+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Ortadoğuda Genç Olmak...

  1. #1
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart Ortadoğuda Genç Olmak...

    <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=6 width="100%" align=center><T>
    <T>
    <TR>
    <TD align=middle colSpan=2>
    <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=6 width="100%" align=center>
    <T>
    <TR>
    <TD align=middle colSpan=2>Filistinli gençlerin en büyük hedefi bağımsızlık</TD></TR>
    <TR>
    <TD style="LINE-HEIGHT: 17px" colSpan=2>
    <DIV align=justify>
    <TABLE =kenar cellSpacing=0 cellPadding=2 align=right>
    <T>
    <TR>
    <TD align=right></TD></TR></T></TABLE>


    Kemal Benek



    Nidal Halef, 23 yaşında. Beş sene önce Ankara Polis Akademisi’nde okumak üzere Türkiye’ye gelmiş. Komiser Yardımcısı rütbesini almış. Ancak sınırların kapatılması nedeniyle ülkesine gidip vazifesine başlayamıyor. Nidal Halef’le konuşurken en fazla duyduğum kelime “direnmek” oldu. Konuşma arasında İsrail’in yaptığı zulmü anlatırken gözlerindeki öfke ve nefreti görmek mümkün.



    * İşgalci İsrail askerlerine hiç taş attınız mı?



    Tabii ki.



    * Tankları taşlarken ne düşünüyorsunuz?



    Filistinlilerin hakları ve dâvâsı var. Bu dâvâda sesimizi duyurmak istiyoruz. Zulümlere karşı çıkıyoruz. Haksızlığa ayaklanıyoruz. Bir çocuk veya gencin İsrail tankına taş atması, ona karşı durması çok cesur ve yürekli olduğunu, hiçbir zaman yıkılmayacağını göstermek açısından önemli. Böyle bir his vardır. İntifadayla dünyaya seslenmek istiyoruz. Bizi katleden, öldüren İsrail askerlerini insan yerine koymuyoruz bir anlamda. Taşın tankı parçalamayacağını biz de biliyoruz, ama en azından İsrail’in manevi olarak cesaretini kırıyoruz. Bütün dünyaya korkmadığımızı ilan ediyoruz. Karşımızdakilerin de silahlarının, uçaklarının olmasına rağmen ne kadar zayıf olduğunu gösteriyoruz. Neden? Çünkü onlar hep sivilleri, kadınları ve yaşlı insanları, özellikle de çocukları vuruyorlar.



    * Bilerek mi yapıyorlar bunu?



    Bilerek ve isteyerek vuruyorlar. Bu zayıf olduklarını ve ne yapacaklarını bilmediklerini gösteriyor. Aynı şeyi Lübnan’da yaptılar. Lübnan’da sivil insanları öldürdüler, katliam yaptılar. Ama Müslümanlar savaşa girerken böyle yapmaz. Mesela Lübnan’da Hizbullah hiçbir kadın ve çocuğu bilerek hedef yapmadı. Hizbullah askerlerle çatışmayı istedi. Ama İsrail bundan kaçtı, sivilleri ve çocukları öldürdü.



    * Sürekli kadın ve çocukları öldürmekle neyi amaçlıyorlar?



    Direncimizi azaltmak, zayıflatmak ve ümidimizi kırmak istiyorlar. Biz Müslümanlar duygulu insanlarız. Çocuklarımızın, babalarımızın, annelerimizin öldürülmesine dayanamıyoruz. Büyük bir acı duyuyoruz. Bununla bizi zayıflatmaya çalışıyorlar.



    * Bu amaçlarında başarılı oluyorlar mı?



    Hayır, tam tersine. Bizim direncimiz daha da artıyor. Toprağımız işgal altında. Topraklarımız işgal altında oldukça bu direncimiz de artarak sürecektir. Nerede olursa olsun izzetli, aziz hiçbir halk zulümlere karşı sessiz kalamaz. Sessiz kalan bizden değildir. İşgalcilere her zaman karşıyız ve karşı olacağız.



