+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 13

Konu: YAŞ Mağdurları ve Ergenekon

  1. #1
    Vefakar Üye Alâ Nur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    421

    Standart YAŞ Mağdurları ve Ergenekon

    Vaziyete bak...
    Yüksek Askeri Şura’nın “yargısız infazlarına” imza atan veya katkıda bulunanlardan bir bölümü “terör örgütü kurmak ve yönetmek” iddiasıyla...
    Cezaevinde!..
    Yıllar yılı hizmet verdiğiniz ordunuzdan atılmanıza sebep olanların;
    “terör örgütü kurmak ve yönetmekten” hapsi boyladıklarını görseniz...
    Neler hissedersiniz?..
    Ve neler dersiniz!..
    Vaziyeti;
    “Etme bulma dünyası!..”
    Ya da...
    “Mazlumun âhı devirir şâhı!..” gibi özdeyişlerle dile getirmek mümkün...
    Şöyle diyenler de çıkabilir:

    “Ben ne yaptım?..
    -Terör örgütü mü kurdum?..
    -Terör örgütü mü yönettim?..
    -Sağa sola bomba mı attım?..
    -Devletin gizli belgelerini mi çaldım?!..
    -Ordunun düzenini bozmaya mı teşebbüs ettim?!..
    -Askerleri üstlerine itaatsizliğe mi teşvik ettim?!..”
    -
    O duygu yoğunluğu içinde bunlar söylenebilir...
    Lâkin;
    Başlığı yine “YAŞ Mağdurları ve Ergenekon” olan dünkü yazım üzerine ziyaretime gelen, arayan “YAŞ mağdurlarına” bakıyorum da...
    Bambaşka adamlar!..
    Bir seviyorlar ki, -eski- silah arkadaşlarını...
    Müthiş!..
    İki dakikada bir;

    “Bazı ordu mensupları yanlış yapmış olabilir.
    Bunları Ordu’muza mal etmemek gerekir” gibi cümleler kurmaları bir yana...
    Şu dediklerine şapka çıkartmalı:
    “Bu gün Ergenekonculuktan yargılanmakta olanların, zamanında bizlere bin türlü zulmü reva gördükleri doğrudur. Ancak bizler, onlar böyle yaptı diye başlarına en kötüsünün gelmesini dileyecek değiliz!.. Umarız haklarındaki suçlamalardan beraat edip, aramıza dönerler!..”
    “NELER YAŞADIK?!..”
    Misafir ettiğimiz YAŞ mağdurlarının anlattıklarını dinlediğinizde ağzınız açık kalıyor...

    Şeriatçı olup olmadığının tespiti için “yalan makinesine bağlandığını” söyleyenleri mi istersiniz...
    “Namaz kılma eylemi”nden dolayı;
    “Biz dinci asker istemiyoruz. Biz Kemalist asker istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz” hücumlarına maruz kaldıklarını...
    Ve hücreye atıldıklarını dile getirenleri mi?..
    Bunların ne kadarı doğrudur, ne kadarı abartıdır...
    Bilmemiz mümkün değil...
    Lâkin;

    Bu zulümleri yapmakla suçladıklarından bazılarının, “Terör örgütü kurmak ve yönetmek”, “devletin güvenliğine ilişkin belgeleri aşırmak”, “Askeri itaatsizliğe teşvik etmek”, “Yüksek yargı mensuplarını katlettirmek” gibi “iddialarla” karşı karşıya bulunduklarını düşündüğünüzde...
    Endişeleriniz artıyor haliyle!..
    Efendim;
    Uzatmadan sonuca geleyim...
    Aklın yolu bir:
    Yüksek Askeri Şura kararıyla Ordu’dan uzaklaştırılanlar, “askeri mahkemelerde” yargılansınlar...
    Gerçekten de, “disiplinsizlik” yapmışlarsa...
    Ordumuzun “işleyişine” çomak sokmuşlarsa...
    Suça bulaşmışlarsa...

    Hak ettikleri cezalara çarptırılsınlar!..
    Tuhaf değil mi;?
    Terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasından dolayı cezaevinde bulunanlar “yargılanma” imkânına sahipken;
    Haklarında tek bir dâvâ bile açılmamış olanlar “yargılanmaksızın mahkûm ediliyorlar!..”
    Bu tuhaflığın giderilebilmesi; “YAŞ mağdurları için de yargı yolunun açılmasına” bağlı...
    Bunun başka yolu mu var:
    Ya, mahkûmiyet...
    Ya, iade-i itibar!..

    serdar arseven

  2. #2
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Vehbi HORASANLI

    Bahriyede 4. intihar ve delillerin karartılması



    Ajanslara düşen haberlere göre; Ergenekon soruşturması kapsamında Poyrazköy’de ele geçirilen mühimmatla ilgili gözaltına alınıp tutuklanan, itiraz üzerine serbest bırakıldıktan sonra hakkında yakalama emri çıkartılan Deniz Yarbay Ali Tatar, yakalama emrine ilişkin tebligatı aldıktan sonra evinde intihar etti.

