Gözyaşların ne kadar bereketliymiş Tevhide!



Merhaba Tevhide!
Bu yazıyı sana yazıyorum. Aslında kompozisyonun yayınlayacaktım. Ama gerek kalmadı. Çünkü herkes okudu zaten…
Hani, o küçük yüreğinden öğretmenlere yazdığın mektubun okutulmadı ve sen hıçkırıklara boğuldun ya! O görüntüleri izledim…
İzlerken içim acıdı…
Ama bizler gibi aciz ve günahkâr kullar “sıkıntılardaki hikmetleri” görmekte gecikiriz hep.

Belki o anda çok üzüldün. Gözyaşların boğazında düğümlendi. Daha merdivenlerden inerken yumruk oldu boğazında acılar. O nasıl bir samimiyetse, gözyaşların arşı alayı titretmiş. Allah’ın hikmetine bak ki, 100 kişinin karşısında okutmadıkları kompozisyonunu tüm dünya okudu!

Gözyaşların ne kadar bereketliymiş Tevhide!
Senin için ayrı bir tören düzenlenecekmiş. Nasılda yürekten dua etmişsin. Sanki melekler dualarına “âmin!” demiş. Bütün inananlar, o özel törende seninle olacak Tevhide. Kimi bedenleriyle kimi dualarıyla…

Seni cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Erkeklerden daha büyük bir yüreğe sahip olduğunu gördüm görüntüleri izlerken. Birçok erkek salonu terk ederken, sen o küçük bedeninde taşıdığın koca yüreğinle idarecilerin karşısına geçip, “Ama bu haksızlık!” dedin ya… “İşte erkek yüreklilik budur!” dedim. Helal olsun sana!


* * * * * *



Sana kötü haberlerim var Tevhide!
Kürsüden indirildiğin günden daha büyük sıkıntılar bekliyor seni Tevhide! Umarım o zamanda bu kadar dik durabilirsin.
Tevhid’den bahsedip bir türlü bir araya gelmeyen büyüklerine laf anlatmaya hazır mısın Tevhide?
Tevhid’den bahsedip tefrika ile amel edenlerin gerçek niyetlerinin koltuk kavgası olduğunu anlayınca yine gözyaşı dök Tevhide!
Çünkü senin gözyaşların çok bereketli!
Belki senin gözyaşlarınla edeceğin dualar sayesinde, kalpleri yumuşar tefrika ile birbirine girenlerin.
Belki o zaman anlarlar “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez, Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez...” mısralarını.

Makamı yükseldikçe alçalan insanlar göreceksin Tevhide!
Gençliği mücahitlikle geçmiş, yükseklere çıktıkça müteahhit olmuş insanlarla karşılaşacaksın Tevhide!
Solcular devlet dairesini soyarken, “haramzade bunlar!” diyen, mevki-makam sahibi olduktan sonra, rüşvetin adını “çorba parası!” koyan muhafazakârların gerçek yüzünü gördüğün zaman şok geçirme Tevhide!

İlerde öyle muhafazakâr patronlar göreceksin ki şaşırıp kalacaksın!
Annesi gibi örtünmüş biri, iş müracaatına geldiği zaman, ona örtüsünden dolayı iş vermeyen muhafazakârlar gördüğün zaman hayal kırıklığına uğrama lütfen!
Eşinin saçının telini bile kimseye göstermeyecek kadar örtüye duyarlı (!) bir eğitimci, iş yeri sahibi olunca, örtülülere asla iş vermemekle övünürken utanmıyor bile Tevhide!
Bunlara şahit olduğun zaman hayallerin yıkılmasın!
Hizmete talip olduğunu söyleyen, ancak içi dışı para olmuş, yahşi gibi görünen muhafazakâr insanların para için nasıl vahşice davrandığını görünce daha büyük acılar yaşayacaksın.
Ağzından Allah lafzını eksik etmeyen, ancak ticaretini şeytanla kol kola yapan, hatta şeytana pabucu ters giydiren ayak oyunları yapan, muhafazakâr görünümlü insanlarla tanışınca daha çok üzüleceksin.
Cemal’ine baktıkça yılmaz dâva adamı zannedeceğin zât-ı muhteremler çıkacak karşına Tevhide!
Anadolu’da Milli bir gençlik yetiştirmek için oluşturulmuş birikimleri çarçur edenleri göreceksin Tevhide! Milli gençliğinbirikimleriyle oluşturulmuş kurumlarda, saltanat sürenleri gördüğün zaman, senin yüreğin daha çok acıyacak.
Anası babası okutmuş, ilim irfan sahibi olsun diye adını Feyzi koymuş, aslan gibi bir delikanlı olsun demiş. Ama tilki karakterleri biri olup çıkmış insanlarla tanışacaksın. Mezardaki anasının babasını kemiklerini sızlatan, tilki karakterli muhafazakâr dilli insanlarla karşılaşacaksın!


* * * * *



Ben o komutana kızmıyorum Tevhide! Delikanlı adama kızılmaz.
Bizi yetiştirirken, “rüşvet alanda verende melundur!” hadisini bize öğreten, ancak resmi bir yetki aldıktan sonra “rüşvetsiz imza atmayan” büyüklerimi asla affetmeyeceğim. Onlar benim hayallerimi çaldı…
Bana inanmıyorsan ablalarına sor bunları Tevhide!
Gözyaşlarıyla anlatsınlar sana acılarını. Üniversite kapısında yedikleri copların acısını çoktan unuttu o ablaların.
Muhafazakârlık maskesi kullanan insanlardan yedikleri copları unutamayan ablalarına sor.
Cemaat / vakıf / hizmetkılıfını kullanan, muhafazakâr maskeli copların acısını unutabilmişler mi?

* * * * * * * *



Seni kürsüden indiren komutana kızma! Hatta o komutanı affet Tevhide!
O’na hiç kızma! O, inandığı gerçeği cesurca savunan biri bence. En azından iki yüzlülük yapmıyor!
Ama cemaat / vakıf hizmeti yapıyormuş gibi görünen, fakat cemaatin samimi insanlarının duygularını sömüren iki yüz yüzlüalçakları asla affetme!
Kurumunun görünen imajını düzeltirken, cemaatinin imajını zedeleyenleri, karakteri dâhil, her şeyini kaybedenleri asla affetme!
Milli bir gençlik oluşturmak için ortaya konulan birikimlerle yapılan binalarda, sahte evraklarla soygun yapanları da, soygun yapanları koltuğunu korumak için seyredenleri de asla affetme!
Bilmek için yola çıkmış gibi gözüken, yüzüne tükürsen yağmur yağıyor sanacak kadar yüzsüz olan, muhafazakâr maskesiyle soygun yapan alçakları da asla affetme!
Ben onlara cami soyguncuları diyorum. Bankayı soyanlara kızdığımdan çok daha fazla kızıyorum onlara. Çünkü onlar bizim hayallerimizi çaldılar…!


* * * * * *



Bu yazıyı yazdırdın ya bana, ben de sana kızdım be Tevhide!
Yazarken parmaklarım değil ama yüreğim acıdı.
Kanattın yaralarımı be Tevhide!
Seni tek bir şartla affederim!
“Yarabbi inandığım davaya, ülkeme, insanlığa hizmet etmek için aşklarımı birleştir” diye senelerdir dua ediyorum. Duam kabul olmuyor... Bu duama “âmin!” de lütfen.

Bana, “Yükseldikçe alçalanlardan olmamam için” dua et Tevhide!

Senin gözyaşlarında bereket var!



Sait ÇAMLICA

Eğitimci – Yazar