kompleksi'nin açılış törenine katılan Erdoğan, olimpiyatlarda alınan başarısız sonuçlara tepki gösterdi. Konuşmasında son günlerde ABD'deki spor eğitimi ile ilgili bilgiler edindiğini anlatan Erdoğan, ilköğretim, ortaöğretim ve üniversitelerde spor eğitimi için ciddi yatırımlar yapıp bunu devam ettireceklerini söyledi.

    Erdoğan, "Özellikle büyük kulüplerimizin bu alana verecekleri heyecanlar diğer kulüpleri de teşvik edecektir. Hükümet olarak desteği vereceğiz. Geleceği yönelik adımları buna yönelik olarak atacağız" dedi.

    Dostu, merhum Hasan Doğan adına yapılan kompleks için de konuşan Erdoğan, "Hasan kardeşimle ilgili federasyon başkanlığına adaylığı söz konusu olduğu zaman Aysel kardeşim (Hasan Doğan'ın eşi) bunu istemiyordu, benden de rica ediyordu. 'Ne olur Hasan'ı ikna et girmesin bu işe' diye. Tabii ben de kendisine o zaman şunu söylemiştim, 'Ama bütün kulüpler istiyor. Bu noktada bu işe gönül vermiş bütün insanlar istiyor. O zaman burada büyük bir hassasiyet var. Bu arada oğlu Selim ve Zeynep kızmı da istemiyordu.

    Siz de burada fedakarlık yapacaksınız' dedim. Ve sonunda onlar da bu fedakarlığı yaptılar. Tabi iyi de oldu. Kısa zamanda futbol camiası iyi bir sinerji yakaladı. Bunun neticesini de kısa zamanda o sinerjiyle beraber alma fırsatı oldu" diye konuştu.

    Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) Hasan Doğan'ın vefatı nedeniyle boşalan koltuğuna seçilen Mahmut Özgener'e başarı dileklerinde bulunan Erdoğan, yeni başkanın da Hasan Doğan'ın yolunda, onun kazanımları ile devam edeceğine inandığını söyledi. Erdoğan, "Burada başarıya ihtiyacımız var. Başarıya inanacağız. Tribünlerdeki çirkinlikleri bir tarafa koyan, barışı tribünlere getiren bir anlayışı egemen kılan ahlakı buralara hep birlikte yerleştireceğiz. Ben buna inanıyorum" ifadelerini kullandı.

    Konuşmasının bir bölümünde 2008 Pekin Olimpiyatları'na atıfta bulunan Erdoğan, Olimpiyatlarda 8'de 8 yapan ABD'li rekortmen yüzücü Michel Phelps'i örnek gösterdi. Erdoğan, "Temennim odur ki; futbolda bu adımı atarken, basketbolda da bu adımı atalım. Orada da bu başarıları yakalayalım. Aynı şekilde yüzmede bu başarıları yakalayalım. Bakın bir kişi 8 tane madalya getiriyor. Bizim ise aldığımız madalya sayısı 3. Ve bunların içinde altın yok. Ama bir kişi tek başına süpürüyor. Bizde niye olmasın? O da insan. Bizde de insanlar var. Ne gerekiyorsa bunu yapalım. Yetiştirelim. Bizim evlatlarımızın içinden, nasıl Phelps'ler çıkıyorsa, Ahmet, Mehmet de çıksın. O da gelsin madalyaları toplasın. Hep beraber dayanışma içerisine gireceğiz, el ele vereceğiz ve bu başarıları hep birlikte yakalayacağız. Bunlar her alanda olur. Enteresan olan şu. Takım oyunlarında olimpiyatlarda Türkiye yok. Sadece bireysel müsabakalarda var. Bu bizim için acı değil mi? Bunu da aşmamız lazım. Bunu da başarmamız lazım. Nasıl olur da biz takım oyunlarında olamayız. Öyleyse bunu başaracağız. Kararlılık içerisinde bunu başaracağız" diye konuştu.

    Erdoğan, belediye başkanlarına da seslenerek park ve bahçelere basket potalarının yerleştirilmesi gerektiğini ve spor salonlarına önem verilmesini istedi. Erdoğan, daha sonra Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ile birlikte kompleksin kurdelesini kesti.