    * Sürekli işgal altında yaşamak, çatışma halinde olmak Filistinli gençlerde ne gibi düşüncelere yol açıyor? Mesela ne gibi hedefleri, hayalleri vardır?



    Kesinlikle her gencin hayalleri ve hedefleri vardır. Ama bizler bu ortamda hiçbir zaman bu hedeflerimize ulaşamıyoruz. En büyük hedefimiz Filistin topraklarının işgalden kurtarılması, Filistin halkının bağımsız olmasıdır. Ancak ondan sonra kendimizle ilgili hedeflerimiz olacaktır. Genel itibariyle bütün Filistinli gençler böyle düşünüyor.



    * Her şey savaşa göre şekilleniyor diyebilir miyiz?



    Savaş hali çocukların, gençlerin ne düşüneceğini, nasıl davranacaklarını, ne gibi hedefler ortaya koyacaklarını, nasıl yaşayacaklarını etkiliyor. Mesela bir düşünün, şu anda bulunduğumuz ortama bir bomba atılsa veya iki saat sonra buranın bombalanacağı haberi gelse kimse burada oturabilir mi? Biz her zaman bunu yaşıyoruz. Böyle bir ortamda insanlar huzursuz oluyor. Çünkü bombanın hedefi belli değil. Ama biz buna rağmen direniyoruz ve direnmeye devam edeceğiz.



    * Her Filistinli ‘her an ölebilirim, her an üzerime bir bomba düşebilir’ diye mi düşünüyor?



    Evet. Eğer İsrail işgali altında iseniz bu böyledir. Çünkü İsrail’in herhangi bir ölçüsü yok. Her an hedef olan insanlar hiçbir zaman huzur içinde olamaz. Onun için gerçek anlamda bir hedef veya hayalleri olmuyor, olamıyor. Mesela Gazze şu anda denizden, havadan ve karadan işgal altında. Asker kaçırma olaylarından önce Filistinli bir aile deniz kenarında piknik yaparken İsrail savaş gemilerinden atılan bomba ile yok oldu. Ailenin bir çocuğu sağ kaldı. O çocuk nasıl bir ruh halinde olabilir? Nasıl yaşayabilir? Nasıl bir psikolojiye sahip olabilir? Dünyanın bunu iyi düşünmesi lazım.



    * Gazze’de şu anda durum nasıl?



    İnsanlar rahat bir şekilde kendi işlerini göremiyorlar. Öğrenciler okumak, eğitim görmek veya eğitimlerini bitirmek için Gazze dışına çıkamıyor. Dışarıdaki akrabalarıyla, eşiyle, dostuyla görüşemiyor. Gazze dışında olanlar evlerine, ailelerinin yanına gidemiyor. Bunu kim yapıyor? İşgalci Yahudiler. Bu yüzden Yahudiler hiçbir zaman güvenlik içinde olamaz. Çünkü zulmediyorlar. Her zaman sivil insanları öldürüyorlar. Doğru hareket etmiyorlar, hep aldatmakla insanları kandırıyorlar. Böyle yaptıkları için de hiçbir zaman güvenli olamazlar.



    * Komiser yardımcısı olarak Filistin’de göreve başladığınız zaman daha fazla hedef haline geleceksiniz. Bu sizi ürkütüyor mu?



    İsrail askerleri bir ev bombalamak veya yıkmak istediklerinde evde kimin kaldığını, kadın, yaşlı, hasta ve çocuk olduğunu hiçbir zaman düşünmez. Yıllarca yaptıkları katliamlarda hiç böyle düşünmediler. “Bu insanları neden öldüreceğiz?” diye hiç düşünmediler. Benim görevimin niteliği az veya çok hedef olmamı etkilemez ki. Bütün Filistinliler hedef halinde zaten.



