+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: Barzani Kükredi;ABD Türkiyenin Suç Ortağıdır.

  1. #1
    Ehil Üye ademyakup - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Mesajlar
    8.211

    Standart Barzani Kükredi;ABD Türkiyenin Suç Ortağıdır.

    BARZANİ KÜKREDİ: ABD TÜRKİYE’NİN SUÇ ORTAĞIDIR!

    Türkiye’nin Kuzey Irak’taki PKK kamplarına ileri teknoloji kullanarak gerçekleştirdiği süper güç havası estiren üstün başarılı hava harekâtı bölgenin horozu İsrail’in canını boğazına getirmiş gibi. Harekâtın dünya siyonizminin jandarması tek süper güç ABD’nin işgali altındaki Irak’a ait bir bölgeye yapılmış olması ise işin tuzu biberi.
    Beyaz Saray yönetimi Bush-Erdoğan görüşmesinde varılan anlaşma gereği bu harekâta izin verdiği için PKK’ya son verecek eylemler görmek istiyoruz şeklinde açıklama yaparken Avrupa Birliği PKK terörüne Türkiye çok can verdi tamam ama aşırı güç kullanımına karşıyız türünden kaypak bir ifade kullandı.
    Barzani ise ABD Türkiye’nin gerçekleştirdiği bu saldırının suç ortağıdır diyerek işgali altında yaşadığı süper güce meydan okudu ve arkasında İsrail olduğunu bir kez daha net ortaya koydu. Daha önce de işgal güçlerinin bir baskınla İranlı diplomatları tutuklaması üzerine ABD’yi alenen suçlamaktan çekinmemişti. Barzani’yi böyle konuşturan gücün İsrail olduğu artık hiçbir şüphe götürmüyor.
    Uzun süreden beri Türk Silahlı Kuvvetlerine meydan okuyup gelecekleri varsa görecekleri de var gibisinden çıkışlarla efelenen Barzani, üstün teknoloji kullanılarak yapılan hava hareketiyle hedeflerin vurulması karşısında yapacak bir şey olmadığını görmenin çaresizliği ile aya uluyan köpek misali sözlü salvolarını sürdürüyor.
    Ancak Türkiye’nin bu kapsamlı hava harekâtını ağababası İsrail’in bir şekilde engelleyememiş olması Barzani için oldukça can sıkıcı olmalı. Çünkü İsrail’in yarın sıkıştığı takdirde Apo gibi Barzani’yi de kulağından tutup Türkiye’ye teslim etmesinin önünde bir engel bulunmuyor.
    İşgali altında bulunduğu ABD’ye ve tüm ekonomik hayatı ile bağımlı bulunduğu Türkiye’ye böyle efelenen Barzani’nin sırtını İsrail’e dayayıp ondan güç alarak konuştuğu gerçekliği, içimizdeki İsraillilerin durumunu da çıplak gözlerin görebileceği şekilde boncuk gibi ortaya koyuyor.
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin operasyonlarını ensesinde hissetmesine rağmen Barzani’nin pervasızlığını, aldırışsızlığını sürdürmesi ise tamamen İsrail’in tutsağı ve kuklası olduğunun bir açık göstergesidir. İçimizdeki İsrailliler bu gerçekliği artık gözlerden daha fazla kaçıramazlar. Bu yüzden işleri zor…
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin son gerçekleştirdiği kapsamlı hava harekâtı ile Irak’taki toplumların ve bölge ülkelerinin gözleriyle görüp elleriyle tuttukları somut gerçeklik şu ki; ne ABD, ne İsrail, ne Avrupa Birliği ve ne de bir başka güç Türkiye’yi durdurabilecek imkânlara sahip değildirler. Dolayısıyla Türkiye karşısında bir başka güçle işbirliği yapmalarının imkânı kalmamıştır.
    ABD eğer işgali altında tuttuğu bir ülkeye yapılan bu kapsamlı hava harekâtına ve karadan operasyonlara izin verdiyse bunu engelleyecek güce sahip olmadığındandır. Çünkü izin vermeyecek olsa Türkiye’nin açık kararlılığı karşısında bir savaşı daha göze alması gerekecek. İzin verince de bölge ülkeleri ve toplumları için ABD ile birlikte Türkiye’nin de istek ve beklentilerinin dikkate alınması kaçınılmaz hale gelmektedir.
    Başbakan Erdoğan ABD ziyareti öncesinde çeşitli platformlarda yaptığı konuşmalarla Türkiye’nin Kuzey Irak’a bir harekât yapma kararlılığını çok net olarak ortaya koymakla kalmamış, dahası Batılı dost ve müttefik ülkeleri de çok ağır sözlerle eleştirip suçlamıştı. Yani Beyaz Saray’a, Kuzey Irak’a sınır ötesi askeri harekât için izin vermekten başka alternatif bırakmamıştı.
    Esasen ABD Irak’ı 11 Eylül saldırıları üzerine terörle mücadele adına işgal ettiğine ve PKK’yı terör örgütü olarak tanımladığına göre meşruiyet içerisinde başka türlü davranması söz konusu olamazdı.
    Ne var ki ABD’nin elini bağlayan bu meşruiyetin gereği değil; Türkiye’nin 1 Mart Tezkeresi ile daha önce test edilmiş bulunan bileğinin bükülmezliğidir.
    Avrupa Birliğine gelince terör örgütü olarak ilan etmesine karşın PKK’ya her türlü desteği çekinmeden pervasızca vermekte, kırmızı bültenle aranan militanlarını bile resmen himaye etmektedir. PKK’nın her türlü siyasi ve lojistik desteği aldığı Avrupa Birliği ülkelerinin, Barzani yönetiminin yardım ve himayesini sağlayan bir önemli faktör olduğu da yadsınamaz.
