+ Konu Cevaplama Paneli
1. Sayfa - Toplam 2 Sayfa var 1 2 SonuncuSonuncu
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 10 ve 19

Konu: Organ Nakli Caiz mi?

  1. #1
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart Organ Nakli Caiz mi?

    Organ bağışına imkân vermeyen her hangi bir âyet veya hadîs mevcut değildir. Bilakis, Maide Suresi 32. ayet göre bir hayat kurtarmak, bütün insanların hayatını kurtarmakla eşdeğerdir ( Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.)
    Binâenaleyh tıbbî ve sıhhî bir ihtiyaç olduğu takdirde, bağışlayan kişi için hayatî tehlike oluşturmamak kaydı ile organ bağışı yapmakta bir sakınca yoktur. Bu fıkıhçıların müşterek görüşüdür.


    www.fıkıh.info
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:04 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  2. #2
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Teşekkürler kardeş.
    Benim bu konuda kafam bir hayli karışık-tı- mı desem devam mı ediyor desem hayırlısı
    Birini deyin ama
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:05 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  3. #3
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    s.a bu hangi fıkıhçıların müşterek görüşüdür???yazdığınız ayetin nuzul sebebi onun hakkında verid olan hadisi şerifte sizin dediğiniz veya o fıkıhçıların dediği gibi bir manayı hangi müçtehid çıkarmıştır?yok eğer hiç biri çıkarmamışsa hatta imamı nevevi gibi büyük bir ağız caiz değildir demişse kim neye dayanarak fetva veriyor
    ayrıca şu hususta dikkat edilmeyen nokta şu diyorlar ki efendim neden caiz olmasın bi insanın hayatı kurtuluyor bu büyük bi hayırdır.
    hey efendiler bunu bir temsil ile izah edelim diyelim bir refikınız size 30binytl emanet bıraktı akşam sizden alacak sonra gitti başka bir arkadaşınız geldi dedi ki benim 10binytl ihtiyacım var borcumu ödeyecem ödemezsem hapis edilecem hangi akıllı kafa böyle bir durumda dahi emanetin tasarrufunu emanetçiye verebilir bu şer'en de mantığen de makbul değildir....fi sebililleh
    inşirah sen beni dinle mübarek daha önce başka bir ortamda da bu meselenin ayrıntılı izahını yapmıştım ama demek ki ikna olmamışsın fi sebililleh
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.


  4. #4
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Hacettepe Üniversitesi Tıp. Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Haberal’ın ölmüş kimselerden alınacak organ ve dokuların, tedavileri ancak bu yoldan yapılabilecek hastalara nakli konusunda, Başkanlık Makamından havale olunan dilekçesi Kurulumuzca incelendi.

    Yapılan müzakere sonunda :

    Kur’an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerde, organ ve doku nakli konusunda sarih bir hüküm bulunmamaktadır. İlk müçtehit ve fakihler de, kendi devirlerinde böyle bir mesele söz konusu olmadığı için, bu ameliyyenin hükmünü geniş şekilde açıklamamışlardır. Ancak dinimizde, Kitap ve Sünnet’in delaletlerinden çıkarılmış umumî hükümler ve kaideler de vardır. Kitap ve Sünnet'te açık hükmü bulunmayan ve her devirde karşılaşılan yeni yeni meselelerin hükümleri, İslâm fakihleri tarafından bu umumî kaideler ile hükmü bilinen benzer meselelere kıyas edilerek çıkarılmış, hiçbir mesele cevapsız bırakılmamıştır. Organ ve doku nakli konusunda hükmünü tayinde de aynı yola baş vurulması uygun olacaktır.

    Bilindiği üzere, insan mükerrem bir varlıktır. Mahlukatı içinde Allah onu mümtaz kılmıştır. Bu itibarla normal durumlarda ölü ve diri kimselerden alınan parça ve organlardan faydalanılması, insanın hürmet ve kerametine aykırı görüldüğünden, İslam fakihlerince caiz görülmemiştir. Ancak, zaruret durumunda, zaruretin mahiyet ve miktarına göre bu hüküm değişmektedir.

    Nitekim dinimiz, bir kısım fiil ve davranışları yasak kılmış, Kitap ve Sünnet bunları tespit etmiştir. Sözgelimi murdar hayvan (meyte), kan, domuz eti, şarap... vb. şeylerin yenilip içilmesi, alınıp satılması, ilaç olarak kullanılması haram kılınmıştır. Ancak zaruret halinde bunlardan zaruret miktarında (ölmeyecek kadar) yenilip içilmesinin (el-Bakara, 173; el-Maide, 3; el-En’am, 119) meşru olduğu beyan buyrulmuştur.

    Söz konusu ayet-i celilelerden, İslâm fakihleri, zaruretlerin bir ölçüde dinen yasaklanmış şeyleri mübah kıldığı ve zaruret halinde sadece ayet-i kerimelerde beyan edilen yasakların değil, zaruret halinin giderilmesi için yapılması zorunlu ve başka bir çare olmayan bütün yasakların zaruret miktarınca işlenmesinin caiz ve mübah olduğu sonucuna varmışlardır.

    O halde, ölmüş kimselerden tedavi maksadıyla organ ve doku alma ve bunları hasta veya yaralı kimselere nakletme konusunda bir hükme ulaşabilmek için;

    Zarurete binaen, cesedin kesilmesi, organ ve dokularından bir kısmının alınmasının caiz olup olmadığı,

    Hastalığın tedavisinin zaruret sayılıp sayılmayacağı (Haram ile tedavinin hükmü)

    Organ ve doku nakli caiz ise hangi şartlarla caiz olduğunun bilinmesi gerekmektedir.