    * Türkiye’ye gelmeden önce ne düşünüyordunuz. Kafanızda nasıl bir Türkiye tablosu vardı?



    Türkiye’ye gelmem kesinleşince çok sevindim. Ve gurur duydum. Çünkü Türkiye Müslüman ve köklü bir ülke. Her zaman bizim yanımızda bir ülke. Her zaman bütün insanlardan sıcaklık, yakın ilgi ve alaka gördüm.



    * Filistinli gençler yeterince teknolojik imkânlardan yararlanabiliyor mu?



    Türkiye’de bu tür sorulara çok sık muhatap oluyorum. Filistin’de her şey var. İnternet, bilgisayar gibi her türlü imkânlardan biz de sizler gibi faydalanıyoruz. Ama bizim tek derdimiz işgal, her zaman İsrail’in vahşetiyle öldürülen insanlarımızdır. Yoksa teknolojiye çok uzak değiliz. Gazze’de okuma oranı çok yüksektir.



    * Okuma oranının yüksekliği direnmeyle mi ilgili?



    Filistin işgal altında olduğu halde hiçbir zaman yıkılmayacak bir halk vardır. Buna rağmen Filistin halkı okuyor, kendini geliştiriyor, geliştirmeye devam ediyor. Aileler çocuklarına en güzel eğitimi vermeye çalışıyor. Onların en güzel bir şekilde yetişmesi için uğraşıyor. Biz kendi aramızda birlik olmak zorundayız. Çünkü bizim düşmanımız var. Düşman varken kendimizi geliştirmek zorundayız. Ne olursa olsun. Hedefimiz birdir. Nasıl ki Allah’ımız birdir. Bir olan Allah’a hepimiz inanıyoruz. Filistin dâvâsında da hedefimiz birdir. Bu dâvâyı kazanacağız. Toprağımızı geri alacağız.



    * Her genç Filistinli bu düşünceye sahip midir?



    Kesinlikle evet.



    * Bu düşünceyi aileden mi alıyor yoksa işgal ortamının verdiği bir netice mi? Ailede, gençler arasındaki sohbetlerde, işgal ile ilgili ne gibi konuşmalar olur. Ne tür telkinler yapılır?



    Hiç böyle bir telkin ve konuşma olmasa bile görüntüler ve yaşanan olaylar her şeyi anlatıyor. En küçük çocuk bile haksızlığı tüm çıplaklığıyla görüyor. Her insanın aklı var. İşgal ve zulüm altındayız. Bombalanıp öldürülüyoruz. Hiç bunları konuşmasak bile her çocuk görüyor zaten. Babası, annesi olmayan çocuklar var. Bunların arasında Filistin dâvâsına çok büyük hizmet etmiş insanlar yetişmiştir.



    * Müslümanların Filistin’e verdiği destek yeterli mi?



    Sizin aracılığınıza Müslümanlara seslenmek istiyorum. Biz ne deprem, ne sel, ne de tabii afet mağduruyuz. Ülkemiz işgal altında. Buna gerçek manada direniyoruz. Filistin dâvâsı sadece Filistinlilerin bir meselesi değildir. Tüm Müslümanların dâvâsıdır. Çünkü biz kutsal toprakları savunuyoruz.



    * Anladığım kadarıyla verilen destekleri yeterli görmüyorsunuz öyle mi?



    Bu dâvâ için bize her türlü maddi ve manevi destek verenlere teşekkür ediyoruz. Bizim için gurur verici bir olay. Bizi sevindiriyor. Ancak sadece söylemle veya sınırlı miktarda bir maddi destek değil gerçek bir destek verilsin.



    * Gerçek destek derken neyi kastediyorsunuz? Biraz daha açık konuşur musunuz?