    Ama hiç kuşkusuz ki Avrupa Birliği’nin de Barzani yönetiminin de PKK’yı koruyup kollamasını sağlayan asıl amil Büyük Ortadoğu Projesi ambalajı içerisinde Büyük İsrail Projesini gerçekleştirmek için Türkiye’nin parçalanıp bölünmesini öngören dünya siyonizmidir.
    Bu nedenledir ki Ortadoğu coğrafyasında Büyük İsrail Projesinin alternatifi olarak boy gösteren Yeniden Büyük Türkiye Projesi, Selçuklu ve Osmanlının varisi ve devamı bir gelişen oluşum olarak bölge ülkelerinin ve toplumlarının belleğine bir umut ışığı olarak giderek daha köklü şekilde yerleşmektedir.
    Bölge ülkeleri ve toplumlarının, ABD ve müttefiklerinin Irak ve Afganistan’da yaptıkları ile İsrail’in yıllardır Filistinlilere yaptıklarını yakinen görüp yaşadıktan sonra başka bir seçenekleri de yoktur.
    Bugün neredeyse tamamı ABD ve İsrail işbirlikçisi olan bölge ülkeleri yönetimlerinin hiç biri geleceğe güven ve umutla bakacak durumda değildir. Çünkü hepsi Saddam Hüseyin’in de kendileri gibi Batılı güçler tarafından yönetime getirildiğini çok iyi bilmektedir. Bu yüzden de onun akıbetine uğramamaları için hiçbir neden görememektedirler.
    Bu ülke yönetimleri, bölgeye yerleşen İsrail ve ABD karşısında halen sesini çıkartabilen, itiraz edebilen, karşı çıkabilen, haksızlıklara parmak basabilen tek ülkenin Türkiye olduğunu da uzun süredir çeşitli olaylar vesilesiyle görüp izleyerek test ediyorlar.
    Bu durum karşısında geleceklerine ilişkin beklentilerini, iktidarlarını ve toplumlarının yaşama şansını, bekasını umutla bağlayabilecekleri dünyadaki ve bölgedeki tek ülkenin Türkiye olduğunu adları gibi biliyorlar. Ne var ki halen fiili bir ABD işgali ve tehdidi ve içlerine yerleşmiş siyonist örgütlerin baskısı altındalar.
    İşte tüm bu ahval ve şerait içerisinde zamanın ruhu denilen şey Türkiye’ye asla kaçınamayacağı bir sorumluluğu kuşanmayı ve lider ülke olmayı tarihi bir görev ve fırsat olarak önüne çıkarmaktadır.
    Bundan takriben bir asır önce Birinci Dünya Savaşında bir dünya gücü ve hilafetin merkezi olarak İslam Âleminin lideri olan Osmanlı Devletini mağlup edip dağıtan dünya siyonizmi ve güdümündeki Batılı ülkeler… Müslüman ülkelerini ve toplumlarını bir bir esaret altına alıp açık veya örtülü şekilde sömürgeleştirerek vahşete dayanan uygarlıklarını yeryüzüne hâkim kılarken demokrasi, barış, eşitlik ve özgürlük vaat ettiler.
    Ancak tam tersine insanlığa üst üste iki korkunç dünya savaşı yaşattıktan sonra uzun bir dönem de soğuk savaş yılları ve örtülü sömürge hayatı yaşattılar. Şimdi sıcak savaşlara ve açıktan istilalara bir yeniden dönüş içerisindeler.
    Fakat bu kez karşılarında hasta adam dedikleri ve kendilerinin bizzat zehirleterek hasta ettikleri içi geçmiş, yatağa düşmüş Osmanlı Devleti yok! Aksine tüm dinamikleriyle hızla gelişip büyüyen bir Yeniden Büyük Türkiye var. Bu yüzden artık pabuç pahalı… Ve bu nedenle çok korkuyorlar…
    Elbette ki korkunun ecele bir faydası yoktur. Şahısların olduğu gibi kurumların, devletlerin, ülkelerin, toplumların, ideolojilerin, kültür ve medeniyetlerin de bir eceli vardır ki bundan kaçış mümkün değildir.
    Dünya siyonizminin insanlığa yaşattığı vahşet, savaş, istila, kargaşa, yıkım ve katliam dönemi bitiyor…
    Büyük Müslüman Türk Milletinin yine 1000 yıl olduğu gibi insanlığa yaşatacağı barış, adalet, hakkaniyet ve huzur dönemi başlıyor… Dini bir ifade ile karanlık DECCAL dönemi sona erip aydınlık MEHDİ Altın Çağı başlıyor.
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin gerçekleştirdiği muhteşem hava harekâtı bunu müjdelemektedir. Bunun böyle okunması gerekir.

    Hakan Gülyüz
    iman insanı insan eder, belki sultan eder..

  2. #2
    Yasaklı Üye Cennetâsâ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Mesajlar
    5.827

    Standart

    gümüşhane'de bingöl'de cana k?yan teröristi, gidip ?rakta aramak, gündüz kaybettiğini gece aramak gibidir..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Türkiyenin nüfusu belli oldu.
    By ecma in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 27.01.12, 06:34
  2. Aydınlık Türkiyenin Mumları
    By Servet BEKİ in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 13.01.09, 22:34
  3. Türkiyenin Ilk Sahte Paralari
    By ζỖﮚTﮚỖЏζ in forum Resim - Fotoğraf Galeri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 20.09.08, 13:11

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0