+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 8 ve 8

Konu: Teşhirci Kadının Nihai Zaferi!!!

  1. #1
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    Sorsanıza karısını hangi vitrinde Rodostamı yoksa Bodrumdamı yoksa ... Karısını bilmem nerelerini açtırıp gögüs gerip yürüyenlerden olsa gerek ... Töe
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  2. #2
    Pürheves eb_k - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    188

    Standart

    bi insan sapıklıgını bu kadar yuceltmeye calısabılır heralde.. carpık dusuncesıne ne kılıf uyduracagını sasırmıs..

  3. #3
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    Onlara göre kadın şevk söndüren cinsel bir tema ... Allah'ım o azgın zalimleri adaletinle yargıla biz mazlum kullarını rahmetinle... Amin ecmain...
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  4. #4
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    <TABLE cellSpacing=0 cellPadding=0 width="100%" border=0 <TR>
    <T>
    <TR>
    <TD width="100%" height=85>
    Teşhircilik cesaret değil, esaret






    Geçenlerde bir gazete sütununda, kadın açısından gayr-ı fıtrî hallerin sözcülüğünün yapıldığına şahit olduk. Sözkonusu yazının yazarı, kadının, güzelliğini kocasının dışındakilere teşhirini, ‘Kadın bilinçlendikçe teşhir duygusu da artıyor’ şeklinde yorumlamaktan çekinmiyor, bununla da yetinmeyip dinî inançların kadını sevmediği, onunla mücadele ettiği, hatta daha ileri giderek kadının, bir gün, inanca karşı zafer kazanacağı gibi iddialarda bulunuyordu. Güya kadını yüceltmek adına sarfettiği bu sözleriyle, aslında kadını bayağılaştırıyor, adileştiriyor ve kadını şehevî duygularının esiri olmasıyla övüyordu.


    Bu ve buna benzer sözlerin, kadının ahlâkını bozarak topyekûn bir toplumu ve milleti çökertmek emelinde olan ifsat komitelerinin maksatlarına hizmet ettiğini söylemek zor olmasa gerek. Bu tür fikir sahipleri, güya kadının kendi güzelliklerini cömertçe teşhir ederek gerçek hürriyetine kavuştuğunu iddia ediyor. Halbuki bu tür düşünenlerin tam aksine Bediüzzaman “Sefahet ve rezaletteki hürriyet, hürriyet değildir. Belki hayvanlıktır, şeytanın istibdadıdır. Nefs-i emmâreye esir olmaktır” der.


    Aslında, daha çok önceleri, Bediüzzaman “Kadın, kendi güzelliklerini göstermeye fıtraten çok meyyal olmasından, seve seve o fitneye atılır, baştan çıkar” diyerek, ahirzaman kadınının teşhirciliğine dikkat çekmiş, eserlerinin pek çok yerinde bu meseleyle ilgili ikaz ve derslerde bulunmuş, hatta özel olarak kadınlar için Hanımlar Rehberi isimli bir eser bile neşretmiştir. İfsat komitelerinin elinde oyuncak olan günümüz kadınının bu hakikatlere şiddetle ihtiyacı olduğu aşikâr.


    Yazık ki modern insan, kendince hürriyeti, hiçbir sınır tanımamakta arıyor hâlâ. Ama “Hiçbir sınırlamanın altına girmeyeceğim” derken, kendi hayvanî hislerinin, heveslerinin, kısacası nefsinin esiri olduğu gerçeğini de atlıyor...


    Bediüzzaman, sınırsız hürriyetin ‘sınırsız vahşet’ olduğuna dikkat çekerek, hürriyeti sınırlamanın ‘insaniyet’ açısından zarurî olduğunu söyler. Zira insan, duygularına sınır koymazsa, kendisine ve başkalarına zarar verebilecek yaratılıştadır. Böyle bir durumda, ‘kuvve-i gadabiye’ denilen öfke duygusuyla insanlık dışı vahşetleri işleyebileceği ve ‘kuvve-i akliye’siyle sapkın fikir akımlarına kaynaklık edebileceği gibi, ‘kuvve-i şeheviye-yi behimiye’ denilen ‘cinsel ve hayvanî’ duygularıyla da nice rezalet ve sefahetleri irtikab edebilir. ‘Fıtrat ve insanlık dini’ olan İslâm ise, beşerin bu duygularını terbiye altına alarak, insanı ‘insan’ yapmakta, onu gerçek değerine yüceltmektedir. “İman, insanı insan eder” cümlesi de, bu mânâyı ifade ediyor olsa gerek.


    Öyleyse kendisini açık saçıklıkla teşhir eden kadın, bu haliyle, hürriyet, cüret ve cesaretini değil, bilâkis nefse esaretini ilân etmektedir.


