+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 17

Konu: Kenenin Hakkından Bakın Kim Gelecek?

  1. #1
    Vefakar Üye güneşsu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    433

    Standart Kenenin Hakkından Bakın Kim Gelecek?

    Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğü, keneyle mücadele için ilginç bir yöntem uyguluyor.

    Özellikle yaz aylarında görülen ve bu sene Ocak ayı'ndan itibaren kene ısırması üzerine ortaya çıkan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı sonucu 33 kişi yaşamını yitirdi. Ormanlık alanlardan ve hayvanlardan insanlara geçen kenelerle mücadele için bugüne kadar çeşitli önlemler alındı.

    Özellikle İç Anadolu Bölgesi'ndeki illerde keneyle mücadele timi kurulurken bazı yerlerde ise ilaçlama kampanyası sürüyor.

    Sündiken dağları ile Çatacık bölgesinde, kene ve böcekleri yiyerek üremesini önleyen "Formica Rufa" adı verilen ve halk arasında kırmızı atom olarak tanınan karıncaları, sığırcık ve baştankara kuşlarını tespit eden Orman Bölge Müdürlüğü, beslenmelerinin yüzde 7'sini kene ve böcek yiyerek sağlayan bu canlıları il genelindeki ormanlık ve piknik alanlarına taşıdı.

    Orman Bölge Müdürlüğü, bu karıncaların yaşaması için gerekli olanakları sağlarken, kuşlar için de barınaklar kurdu. Bölgede, her yıl orman içindeki ağaçlara 2 bin kadar kuş yuvası asılıyor. Kırmızı atom karıncalar, sığırcık ve baştankara kuşları, yaz aylarında adeta ormanların gönüllü temizlikçisi durumunda.


    Ormanlık alandaki böcek ve keneler ile beslenen söz konusu hayvanlar, ağaçları böceklerden kurtarırken keneleri de yiyerek üremesini engelliyor. Daha çok Sündiken dağları ile Çatacık bölgesindeki sarıçam ormanlık alanında bulunan atom karıncalar ile Sığırcık ve Baştankara kuşları kısa zamanda ormancıların da gözbebeği haline gelmiş. Kırmızı atom karıncalar, Sığırcık ve Baştankara kuşları sayesinde ağaçlar zararlı böceklerden arındırılırken, vatandaşlar da kene kâbusu karşısında rahat bir nefes almış durumda.

    Eskişehir Orman Bölge Müdürü Sıtkı Küçüköz, kırmızı karınca, sığırcık ve baştankara kuşlarının zararlı böceklerin yanısıra keneleri de yediğini söyledi. Bu canlılar sayesinde olumlu sonuçlar aldıklarını belirten Küçüköz, bölgelerinde artık kene vakalarının çok azaldığını kaydetti. Kırmızı karıncanın etobur olduğunu, söz konusu kuşların da günlük böcek tüketiminin kendi ağırlığından fazla olduğunu dikkat çeken Küçüköz, "Bu canlıların keneleri yediğini kitaplardan öğrendik.


    Beslenmelerinin yüzde 7 sini kene ve böceklerle sağlayan bu canlılar, ormanların yanı sıra insanları da zararlı böceklerden böylelikle koruyor. Bir karınca kolonisi yılda yıl da 24 kilogram, bin adet Sığırcık kuşu ise ayda 20 ton böcek türü yer. Baştankara kuşlarının besinlerinin yüzde 70 ini ise böcek türleri oluşturur" İfadesini kullandı.

    Aldıkları olumlu sonuç üzerine 40 bin hektarlık alana 2 bin atom karıncası yuvası, Sığırcık ve Baştankara kuşları için de 13 bin adet özel yuva oluşturduklarına işaret eden Küçüköz, "Sündiken ve ilimiz Çatacık bölgesinde daha fazla yaşayan bu karınca ve kuş türlerini farklı bölgelere taşıdık ve olumlu sonuçlar aldık. Bu canlılar, değişik yerlerdeki ormanlık alanlara bırakılarak zararlı böceklere ve kenelere karşı kullanılabilir" diye konuştu.

