Hödükleştiremediklerimizden misiniz?


Hödük(sıfat): Görgüsüz,kaba,anlayışı kıt.
Kim olduğunu bilmiyorum! Adamın biri işte. Sığınmış İngiliz kökenli, İngiliz kumandalı bir kanala bu millete hakaret ediyor ve bu millete “hödük” yakıştırmasında bulunuyor. Terbiyemizi bozup “sen kim oluyorsun ulan” desek nasırına basıp daha bir bağırtacağız ya biz yine de ona uyup “aynaya bak hödüğün kralını gör” demeyeceğiz!
Bir çok haber sitesinde flaş gelişmeymiş gibi geçildi bu adamın aynaya bakıp “halkı görüyorum” zannı ile sarf ettiği cümleler. İsmini buraya alıp onun (reklam olma) emellerine hizmet etme gayemiz yok. Kısaca olayı anlattıktan sonra âdetimiz üzere “kişi değil zihniyet karşıtı” tutumumuzu aynen sürdüreceğiz.
İngiliz destekli kanallardan para alıp, oturdukları rahat koltukların bir tarafının da batmamasından kaynaklanan rahatlıkla insanları aşağılayan o kadar “insan karşıtı” var ki. Hangi birini eleştirecek, hangi birine kızacaksın? Bir insan düşünün ki fikir beyan ederek bir ülkenin yarısını yaftalayabiliyor, aşağılayabiliyor ve kendini o insanlardan daha zeki daha bilmiş ve daha ileri görüşlü sanabiliyor. Toplumumuz bu tarz insanlara kestirmeden “aç tavuk” yakıştırması yapıyor zaten de bu zihniyet sahipleri darı ambarını da ateşe veriyor.
Birkaç gerçeği dillendirmek ve birkaç yaraya parmak basmak yani; doğruları olan bir zihniyetin ürünü olmak insana ne zamandan beri “doğrudan büyük yanlış” yaptırma özgürlüğü veriyor? Ya da bir düşünce adamı hüviyetinde olan biri nasıl olur da “bütün doğruları silecek tek yanlış” büyüklüğünde yanlışlar yapacak kadar düşüncesizleşiyor.
Muhtaç insanlara yapılan yardımlardan rahatsız olan ve bunu kendi kirli düşüncelerine alet edip, “ne yaparım da kendimi biraz pazarlarım, biraz ismim duyulur” tarzında tamamen reklam kokan, küf kokan, kibir ve benlik kokan bir yola girişir. Bu düşüncedeki insanlar bilmezler mi ki özellikle doğuda yakacak tezeği olmayan devletin verdiği birkaç torba kömür olmasa ya soğuktan donacak ya da çaresiz eşkıya olacak o kadar çok insan var ki… Demek ki bu İngiliz güdümlü fikir adamları bunu bilmiyorlar. E tabi ayıplamamak lazım onlar ne bilirler sefaleti? Açılsın ağızlar, iki laf edilsin, gelsin avrolar!
Yahut olaya bir de “onların” açısından bakalım. Şöyle ki;
Bir insanı muhtaçlığından dolayı görgüsüz ilan edebilecek zihniyet gayet tabii muhtaçlığın giderilmesine karşın ülke yönetimine etki edecek oylarını gözü kapalı iktidar sahiplerine verirler. Zaten bir oydan başka hiçbir şeyi olmayan bu zavallılar bari bunun para ettiğini görüp olabildiğince en yüksek fiyata satmayı düşünebilirler. O “hödük“lerin neyine ülkede devletin yapısına kast eden adamlar iktidara gelmişler. Ve zaten dünya yansa o insanların içinde bir yorganı bile yok. “Hödüklük yapmaları” işten bile değil!
Peki soralım bu İngiliz güdümlü beyni mimli zatı zerzevatlara; Yardım almış bir insanın minnet duygusu ile kalkıp taban tabana zıt bir partiye oy vereceğine gerçekten inanıyor musunuz? Peki, bilmiyor musunuz ki karnı tok, evi sıcak, sırtı pek bir insan daha geniş düşünür ve kendine daha çok inanır ve bu yüzden değerlendirme şansı daha geniş olacağından kime oy vereceğini daha iyi bilir. Hep “halkın iktidarı olacağız” vaatleri ile dolaşan “halkçılar” sosyal adaletten ve eşit paylaşımdan dem vuran “sosyalistler“. “Halkın huzuru devletin huzurudur” tarzında sloganlar üreten “komünistler” neden karnı aç bir adamın tercih hakkını kullanmadığı zümreler olmuyor da kalkıp kendi gibi “hödükler” e oy veriyorlar?
Son söz: Kendini dahi sanan zavallı insanlar birkaç sivri çıkışları ile göklere çıkartılır daha sonra modası geçince bir çöplüğe atılır! Ne kadar fikirleri parlak olursa olsun, kuklalığı yol edinmiş bir fikir adamının sonu hödükler çöplüğüdür!
(alıntı)