    Aslında kadının, sadece kendi vicdan ve fıtratını dinlemesi bile, ona doğru ipucunu verecektir. Zira psikolojik bir tesbittir ki, kadın zayıf, nazik, himayeye muhtaç, yabancı erkeklere karşı yaratılış itibariyle korkak ve çekingen olduğundan, sadece bu yönüyle bile ‘teşhîr’e değil, ‘testîr’e, yani zinetini örtmeye, gizlemeye muhtaçtır.


    Ama maalesef, bir çok şeyin aslından uzaklaştırılarak dejenere edildiği günümüzde, ifsat komitelerinin kasıtlı baş hedefi olarak kadın da fıtratından uzaklaştırılmaya çalışılıyor. Günümüz kadını, sefih medeniyetçe zihnine telkin edilen fikirler ve kulağına üflenen aldatıcı desiseler sebebiyle fıtratın sesine kulak veremez olmuştur.


    Öyleyse bazılarının ifade ettiği gibi “Kadın bilinçlendikçe teşhir duygusu da artıyor” değil, tam aksine “Fıtratından uzaklaştıkça, yani bilinci/şuuru felce uğradıkça, ifsat edildikçe teşhir duygusu da artıyor” denilebilir.


    Haberlerden okuduğumuz kadarıyla Türkiye’de aşırı teşhirciliği hayat tarzı haline getiren bazı kimselerin, bulundukları çevre tarafından nefret damgası yiyerek dışlanmış olmaları da, fıtrat gerçeği olarak karşımızda duruyor ve Bediüzzaman’ın şu tesbitini teyid ediyor: “Þeriat dairesinden hariç olan hürriyet, ya istibdat veya esaret-i nefis veya canavarcasına hayvanlık veya vahşettir. Böyle lâübaliler ve zındıklar iyi bilsinler ki, dinsizlikle ve sefahetle sahib-i vicdan hiçbir ecnebîye kendilerini sevdiremezler ve benzetemezler. Zira mesleksiz ve sefih sevilmez.”


    Evet, herşeyde olduğu gibi teşhirciler ve onların sözcüleri de, kaçıp durdukları fıtrat ve vicdanlarının seslerini dinleseler, hakikati bulacaklar. </TD></TR>
    <TR>
    <TD>
    İsmail TEZER
    01.09.2006 YENİ ASYA
    <DIV>http://www.yeniasya.com.tr/2006/09/0...ka/default.htm</DIV></TD></TR></T></TABLE>
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  5. #5
    Yasaklı Üye Şakird - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    194

    Standart

    vakit gazetesimi inanamıyorum bu ne zihniyet
    <DIV></DIV>

  6. #6
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart

    01-08-2006 - Vakit - Mustafa KAPLAN abinin yazısını bulan olursa buraya yazsın ... Farklı bir pencereden şu rezil halimizi ortaya koyuyor...
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  7. #7
    Pürheves sinepuryan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    171

    Standart


    Alıntı şakird Nickli Üyeden Alıntı
    vakit gazetesimi inanamıyorum bu ne zihniyet
    <div></div>
    Öyle yazıya böyle cevap ... Kardeş sahip çıkıyorsa bir VAKİT dobra dobra çıkıyor ... Yeni Asya dan da ses seda gelmiş ... Ya diğerleri .... ???
    Elde Kur\'an gibi bir mucize-i Baki varken,
    Başka burhan aramak aklıma zaid görünür
    Elde Kur\'an gibi bir burhan\'ı hakikat varken,
    Münkirleri ilzam için gönlüme sıkletmi gelir?
    Zülfikar Mecmuası

  8. #8
    Vefakar Üye edeb_ya_Huu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Aug 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    363

    Standart

    sahip çıkmak cvp wermek farklı farklı olur kardes.sen nerden bilebilirsin sahip çıkmadıklarını diğerlerinin
    Dopdulu bir şevkle çıkıp yollara düşeli,geçtin manaları küheylan gibi encama ereceğin heyecanından belli,şahlan ki geliyor gökler ötesinden tebşir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. İslamın Zaferi Neden Gecikiyor?
    By ademyakup in forum Açıklamalı Risale-i Nur Dersleri
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 12.10.09, 15:15
  2. Müslümanların Boykot Zaferi...
    By lale-gül in forum Gündem
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 06.02.09, 23:09
  3. Hoşgörünün Zaferi
    By yusuf91 in forum Kıssadan Hisseler, İbretli Öyküler
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 28.10.08, 10:41
  4. Göbeğini Kaşıyan Adamın Zaferi
    By TURKUAZ in forum Gündem
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 16.08.07, 17:41
  5. İsmet Paşasız İnönü Zaferi
    By terennüm in forum Tarih
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 09.01.07, 12:52

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0