    Çatacık bölgesi orman köyünde yaşayan Mehmet Ali Anıllıgil isimli vatandaş ise atom karıncaların bölgelerinde uygulamaya konması ile birlikte hem çam ağaçlarına zarar veren böceklerden hem de kene kâbusundan kurtulduklarını anlattı.

    CİHAN

  2. #2
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in bütün zehirli hayvan ısırmalarına karşı okumuş olduğu dua...

    Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Bir adamı akrep sokmuştu. O gece acıdan uyuyamadı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Falancayı akrep soktu, bu yüzden geceleyin hiç uyuyamadı" diye haber verilmişti. Şöyle buyurdular: "Keşke akşamleyin şu duayı okusaydı: Eûzu bikelimâtillahi't-tâmmâti min şerri mâ halaka

    أما أنه لو قال تين أمسى‏:‏ أعوذ بكلمات الله التامات من شر ما خلق، ما ضره لدغ عقرب تتى يصبت

    ‏ " (Yarattığının şerrinden ALLAH'ın mükemmel kelimelerine sığınırım)"

    deseydi, akrebin sokması sabaha kadar ona zarar vermezdi." İbni Mace
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  3. #3
    Ehil Üye yasemenn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Mesajlar
    2.469

    Standart

    Keneyle mücadelede Kur’ânî metod

    “Prof. Dr. Miktad Doğanlar, Amanos Dağlarında bulunan ve bir yıl yaşayıp 100 civarında yumurta bırakan çekirge ailesinden endemik bir böceğin günde 20 civarında kene yediğini tesbit ettiklerini, bunun keneyle mücadelede değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi. Böceğe, Amanos ile özdeşleşmesi için ‘Eremiaphila Dagi’ adının verildiğini belirten Doğanlar’a göre, böylelikle Kırık Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ile etkin bir şekilde biyolojik yolla mücadele gerçekleştirilebilir.” (aa)
    Akıl ve ilim ve fen hükmettiği istikbalde, elbette bürhan-ı aklîye (aklî delillere) istinat eden ve bütün hükümlerini akla tesbit ettiren Kur’ân hükmedecek” der Bediüzzaman.
    Sözkonusu haber de, Kur’ân’ın aklî delillere dayandığının ve hükümlerini akla tesbit ettirdiğinin bir ispatı niteliğinde.
    Nasıl mı?
    Neml Sûresi’nin 16. âyetinde şöyle buyrulur: “Bize kuşların dili öğretildi.”
    Ve ayrıca Sâd Suresi’nin 19. âyeti: “Kuşlar da onun etrafında toplanırdı.”
    İlk bakışta, keneye karşı çekirge türü bir böcekle mücadele etmenin bu âyetlerle bağlantısı kurulamayabilir. Ancak Kur’ân’ın herbir âyetinin açık mânâsının yanında, bir de—her asra bakan—işârî mânâlarının olduğu gerçeği dikkate alınırsa, mesele daha iyi anlaşılır.
    Bediüzzaman Hazretleri, “Yaş ve kuru ne varsa ap açık bir kitapta yazılmıştır” âyetinin, Kur’ân’da herşeyin olduğunu ifade ettiğini söyler. Hatta bu sırdandır ki, Hz. Peygamber’in “Ya Rabbi, ona Kur’ân’ın inceliklerini, sırlarını anlamayı nasip et” dediği İbni Abbas (ra) “Ayakkabımın bağı kaybolsa, onu Kur’ân’da ararım” demiştir. Kısacası Kur’ân’da herşey—açık veya gizli olarak—yer almaktadır. Gizli olarak yer alanlara, “işârî mânâlar” denilmiştir.
    İşte, eserlerinde bazı âyetlerin bu işârî mânâlarını da beyan eden Bediüzzaman Hazretleri, yukarıdaki âyetlerle ilgili olarak şöyle demiştir:
    “‘Kuşlar da onun etrafında toplanırdı’, ‘Bize kuşların dili öğretildi’ cümleleriyle, Hazret-i Dâvud ve Süleyman Aleyhimesselâma kuşlar envâının lisânlarını, hem istidadlarının (kabiliyetlerinin) dillerini, yani hangi işe yaradıklarını onlara Cenâb-ı Hakkın ihsan ettiğini şu cümleler gösteriyorlar.
    “Evet, mâdem hakikattir, mâdem rûy-i zemin (yeryüzü), bir sofra-i Rahmân’dır (Rahman’ın sofrası), insanın şerefine kurulmuştur; öyle ise, o sofradan istifade eden sâir hayvanât ve tuyûrun (kuşların) çoğu insana musahhar ve hizmetkâr olabilir. Nasıl ki, en küçüklerinden bal arısı ve ipek böceğini istihdam edip ilham-ı İlâhî ile azîm bir istifade yolunu açarak ve güvercinleri bâzı işlerde istihdam ederek ve papağan misillü kuşları konuşturarak, medeniyet-i beşeriyenin mehâsinine güzel şeyleri ilâve etmiştir; öyle de, başka kuş ve hayvanların istidad (kabiliyet) dili bilinirse, çok tâifeleri var ki, karındaşları hayvanât-ı ehliye (evcil hayvanlar) gibi, birer mühim işte istihdam edilebilirler.”
    Evet, Kur’ân, sözkonusu âyetlerin işârî mânâsıyla, insanoğlunu, hayvanların kabiliyet dillerini öğrenmeye ve bu sayede onları insanlığın faydasına olacak bazı mühim işlerde istihdam etmeye teşvik etmektedir.
    Hatta Bediüzzaman, bununla ilgili olarak aynı yerin devamında şöyle bir örnek de verir: “Meselâ, çekirge âfetinin istilâsına karşı, çekirgeyi yemeden mahveden sığırcık kuşlarının dili bilinse ve harekâtı tanzim edilse, ne kadar faydalı bir hizmette, ücretsiz olarak istihdam edilebilir.”
    Ne dersiniz, insan sağlığına zararlı olan kenelere karşı çekirge ailesinden endemik bir böcekle veya bir başka canlı türüyle mücadele etme düşüncesi de, bu mânâları hatırlatmıyor mu?
    Aslında bilimin, ‘hayvanların kabiliyet dilini ve ne işe yaradıklarını’ çözmek ve insanlığın hizmetinde kullanmak adına ortaya koyduğu ve koyacağı tüm gelişmeler, sözkonusu âyetlerin işârî mânâları kapsamındadır ve ona hizmet etmektedir.
    Evet, “Zaman ihtiyarlandıkça, Kur’ân gençleşiyor.”
    Bilim, varlığın dilini çözdükçe Kur’ân’ın sırlarını ortaya koyuyor ve mu’cizeliğini de ispat ediyor.
    İsmail TEZER
    Cihan dolu bela başında varken ne bağırırsın küçük bir beladan, gel tevekkül kıl;
    Tevekkül ile bela yüzüne gül, ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül...

