Kökten kopma bir "göç"tür... Göç ise, bir travma!

HASAN KARAKAYA


Kültürde "yozlaşma"n?n, art?k "kokuşma"ya dönüştüğü günümüzde, "yerli" olan ne varsa, onlar?n yerini "ithal"ler ald?!..

Öyledir zaten, "aşağ?l?k kompleksi" içindeki kişi ve ülkeler, bir süre sonra "maymunlaşmaya" başlarlar ve "başkalar?n? taklit" ederler!..

Ne ac?d?r ki, Türkiye'de de "tersine bir evrim" yaşan?yor!.. ?nsanlar "taklitçilik"te maymunlarla yar?ş halinde!..

"Ferhat ile Şirin" veya "Leyla ile Mecnun", ya da "Kerem ile Asl?" gibi "aşk sembolleri" dururken; gidip, "Papaz Valentin"in bilmem ne y?ldönümünü "Sevgililer Günü" olarak kutluyor bizim insan?m?z!..

T?pk?, "Nasreddin Hoca"m?z dururken, her taraf?n "Noel Baba" sembolleriyle donat?lmas? gibi!..

Peki, "kim" ve "nerede" kutlad? "y?lbaş?"n?!..

Elbette "mutlu az?nl?k" kutlad?... Hem de, bir "asgari ücretli"nin "750 günlük çal?şma"s?na bedel bir parayla "1 gece" geçirdi!..

Nas?l m??..

Buyrun, "manzara"ya bir bakal?m:

Dün, ?stanbul yollar? bomboştu... O kadar bomboştu ki, "Pazar trafiği" bile daha hareketliydi... Evet, o kadar "bomboş"tu ki, "nüfus say?m?" yap?lan günler kadar sessiz ve ?ss?zd? yollar!..

Acaba nereye gitmişti bu insanlar?..

Roma'ya m?, Paris'e mi?.. Yoksa "Çin efsanesi"ni veya "Kristal K?z?ldeniz"i yaşamaya m??..
"Mistik Uzakdoğu" turlar?na m? kat?lm?şt? insanlar, "Çölde bir vaha: Umman"a m? uçmuştu?
Yoksa, yoksa; Maldiv Adalar?'na, ya da "?talyan Konçertosu" dinlemek için Venedik veya Floransa'ya filan m? gitmişti?..

Çünkü efendim; alt taraf? 750 Dolar'dan başlay?p, 2 bin 140 Dolar'a kadar seçenek sunuyordu adamlar!..

Kimbilir, belki de; Boğaz'?n ve Haliç'in muhteşem manzaras?na sahip, "The Ritz-Carlton Suiti"nde bir "Noel gecesi" geçirmeye gitmişlerdi!..

DÜN, ONLAR "MAHALLE"DE YOKTU!..

Sonuç itibariyle, "bir yerlere" gitmişlerdi işte... Sanki yer yar?lm?şt? da, yerin içine girmişlerdi.

Öyle ya; "reklâm"lar çok cazipti... Öyle bir "davet" ediyorlar, öyle "imkân"lar sunuyorlard? ki, "hay?r" demek ne mümkün!..

"Suit"lerde, "sana özel bornoz"lar olacak!.. "Şampanya", odanda seni bekleyecek!.. Kahvalt?n? "suit"te veya Çimtemani Restaurant"ta yapabileceksin!..

Güzellik merkezi "Laveda Spa"ya ücretsiz girecek, 3 terapistin vücudunda sergileyeceği "Sultan?n Alt? El Masaj?"yla mest olup, kendinden geçeceksin!..
Peki, ücret mi? Alt taraf? 4002 dolar!..

Evet, evet; "Yeni Y?l Rüyas?" denilen bu "1 gece" için, sadece ve sadece "Dört bin iki dolar" ödeyeceksin!..

Dediğim gibi, bu para; bir "asgari ücretli"nin "25 ayl?k çal?şma"s?na, bir diğer ifadesiyle "750 gün ter dökmesine denk" bir para!..