    Alınan bilgiye göre, 7 Aralıkta Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’nde, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Tatar, avukatlarının itirazı üzerine 3 gün önce serbest bırakıldı. Savcılığın talebi üzerine hakkında yeniden yakalama emri çıkarılan Tatar’a, hakkında verilmiş mahkeme kararı, Üsküdar Beylerbeyi’ndeki Astsubay Hazırlama Okulu tesislerindeki lojmanında önceki gün tebliğ edildi. Tebligatın ardından Tatar, evinde silâhıyla başına bir el ateş ederek intihar etti.

    Tatar için dün Karacaahmet Cemevi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törenin ardından Tatar’ın naaşı, toprağa verilmek üzere Ankara’ya götürüldü.

    Bu olay son birkaç ayda meydana gelen 4. intihar olayı ve ilginçtir hepsi de Deniz Kuvvetleri mensubu subaylar. Şimdi G. Kurmay Başkanı’nın neden Trabzon’da ve bir savaş gemisinde beyanat verdiği daha iyi anlaşılıyor. Mesajı dolaylı yoldan vermesine karşılık her şeyi gayet açık bir şekilde ifade ediyor.

    Tarih tekerrür ediyor. Bundan yaklaşık 85 yıl önce benzer olaylarla karşılaşmıştık. Şiddetli bir muhalefet lideri ve aynı zamanda bir Bahriye subayı olan Trabzon Mebusu Ali Şükrü Bey, Topal Osman çetesi tarafından öldürülmüştü.

    Bu cinayetin azmettiricisi olarak suçlanan bazı insanlar çarçabuk hareket ederek Topal Osman’ı öldürmek istemiş, bu sayede delilleri karatma imkânına kavuşmuşlardı.

    Topal Osman adamları vasıtası ile, korumuş olduğu kişilerin kendi ölüm fermanını imzaladıklarını haber alınca derhal saldırıya geçmiş, fakat amacına ulaşamamıştı. Sonunda başı gövdesinden ayrılmak suretiyle öldürüldü. Yani sağ kalma ihtimali olmaması için bu çareye başvuruldu.

    Sonunda hem bir muhalif liderden, hem de birçok cinayete karışmış ve sonradan başa belâ olacak bir kişiden kurtulmuşlardı.

    Şimdi de benzer senaryolarla karşı karşıyayız. 85 yıl önceki Türkiye ile şimdiki ülkemiz arasında çok fazla bir fark olduğu söylenebilir mi?

    Zira hâlâ darbe peşinde koşan ve buna teşebbüs eden cuntacılar serbestçe dolaşabiliyorlar. Bu insanların, haklarında suçlamalara neden olacak delilleri ortadan kaldırmak için çaba sarf etmeleri gayet doğaldır. Ne de olsa örnek aldıkları insanların yöntemlerini kullanıyorlar. “Amaca ulaşmak için her yol mubahtır” diyen Marksist ve faşistler gözünü kırpmadan adam da öldürebilirler. Bunun örneği çoktur.

    Lâkin onların bu dehşetli planlarını gördüğü halde engel olmayanlar, hatta “Ucu bana da bulaşabilir” endişesi ile delillerin karartılmasına neden olanlar bence daha büyük bir suç işliyorlar. Bir deniz albayının, hakkındaki vahim iddialara rağmen korunması, utanç verici bir durumdur.

    Elbette buna engel olamayan yürütmenin başı, yani icracı makamı işgal eden Başbakan da büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Mazeretler üreterek bu büyük suçlardan kendisini kurtaramaz.

    Bahriyemiz ne yazık ki büyük bir dindar insan kıyımına maruz kaldı. İşin acı tarafı bu zulmü işleyenler arasında yıllarca dini siyasete âlet eden insanlar var. Ordudan ve özellikle Deniz Kuvvetlerinden binlerce subay atıldı. Bir tanesi de bendenizdir.

    Elime tutuşturdukları kâğıtta, yani askeriyeden atıldığımı gösteren belgede, başbakan olarak Erbakan’ın da imzası var. İbret olsun diye saklıyorum.

    Şimdiki Başbakan Erdoğan da tarihten hiçbir ders çıkarmamış gibi aynı yanlışı yapmaya devam ediyor. Bir kanun maddesi ile bu zulmü durdurmak imkânı varken hiçbir işe yaramayan ve sadece “Ben âciz birisiyim” anlamına gelen “şerh koyma” ayıbına imza atıyor.