    Törende Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile Hasan Doğan'ın eşi Aysel Doğan'ın yan yana oturdukları görüldü.



    cehennem ağzını açmış, bekliyor; cennet ise ağuş-u nazdaranesini açmış, gözlüyor.

  2. #2
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart


  3. #3
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    Amerikalı yüzücü Michael Phelps’i seyrederken hep aynı duyguya kapılıyorum: Bu delikanlı sâdece sürnormâl değil, anormâl de!
    Pekin’e sekiz altın madalya ve sekiz dünya rekoru hedefiyle gelen ve bu yazının yazıldığı güne kadar yüzdüğü yedi yarıştan yedi altı altın madalya alan (sonuncusu Dünya değil de Olimpiyat Rekoruyla), sekizinciye hazırlanan, 23 yaşında iken Olimpiyat tarihinin en çok altın madalya kazanan sporcusu unvanını alan bu gençte bir gariplikler silsilesi var.

    VÜCUDU SANKİ SUDA YAŞAMAK İÇİN YAPILMIŞ VEYA O HÂLE GETİRİLMİŞ
    Antrenörü Bob Bowman birçok kez dile getirmiş: Michael Phelps’in bir Su Vücudu (Aquatic Body) varmış. Boyu 1.93 metreymiş. Bacakları kısa ama gövdesi iriymiş. Kol açıklığı tam 2.10 metreymiş. Elleri büyük, belli. Ayak numarası 48.5’muş. Böylece daha az ama daha etkili kulaç atabiliyormuş. Eklemleri çok esnekmiş (MKD: Ehler-Danlos sendromu varyantı?)… Bu sâyede yarış başlangıcında ya da dönüşlerden sonra o meşhur yunus yüzüşünü yapabiliyormuş ama en önemli üstünlüğü kardiyovasküler kapasitesiymiş. Kalbi vücuduna dakikada 30 litre kan pompalıyormuş, yâni normâl insanınkinden üç kat fazla (MKD: eğer hasta değilse, bu bahsedilen özellik sürmormâlite değil abnormâlite)! Vücudu çok az laktik asit salgılıyormuş (nasıl olur yâhu). Oksijenin yanmasından sonra kanda oluşan laktik asit oranı bir yarıştan sonra bile gramda 5 milimol çıkıyormuş (MKD: Dedim ya, eğer hasta değilse, bu bahsedilen özellik sürmormâlite değil abnormâlite). Bu, normâl bir yüzücünün ikide biri, hâttâ üçte biri düzeyindeymiş (aynen). Kısacası Phelps, rakiplerinden daha geç yoruluyormuş. Ama sudan çıkınca sorun başlıyormuş; çünkü esnek eklemleri nedeniyle sık sık düşüyormuş ve bu yüzden koşması bile yasakmış: MKD: Bunlar sürnormâllikten öte!

    BABA ROLÜNÜ ÜSTLENEN MONOMANYAK BİR ANTRENÖRÜ VARMIŞ
    Bob Bowman (43), son derece titiz, otoriter, çalışma delisi bir antrenörmüş. Her akşam 21.00’de yatıyor, sabah 4.30’da kalkıp 5.15’te havuza varıyor ve akşam 19.30’a kadar oradan çıkmıyormuş. Yüzme dünyasına girmeden önce klâsik müzik bestecisi olmak için uğraşmış. 10 yaşında piyano çalarak müziğe başlamış (geç bir yaş). Sonra buna keman ve trombonu eklemiş. Florida Üniversitesi’nde müzik eğitimi görürken yüzme takımında kulaç sallıyor, bir yandan da gelişim psikolojisi okuyormuş. 11 yılda yedi yerde yüzme antrenörlüğü yaptıktan sonra 1996’da Phelps’in çalıştığı NBAC’a geçmiş. 2004’te yıllık 80 bin Dolar maaş karşılığı Michigan Üniversitesi’ne baş antrenör olmuş. Ama bu görevi geçen Mayıs’ta bırakmış. Bıktırıcı antrenmanları ve sert tutumuyla tanınıyormuş. Hâlâ boş zamanlarında Bach, Beethoven ve Prokofiev çalmaya devam ediyormuş. En büyük hobisi yarış atlarymışı: Hâlen Maryland’da altı atı varmış. Çocukluğundan beri babasından ayrı yaşayan Michael için tam bir otoriter baba figürü teşkil ediyormuş.

