+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ergenekon, Rusya ve Kafkaslar

  1. #1
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart Ergenekon, Rusya ve Kafkaslar

    Kafkasya'da bir anda başlayan çatışmalarla Türkiye'de yürütülen "Ergenekon" operasyonu aynı tarihlere denk geldi. Operasyon, basit bir çete işi olmaktan çok, fiilî bir durum yaratarak askeri işin içine katmayı hedefleyen bir darbe teşebbüsünün akamete uğratılmasıdır.

    Bununla Gürcistan'da çatışmaların aynı tarihe denk gelmiş olması "tevafuk" olabilir, ama hiçbir şekilde "tesadüf" değildir. İsterseniz, neden tevafuk olduğunu anlamaya çalışalım:

    Hatırlanacağı üzere MGK eski Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, Türkiye'nin AB'ye bağımlı olmadığını, Rusya, İran ve çin gibi seçeneklere de sahip olduğunu söylemişti. "Ergenekoncu"ların bir bölümü, Türkiye'ye Şanghay İşbirliği örgütü'ne üye olmayı önerdiler.


    Aynı tarihlerde Genelkurmay Başkanı Amerika'da gezide iken Putin'in yaptığı bir konuşma Genelkurmay Başkanlığı internet sitesine konulmuştu. Operasyonlar başladığında Moskova tepki verdi, Aleksander Dugin'den ilginç tepkiler geldi. Belki hepsinden daha önemlisi, Jandarma İstihbarat Dairesi Başkanı emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün operasyonlardan kısa bir süre önce gittiği Rusya'dan bir daha geri dönmemesidir.

    Bütün bunlar, tabii ki resmî olarak devletin değil, ama devletin içinde ve dışında önemli sayılabilecek bir grubun Türkiye'yi Batı ekseninden çıkarıp, Rusya-İran-çin eksenine kaydırmak istediği yönünde güçlü bir kanaatin yayılmasına sebep oldu. Şimdi operasyonlar sürdükçe, Ergenekon adı verilen güçlü yapılanma içinde yer alanlardan bir bölümünün el altından ABD'deki neoconlara gülücük dağıtırken, bir bölümünün Rusya'ya eğilim duyduğu, bunlara "Avrasyacılar" dendiği ortaya çıkıyor.


    O zaman akla şu soru geliyor: Ergenekoncular, planladıkları darbe teşebbüsünü gerçekleştirip inisiyatifi ele geçirebilselerdi Türkiye'nin dış politika dümenini Batı'dan Doğu'ya, ABD ve AB'den Rusya ve çin'e doğru çevirebilirler miydi? İslamcılar, 19. yüzyılın son çeyreğinden beri İslam Birliği'ni savunur; Sol Kemalistler Baas tipi bir dış politika ve ona göre bir bölge tahayyülünden yanadırlar. İlk defa sol gelenekten gelen Kemalistler ve ulusalcılar Avrasyacı bir dış politikaya işaret ettiler.

    Bunun, Türkiye'nin NATO'ya girişinden bu yana bir ilk teşebbüs olduğunu göz önüne almak lazım. Tabii ki ABD bunu hoş görmez. ABD ve AB'nin bundan sonra askerî müdahalelere sıcak bakmadığı doğrudur, ancak bu seferki darbe teşebbüsü tümüyle "kontrol dışı" olduğu gibi, Batı'ya karşıdır da. Oysa, 27 Mayıs ihtilaliyle birlikte, askerî darbe yapanların yayınladıkları ilk bildiride, altını çizdikleri cümle şudur: "Türkiye Batı ittifakına bağlıdır, NATO üyesidir ve müttefik olarak görevlerini yerine getirmeye devam edecektir."

    Şimdi bunu burada noktalayıp, Kafkasya'daki gelişmelere bakalım: Rusya'nın Sovyetlerin çöküşünden sonra kademeli bir biçimde toparlandığını, ama aynı süre içinde ABD tarafından yakın muhasara altına alındığını söyleyebiliriz. ABD, İran'ı dize getirmek, enerji kaynaklarını ve Avrasya'nın geniş coğrafyasını denetim altına alabilmek için Rusya ve çin'in önüne setler çekmeye çalışmaktadır. Balkanlarda artan gücü, çeklerle konuştuğu radar sistemleri, Rusya'nın dibine yerleştirmeye çalıştığı füzeler ve Ukrayna ile Gürcistan'ı NATO'ya alma çalışmaları bu çerçevede ele alınabilir. İngilizceyi Amerikan aksanıyla seri bir biçimde konuşan Saakaşvili'nin başında bulunduğu Gürcistan, adeta Rusya'ya meydan okumakta, Batı'nın askerî garnizonu rolü oynayabileceğini ima etmektedir.


