+ Konu Cevaplama Paneli
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 6 ve 6

Konu: Said Nursi, Ordu, Türban, PKK

  1. #1
    Ehil Üye aşur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    1.446

    Standart Said Nursi, Ordu, Türban, PKK

    Said Nursi, Ordu, PKK, türban

    Mehmet Ali Bulut (malibulut@bugun.com.tr) 2007-09-26


    Şöyle böyle on yılı buldu, köşe yazıları yazmadığım…

    Bu süre içinde roman vb. gibi bir iki şey çiziktirdim ama kimsenin
    haberi olmadığına göre, ömrümüz boşa geçmiş sayılır.
    Roman yazdığımdan birilerinin haberi olsaydı ben de duyardım çünkü…

    Ne ise sonunda Nuh Gönültaş kardeşim, “yaz” dedi.
    “Ben yasaklıyım, sitene zarar veririm, eğer bir beklentin varsa”
    dedim amma o “yaz” dedi.
    Yazmaya başladım. Ve galiba cidden güncel ile ilişkili yazılar
    yazmayı özlemişim ki kalemimi durduramıyorum. Yazılar uzun oluyor.
    (Allahtan internette de gazete sayfasındaki gibi yer sıkıntısı
    olmuyor.)

    Bir de bu uzun yazıları, haber7.com lütfedip, sonsaniye.net’ten
    iktibas edip yayınladıkça toplumun tepkilerini de alıyorum. Doğrusu
    bu da keyif veriyor. Teşekkürler.

    Şimdi yazacaklarım ise, bu yorumlar içinde keyfimi kaçıran ve canımı
    acıtan meseleler. her biri yaklaşmakta olan büyük bir depremin
    habercisi gibi … Öncü sarsıntılar yani...
    Okuyucular elbette beni keyiflerince eleştirdiler, övdüler, yerdiler.
    Haklarıdır. Biz onların bunu yapabilmeleri için yazıyoruz. Hepsi baş
    tacı!
    Onların o sevgisi, öfkesi, coşkusu, eleştirisi olmazsa ve nefs
    bunlardan pay çıkarmazsa ne kamal olur ne cemal… Editörler küfürleri
    ayıklamasa, oohooo, daha neler duyacağız neler.
    Olsun. Millet dediğimiz bu işte!

    * * *

    Ben de tam bunun üzerine bir iki şey söyleyeceğim.
    Görülüyor ki Türkiye’de mutabakatlar asgariye inmiş, zıtlaşmalar
    tavana vurmuş… Toplumun içindeki fay hatları müthiş enerji
    biriktirmiş. Çoğunda, sözü sonuna kadar dinleme tahammülü bile
    kalmamış. Çünkü herkes, hangi kelime ile başlayan cümlenin nereye
    varacağını ezberlemiş, gardını da hazır tutuyor.

    Eskiden dindarlar ırkçılık yapmazdı. Yani Türk’ü de Kürdü de
    milletini severdi ama bu milliyetçilik diğerini yerme sebebi
    olmazdı, “Biz kardeşiz” der geçerlerdi…

    Gelen tepkilerden anlıyorum ki, “kavmi” problemler, giderek din
    ipiyle bağlanabilme kabiliyetini yitiriyor. Bu da gösteriyor ki T.C.,
    çok yakında ciddi bir tercihle karşı karşıya gelecek:

    Bir; memleket, ya kendi içinde kabil-i iltiyam olmayan bir kırılma
    yaşayacak, ya da din konusunda safını netleştirecek. İşimize gelse de
    gelmese de vaka bu!

    İki; Said Nursi, rejim kurucuları tarafından ta baştan
    itibaren “düşman” ilan edilmişti. Belki de en büyük düşman! O yüzden
    defalarca zehirlemeye çalıştılar. Eserleri toplanıp yakıldı.
    Taraftarları hapislerde çürütüldü. Bugün Fethullah Hoca’ya duyulan
    hınç bile ona ittibaındandır…
    Fakat görüyorum ki yakın bir gelecekte bu ülke, onun düşünceleri
    karşısında şapka çıkaracak! İster kehanet deyin ister vakıanın
    tahlili!
    Çünkü Kürt’ün ve Türk’ün üzerinde mutabık kaldığı ender fenomenlerden
    biridir Said Nursi. Bir tek dünkü İttihatçıların devamı olan bağnaz
    bir kısım Ulusalcılar ile CHP’lilerin bir kısmı hariç. Onlar da
    zaten bin yıl geçse bin değişik idare uygulansa hep muhalefette
    kalacak marazi mizaçlardır…

    Demek Said’i, keyfi, küfri ve cebri rejimleri adına düşman ilan
    edenler, uzak görüşlü imişler. Ama tedbir kar etmemiş.

    Nitekim Roma da İsa’yı yok etmek için çarmıha germişti. Fakat 150 -
    200 yıl sonra ifrat bir sevgiyle onu tanrı katına çıkardılar.
    Dolayısıyla devlet, iki halkı birbirine bağlamak için Said Nursi’yi
    ve eserlerini kabul etmek zorunda kalabilir

    Çünkü bu isim, bağlayıcı ve uzlaştırıcı vasfını bugün çok daha iyi
    hissettiriyor... Bu bir...