Biliyorum, "asgari ücretliler" itiraz edip, "kafay? m? yedin sen?" diyecekler; "Y?lbaş? da neymiş!.. Ben aybaş?n? zor getiriyorum!.."

Hakl?lar!..

Kar?nlar?n? doyurabilmek, ayakta kalabilmek ve hayat?n? devam ettirebilmek için milyonlarca insan?n pazarlardan "at?k" toplad?ğ? bir Türkiye'de, bir avuç mutlu az?nl?k da, "kuştüyü yast?k"larda yatmak için "binlerce dolar"? gözden ç?kar?yor işte!..

Bunu yapanlar?n kimler olduğunu biliyorsunuz... "Mutlu ve putlu az?nl?k" dediğimiz bu güruh, ayn? zamanda "mahalle bask?s?"ndan şikâyet eden güruhtur!..

Onlar, dün "mahalle"de yoktu!..

"Yurt d?ş?nda"yd?, "otel"lerdeydi, bar ve pavyon gibi "eğlence mekânlar?"ndayd?!..
K?sacas?; "Vur patlas?n, çal oynas?n" eğlendiler!..

Yediler!.. ?çtiler!.. Kustular!..

RUH KÖKÜNDEN KOPARILAN M?LLET

Ben, olay?n bu boyutundan ziyade; bu “değişme”nin, bu "dönüşme"nin, bu "başkalaşma"n?n, bu "yozlaşma"n?n, bu "kokuşma"n?n, bu "çürüme"nin sebeplerini merak ediyorum!..

Sahi, bu toplum nas?l bir hâle geldi?..

?şte bunu düşünürken, Mustafa Saka'n?n yaz?s? çekti dikkatimi... "?şte" dedim, bu "çürüme"nin temelinde "?sviçre Hastal?ğ?" var!..

Mustafa Saka; yaz?s?nda, Dr. Serol Teber'in teşhislerinden yola ç?km?ş!..

“Dr. Serol Teber, 1938 ?stanbul doğumlu. ?stanbul Üniversitesi T?p Fakültesi Nöro-Psikiyatri Kliniği'nde uzmanl?k eğitimi alan Teber, 12 Mart sonras? Almanya'ya iltica etmiş. Yirmi y?l, psikiyatri kliniklerinde ve Düsseldorf Üniversitesi'ne bağl? Mandeklinik Viersen'de çal?şm?ş.

10’dan fazla kitap yazm?ş. Türkiye'ye döndükten sonra da yazmaya devam etmiş ve haftal?k radyo sohbetleri yapm?ş bir süre. Bu sohbet notlar?n?,
www.acikradyo.com.tr adresinden dinleyebilirsiniz...

Günümüzden 26 as?r önce, Tarihçi Heredot, "Kendi kentinden başka yerlere gidenlere, görülmeyen şeytan?n eşlik ettiği söylenir" diye not alm?ş.

"Demek ki, kendini b?rak?p da başka bir yere giden insana bir tuhafl?klar oluyor, ki şeytan eşlik etti diye düşünülüyor" diyor Dr. Serol Teber.

Göçmenlik üzerine ilk hekimâne çal?şma, Baselli (?sviçre) Dr. Johannus Operius'a aitmiş; 1678'de, "Nostalgia oder Heimweh" (Geçmiş veya Vatan S?z?s?) adl? bir kitap yazm?ş. Çal?şmak için Basel'e gelen baz? dağ köylülerinde zamanla iç s?k?nt?lar?, sebepsiz korkular, gaipten ses duymalar, halüsinasyonlar, hezeyanlar, kusmalar, ishal ve mide rahats?zl?klar? görülmüş.

"?sviçre Hastal?ğ?" denmesi bu yüzden.

Frans?z Dr. Larey, bu hastal?ğa "yurtsama" demiş... Daha ciddi bir çal?şma, Avusturyal? Dr. Alain taraf?ndan yap?lm?ş. 1. Emperyalist Paylaş?m Savaş?'nda Avusturya ordusuna esir düşen üç Müslüman Tatar'? birbirlerinden ay?rm?ş Dr. Alain.

