+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 2 ve 2

Konu: İftira Utancı

  1. #1
    Yönetici HakanBa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Gaziantep
    Yaş
    32
    Mesajlar
    2.566

    Standart İftira Utancı

    ?FT?RA UTANCI
    Kaz?m GÜLEÇYÜZ

    ?stanbul ?lim ve Kültür Vakf?n?n tertiplediği 8. Bediüzzaman Sempozyumu başar?yla tamamland?. Dünyan?n dört bir köşesinden 90 bilim adam?n?n kat?l?m?yla gerçekleşen sempozyumu Türkiye’de 10 bini aşk?n insan takip etti.

    Sempozyumun konusu adaletti. Bu ana başl?k alt?nda Müslüman ve gayrimüslim bilim adamlar?, Risale-i Nur’un konuya yaklaş?m?n? çeşitli aç?lardan analiz ve müzakere ettiler. Bir bölümü veya özetleri kitapç?klar halinde yay?nlanan tebliğlerin tam metinleri ve oturumlarda yap?lan müzakerelerin zab?tlar? da herhalde neşredilerek ilim ve fikir mahfillerine ulaşt?r?lacak.

    Sempozyum, küresel toplumun önündeki en önemli ve duyarl? konular?n baş?nda gelen adalet meselesinde, dünya ilim ve fikir camias?n?n seçkin temsilcilerini ?stanbul’da buluşturarak, bu topraklarda telif edilmiş bir Kur’ân tefsiri olan Risale-i Nur temelinde fikir teatisinde bulunmalar?n? sağlayan son derece önemli bir etkinlikti.

    Çok değerli olan içeriği bir yana, bu boyuttaki bir bilimsel toplant?n?n ?stanbul’da gerçekleşmiş olmas? bile tek baş?na övgüye değer ve takdir edilmesi gereken bir “tan?t?m” hamlesiydi.

    Ama tan?t?m işini kendi bağnaz kafalar?ndaki Atatürk imaj? ve beraberinde geliştirdikleri “rak?-dansöz-plaj-kebap” görüntülerine hapseden mâlûm güruh bu başar?dan rahats?z oldu.

    Ancak ?stanbul Gösteri Merkezindeki muhteşem aç?l?ş oturumuna düşürecek gölge bulamad?. Ik?nd?, s?k?nd? ve sonunda arad?ğ? malzemeyi, THY’nin sempozyum sponsorluğunda bulduğu zann?yla üzerine atlad?.

    Ne var ki, burada da derin bir boşluğa düştü. Çünkü sponsorluk dediği şey, konular? farkl? da olsa benzer organizasyonlarda ve toplu bilet al?mlar?nda uygulanagelen bir yöntemdi. Fiyat indirimi kurum bütçesine bir yük getirmiyordu, herhangi bir zarar söz konusu değildi. Özelleştirme sonras? kurumdaki kamu pay?n?n yüzde 49’a inmiş olmas? ise, “Devlet paras?yla Nurculara k?yak” iddias?n? boşa ç?kar?yordu.

    Durum böyle olunca iyice afallayan mâlûm kafa, bu defa plağ? çevirip dinozorlar çağ?ndan kalma eski, köhne ve bayat yöntemlerden medet umma ilkelliğine yönelerek, “laik devlete meydan okuma” mavallar? okumaya başlad?.

    Çağd?ş? ve ahmakça tepkisini evvelâ manşetten seslendiren gazetenin, baltay? taşa vurduğunu anlay?nca ertesi gün konuya dair haberini birinci sayfaya ç?karma cesaretini dahi gösteremezken, başyaz?s?yla ve ona eşlik eden tetikçi köşesiyle “gündem takibine devam” gayretkeşliği sergilemesi çok tipik bir medya skandal?yd?.

    Tetikçi yazar?n, çok bilmiş edalarla Said Nursî’ye ve talebelerine suçlamalar yöneltirken, sözümona kaynak gösterme havalar?nda kitap ismi ve sayfa numaralar? vererek aktard?ğ? cümlelerin hiçbirinin o kitaplarda ve belirttiği sayfalarda bulunmamas? ise, cür’etini cehaletinden alan iftira ahlâks?zl?ğ?n?n yeni bir vesikas? oldu.