    * * *

    PKK, gerçek anlamda bir fenomen olmuş. Bilhassa Kürt isyanlarını
    işlediğim yazıya gelen tepkilerden anlıyorum ki, artık Kürtler
    kendilerini tamamen ayrı bir kavim olarak algılıyorlar.

    Kabul etsek de etmesek de iş bu noktaya gelmiş. PKK, günümüz
    Kürtlerinin yok sayılamayacak bir miktarını, ayrı bir kavim
    olduklarına inandırmış. Ve şimdi onlar “ayrılık şarkıları”
    söylüyorlar. Eskiden yönetime itiraz ederlerdi…

    PKK’ya alternatif olabilecek tek şey, ancak Kürtlerin dinine saygı
    duyan bir siyasi yapılaşma olabilir ki, nisbeten AKP bu dönem bunu
    başardı.
    Çünkü hala Kürtlerin kahir ekseriyeti, Türklerde olduğu gibi “din
    bağı”nı kavmiyetçiliğe tercih ediyor. Abdullah Gül’e bölgede
    gösterilen olağanüstü ilginin sebebini burada aramak gerekir! PKK’nın
    oluşturduğu ayrılıkçı atmosferden sıkılanlar, devletin bir an önce,
    bölge halkını da kucaklayacak bir anlayışı benimsemesini bekliyorlar.

    Bu açıdan, türban ve Malezya üzerinden yürütülen tartışmalar,
    doğrudan parçalanmaya da hizmet ediyor. Bu da değerlendirilmesi
    gereken bir husus… Etti iki…

    * * *

    Elbette vakti gelmeden bazı şeyleri söylememek lazım fakat bazı
    şeyler de var ki, vaktinde söylenmeli ki tedbir alınsın. Şimdi
    söyleyeceklerim bu meyanda…

    Büyükanıt Paşamla Hasbihalimdir başlıklı yazıya o kadar sert
    eleştiriler aldım ki, şaşırdım. Kimisi beni yalakalıkla, kimisi
    dalkavuklukla, kimisi hain bir Kürt olmakla –kürtlerin arasında
    doğmuş olmam Kürt olmam için yetiyorsa, Türkiye’de doğan herkesin
    Türk olması gerekmez mi-, kimisi de takiye yapmakla, entresandır
    kimisi de faşist bir orducu olmakla suçladı. (Bu kadar uzlaşmaz
    sıfatı nereme sığdırdığımı ben de anlayamadım ama öyle) “Bu ordu
    senin söylediğin ordu değildir, kimi kandırıyorsun” diyen bile oldu.

    Yazık ki, büyük bir kesimde Paşaya ve onun temsil ettiği sanılan
    zihniyete ciddi bir öfke, hınç ve itiraz var.

    Yüze yakın yorumdan sadece üç beş tanesi, benim o yazı ile ne murad
    ettiğimi anlamış. Diğerleri orada paşanın ve askerimizin iyi
    anılmasına bile tahammül edememiş. Bir asker emeklisinin
    çıkıp, “bizim ordumuzun Muhammed’le bir ilişkisi yok” sözü, Türk
    halkının yüzde 70’nin yüreğini yaralamış. Buradan Paşaya haber
    vereyim ki bu imajı düzeltsinler..

    Demek ki acilen ve hemen, ordunun, “din karşıtı” şeklinde algılanan
    imajını düzeltmesi gerekiyor. Bugün en büyük tehlike, orduya
    duyulacak bir ‘güven’ bunalımıdır. Çünkü o, bizim gerçek
    teminatımızdır. Allah korusun, orduda bir zaaf olsa bu memleket kan
    deryasına döner…

    Bu da etti üç…

    * * *

    Türbana gelince…

    Maalesef artık bu iş de bayrağın rengine dönmüş.

    Her milletin bir bayrağı var ve ona saygı duyulur. O bayrak gönderde
    kalsın diye yüz binler insanın canı kanı feda edilir. Bu iş aklımıza
    absürt de gelse böyledir.

    Cenab-ı hak, insanları belli semboller etrafında bir araya getirip
    yarıştırıyor işte. Bu yarış, bu, “ben senden üstünüm ve üstünlüğümü
    sürdürmeliyim” yarışı olmasa, kim dünyada taş üzerin taş koysun ki…
    Ne ise… Gördüm ve anladım ki, türban gerçekten ezan ve bayrak gibi
    vazgeçilmez bir simge artık.

    Ben başörtüsü konusunda toleranslıydım. Bugün de devam ediyor. Zaman
    zaman bu tutumumdan dolayı eleştirildiğim bile olurdu fakat “örtü
    imanın rükünleri arasında değildir” der geçerdim.

    Ama bir gün gördüm Bediuzzaman başörtüsünü “islamın şeairi” arasında
    saymış. Yani en az ezan ve bayrak kadar İslamı temsil eden bir sembol
    olarak değerlendirmiş. Ve eklemiş, “öyle zaman olur ki şeair, rüknün
    önüne geçer”

    Evet, biliyorum türban siyasi bir sembol olarak görülüyor.