    İşgalcilere, çocuk ve kadınları öldürenlere destek veren Amerika ve onun çocuğu İsrail “Yeni Ortadoğu Projesi”nden bahsediyor. Kendi kafalarına göre Ortadoğu’yu bölüyor ve parçalıyorlar. İstedikleri gibi dizayn ediyorlar. Müslümanlar onlara hiç hayır dedi mi? Durun dedi mi? Yapmayın dedi mi? Gerçek destekten kastım bu işte. Tamam bize destek veriliyor ama bizler doğal afet mağduru insanlar değiliz ki. İşgal altındayız. Topraklarımızı savunuyoruz. Onun için destek verirken gerçek anlamda bir destek olmalı.



    * İslam dünyasının durumuna ilişkin ne düşünüyorsunuz?



    Her yerde Müslümanlar öldürülüyor. Gerçek manada bir birlik olsa bu böyle olur muydu? İsrail’in işgalini destekleyenler arasında medyasından siyasetine her türlü birlik var. Müslüman ülkeler arasında ise bir gerginlik var.



    * Neye bağlıyorsun bunu?



    Bizi içimizden yıktılar. İçimizi karıştırdılar. Önceden birliğimiz vardı, milliyetçilik ve ırkçılık yoktu. Aklı başında önderlerimiz vardı. Ama aramızı bozmaya çalıştılar ve maalesef başardılar. Müslümanlar birlik olmalı ve zalimlerle işbirliği yapmaktan ziyade onlara derslerini vermeli. Dünyaya tekrar adaleti getirmeli.



    * Sizin uçağınız, tankınız, son model silahlarınız olsaydı nasıl bir durum ortaya çıkardı?



    Biz barışı seviyoruz. Huzur içinde, güvenli ve bağımsız bir şekilde yaşamayı istiyoruz. Buna kavuşmak için direnmek gerekiyor. Gerçek anlamda direnebilmek ve İsrail askerlerine acının ne olduğunu göstermek için silahlarımız olmalı. İsrail milleti kolay kolay çekilmez. Eğer bu acıyı yaşamaz ve ders görmezlerse çekilmezler. Çekilseler bile kendi planlarıymış gibi lanse ederler. Gazze’den çekildikleri gibi. Çünkü orada çok kayıp verdiler. Dediğiniz gibi silahlarımız olsaydı İsrail’in bize yaptıklarını biz onlara yapmazdık. Sivilleri, yaşlıları, kadınları, hastaları ve çocukları katletmezdik. Üzerlerine bomba yağdırmazdık. Biz bu topraklarda en güçlü olduğumuz dönemlerde bile Yahudilere zulmetmedik.



    * Genç Yaklaşım Dergisi aracığıyla Türkiye’deki gençlere son olarak nasıl bir mesaj vermek istersiniz?



    Filistin dâvâsının yanında olan herkese sevgiler ve saygılar sunuyorum. İnşallah her ırktan Müslüman’la Kudüs’te Mescid’ül Aksa’da saf tutmak zamanı yakındır. Bu anlamda büyük ümidimiz var. </DIV></TD></TR>
    <TR>
    <TD colSpan=2></TD></TR></T></TABLE></TD></TR>
    <TR>
    <TD style="LINE-HEIGHT: 17px" colSpan=2>
    <DIV align=justify>
    <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=2 align=right ="kenar"><T>
    <T>
    <TR>
    <TD align=right></TD></TR></T></T></TABLE>


    GENÇ YAKLAÞIM/EYLÜL 2006
    <DIV></DIV></DIV></TD></TR></T></T></TABLE>
    <DIV></DIV>
    <DIV></DIV>
    <DIV></DIV>
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  2. #2
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=6 width="100%" align=center>
    <T>
    <TR>
    <TD align=middle colSpan=2>Siz derslerinizi düşünürken, ben hapisteki kardeşimi düşünüyorum</TD></TR>
    <TR>
    <TD style="LINE-HEIGHT: 17px" colSpan=2>
    <DIV align=justify>
    <TABLE =kenar cellSpacing=0 cellPadding=2 align=right>
    <T>
    <TR>
    <TD align=right></TD></TR></T></TABLE>


