Tehlikenin farkında mısınız?
Abdurrahman Dilipak
vakit gazetesi yazarı

Nur Serter ve Türkan Saylan.. İki kadın bastı düğmeye! Nur Serter kendi adına, Saylan ÇYDD adına yapıyor çağrısını..
Nur Serter’in çağrısı açık, basit ve net: 14 Nisan 2007 tarihinde saat 11:00 de Ankara Tandoğan Meydanındayız ! Ülkemizin ve Ulusumuzun Birliği için, Demokratik, Laik Sosyal Hukuk Devleti için, Atatürk ilke ve devrimlerinin ışığında tam bağımsız ve aydınlık Türkiye için, Karanlıkla savaşanlar, Aileniz, yakınlarınız, iş arkadaşlarınız, kısacası çağdaş Türkiye özlemi çeken herkese duyurunuz. Tüm Ulusalcılar, Vatanseverler, Atatürkçüler, Birleşme günü 14 Nisan 2007. Saat: 11:00. Yer: Tandoğan meydanı, Ankara.
Birileri de 15 Nisan saat 15.00 e Anıtkabire çağırıyor. Nur Serterin çağrısı 4.ayın 14 ü için..
“Çankaya’yı işbirlikçilere ve irticaya teslim etmeyeceğiz!” “Ya İstiklal Ya Ölüm Tam Bağımsız Türkiye!” diye afişler hazırlamış.. Türkiye Gençlik Birliğine göre “Cumhuriyeti yıkma suçunu işleyenler, emperyalist güçlerle işbirliği yapanlar ve irticayı temsil edenler, bugün Cumhurbaşkanlığı makamını ele geçirmek için harekete geçmişlerdir. Hükümet koltuğunda pusuya yatmış ve Cumhurbaşkanlığına göz dikmişlerdir. İktidar koltuğunu işgal edenler, geçtiğimiz dönemde Meclis’e getirdikleri YÖK Yasa Tasarısı’yla üniversitelerimizin şirketleştirilmesini ve tarikat yuvaları haline getirilmesini, Kamu Reformu Yasa Tasarısı’yla vatanımızın eyaletlere bölünmesini, Petrol Yasası’yla enerji kaynaklarımızın tamamen yabancılara açılmasını hedeflemişlerdir. “ bu takım 19 Mayıs 1919 a hazırlanıyor.. 68 Üniversite gençlik grubu (Yoksa 68 kuşağına gönderme mi? Yüzlerce öğrenci kulününün olduğu bir ülkede bu sayı çok az değil mi?) temsilcisi bu bildiriye imza atmış..
Darbeci güçlerin karargahları belli oldu bu durumda. YÖK ün atamaları ile Üniversitelerde derin güçlerin kurdurdukları öğrenci kulüpleri..
İlginç değil mi, Demirel de tam zamanında soruyor, nerede bu ODTÜ lü gençler. Neden Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda seslerini yükseltmiyorlar..
Akıl hocaları belli Türkan Saylan, Nur Serter.. Sloganları da belli : “ÇANKAYA İŞBİRLİKÇİLERE TESLİM EDİLEMEZ!” Hani rektörleri gibi bunlar en fazla üyesi olan kulüpler değil, merkezden güdülenen imtiyazlı örgütler.. “Bizim iyi çocuklar” yani..
Gençler yayınladıkları bildiride diyorlar ki :” ...Türkiye bir vatan savunması dönemine girmiştir. Daha açık söyleyelim; ulusal devletimizi yıkma girişimlerine karşı önce Cumhurbaşkanı mücadele verecek, güçlü ve başı dik bir Türkiye’yi temsil edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Atatürk Cumhuriyeti’nin temel ilkelerine sonuna kadar bağlı olacak, ülkemizin laik yapısını hedef alan batı destekli gericiliğe ve tarikatlara en ufak bir taviz vermeyecektir. En önemlisi; Avrupa Birliği’nden gelen kanunlarla Anayasamızın tahrip edilip, Cumhuriyet’in temelinin yıkılmasına izin vermeyecektir. Avrupa Birliği ve ABD’nin onayı ve kampanyasıyla Cumhurbaşkanı adayı olacak herkesle mücadele edeceğiz. (...) Başta üniversitelerde olmak üzere, her yerde bağımsızlık rüzgarları estireceğimize söz veriyoruz. Türk Milleti’ni, vatanımızı ve cumhuriyetimizi savunma yolunda tek yumruk olmaya çağırıyoruz.”
Anlaşılan birileri düğmeye bastı. Darbeciler Üniversite gençliğini sokağa çekmeye çalışıyor.. Öyle anlaşılıyor ki, bu işin siyasi desteğini CHP ve İP sağlıyor.. STK desteğini ADD ve ÇYDD.. Media sponcoru İlhan Selçuk’un Cumhuriyet’i ve Tuncay Özkan’ın kanalı Kanal Türk .. Bu işin operasyon üssü Üniversiteler.. Bu çevrelerle dirsek teması içinde olan emekli paşalar stratejik konumda bulunuyorlar.. Üniversite örgütleri takdik merkezler. Gençler ise operasyon timleri olacak..
Ellerinde Atatürk resimleri, dillerinde 10.yıl ya da Harbiye marşı.. Herhalde İstiklal marşı söyleyecek değiller.. Söyleseler de devamını getiremezler “Bu ezanlar ki, şehadetleri dinin temeli..” Mehmet Akifin Safahatından mısraları sloganlaştıracaklarını hiç sanmıyorum..
Hani bu kadar tantana çıkartınca, birileri kendi sesinden ürküp gelmeyebilir..
Hem birilerinde bu kadar öfke, yangın yerinden mal kaçırırcasına bir telaş varken, ülkenin büyük bir bölümünün sessizliği de ürkütmeli bu insanları..
Bu iş böyle giderse, TSK içinde de bölünmelere, tartışmalara sebeb olabilir.. Hiyerarşi bozulabilir. Bazı paşaların hatıra defterlerine düştükleri notlarla ilgili basında yer alan haberler, bu kaygıları artırıyor..
Hani bu gelişmeler ışığında öyle derin istihbarat faaliyetlerine, stratejik planlara falan gerek yok.. Olanlar ortada. İstihbaratçılar bu süreçte telefonları dinlemiş olmalılar.. İşin aktörleri meydanda.. Belki önlerini açıp serbest bırakmak gerek.. Hani yasaklanırlar ve inatlaşırlırsa kendilerini bir güç sanacaklar..
Birileri bir kargaşa ortamı oluşturma gayreti içinde. Fırsat bulurlarsa ortalığı kana bulama hesapları bile olabilir.. Bunları destekleyen, kışkırtan bir takım istihbarat örgütleri de olabilir.. İzleyip tam da harekete geçtiklerinde enselerinden yakalayıp hakettikleri yere göndermek gerekir bunları..
Keşke aileler de çocuklarını uyarsalar da, bu karanlık ve krli işlerde gencecik çocuklar piyon olarak kullanılmasalar.. Abilerinin , ablalarının başına gelenlerden ders alsalar..
Tarih belli, 14 Nisan, 15 Nisan 24 Nisan, 1 Mayıs, 19 mayıs..
Dikkat!1 Nisandan sonra , ortamı kızıştırmak için birleri bir takım provakasyonlara kalkışabilir. Darbe söylentileri, 1 Nisan şakası değil!
Allah şerlerinden emin eylesin. Hani biz de dikkatli olalım.. Akıllı, ferasetli insanlar aynı çukura iki kere düşmezler.
Selam ve dua ile..