    Önceki siyasetçiler “ne yapayım bana engel olanlar var” diyerek suçlarına kılıf uydurabiliyorlardı. Lâkin şimdiki iktidarın hiçbir mazereti yoktur. ABD, Avrupa arkasında, medya çok farklı bir yapıya gelmiş durumda, Cumhurbaşkanı engen çıkarmıyor, Mecliste tek başına iktidar, muhalefet liderleri beceriksiz.

    Kısaca tarihimizde görülmedik bir şekilde her türlü olumlu imkân var.

    Fakat o da ne!

    Başbakan çaresiz bir vaziyette zulme ortak olduğu yetmiyormuş gibi üstelik asker ağzı ile konuşuyor.

    Savunma bakanı, generalleri savunma bakanı olmuş. Fesübhanallah…

    Bu yapılanlar elbette unutulmayacak. Elbette bir gün bunların hesabı sorulacak. Bu dünyada olmasa bile haşirde çetin bir sorgulama var.

    Yapılan haksızlıkları gördükçe içimde bir sızlama hissediyorum. Fakat beni daha fazla üzen, siyasetçilerin umursamaz tavırları ve pişkince hareket etmeleri. Kahredici bu durumdan kurtulmanın sadece bir yolu var, o da hesap gününe olan imanım.

    Eğer ahirete inancım olmasa vicdanım çok daha fazla sızlayacaktı. Rabbime bana imanlı bir şekilde yaşamak lütfunu verdiği için sonsuz şükrediyorum…

    Yeni Asya
    22.12.2009





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  3. #3
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Bu gün gazete baskısı gecikti Şahide abla..

  4. #4
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı YıldızMisal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bu gün gazete baskısı gecikti Şahide abla..
    Bugün ders baskısı vardı, onu ancak yetiştirdik Yıldız bacım..





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  5. #5
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bugün ders baskısı vardı, onu ancak yetiştirdik Yıldız bacım..
    Küheylana durmak yok desem yanlış anlaşılmam inşaAllah..

  6. #6
    Ehil Üye Şahide - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    9.198

    Standart

    Alıntı YıldızMisal Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Küheylana durmak yok desem yanlış anlaşılmam inşaAllah..
    Ölene kadar inşaallah..





    Şudur cihanda benim en beğendiğim meslek
    Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek!

    Mehmed Akif Ersoy


  7. #7
    Ehil Üye YıldızMisal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    2.694

    Standart

    Alıntı Şahide Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ölene kadar inşaallah..
    elfü elfi amin güzel ablam..

  8. #8
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart

    Ergenekon çetesi üyeleri yargılanıyor ama kimse ordudan atılmıyor, hayali bir irtica suçundan ocaklar sönerken.

  9. #9
    Ehil Üye nezafet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1.270

    Standart

    Alıntı güneşsu Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ergenekon çetesi üyeleri yargılanıyor ama kimse ordudan atılmıyor, hayali bir irtica suçundan ocaklar sönerken.

    Meclis bahçesinde toplanan bir grup, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşerek seslerini duyurmak istediklerini belirterek, Türk Bayrağı açmak istedi.

    Gruba müdahale eden polisler, eylemcileri Meclis dışına çıkardı.

    Eylemciler, gazetecilere verdikleri basın bildirisinde, Uzman Erbaş Kanununa göre 45 yaşından gün aldıklarında ya da sağlık niteliklerini kaybettiklerinden dolayı TSK ile ilişiklerinin kesildiğini ifade ederek, ayrıca Emekli Sandığının sağladığı haklardan da yararlanamadıklarını bildirdi.

    Sorunlarının giderilmesine yönelik tasarı taslağının Genelkurmay Başkanlığı tarafından 2 Nisan 2009 tarihinde Milli Savunma Bakanlığına sunulduğu kaydedilen bildiride, ancak sorunlarının hala çözülemediğine dikkati çekildi.

    1 Ocak 2010 tarihinde 45 yaşından gün alan 1966 doğumlu uzman erbaşların da TSK ile ilişiğinin kesileceğine işaret edilen bildiride, "Ortalama 18 yıl hizmet yapan bir uzman erbaşın, ailesiyle birlikte geçim sıkıntısına terk edilmesi bugün için bir kaç yüz kişiyi ilgilendirmektedir. Yapılan düzenlemelerde, kanun değişikliklerinde gecikilen her gün yeni mağdur aileler otaya çıkarmaktadır. Bizlerin istedikleri ayrıcalık, torpil, zam değildir" denildi.

