+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 15

Konu: Başbakan, Risâle-i Nur Okur mu?

  1. #1
    Vefakar Üye AsYaX - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Bulunduğu yer
    Manisa-Yozgat
    Yaş
    26
    Mesajlar
    477

    Standart Başbakan, Risâle-i Nur Okur mu?

    Ahmet DURSUN
    Başbakan, Risâle-i Nur okur mu?




    Türkiye’nin bir çok alanda içinde bulunduğu bunalımlı halden nasıl çıkacağı pek çok akl-ı selimin kafa yorduğu bir sorudur. Meselâ Mehmet Altan, “Başbakan KOB Okur mu?” diye sorarak KOB’u bir çıkış yolu olarak önermektedir.

    KOB (Katılım Ortaklığı Belgesi), Türkiye’nin 2003 yılında imzaladığı, Türkiye’yi siyasî, ekonomik ve sosyo-kültürel… bir çok alanda AB standartlarına ulaştırmayı hedefleyen ve bu alanlarla ilgili reform düzeyinde değişiklikleri amaçlayan bir belgedir. Bu anlaşmayla bize sunulan listenin gereklerini yerine getirmek, elbette ki bir kurtuluş reçetesi olabilir. Üzücü olan taraflardan birisi, 1000 yıllık bir imparatorluk geleneğinin bakiyesi üzerinde kurulan bir Cumhuriyet’in kendi içindeki değerleri dışlayarak henüz bir asır dolmadan kurtuluş reçeteleri ithal eder hale gelmesidir. Durumumuz “Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler” diyen şairin tarif ettiği gaflet halinden başka bir şey değildir.
    Bu ülkenin sözümona aydınları ve bu ülkeyi yönlendirebilme gücünü kendinde bulanlar bir yana; bu ülkenin yönetimine talip olanlara ve bilhassa Başbakan’a şu soruyu sormak gerekir: Başbakan Risâle-i Nur okur mu? Başbakan’ın derinlemesine bir inceleme, araştırma ve tahlil olmasa da Risâle-i Nurları bilen; ama siyasal İslâm yaftası uğruna bunu görmezden gelen bir gelenekten geldiğini biliyoruz. Bu görmezden gelme ve umursamama ülkemizin kaotik durumunu kronikleştirmekten başka, ne yazık ki, bir işe de yaramamıştır.

    Ciddî olarak Risâle-i Nurları inceleyenler, Said Nursî’nin yüzyılları içine alacak bir tarzda, Türkiye’nin ve İslâm âleminin kronikleşmiş problemlerine getirdiği çözüm tekliflerini hemen fark edecekler ve Bediüzzaman’ın yaklaşımının, Türkiye’nin içinde yer almaya çalıştığı Kopenhag Kriterleri’ni bile gölgede bırakacak düzeyde olduğunu hemen söyleyivereceklerdir. Sadece bir kaçına örnek verelim.

    1- Kürt Meselesi: Bediüzzaman’ın bölgenin problemlerine dikkat çekmek ve bölgede kalıcı çözümler üretmek üzere İstanbul’a gelişinin üzerinden tam bir asır geçmiştir. Henüz kalıcı çözümlere ulaşılamaması, meselenin derinliğiyle birlikte Bediüzzaman tecrübesinden yararlanamadığımızı da göstermektedir. Bediüzzaman’ın “İslâmiyet milliyeti”ni vurgulayarak etnik tartışmaların önünü tıkaması, dinin birleştirici rolünü vurgulayarak farklı eğilimlerin ve yapıların bir arada kardeşçe yaşayabileceğine işaret etmesi, eğitimle ilgili projeler sunarak meselenin özüne eğilmesi; bundan başka dinî, tarihî, sosyo-kültürel ve sosyo-psikolojik gerçekliklere dayanan bir dizi çözümler üretmesi dikkat çekicidir. Bediüzzaman’ın fikirlerini içinde barındırmayan ve bu tecrübeyi göz önünde bulundurmayan tartışmaların sağlıklı ve kalıcı bir çözümü ortaya koyması oldukça zordur.

    2- Laiklik: Bediüzzaman’ın tanımı ve bu konuda getirdiği teklif; dinsizlik olarak algılanan Fransız tipi katı bir laik(çi)lik anlayışından uzaktır ve çağdaş ülkelerce benimsenmiş olan bir anlayışın ipuçlarını sunmaktadır. Bediüzzaman laikliği belli bir kesimin imtiyazına yol açacak kadar dar kalıplar içinde tanımlamamış, bu yolla toplumun “biz ve ötekiler” şeklinde kutuplaşmasına yol açacak bir modellemeden de uzak durmuştur. Bediüzzaman’ın laiklik tanımlaması “dinsizlik” de değildir. Onun laiklik vurgusunun temelinde din-vicdan ve fikir hürriyeti vardır. Onun bu prensibi dinsizlere ve dindarlara eşit mesafede olmayı gerektirmektedir.