  4. #4
    Pürheves fbsamet - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Oct 2006
    Bulunduğu yer
    Kütahya
    Yaş
    33
    Mesajlar
    264

    Standart

    Allah razı olsun,sağolun..
    www.facebook.com/RisaleOfis
    Takip etmenizi öneririm.

  5. #5
    Ehil Üye Tılsım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2007
    Bulunduğu yer
    Meçhul...
    Mesajlar
    2.240

    Standart

    Alıntı yasemenn Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in bütün zehirli hayvan ısırmalarına karşı okumuş olduğu dua...

    Hz. Ebu Hureyre radıyALLAHu anh anlatıyor: "Bir adamı akrep sokmuştu. O gece acıdan uyuyamadı. Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm'a: "Falancayı akrep soktu, bu yüzden geceleyin hiç uyuyamadı" diye haber verilmişti. Şöyle buyurdular: "Keşke akşamleyin şu duayı okusaydı: Eûzu bikelimâtillahi't-tâmmâti min şerri mâ halaka

    أما أنه لو قال تين أمسى‏:‏ أعوذ بكلمات الله التامات من شر ما خلق، ما ضره لدغ عقرب تتى يصبت

    ‏ " (Yarattığının şerrinden ALLAH'ın mükemmel kelimelerine sığınırım)"

    deseydi, akrebin sokması sabaha kadar ona zarar vermezdi." İbni Mace
    Allah razı olsun. Eklediğiniz dua ve metin için teşekkürler.

    Bir erime anıdır aşk can ipinin yavaşça incelmesi ve görünmeyen sevgili nin yüzünde kopması..