    HAFTADA YEDİ GÜN ANTRENMAN YAPIYORMUŞ
    Micheal Phelps, 11 yaşından beri aynı antrenörle yâni Bob Bowman’la çalışıyormuş. 1996’da Bowman genç talebesinin ergenlik öncesi aerobik kapasitesini artırmak için yüklü bir antrenman programı yapmış. 1997 sonunda anne babasıyla konuşup “geleceğin olimpiyat şampiyonunu yetiştirebiliriz” demiş ve Michael’ın Amerikan futbolunu ve beyzbolu bırakmasını sağlamış. Ertesi yıl haftalık antrenman günlerine pazarı da dâhil etmiş. Artık Noel tatili dâhil, neredeyse 365 gün havuzdaymış ve haftada 80 kilometre yüzüyormuş. Ama 2000 yılına kadar havuz dışında hiç ağırlık çalışması yapmamış. 2004’ten sonra antrenman sayısı haftada altıya inmiş. Yılın üç haftasını, yine Bowman yönetiminde ve 10 takım arkadaşıyla Colorado Springs’te, ABG Olimpiyat Antrenman Merkezi’nde geçiriyormuş. 1.800 metre râkımlı merkezde 24 günde 70 antrenmana çıkıyormuş. Her gün, üçü havuzda biri havuz dışında dört antrenman seansı varmış. İlk antrenman bâzen sabah 4’te başlıyormuş.

    HER KULACI, HER SOLUĞU KAYDEDİLİYORMUŞ
    Böyle büyük bir şampiyonu yetiştirmek için elbette bilimden çok iyi faydalanmak lâzım olduğu için, antrenör Bowman, ABG’deki en nitelikli uzmanlarla işbirliği yapıyor ve şampiyon yüzücüsünü sürekli denetliyormuş. ABG Yüzme Federasyonu Bilim Direktörü Genadijus Sokolovas kendi geliştirdiği bir cihazla, yıl boyunca swim-power testi uyguluyormuş Phelps’e. Antrenman sırasında göğüs çevresine bir elektronik kuşak takılıyormuş. Bu kuşak saniyede 60 kez veri gönderiyormuş. Ayrıca, havuzun kenarındaki ve dibindeki iki kamerayla her hareketi kaydediliyormuş. Sonuçlara göre kollarının ve bacaklarının hareketini daha da mükemmelleştirmek için uğraşıyorlarmış.

    EN ÇOK PARA KAZANAN YÜZÜCÜYMÜŞ
    Dünyanın en çok kazanan yüzücüsüymüş. Bütün reklâm ve sponsorluk anlaşmalarından yılda 5 milyon Dolar kazandığı tahmin ediliyormuş. Çok sponsoru varmış ama en önemli anlaşmayı 2003’te mayo sponsoru Speedo’yla yapmış. Altı yıllık bu anlaşmaya göre Olimpiyat’ta yedi altın madalya kazanıp Mark Spitz’in 1972’deki rekorunu egale ederse 1 milyon Dolar ödül kazanacakmış (cepte bilin). 2004’te Çin şirketi Matsunichi’yle yaptığı dört yıllık anlaşmadan da 4 milyon dolar almış. 2004 Olimpiyatları’ndan sonra takım arkadaşlarıyla çıktığı Walt Disney’in “Swim With The Stars” turnesi kapsamında ABG’nin 15 şehrini gezmiş, gençlere yüzme öğretmiş. Bu turnenin biletleri 25 ve 100 dolardan satılmış. Tüm bu ticarî başarının arkasında 2001’den beri menajerliğini yapan Octagon firmasından Peter Carlisle’nin büyük katkısı varmış.


    kerem doksat


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nurları Okurken Ne Kadar Ağlarız.. Hiç Bu Kadar Ağladık mı?
    By seyyah_salih in forum Risale-i Nur'dan Vecize ve Anekdotlar
    Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 27.08.15, 11:41
  2. Biz sana layık birer talebe olamadık Üstadım…
    By gamze-i_dilruzum in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.04.13, 21:11
  3. Bir Kedi Kadar Olamadık ..
    By BiRDüNYaUMuT in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.10.12, 20:48
  4. Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 11.07.08, 17:50
  5. Cevaplar: 7
    Son Mesaj: 19.06.08, 19:25

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0