    3- Milliyetçilik: Bediüzzaman, Kur’ânî bir yaklaşımla milliyeti reddetmez; ancak ötekileştirici, dışlayıcı ve bir diğerini küçümseyici bir anlayıştan da uzak durarak çatışmayı ve bölünmeyi netice verecek bir ırkçılık anlayışından uzak durur. Bediüzzaman’ın “müsbet milliyet” dediği anlayış; dayanışmaya, yardımlaşmaya ve kendi milletinin iyi yönlerini ortaya çıkartıp bunları yüceltmeye yönelik bir anlayışa matuftur.

    4- Demokrasi: Cumhuriyeti ve demokrasiyi küfür rejimi kabul edenlerle İslâm’ı demokrasiye lâyık görmeyenlerin fikren çatıştığı dönemlerde Bediüzzaman, demokratikleşmeye dinî kaynaklardan deliller getirip demokrasiye din adına sahip çıkmakta ve bu olgunun temelini hürriyet, din ve vicdan hürriyeti, millet hâkimiyeti ve eşitlik gibi kavramlarla pekiştirmektedir. Bediüzzaman, hoşgörü, fikre ve inançlara saygı, farklılıkları kabullenme, farklılıklarla bir arada yaşayabilmeyi öğrenme olarak da tanımlayabileceğimiz özgürlükçü çağdaş demokrasinin ipuçlarını bize sunmaya bir asır öncesinden başlamıştır.

    5- Velev ki: Bediüzzaman olayları değil fikirleri tartışır. “Velev ki”ler yerine kalıcı çözümler üretir ve bunun haklı mücadelesini hukukî çerçevede yapar. Bediüzzaman’ın yukarıdaki meselelerden başka anayasa, insan hakları, azınlıklar, hukuk-adalet ve sosyo-ekonomik meselelerde karşılaşılan problemlere koyduğu teşhisleri ve çözüm adına bunlara getirdiği açılımları KOB ile bir karşılaştırınız bakalım, ne göreceksiniz? Bir “kurtuluş reçetesi” olarak benim gördüğüm; bugün reformlar için AB’ye sözler veren Türkiye’nin KOB’dan önce Risâle-i Nurlara çok daha fazla ihtiyacı olduğudur.

    12.08.2008

    E-Posta: adursun@yeniasya.com.tr

    Benim kalbim ısrarla cennet kuşatmasında hala, ruhum bedeni terke maruz sevap artı günahlarla!..

  2. #2
    Ehil Üye Müellif-e - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    Zindan-ı dünya'da bir garib yolcu
    Mesajlar
    4.073

    Standart

    Paylaşımın için teşekkürler büyük ruhlu küçük kardaşım benim..

  3. #3
    Yasaklı Üye halenur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Mesajlar
    2.932

    Standart

    Allah razi olsun...

  4. #4
    Ehil Üye slim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Bulunduğu yer
    kayıp şehir
    Mesajlar
    1.184

    Standart

    Türkiye Cumhuriyeti, iki şey üzerine bina edilmiştir. milliyetçilik ve laiklik. diğer ilkeler bu ikisine bağlıdır. ani bunlar için, diğerlerinden gerekirse vazgeçilebilir. -ki birz da öyle oluyor.- üstadın çözüm önerileri mevcut paradigmaya uymuyor. önerileri yerine getirmek demek, bu devletin kodlarıyla oynamak demek..

    sükût gibi münzevî, çığlık gibi hür

    *

    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim

    Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,

    Adam aldırma da git, diyemem aldırırım

    Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.


  5. #5
    Biz
    Biz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
    Yasaklı Üye Biz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    1.668

    Standart

    "Size katiyen ve çok emarelerle ve kat i kanaatimle beyan ediyorum ki,

    gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükumet, alem-i İslama ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibrazıyla gösterecektir."
    Said Nursi

  6. #6
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı Biz Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    "Size katiyen ve çok emarelerle ve kat i kanaatimle beyan ediyorum ki,

    gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükumet, alem-i İslama ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibrazıyla gösterecektir."
    Said Nursi
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

  7. #7
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901

    Standart

    Bundan birkaç ay önce, Başbakan'ın bir danışmayıyla görüşmüştüm. Kendisi Nur Talebesi. Başbakanın bazı yerlerdeki konuşmalarını hazırlıyor. Sanırım, 1,5-2 yıl önce, Erdoğan'ın Güneydoğu Anadolu ziyaretinde, oradaki nur talebeleri Bediüzzaman'ın Kürt sorununa bakış açısıyla ilgili fikirlerini kendisine aktarmışlar. Erdoğan'ın çok hoşuna gitmiş ve Ankara'ya döndüğünde bahsettiğim danışmanından, Bediüzzaman'ın Kürt sorununa yaklaşımıyla ilgili bir rapor hazırlamasını söylemiş. O da, Erdoğan daha önce Risale-i Nur okumadığı için üslubuna uzak olduğunu, bu nedenle Risale-i Nur'daki pasajları sadeleştirerek bir rapor hazırladıklarını söylemişti. Bundan sonra ne oldu-bitti bilgim yok.
    Bu tür konularda Risale-i Nur'un ve Bediüzzaman'ın fikirlerinin bu şekilde öneminin anlaşılmış olması, sevindirici bir durum. İnşallah siyasilerin gündemine daha çok girer de, verdikleri kararlarda ve içine düştükleri siyasi krizlerde bir dayanak noktası olarak Risale-i Nur'a sarılırlar. Çünkü Risale-i Nur'a herkes muhtaç...
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