    Kemal Benek



    Gazze doğumlu olan Nihad Abunasser, Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden mezun olmuş. Beş yıldır Türkiye’de ve bu zaman zarfında ülkesine gidememiş. 8 çocuklu bir ailenin en büyüğü. Kardeşi dört yıldır İsrail hapishanesinde. Tıpkı 10 bin Filistinlinin esir alınması gibi. Türkiye’de ikamet izni bittiği zaman ülkesine dönmek zorunda kalacak. Ancak İsrail Gazze’ye giriş-çıkışları yasakladığı için ülkesine gitme imkânı yok. Bunun için Türkiye’nin kendi durumundaki gibi bir çok Filistinliye bu konuda yardımcı olmasını istiyor. En azından sınırlar açılıncaya kadar. Mesleğiyle ilgili iş aradığını belirten Nihad Abunasser ile bölgenin kanayan yarasını ve bunun bir genç üzerindeki etkisini konuştuk.



    * Gazze’ye gitmek isterseniz tutuklanma ihtimaliniz var mı?



    Öyle bir risk var. İsrail, öğrencileri de engellemek ve tehdit etmek istiyor. Kardeşimi de benim için tehdit etmişler zaten. “Türkiye’deki kardeşinin okumasını engelleriz” gibi şeyler söylemişler. Ben de o yüzden 5 yıl boyunca Gazze’ye gidemedim. “Okul bitince giderim” dedim şimdi de sınırlar kapalı.



    * Bu tür zorluklara alışkınsınız değil mi?



    Yani tabi. Zaten zorlukları aşmanın en büyük yollarından biri alışmak. Alışmak derken teslim olmak anlamında değil.



    *Ailenizden veya yakın çevrenizden şehit olan oldu mu?



    Oldu.



    * Neler oluyor o zaman? Anlatabilir misiniz?



    Çok zor bir durum. Herkes üzülür. Kimse şehit ailesini yalnız bırakmaz. Yardımcı olmaya, acısını paylaşmaya çalışır. Ama bu acı aynı zamanda öfkeye dönüşüyor. O kadar nefret eder bir hale geliyorsunuz ki öfkeniz, kızgınlığınız daha da artıyor.



    * Biz uzaktan seyredince öfkeye kapılıyoruz. Olayı bizzat yaşayanlar kim bilir neler düşünüyordur?



    İnsan olmanın gereği bu. İsrailliler “yaşam şartlarını ne kadar zorlarsak onları bezdiririz” sanıyorlar. Teslim olmamızı bekliyorlar. Ama böyle bir şey asla olmaz. Aksine öfke ve savaşma isteği artıyor.



    * Baskı ortamını her an yaşıyorsunuz. Çocukken ne düşünüyordunuz? Neler hissediyordunuz?



    Evimizin yakınında Pazar vardı. Salı günleri kuruluyordu. Salı günleri mutlaka ama mutlaka İsrail askerleri pazarı basardı. Gençleri toplar ve tutuklarlardı. Evimiz pazara çok yakındı. Þu anda hapiste olan kardeşim küçükken İsrail askerlerinden çok korkardı. Salı günleri hiç yataktan kalkmazdı. Başını yorganın altından bile çıkarmazdı. Ben 9, kardeşim de 8 yaşındaydı.



    * Her salı istisnasız bir şeyler oluyordu yani?



    Mutlaka. Bir kere pazara gelen gideni izlemek için kapının önündeydim. Birden ayaklarımın ucuna göz yaşartıcı bir bomba geldi. Hemen bayılmışım. O anı hiç unutmam.



    * İntifadaya, taş atma olaylarına katıldınız mı?



    Genelde kızlar taş atmazlar. Okuldan çıkar eylemlere katılırdık.