Dillerini bilmedikleri Avusturyal? askerler aras?nda tutulan bu üç Tatar'da da depresyon, korku ve hezeyanla kar?ş?k bir tablo belirmiş bir süre sonra...

Alman Psikiyatr Grepellin ise, "Kökten Kopma Sendromu" diye isimlendirmiş tabloyu.

"Sadece mekândan kopuş bile çok önemli. Çünkü farkl? bir psişik zaman? oluyor her mekân?n; zaman ak?ş? farkl? oluyor. Ak?ştaki farkl?l?ğa anlam veremeyecek durumda olanlar?n durumu daha da kötü!" diyor Dr. Serol Teber.

"Her kas kas?lmas?n?n psikopatolojik bir öyküsü vard?r" demiş Wilhelm Reich.

Yayg?n s?rt, bel, baş ve mide ağr?lar?, içinde yaşand?ğ? halde “ait olunamayan bir yer”de duyulan korkunun sonuçlar?. Bu kas?lmalar, “benliğimizin kendini bir z?rhla örtme çabas?”d?r, d?ş dünyan?n sald?r?lar?na karş? “bir tür koruma refleksi”dir. Görünmeyen, bilinmeyen düşman?n hep arkadan geleceği zannedilir.

Hayvanlarda da bu böyledir, önce ense kaslar? kas?lmaya başlar" diye ekliyor."

KÖKÜNDEN KOPARILAN ÇAM F?DANI

Herhalde anlad?n?z mevzuyu...

Mustafa Saka'n?n demek istediği özetle şu:

Bu millet, "ruh kökleri"nden kopar?lamad?ysa da, fena halde örselendi!..

"Yerli kültür"den "yabanc? kültür"e adeta "göç" ettirildi!.

"Göç" olay? da, başl? baş?na bir "travma"d?r!..

Herhalde bilirsiniz;

Yerinden sökülen bir "çam fidan?" bile, eğer yeni yerine "eski bakt?ğ? yönde" dikilmezse "tutmaz" ve "kurur"muş!..

Peki, "kök"lerinden kopar?lan ve yönü "Bat?"ya döndürülen Türkiye ne yaps?n?..

Ne yapt?ğ? ortada!..

Değişiyor!.. Dönüşüyor!.. Başkalaş?yor!..

Yozlaş?yor!.. Kokuşuyor!.. Çürüyor!..

Dün, işte bu “kokuşma”y? yaşad? Türkiye!..

***



CHP fark?!


CHP'nin "halktan koptuğunu" ve "mutlu az?nl?ğ?n partisi" olduğunu öteden beri yazar?z... CHP'liler ise, "halktan kopukluk"lar?n? örtbas etmek için, AK Parti'ye yüklenirler!.. AK Parti'nin "gecekondu"lara yard?m dağ?tt?ğ?n?, "halk?n yoksulluğunu istismar ettiğini" iddia eder!..


"Siz de yard?m edin, biraz da siz istismar edin" diyenlere diyecek söz bulamazlar!.. Ama, "Y?lbaş?" dolay?s?yla gördük ki, CHP de "paket dağ?t?m?"na başlam?ş... Ama, "gariban"lara değil, "ensesi kal?n"lara!..


Ama, "yard?m paketi" değil, "y?lbaş? sepeti!"


Bu sepetlerde; "makarna, bulgur, yağ, tuz ve şeker" değil, "viski"ler, "şarap"lar, "rak?"lar, "bira"lar, "çerez"ler ve "kuruyemiş" varm?ş!.. Bu paketleri, kimin dağ?tt?ğ?n? da söyleyelim:


CHP'li Tuzla/Orhanl? Belediyesi!..


Görüyorsunuz ya; AK Partili belediyeler "garibana yard?m" ederken, CHP'li Belediyeler "tuzu kurular"a "y?lbaş? sepeti" gönderiyor!..


Aradaki fark? fark edebiliyor musunuz?..


Ve de, CHP'nin niye eridiğini?!?..