    Kabul etmek lazım ki, Rusya adeta köşeye kıstırılmak istenmektedir. Türkiye'de de ona en azından sempatiyle bakan bir darbe teşebbüsü ortaya çıkarılmış bulunmaktadır. Rusya, bir süre daha bekleyebilirdi; ancak Saakaşvili'nin Güney Osetya'ya karşı başlattığı harekâtı suskunlukla karşılaması mümkün değildi. Bütün bunlar bir araya getirildiğinde, Ergenekon'un iç boyutu yanında, bir dış boyutu da olduğunu gösteriyor ve bu da Kafkasya'daki gelişmelerden büsbütün kopuk değildir. Böyle ise eğer, bu operasyonlara ABD'nin pek hayırhah baktığı söylenebilir.

    ALİ BULAÇ

  2. #2
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart Bakü'de Üslenip Türkiye'de İktidar Hesabı Yapanlar Var!, Bakü Niçin Ergenekoncular Ve

    Türkiye ile Azerbaycan arasında şimdiye kadar hiç olmadığı ölçüde bir krizin varlığı gerçek mi yoksa bir pazarlama mı?

    Türk-Ermeni ilişkilerindeki seyir, yakınlaşma, sınır kapılarının açılması tartışması, Türkiye'deki "Ermeni Lobisi"nin etkileri, Türkiye'nin "yakın çevre"sine ilişkin sorunları sıfırlama stratejisi, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin bundan sonraki seyri, 24 Kasım'a yönelik caydırıcı çabalar, Kafkaslar'daki jeopolitik satranç, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin hükümetleri aşan boyutu gibi bir çok başlık altında tartışılması gereken konu hakkında birkaç paragrafta söylenebilecekler elbette yeterli olmayacak.

    Ancak bütün bunların ötesinde bugünlerde "olağan" olmayan bir görüntünün varlığı gerçek. Aslında aylardır varolan, giderek yükselen, bazı çevreler tarafından sabote edilen, Türkiye karşıtı bir kampanyaya dönüştürülmek istenen, Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasını Azerbaycan'ı karşıtmış gibi gösterme eğiliminin hissedildiği, gelişmeleri kendi niteliğinden koparıp başka bir tabloya dönüştüren adeta bir kampanya var.

    ABD Başkanı Barack Obama'nın Türkiye ziyareti sırasında zirveye çıkan, Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev'in İstanbul'daki Medeniyetler Zirvesi'ne katılmayı reddetmesiyle kendini gösteren her yönüyle Türkiye için son derece kritik önem arzeden bir süreç.

    Bütün bunlar bilgi kirliği ve yanlış anlamalarla da birleştirilince Ankara-Bakü arasındaki ilişkilerde bir nevi kırılma görüntüsü veriyor.
    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, bütün tartışmalara nokta koyarcasına; "Karabağ'da çözüm olmazsa kapı açılmaz" sözü bile sert rüzgarları dindirmeye yetmedi. Oysa bu söz, Türkiye'nin "değiştirilmesi çok zor" stratejilerinden birinin altını çiziyordu. Daha kısa cümlelerle tartışalım:

    1- Ermenistan'la yakınlaşma, öncelikle Türkiye'nin yakın çevresindeki krizleri sıfırlama politikasının bir sonucu. Ankara; Ermenistan'la yakınlaşma konusunda, dar anlamda ve kısa vadeli çıkarlarla hareket edecek bir ülke değil, buna da ihtiyacı yok. Bütün komşularıyla çok iyi ilişkiler geliştiren Türkiye'nin önünde çözülmemiş tek ilişki olarak Ermenistan var.

    2- Ermeni meselesi ve soykırım konusu Türkiye'nin Osmanlı'dan bugüne üstesinden gelemediği, Türkiye'nin bölgesel ve uluslar arası konumunu belirleme gücüne sahip, daraltıcı, mahkum ettirici, bölgesel ve uluslararası hesaplarını boşa çıkarıcı bir sorun.

    Çözümü çok zor, sancılı ama Türkiye'yi rehin alan bir sorun. "Komşularla iyi geçinme" projesinin çok ötesinde bütün dünyayı Türkiye'nin karşısına diken yaşamsal bir sorun. Elbette kolay çözüm beklenmiyor. Ama bu şekilde kalması Türkiye'ye uzun vadede ağır bedeller ödetmeye devam edecek. Türkiye'nin, bu sorunu çözmeden 21. Yüzyıl'a dönük pozisyon belirlemesi neredeyse imkansız. Bir yerden başlanması gerekiyor.

    3- ABD ve Avrupa'nın, Türkiye'nin Kafkaslar'da beraber hareket ettiği Batı cephesinin Güney Kafkaslar'a yönelik en büyük projesi, Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan gibi bölgenin üç ülkesini Rusya'nın etki alanından çıkarmak. Bu projenin başarılı olamadığı tek ülke Ermenistan. Türkiye-Ermenistan yakınlaşması bir Batılı proje olarak da önümüzde duruyor.

    Bu süreç, Kafkaslar'daki güç mücadelesinin, jeopolitik restleşmenin de bir sonucu. Bu yüzden Ermenistan'ın Batı klübüne entegre olması için Türkiye'yi adım atma konusunda baskılar devam edecek.

    4- Ancak Azerbaycan bu eksenin en önemli ülkesi. Hem kaynakları itibariyle hem de Hazar çevresine yönelik stratejik hesaplar nedeniyle Bu yüzden ne Türkiye ne ABD ne de Avrupa, Bakü'yü rahatsız edecek bir girişimde bulunamaz.