    * Erkeklerle kızların eylemleri farklı mı olurdu?



    Evet. Erkekler daha sert eylemlere katılırdı.



    * Bazen İsrail askerlerinin okullara gidip küçücük çocuklara silah doğrulttuğuna dair fotoğraflar ve görüntüler yansır basına. İsraillilerin çocuklardan ne alıp veremediği var?



    Çocukları özellikle korkutmak istiyorlar. Ama bizim çocuklarımız farklı. Onlarla siyaseti konuşabilirsiniz. Lübnan’ı, Þaron’un yaptıklarını, füzeleri… Büyük insanlar gibi konuşurlar.



    * Yahudilerle hiçbir irtibatınız oluyor mu veya oldu mu?



    Hiç olmadı.



    * Bazen Filistinli ve İsrailli iki gencin internet üzerinden tanıştığı ve görüştüğü şeklinde haberler çıkar. Bunlar sık sık olur mu?



    Çok çok nadir olaylardır. Eğer chat yapıldığı sırada karşıdaki kişinin Yahudi olduğu öğrenilirse bu görüşmenin devam etme olasılığı yüzde sıfırdır. Mümkün değildir. Sivil İsraillilerin bile içinde bize karşı o kadar kin var ki. Onların askerlerine güç veren de budur bence. Siz de görmüşsünüzdür. Roket ve füzelerin üzerine İsrailli çocuklar, Filistinlilerle dalga geçercesine yazı yazıyorlar. Kim yapar bu işi? Biz en zor şartlarda bile “siviller ölmesin, savaşlara bulaşmasın, çocuklara yazık” diyoruz. Ama onlar böyle bir şey demezler. Ben bunu gördüm.



    * Çocukken geleceğe dair ne gibi hayalleriniz vardı?



    Aslında ben doktor olmak isterdim. Çalışkan bir öğrenciydim. Ayrıca vatanımızı dolaşmak isterdim. Gerçekten o kadar zor ki anlatamam yani. Filistin’de gidemediğim o kadar yerler var ki. Bir iki kere Kudüs’e gittik. Þimdi onu yapmak da imkânsız.



    * İsrail’in duvar örmesi hayatınız nasıl etkiliyor?



    Duvar Batı Þeria’da. Oradaki arkadaşlarımızdan bilgi alıyoruz. Arazilerini ikiye bölüyorlar. Duvarın her iki tarafından en az 5 km. uzak durmak gerekiyor. Yaklaşmak yasak. 10 km genişliğindeki bir sınır. Hiç kimse bir şey yapamıyor. Buna çok şaşırıyorum.



    * Türkiye’ye gelmeden önce ülkemiz hakkında ne biliyordunuz?



    Fazla bir şey bilmiyordum. Filistin’de okuyacaktım ama olmadı. Ramallah’taki üniversite beni kabul etti, ama İsrail yolları kapattığı için gidemedim. Gazze’deki arkadaşlarım okula başladı. Ben de kaydım olmadığı halde onlarla birlikte öylesine gidip geliyordum. “Allah’ım ben nerede okuyacağım” derdim. Ondan sonra Türkiye’ye gitme durumum ortaya çıktı. Yakın ve Müslüman ülke diye Türkiye’yi tercih ettim. Tıp okuyacaktım ama, bir doktor arkadaşım beni bundan vazgeçirdi. Ben de bilgisayar mühendisliğini tercih ettim.



    * İntibakta zorlandınız mı?



    Fazla zorlanmadım. Teyzemler de burada zaten.



    * Öğrencilerle ilişkileriniz nasıldı?



    İyiydi. Çok sevdim onları.



    * Filistinli olduğunuzu öğrenince tavırlarında bir farklılık oluyor muydu?