    Bu kişi ya suçlamalar?na “delil” olarak s?ralad?ğ? al?nt?lar?n, ad?n? ve sayfas?n? verdiği kitaplardaki yerini göstersin, ya özür dilesin, ya da mesleğini b?raks?n. Önünde başka bir seçenek yok.

    Bunlardan birini yapmadan orada oturmaya devam ederse, işlediği ay?b?n utanc?, gazetesi için de taş?yamayacağ? ağ?r bir yük haline gelir.

    Adaletsizliğin tetikçiliğinin de bedeli olmal?.

    22.11.2007/Yeni Asya Gazetesi

    http://www.yeniasya.com.tr/2007/11/2.../kgulecyuz.htm
    http://www.haber7.com/artikel.php?artikel_id=140365

    Konu HakanBa tarafından (22.11.07 Saat 16:02 ) değiştirilmiştir.
    "Eğer komünistler mürekkep ve kağıdı yok etmek imkanını da bulsalar, benim gibi birçok gençler ve büyükler fedai olup hakikat hazinesi olan Risale-i Nurun neşri için, mümkün olsa derimizi kağıt, kanımızı mürekkep yapacağız."

    -Zübeyir Gündüzalp-


  2. #2
    Vefakar Üye zahid - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2007
    Bulunduğu yer
    lüleburgaz
    Yaş
    37
    Mesajlar
    329

