Mehmet Ali Birand ve Rıdvan Akar’ın hazırladığı 32. Gün’de bu hafta "Ergenekon Operasyonun" ABC’si, iddialar ve belgeler ışığında masaya yatırıldı. Yalçın Küçük, Ercan Çitlioğlu, Önder Aytaç ve Gülay Göktürk'ün konuklar arasında olduğu programa sert üslubuyla tanınan Prof. Dr. Yalçın Küçük, damgasını vurdu.

'TÜRKİYE DEMOKRASİYSE BEN BERGÜZAR’IM'

Konuşmaları sırasında sık sık benzetme ve espriler yaptığı bilinen Yalçın Küçük, programın hemen başlarında bu yönde sözler sarfetti. Son operasyonlarla birlikte Türkiye’de demokrasinin olmadığının görüldüğünü iddia eden Küçük, ‘Gayet açık söyleyeyim ben eskiden tersini söylemek istediğim zaman öyleyse ben Marilyn Monrooe'yum dedim, ondan sonra ki zamanlarda Nicole Kidman'ım dedim.. Bu yeniHarman’da Türkiye demokrasiyse ben de Bergüzar’ım dedim artık' dedi.

’ÜMRANİYE’DE BULDUĞUNUZ İŞE YARAMAZ BOMBALARLA PAŞALARI İÇERİ ALAMAZSINIZ’

Ergenekon operasyonun rejim değiştirme girişimi olduğunu iddia eden Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘İç savaşı kimse bilmiyor kimse konuşmadı sadece benim kitaplarımda var. Bu bir iç savaştır, bu Cumhuriyet’in niteliğini değiştirmedir. Amerika’sı, İsrail’i, Kudüs’ü, Washington’u ve özellikle Brüksel’i, özellikle bazı sarıksız yobazlar orduya müdahale edilmesini tavsiye ediyorlardı.

1923’te kurulan bu Cumhuriyet’in bir İslam Cumhuriyetine çevrilmesinde tek engel kalmıştır; ordudur. Bundan daha çok kan dökülmedi Türkiye'de. İç savaşta kan dökülür, iç savaşta Paşalar içeri alınır. Ümraniye'de işe yaramaz on tane bomba toplayacaksınız ondan sonra paşaları içeri alacaksınız. AKP bir diktatoryal rejimidir. Seçilmiş, seçilmiş diyorlar. Tayyip beyi kim seçti?’

’ASIL DARBECİ ÖZKÖK’TÜR. BU DAVANIN AVUKATI BENİM’

Program boyunca diğer konuşmacılara çok fazla konuşma şansı tanımayan Küçük’ün eleştirilerinden eski Genelkurmay başkanlarından Hilmi Özkök de nasibini aldı. ‘Asıl darbeci Hilmi Özkök'tür. AKP'nin gelmesi onun yüzündendir’ diyen aykırı yazar, Gülay Göktürk’ün ‘Ben iç savaş olduğuna inanmıyorum Türkiye’de bir kesime ilk defa dokunulabiliyor hale geldi. Veli Küçük’ün Susurlukta ifadesi bile alınmadı’ açıklamasına sinirlenerek masaya yumruğunu vurdu ve yine esti gürledi: ‘Bu iktidarın Veli Küçük’e dokunma gücü yoktur. Deniz Baykal’ın dediği gibi, ‘Başbakan bu davanın savcısıysa ben de avukatıyım’ ’

‘BU DAVAYI BU MAHKEME GÖREMEZ’

Tartışma sürerken ‘Genç Harbiyeliler’e ait olduğunu iddia ettiği bir belgeyle, Ergenekon davasının bu mahkemeler tarafından görülemeyeceğini, askeri mahkemede görülmesi gerektiğini iddia eden Küçük, ‘bu belgeyi Mehmet Ali Birand’a hediye ediyorum’ dedi.

'REJİMİ DEĞİŞTİRİYORLAR, İÇİM YANIYOR'

Sık sık diğer katılımcılar tarafından, konuşmaya fırsat vermediği yönünde eleştirilen Küçük’e en sonunda Gülay Göktürk tepki gösterdi. Küçük bir kez daha masaya yumruğunu vurduğunda neye uğradığını şaşıran Göktürk, Küçük’e dönerek ‘Bağırmayın efendim’ dedi. Küçük bu sözlere ‘Ben bağırarak konuşuyorum. Size sevgiyle de konuşurum. Ama içim yanıyor. Burada rejimi değiştiriyorlar. Bunun adını koyun. İslamcı bir Cumhuriyet kurmak istiyorlar’ diyerek karşılık verdi.

‘BEN DEMOKRAT DEĞİLİM’ DEDİ PAŞALAR İÇİN ŞİİR OKUDU

Programın kapanış bölümünde söz alan Gülay Göktürk, ‘Ben herkesle kucaklaşabilirim ama sadece demokrasi yanlılarıyla kucaklaşabilirim. Yalçın Bey ile kucaklaşamam’ deyince araya giren Yalçın Küçük şu sözleri sarf etti: Efendim ben hiç üzülmedim benimle sarılmamanıza. Ben demokrat değilim. Biz Doğan Avcıoğlu ile beraber ‘Orducu Sosyalist’ denen gruptanız.’

Son söz hakkını Ergenekon operasyonunda gözaltına alınanlar için Nazım Hikmet’ten şiir okuyarak kullanan Küçük’e, Önder Aytaç da yine bir Nazım Hikmet şiiriyle karşılık verdi.

Gerçek gündem