  8. #8
    Pürheves ışık abla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    trabzon
    Mesajlar
    186

    Standart

    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bundan birkaç ay önce, Başbakan'ın bir danışmayıyla görüşmüştüm. Kendisi Nur Talebesi. Başbakanın bazı yerlerdeki konuşmalarını hazırlıyor. Sanırım, 1,5-2 yıl önce, Erdoğan'ın Güneydoğu Anadolu ziyaretinde, oradaki nur talebeleri Bediüzzaman'ın Kürt sorununa bakış açısıyla ilgili fikirlerini kendisine aktarmışlar. Erdoğan'ın çok hoşuna gitmiş ve Ankara'ya döndüğünde bahsettiğim danışmanından, Bediüzzaman'ın Kürt sorununa yaklaşımıyla ilgili bir rapor hazırlamasını söylemiş. O da, Erdoğan daha önce Risale-i Nur okumadığı için üslubuna uzak olduğunu, bu nedenle Risale-i Nur'daki pasajları sadeleştirerek bir rapor hazırladıklarını söylemişti. Bundan sonra ne oldu-bitti bilgim yok.
    Bu tür konularda Risale-i Nur'un ve Bediüzzaman'ın fikirlerinin bu şekilde öneminin anlaşılmış olması, sevindirici bir durum. İnşallah siyasilerin gündemine daha çok girer de, verdikleri kararlarda ve içine düştükleri siyasi krizlerde bir dayanak noktası olarak Risale-i Nur'a sarılırlar. Çünkü Risale-i Nur'a herkes muhtaç...
    Rabbim razı olsun inş. paylaştığınız için..Gerçekten sevindirici bir olay...
    Rabbim herkesin Risale-i Nur'u anlayabilmesi ve anlatabilmesini ve her an hayatımıza yansıtabilmemizi nasip eylesin inş.


    ''Allahım Sen'i bulan neyi yitirir,Sen'i yitiren neyi bulur?''

  9. #9
    Pürheves ışık abla - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    trabzon
    Mesajlar
    186

    Standart

    [quote=Biz;213396]"Size katiyen ve çok emarelerle ve kat i kanaatimle beyan ediyorum ki,

    gelecek yakın bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükumet, alem-i İslama ve dünyaya karşı gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibrazıyla gösterecektir."
    Said Nursi [/quot


    Allah'ın(c.c) inayet ve keremi ile inş.


    ''Allahım Sen'i bulan neyi yitirir,Sen'i yitiren neyi bulur?''

  10. #10
    Ehil Üye osmanoğlu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Uşak
    Mesajlar
    1.856

    Standart

    Alıntı SeRDeNGeCTi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Erdoğan daha önce Risale-i Nur okumadığı için ...
    Ehl-i dünya bir gazetecinin gazetesindeki köşesinde "Ne zaman adam oluruz?" diye bir bölüm var. Oraya kendine göre güzel olan ifadeler yazıyor her gün.
    Serdengeçti kardeşimizin girdiği yazıda yukarıdaki cümleyi okuyunca aklıma adı geçen yazarın söz konusu sorusu geldi:
    Sual: "Ne zaman adam oluruz?"
    El-cevap: Bu memleketin Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Yargı mensupları, Münevverleri, Gazetecileri, Askerleri, Sivilleri, Din Adamları v.s. v.s...
    Bu memlekette söz sahibi olan, oy sahibi olan, mesûliyet hissi olan herkes Risale-i Nurlar'ı okuduğu ve hayatına aksettirdikleri zaman Biz Adam Oluruuuz!!!
    "Ey Rabbimiz! Biz indirdiğin kitaba inandık ve peygambere uyduk. Sen de bizi, Senin birliğine ve peygamberinin doğruluğuna şahitlik edenlerle beraber yaz." Âl-i İmrân Sûresi: 3:53.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Nur talebesi risale-i nurdan başka eser okur mu?
    By gumus in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04.04.09, 11:05
  2. Okur musunuz??
    By hüsnüniyyet in forum Risale-i Nur'u Yeni Tanıyanlara
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj: 21.01.09, 15:28
  3. Risale-i nur talebeleri başka kitap okur mu?
    By Barla in forum Risale-i Nur Talebeliği
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 12.10.08, 22:59
  4. Okur Musunuz???
    By düğüm in forum Klip, Video, Film ve Animasyon
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 09.09.08, 02:38
  5. Okur musunuz?
    By Meyvenin Zeyli in forum Şiirler
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj: 05.09.07, 11:19

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0