    Ama unutmayalım o artık, bir partinin tekeline verilemeyecek kadar
    geniş kitleleri ilgilendiren bir sembol. Esasında, bu yorumları
    okurken anladım ki, CHP, kendisini o sembolden soyutladığı için, bir
    nevi dinden de soyutlamış addediliyor ve toplum tarafından
    dışlanıyor. DSP bunu yapmadığı için, zaman zaman o kesimlerden de oy
    alıp iktidar bile oldu, hatırlayın…

    Ben kendi düşüncemi yazmıyorum. Önümde, yazılarıma gelmiş bine yakın
    yorum var. Tanımadığım insanlar. En çok hangi kelimeler onları
    öfkelendirmiş veya coşturmuş ona bakıyorum.

    İşte bu çerçeveden söylüyor ve diyorum ki, Türbanı serbest bırakmaya
    mecbursunuz. Bunu yapmazsanız ne mi olur?

    Aha ben size söyleyeyim:

    PKK, Kürtleri temsil etmeye devam ettikçe,.

    Devlet, üzerine düşeni yapamadığı için ikide bir Barzani’nin insafına
    mahkum edildikçe,

    İki halkı gerçek anlamda kardeş yapacak din damarına hayat suyu
    verilmedikçe,

    Laikliği, din düşmanlığı pozisyonundan çıkarmadıkça,
    Turbana karşı bu tavır sürdükçe,

    Bu ülkenin çocuklarının geleceği, Teziç ve benzeri masonik
    zihniyetlerin insafına bırakıldıkça

    Maalesef, göğüsler öfke, nefret, kin ve ayrılık zakkumunu kaynatmaya
    devam edecek.

    Ve göğüsler patladığında o cerahat hepimize bulaşacak.
    GÖNÜL SARAYLARINDA SEVGİ HÜKÜMDAR OLSUN.
    ADALET ORDA VEZİR, HİKMET İSE YAR OLSUN

    AKM

  2. #2
    acizizfakiriz
    Guest acizizfakiriz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)

    Standart

    Size katiyen ve çok emarelerle ve kat i kanaatimle beyan ediyorum ki, gelecek yak?n bir zamanda, bu vatan, bu millet ve bu memleketteki hükumet, alem-i ?slama ve dünyaya karş? gayet şiddetle Risale-i Nur gibi eserlere muhtaç olacak; mevcudiyetini, haysiyetini, şerefini, mefahir-i tarihiyesini onun ibraz?yla gösterecektir.
    Said Nursi

  3. #3
    Ehil Üye Ebu Hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    37
    Mesajlar
    3.049

    Standart


    Nitekim Roma da İsa’yı yok etmek için çarmıha germişti.
    Doğrusu germek istemişti olacak. Çarmıha gerilen İsa (a.s.) değildi. Neden böyle yazarlar bilemiyorum...
    Vücudunu mucidine feda et.Mukabilinde büyük bir fiyat alacaksın.Mesnevi-i Nuriye sahife 101


  4. #4
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    Alıntı HASAN- Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Doğrusu germek istemişti olacak. Çarmıha gerilen İsa (a.s.) değildi. Neden böyle yazarlar bilemiyorum...
    ne yazık ki bizim insanımız hala daha böyle biliyor..ama bir kurana baksalar apaçık yazıyor zaten...

  5. #5
    Müdakkik Üye asya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    601

    Standart

    Ama bir gün gördüm Bediuzzaman başörtüsünü “islam?n şeairi” aras?nda
    saym?ş. Yani en az ezan ve bayrak kadar ?slam? temsil eden bir sembol
    olarak değerlendirmiş. Ve eklemiş, “öyle zaman olur ki şeair, rüknün
    önüne geçer”

    işte bir kez daha görüyoruz ki risale-i nur insanlar?n yanl?ş fikirlerini nas?l çürütüyor..

  6. #6
    Yönetici SeRDeNGeCTi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Yaş
    33
    Mesajlar
    5.901
    Anlamını Bilmediğiniz Kelimelerin Üzerine Çift Tıklayınız...

    Sual: Belki onlar eski hali istiyorlar?
    Cevap: Size kısa bir söz söyleyeceğim; ezber edebilirsiniz: İşte, eski hal muhal; ya yeni hal veya izmihlâl...
    (Bediüzzaman Said Nursi)


    Ne hayal, ne kuruntu hakikat istiyorum.
    Hakikat, hakikat, hakikat istiyorum!.. (Osman Yüksel SERDENGEÇTİ)




+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Tek Başına Bir Ordu...Ebussuud Efendi
    By ŞİMŞEK MUSTAFA in forum Tarih
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 29.01.09, 21:02
  2. Ordu Gülencileri Memnun Etmiş!
    By güneşsu in forum Gündem
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 06.08.08, 21:13
  3. Ordu ve Din...
    By caner07 in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 09.07.08, 00:19
  4. Ordu'dan Atılmanın Sebebi Ne? Video
    By Ebu Hasan in forum Gündem
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 06.03.07, 21:09

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0