    Devletin ve özel sektörün bütün kademelerinde çalışan personele verilen emeklilik haklarının kendilerine de tanınması istenen bildiride, şöyle denildi: "Yaşadığımız sıkıntıları tarif edecek tek kelime yoksulluktur ki çocuklarımızı okutmakta, ailelerimizi geçimini sağlamakta dayanacak gücümüz kalmadı. Bizler bunu hak edecek bir şey yapmadık. Ülkemizin her bölgesinde şevkle çalıştık. İfa ettiğimiz görevlerde hem ailemizin geçimini sağladık hem de vatanımızın bekası için kutsal saydık. Canımızı ortaya koyarak çalıştık.

    Ölenlerimiz şehit, sakatlarımız gazi oldu. Biz 45 yaşına gelenler ise sokağa atılıyoruz. Şu anda ülkemizin gündeminde olan 'Demokratik Açılım' ile yıllarca terörle mücadele içerisinde bulunduğumuz, uğrunda şehit ve gaziler verdiğimiz bölücü örgüt üyelerini kazanmaya çalışan büyük devletimizin, biz uzman çavuşları ve ailelerimizin içine düştüğü bu durumu görmezlikten gelmesi bizleri ve ailelerimizi derinden üzmektedir. Sorunlarımızı Kimsesizlerin kimsesi, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın çözeceğine inanıyoruz."


    Ne Yapmalıydık

    Yasaya müdahil olmanız için
    Kandilden mi inmeliydik vekilim
    Uzman Çavuşları duymanız için
    Karakol mu basmalıydık vekilim

    Sayın bakanlarım sayın vekilim
    Sesimizi duymazmısınız beyim
    Uzman Çavuşum ben hain değilim
    Dağlardan mı inmeliydik vekilim

    Nedir bu sessizlik söyleyin bana
    Açlığı reva gördünüz Uzmana
    Biz ki siper olduk Yüce Vatana
    İhanet mi etmeliydik vekilim

    Sizler devletsiniz garip babası
    Çektiğimiz dert değil,dert deryası
    Uzman Çavuşların yıkık dünyası
    Hırsızlık mı etmeliydik vekilim

    Yıllarca dağlarda gezdik dolaştık
    Ekmeğimizi erlerle bölüştük
    Hak yolunda şehadete ulaştık
    İtiraz mı etmeliydik vekilim

    İstediklerimiz çok mu be çok mu ?
    Bak biz dağda açız,karnınız tok mu ?
    Bizim yaşamaya hakkımız yok mu ?
    Eşkiya mı olmalıydık vekilim

    Affettiniz teker teker Anarşistleri
    Uzman Çavuşların çoktur dertleri
    Hem kendimiz hem de aile fertleri
    Mahmur'dan mı gelmeliydik vekilim

    Uzman Çavuş derki "Dağda ve taşta
    Bazen dik bayırda , bazen yamaçta
    Akan kanlarımızı her fırsatta
    Biz haram mı etmeliydik vekilim

  10. #10
    Ehil Üye nezafet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Mesajlar
    1.270

    Standart

    güneşsu´isimli üyeden Alıntı
    Ergenekon çetesi üyeleri yargılanıyor ama kimse ordudan atılmıyor, hayali bir irtica suçundan ocaklar sönerken.


    Ordudan atılan subaylar Türkiye'yi mahkum ettirdi


    STRASBOURG (A.A)

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türk Silahlı Kuvvetleri veya askeri okullardan ihraç edilen 21 kişinin yaptığı başvuruda, Türkiye'nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetti. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkıyla ilgili 6. maddesinin 1. fıkrasını ihlal ettiği görüşüne varan AİHM, başvuru sahiplerine mahkeme masrafları dahil yaklaşık 120 bin avro ödenmesini kararlaştırdı.

    AİHM, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Askeri Yüksek İdare Mahkemeye iletilen belgelerin davacılara açık tutulmaması nedeniyle, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
    Şikayet başvurusunda bulunanlar, haklarındaki suçlamaların dayanağını bilemedikleri için savunma haklarının ellerinden alındığını ileri sürmüşlerdi.


    29.09.2009

    Yeni Şafak Gazetesi

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ergenekon Pkk Elele
    By Nil Sultan in forum Gündem
    Cevaplar: 61
    Son Mesaj: 08.01.10, 01:22
  2. Ergenekon Karikatürleri
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Mizah
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 20.01.09, 18:16
  3. Ergenekon Destanı
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16.01.09, 17:03
  4. Ergenekon Muskacısı
    By güneşsu in forum Mizah
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 04.09.08, 15:39
  5. Ergenekon
    By aşur in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.01.08, 13:38

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0