    Dış görünüşten Filistinli olduğumu fark etmiyorlardı. Ben söyleyince “sizi çok seviyoruz, yüreğimiz sizinle” derlerdi. Türk halkını çok sevdim. Sıcak insanlar. Gurbette olduğumu hissetmedim. Hatta bir ayrıcalık bile hissediyorum. Çünkü Filistinli olduğum için konuşturuyorlar, seviyorlar, “bize Filistin’i, Kudüs’ü anlat. Halk nasıl yaşıyor” diye soruyorlar. Ben de anlatıyorum.



    * Medyanın olayları veriş tarzını nasıl buluyorsunuz?



    Amerikan, Türk ve Arap medyasını izlerim. Türkiye’de genelde yayınlar iyi. Avrupa hemen hemen hiçbir şey göstermiyor. Hele Amerika medyası her şeyi tersine çeviriyor. Sanki saldıran Filistin, işgal edilen İsrail'miş gibi veriyor.



    * Sürekli işgal ve baskı ortamında olmak düşüncelerinizi nasıl etkiliyor?



    Çok zor. Dünyada en zor şartlar altına yaşayan halklardan biriyiz. İstediğimiz şeyleri yapamıyoruz. Sürekli bir sınırlama ve yasaklama var. Özgürlüğümüz elimizde değil. Kendi ülkemizin şehirlerinde bile dolaşamıyoruz. Bu zorlukları aşmak için Filistin’le ilgili her şeyi, tüm tarihi okumayı, bilgi toplamayı, sanattan kültüre her bilgiyi toplamaya çalışıyorum. Bunu ileride çocuklarıma, ulaşabildiğim herkese göstermek istiyorum. En azından bunu yapabilirim. Kimse beni engelleyemez. Dedemin dedesinden beri bu çileyi çekiyoruz.



    * Peki bu çilenin ne zaman sona ereceğini bekliyorsunuz? Bununla ilgili ümitleriniz nelerdir?



    Bilmiyorum. Allah bilir. Ancak bu haliyle de olmuyor. Amerika her iki tarafa da “şunu yapacaksınız” diyor. Biz yapıyoruz ancak İsrail yapmıyor.



    * Amerika’ya güveniyor musunuz?



    Hiç güvenmiyoruz.



    * Müslümanların desteği yeterli mi?



    Değil.



    * Ne yapılmasını istersiniz?



    Çok şey yapılmalı. Bu dünyada insanın kıymeti kaybolmuş gibi geliyor bana. Ne söylerseniz hiç faydası olmuyor. Amerika her zaman İsrail lehine istediği her şeyi yapıyor. Lübnan saldırısında görüldü. O kadar insan öldürülüyor. Kimse bir şey yapamıyor. Müslüman ülkeler toplanır ve gerçek anlamada bir birlik sağlarlarsa bence güzel neticeler çıkar. İsraillilerin planı açık. Herkes görebiliyor. Irak işgal edildi. Þimdi Irak’taki tüm karışıklık İsraillilerin eliyle oluyor.



    * Þii-Sünni çatışmasını onlar mı çıkarıyor?



    Kesinlikle. Zaten Lübnan’da yapmaya çalıştılar. “Hizbullah Þii” dediler. Sünni ve Hıristiyanları Þiilere karşı kışkırtmak istediler. Ama yapamadılar. Ve çekildiler. Irak’ta bunu bir nebze olsun başardılar. Irak’ta her gün 50-60 kişi ölüyor. Böyle giderse Iraklı kalmayacak. Zaten Condelezza Rice “Yeni Ortadoğu” demişti. Yeni Ortadoğu demek “Büyük İsrail” demek. Araplar, Müslümanlar biraz basiretli olabilirlerse bizim ilk sırada olduğumuzu anlayacaklar. Bizi geçerlerse sıra diğer Müslüman ülkelere gelecek. Halklar nezdinde bir problem yok. Yönetimler bunu iyi anlamak zorunda.



    * Ürdün, Mısır ve Suudi Arabistan’ın İsrail’den önce Hizbullah’ı suçlayan açıklamalarına tepkiniz ne oldu?