    Sustum! Bir harf bile söylememin imkanı yok yoklukta artık. Aslı olmayan sözlerdir çünkü hep dilimde, gerçek değil surettir hep...Cana eziyetten başka bir şey vermez ki söylesem!..

    Sustum! çünkü hadden aşkın olacak söz, kabından taşacak...Ne kulaklarda onu anlayacak bir kudret var oysa; ne anlayışında ona uygun bir kabiliyet!..


  6. #6
    Pürheves Ebû Dücâne - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    262

    Standart

    Serbest gezen tavukların,kanatlıların da kenelerle beslendiklerini duymuştum

    Bu kuş gribi sonrasında pek çok sayıda kanatlı itlaf edildi

    bu itlaflardan sonra kene belası çok arttı

    yani bi nevi denge bozuldu
    "Korkaklıkta zillet, utanç; ileri atılmakta, izzet, şeref vardır. İnsan, korkaklık etse bile; kaderinden kaçamaz."

  7. #7
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    Hatırlar mısınız bir ara Kuş Gribini salmışlardı başımıza.
    Sonra bütün tavukları öldürmüştük. Tavuklar, kenelerin baş düşmanıydı. Şimdi kenelerimiz çıktı.

    Bir ara da Kanada bize Kavak hibe etmişti de polenlerinden alerjik enfeksiyonlar çıkmıştı. Sonra ardından ilaçlarını ithal etmiştik.

    Ne ilginç

  8. #8
    Müdakkik Üye elips - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    686

    Standart

    Alıntı Yusufi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Hatırlar mısınız bir ara Kuş Gribini salmışlardı başımıza.
    Sonra bütün tavukları öldürmüştük. Tavuklar, kenelerin baş düşmanıydı. Şimdi kenelerimiz çıktı.

    Bir ara da Kanada bize Kavak hibe etmişti de polenlerinden alerjik enfeksiyonlar çıkmıştı. Sonra ardından ilaçlarını ithal etmiştik.

    Ne ilginç
    çok ilginç bir tesbit kardeş. önce tavuklar kuşlar itlaf edilip, ardından laboratuarlarda üretilmiş canavar kenelermi musallat edildi bize acaba?

  9. #9
    Müdakkik Üye Eyüpşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    894

    Standart

    Alıntı elips Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    çok ilginç bir tesbit kardeş. önce tavuklar kuşlar itlaf edilip, ardından laboratuarlarda üretilmiş canavar kenelermi musallat edildi bize acaba?
    Neden olmasın Elips kardeşim?

    TR'nin 1 yılda ilaça verdiği para 5 milyar dolar civarı.
    Bunlar hep dışardan geliyor.

    Mesela son 20 senede astım hastalığı oranı %200/300 civarı arttı.

    Bu elektrik süpürgeleri evlerin can düşmanı. Avrupada satışı yasak ama bizde?

    Sürekli mentolin ithal ediyoruz. Astım ilacı.

    Niçin TR de var bu tür şeyler en fazla?

    Mesela Afrikayı da AİDS belası ile vurmadılar mı?

    Niçin Amerika veya Avrupa bu dertlerden muzdarip değil?

    Canada Kavakları olayı çok ciddi mesela.
    Niçin bize babasının hayrına kavak ağacı hibe ettiler gidin ağaçlandırın diyerek?

    Adamlar önce hastalığı yayıyor, sonra ilacını sürüyor piyasaya.

    Ne ilginç ya

  10. #10
    Vefakar Üye Nil Sultan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2008
    Mesajlar
    418

    Standart

    Kavaklar ilbaharda alerji yapıyor, uçuşan pamukçukları özellikle. Çevremizdeki tüm kavaklar kesildide bu sorundan kurtulduk çok şükür.

    Birde karaıncaların üremesini sağlamak lazım. çimler ilaçlandığında karıncalar ölüyor malesef.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Zalimin Hakkından Gelen Adalet
    By muhibbülkurra in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 12.06.09, 10:41
  2. Gelecek, Ne Zaman Gelecek?
    By Memati in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.01.08, 21:45
  3. Gelecek Ölüm
    By Tılsım in forum Şiirler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.09.07, 13:38
  4. Gelecek Korkusu
    By hasretdenizi in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 28.03.07, 11:34

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0