    Bakü'yü Rusya'ya yönlendirmek demek Batı'nın bu bölgedeki bütün hesaplarının çökmesi demektir. Bu yüzden İlham Aliyev yönetimi, Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına karşı bu "kart"ı hissettiriyor. Ancak bunu hiçbir zaman yapmayacaktır. Azerbaycan yönetiminin böyle bir lüksü olduğunu sanmıyorum.

    5- Rusya-Azerbaycan arasında Karabağ dışında bazı bölgelerin iadesi konusunda görüşmeler söz konusu. İlginçtir, bir süre önce Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Ermeni meslektaşıyla aynı konuları görüşüyordu. İlk etapta altı kasabanın iadesi konusunda ciddi ilerlememe kaydedildi ve Babacan Bakü'ye giderek durumu aktardı.

    6- Ankara-Bakü arasında kriz değil, bir iletişim sorunu var. Türkiye Erivan'la yakınlaşmayı Karabağ'da çözüm arayışı ile paralel tutuyor. Sadece 24 Kasım'da ABD yönetiminin "soykırım" açıklaması ihtimaline karşı süreç hızlandırıldı. Ancak Türkiye'nin Azerbaycan'la ilişkilere ve Güney Kafkaslar'a bakışında hiçbir politik değişim söz konusu değil. Süreç, Ermenistan'ın Karabağ dışındaki topraklardan çekilmesiyle son bulacaktır. Karabağ konusunda ise özel bir çalışma başlatılacaktır.

    7- Öyleyse sorun ne? Asıl önemli olan burası işte. Burada iki gerçek var. Krizin asıl sebebi bu iki gerçek. Birincisi Kafkaslar'daki jeopolitik restleşme. Türkiye ve Batı ile Rusya arasındaki güç mücadelesi. Ermenistan'ın Batı eksenine kayması Rusya için bütün Güney Kafkaslar'ın kaybı anlamına geliyor. Bunun sonuçları da Moskova için yıkıcı olacaktır.

    Bu yıkıcı etki Kafkaslar'ın çok ötesinde sonuçlara yol açacaktır. Bu yüzden, Batı'nın Ermeni restine Rusya Azerbaycan üzerindeki nüfuzu ile karşılık veriyor. Bakü yönetimi ve Azeri halkı bu dönemde son derece duyarlı olmak zorunda.

    İkinci gerçek ise trajik bir durum. Bazı çevreler bu durumu Türkiye'nin iç politik tartışmalarıyla ele alıyor. AK Parti iktidarına karşı Azerbaycan üzerinden bir operasyon yürütülüyor. Bu çevrelerin dar iç politik hesaplarıyla Türkiye ve Azerbaycan halkı birbirine karşı kışkırtılıyor.

    Bence bu konu üzerinde ısrarla durmakta fayda var. Özellikle hükümetin, Türkiye'de iktidar hesabı yapanların böylesine hassas bir konuyu istismar eden çevreleri, Azerbaycan'ı Türkiye'ye karşı kışkırtanları iyi izlemesi gerekiyor. Bu çevreler yaptıklarıyla hükümete değil Türkiye'nin çıkarlarına, Türkiye'nin Türk dünyası ile ilişkilerine çok ağır darbe vuruyorlar.

    Azeri topraklarından Türkiye'deki iç politikaya ciddi bir saldırı söz konusu. Bu saldırı sadece Türkiye'ye değil Azerbaycan'a da büyük darbe vuracak. Saldırıyı yapanlar Ermeni meselesi gibi hassas bir konu üzerinden, yanlış anlaşılma ihtimali çok yüksek bir konu üzerinden, duygusal bir konu üzerinden hareket ediyor.

    Bu çevreler milliyetçi görünüm altında bu ülkeye büyük bir kötülük yapıyor. İçeride darbe dahil her türlü entrika ile iktidar hesabı yapanlar artık Azerbaycan'ı mı üs olarak kullanıyor!

    Kimsenin endişesi olmasın. Türkiye hiçbir zaman Azerbaycan'ı yok sayarak bir girişimde bulunmayacak. Ne Azerbaycan Rusya eksenine kayacak ne ilişkiler Özbekistan gibi olacak. Sadece biraz sabır. Azerbaycan'da kamuoyu oluşturup Türkiye'de iktidar hesapları yapanlara dikkat!

    İbrahim Karagül

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Rusya'da Risale-i Nur'un İntişarı
    By SeRDeNGeCTi in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 04.08.08, 14:30
  2. Rusya´da Nurculuk Yasaklandı
    By leylanur in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 25.04.08, 23:50
  3. Rusya'dan Kurtulma
    By Fehim in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 12
    Son Mesaj: 08.02.08, 23:50
  4. Rusya Nur Talebeleri
    By KTMİR in forum Bediüzzaman ve Risale-i Nur Çalışmaları
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 01.05.07, 08:11
  5. Rusya'da Harem-Selamlık
    By Ebu Hasan in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 31.03.07, 17:26

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0