    Standart Bediüzzaman Said Nursî

    Şikâyet konusu olan şey bilimsel bir toplant?. Bediüzzaman Said Nursî'nin ad?, bu toplant?ya THY'nin sponsorluğu yüzünden gündeme geliyor. Toplant? uluslararas? nitelikte.
    Dünyan?n değişik yerlerinden, ağ?rl?kl? olarak Bat? dünyas?ndan bilim adamlar? bir araya geliyor ve ciddi ve önemli konular? konuşuyorlar. Nelerin konuşulduğuna, bu toplant?n?n niçin yap?ld?ğ?na dair küçük bir merak belirtisinin yerine eleştirmek için doğal bir ayr?nt? ön plana ç?k?yor.
    Said Nursî'nin, "Bediüzzaman" s?fat?yla anlat?lan dinî rehberliğini dikkate almayanlar?n bile bir toplum önderi olarak yak?n tarihimizdeki önemli yerini teslim etmeleri gerekir. Said Nursî olmadan modernleşme tarihimiz yaz?lamaz. Bu büyük alimin bu kadar derin izler b?rakmas?, fikrî miras?n?n yan?nda toplumu temsil edici kişiliği yüzündendir.
    Yak?n tarihin modernleştirici dinamikleri tek tarafl? değil. Ayd?nlar?n? ve alimlerini savaşta tüketmiş bir toplumun baş?na, dar bir seçkin az?nl?k kadro musallat oldu. Merkeze, devletin içine bürokrasiyi tekellerine alarak oturup, tan?mad?klar? toplumu bir yandan uzaklar?nda tutup öbür taraftan da değiştirmeye giriştiler. Cumhuriyet'in elitleri, kendi iktidarlar?n? sağlamlaşt?rmak için toplumu merkezin d?ş?nda tutacak çareler arad?lar. Sorun Cumhuriyet'in değerleri veya çağdaşlaşma ideali değildi. Modernleştirici programlar?n öncelikli amac? da bu seçkin bürokratik iktidar? pekiştirmekti. Çağdaş değer ve idealler, toplumu yabanc?laşt?racak ve merkezin uzağ?nda tutacak şekilde yorumland? ve seferber edildi.
    Bu zorlamalar?n, bask?lar?n ve tepeden inme modernleşme hamlelerinin çevrede, yani toplumun geniş kesimlerinde sert karş?l?klar görmesi gerekiyordu. ?ran ve M?s?r tarihi ile mukayese edildiği zaman daha aç?k görülür ki, Türkiye daha bar?şç? ve sağl?kl? bir toplumsal muhalefete sahip olmuştur. Üzerine basarak söylüyorum: Bu muhalefet öncelikli olarak dinî veya siyasî bir muhalefet değil, doğrudan toplumun ihtiyaçlar?n? ve aray?şlar?n? gözeten toplumsal bir muhalefettir. Tek Parti Diktas?'n?n ve modernleşmenin bu en sanc?l? evrelerinin toplumsal muhalefetini ise neredeyse tek baş?na Said Nursî temsil etmiştir. Risale-i Nur Hareketi, modernleştirici ayd?n bürokrat elitlerin tam karş?s?ndaki toplumun, en sağlam ve istikrarl?, sonralar? bir geleneğe dönüşen temsiliyetini üstlenmiştir. Said Nursî'nin ?srarla siyasetin d?ş?nda kalmas? ve izleyenlerine de siyaseti değil ayd?nlanmay? telkin etmesi, bu toplumsal niteliği yans?t?r. Toplumsal muhalefetin farkl? tonlar?n? da etkileyen, bütün dinî hareketleri de belirleyen bu ana damar, Türkiye'de din eksenli kutuplaşmalar?n neden şiddet içermediğini de aç?klamaktad?r.
    Modernleşme tarihimizin merkez ak?mlar?n? yeteri kadar biliyoruz. 19. yüzy?l pozitivizminden esinlenen modernleşme projelerinin ne kadar s?ğ ve tarih d?ş? olduklar?n? tecrübe ederek anlad?k. Ama, çevrenin merkezle olan rekabetinde nas?l bu kadar dengeli ve sağl?kl? karş?l?klar üretebildiğini, k?r?lma veya dağ?lma yerine bütünleştirme eğilimlerinin nas?l bu kadar güçlü olabildiğini yeteri kadar bilmiyoruz. Bediüzzaman Said Nursî'nin başlatt?ğ? ve bugün bir ana gelenek olarak devam eden Risale-i Nur Hareketi'ni sadece bir dinî hareket olarak gördüğümüz sürece de anlayamayacağ?z. Türkiye karş?laşt?ğ? devrevî krizlerde sağl?kl? çözümler üretebildiyse, toplumu ve ülkeyi çözülmeden bir arada tutabildiyse başta Said Nursî olmak üzere, toplum önderlerinin üstlendiği hayatî rollere çok şey borçlu. Toplum önderlerine yönelik bu entelektüel ilginin mutlaka "toplumsal olan" ile "dinî olan" aras?ndaki bütünlüğü fark etmesi ve bu zenginliği k?s?r laiklik tart?şmalar?nda tüketmemesi gerekir. Dünyan?n her yerinde sivil toplumsal gelenekler dinî bir muhtevaya sahiptir. Bat? tarihi için son derece doğal olan bu özelliği, neden kendi toplumumuza yabanc?laşt?r?yoruz? Said Nursî ile Şeyh Said'i birbirine kar?şt?ran yayg?n bir cehalet var. Bu cehalet, uluslararas? niteliği olan bilimsel bir toplant?y? sadece küçük bir ayr?nt?dan yakalayarak ilgi menziline al?yor. Halbuki Said Nursî ve başlatt?ğ? hareket hakk?nda bir şeyler bilmek, bugünü ve geleceği anlamak için mutlaka gerekli.

    23 Kas?m 2007, Cuma Mümtaz'er Türköne ZAMAN
    Konu zahid tarafından (26.11.07 Saat 16:22 ) değiştirilmiştir.
    Yol vardır; it izi gibi,yol vardır;arkadan gelenler "şehrah"der gider..

+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Bir Profesörün Utancı...
    By Müellif-e in forum İslam'a Göre Kadın ve Aile
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 06.07.11, 13:30
  2. Yeni Bir İftira Furyası
    By Şahide in forum Bediüzzaman'ın Hayatı (Eski, Yeni ve Üçüncü Said Dönemleri)
    Cevaplar: 92
    Son Mesaj: 19.01.10, 00:12
  3. İfk (İftira) Hadisesi
    By slim in forum Hz. Muhammed (S.A.V)
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 30.11.08, 20:36
  4. A.Ö Kitabında Peygamberimize Çirkin İftira!
    By selmanyildirim in forum Eğitim
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj: 19.09.08, 13:51
  5. Bu Yalanı Kim Yutar?Üstada İftira!
    By yenipınar in forum Gündem
    Cevaplar: 19
    Son Mesaj: 03.10.07, 10:07

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0