    Hasan Nasrallah bunlara cevap verdi. En azından susup konuşmasalar daha iyi olurdu.



    * Türkiye’deki gençlere imreniyor musunuz?



    Tabi ki. Türkiye’yi Filistin’den daha fazla gezdim. Her gittiğim yerde, “İnşallah bizim de burası gibi nasibimiz olur. Filistin de burası gibi güzel olur. Rabbim bize de nasip eder” diye dua ederim. Türkiye’deki gençler ülkelerini sevsinler. Her şeyleri var. Dertleri vardır muhakkak ama bizim kadar değil. Okulda arkadaşlar, “Bizim derdimiz sınavdan geçmek, memlekete dönmek, alış veriş yapmak gibi şeyler. Senin derdin nedir?” diye sorarlardı. Ben de “Hapisteki kardeşimi düşünüyorum. Ne zaman çıkacak? Ne zaman bağımsızlığımızı ilan edeceğiz?” diyordum.



    * Aileniz geçimini nasıl sağlıyor?



    Bizim arazimiz vardı. Buğday ekiyorduk. Portakal yetiştiriyorduk. Ama şimdi babam rahatsız. Su yok. Telefonla arayıp kardeşlerime nasıl geçiniyorsunuz diye sorduğumda “merak etme iyiyiz. Sen kendine iyi bak” diyorlar. Bana anlatmıyorlar. Beni endişelendirmemek için her şeyi yapıyorlar.



    * Öğrencilerin eğitim ortamı nasıl?



    Filistinliler çok çalışkan bir millettir. O kadar zor şartlar altında yaşamamıza rağmen öğrencilerimiz çok başarılı. Filistinli olduğum için söylemiyorum ama Ortadoğu'nun ve Arap ülkelerini en zeki öğrencileri Filistinliler.



    * Filistin’de Hıristiyanlarla görüşüyor musunuz? Ne gibi irtibatınız oluyor?



    Görüşüyoruz. Siz de hatırlarsınız. Birkaç kişi İsrail askerlerinden kaçıp Kıyamet kilisesinde saklanmıştı. Ama İsrailliler Kiliseyi bastılar. Onların dine bile saygıları yoktur.



    * Hapishanedeki kardeşinizden haber alabiliyor musunuz?



    Bazen mektuplaşıyoruz. Bazen babam ziyarete gidiyor. Ama çok zor şartlar altında. Çile çektirircesine.



    * Bu durumu çok düşünmüşümdür. Mesela sizin “çile çektiriyorlar” dediğiniz anlarda kontrolden çıkanlar, İsrail askerlerine tepki gösterenler olmuyor mu?



    Oluyor. Ama eğer bir işi yarım saat engelliyorlarsa ondan sonra tamamen kapatırlar. “Gidin çalışmıyoruz” derler. İsyan edeni vuruyorlar. Alıp götürüyorlar. “Bunu yapamazsınız” diyemezsiniz. Her şeyi yaparlar. Babam oğlunu ziyarete gidecek. Ne kadar zorluk çıkarlarsa da “oğlumu göreceğim” diye her şeye göğüs geriyor. Katlanıyor. Yoksa oğlunu göremez. </DIV></TD></TR>
    <TR>
    <TD colSpan=2>GENÇ YAKLAÞIM</TD></TR></T></TABLE>
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Ey Genç
    By hasretdenizi in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.08.19, 20:24
  2. İhlaslı Olmak İçin Nasıl Olmak Gerekir?
    By yakaza in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 04.01.10, 19:49
  3. Ahir Zamanda Genç Olmak‏
    By slim in forum İslami Nitelikli Yazılar
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 19.07.08, 18:28
  4. Ortadoğuda Su Ve Siyaset
    By PirMuhammed in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.07.07, 12:54
  5. Üç Genç
    By misl_i melek in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 16.11.06, 20:15

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0