    İslam fakihleri, karnında canlı halde bulunan çocuğun kurtarılması için ölü annenin karnının yarılmasına,

    Başka yoldan tedavileri mümkün olmayan kimselerin kırılmış kemiklerinin yerine, başka kemiklerin nakline,

    Bilinmeyen hastalıkların öğrenilmesi ve hayatta bulunmaları sebebiyle ölülere nisbetle daha çok şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanabilmesi için, yakınlarının rızası alınmak suretiyle, ölüler üzerinde otopsi yapılmasının caiz olacağına,

    Fetva vermişler, canlı bir kimseyi kurtarmak için, ölünün bir parçasını itlaf etmeyi caiz görmüşlerdir. Nitekim, Müşavere ve Dini Eserleri İnceleme Kurulu’nun 16.4.1952 tarih ve 211 sayılı kararında, özetle;

    “...âmmenin menfaat ve maslahatı göz önünde tutularak, bilinmeyen bir hastalığın bilinir hale gelmesi, hastalığın bilinmemesinden doğacak âmme zararının önlenmesi, hayatta bulunmaları sebebiyle daha şayan-ı ihtiram olan hastaların tedavilerinin sağlanması gibi maslahat ve şer’î hikmetlerin husule gelmesini temin için, yakınlarının rızası alınarak, ölüler üzerinde otopsi yapmanın caiz olacağı ve bu gibi sebepler dolayısıyle ölüye gösterilmesi gereken hürmet ve tekrimin zevaline katlanmanın, İslamî hükümlerin bir gereği olduğu...” ifade olunmuştur.

    İslam fakihleri, açlık ve susuzluk gibi, hastalığı da haramı mübah kılan bir zaruret saymışlar, başka yoldan tedavileri mümkün olmayan hastaların haram ilaç ve maddelerle tedavilerini caiz görmüşlerdir. Günümüzde kan, doku ve organ nakli ve tedavi yolları arasına girmiş bulunmaktadır. O halde, hayatı veya hayatî bir uzvu kurtarmak için başka çare olmadığında, kan, doku ve organ nakli yolu ile de bazı şartlara uyularak, tedavinin caiz olması gerekir. Nitekim, Müşavere ve Dinî Eserleri İnceleme Kurulunun 25.10.1960 tarih ve 492 sayılı kararında, “tedavileri için kan nakline zaruret bulunan hasta ve yaralılara başka kimselerden kan naklinin; başka kimselerden alınacak parçaların takılmasıyla görmeleri mümkün olduğu takdirde; hayatında buna izin vermiş olan kimselerin, ölümlerinden sonra gözlerinden alınacak parçaların bu durumdaki kimselere takılmalarının caiz olacağı...” beyan edilmiştir.

    Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 19.01.1968 gün ve 3 sayılı gerekçeli kararında ise “yalnız hayatı kurtarmak için değil, bir organı tedavi etmek, hastalığın tedavisini çabuklaştırmak için de kan naklinin caiz olduğu, tıbbi ve hukuki kaidelere riayet edilmek şartıyla kalp naklinin de caiz olacağı...” ifade olunmuştur.

    Yurdumuz dışında, çeşitli İslâm Ülkelerinin yetkili kişilerince de aynı yolda fetvalar verildiği bilinmektedir.

    Kurulumuzca da aşağıdaki şartlara uyularak yapılacak organ ve doku naklinin caiz olacağı sonucuna varılmıştır.

    Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayatî bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, meslekî ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,

    Hastalığın bu yoldan tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,

    Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,

    Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,

    Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,

    Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.


    el-İsra Suresi , 70; et-Tin Suresi, 4

    el-Hidaye, el-İnaye ve Feth’ül-Kadir 1/65; Fethu babi’l-İnaye, 1/126; Fetevay-ı Hindiye, 2/390

    Cessas, Ahkamü’l-Kur’an, 1/156; İbnü’l-Arabi, Ahkamü’l-Kur’an, 1/55; Kurtubi, 2/232 ve 7/73; İbn Hazm, el-Muhalla, 7/426

    Fetevay-ı Hindiye, 2/296; el-Va’yü’l-İslami, Sayı 137, Yıl 1396, Kuveyt; Istılahat-ı Fıkhiye, 3/157
    Fetevay-ı Hindiye 2/390
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:06 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


  5. #5
    Ehil Üye Ehl-i telvin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Nov 2006
    Bulunduğu yer
    İstanbul
    Mesajlar
    2.269

    Standart

    mübarek takdir ettim bu kadar kısa sürede fetvayı buldun fakat senin dediğine göre dahi günümüzde cevaz verilemeyeceği aşikardır...istisnalara da cevaz veren tekb bir kurum var ki ben bu kurumu fetva verebilecek salahiyette göremiyorum ki bu kurumun tesettür fetvalarını incelerseniz ne derece kurana ve sünnete muhalif olduğunu müşahade edersiniz....bakın ben imamı neveviyi kaynak gösteriyorum ki siz o zamanlarda böyle şeyler olmamış diyorsunuz bu bile yanlış resuli ekrem aleyhıssaletu vesselem döneminde vücudunun uzvu kopan sahabiler var müçtehidler döneminde de bu tür bahisler var bu uzuvlarla ilgili mseleyi açıklarken imamı nevevi hazretleri buyuruyor ki vücuddan kopan uzvun tekrar takılması caiz başka bir vucuddan uzuv aktarılması caiz değildir....neyse ben fakih değilim ama ricam şu ki biraz daha ümmetin kabul edeceği kurumların fetvalarını gösterelim....

  6. #6
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    ....gözünü çıkaramazsın ve manen gözü kör etmek demek olan gözü verenin rızası haricinde harama sarfedemezsin. Ve hâkeza kulağı ve dili ve bunlar gibi cihazatı harama sarfetmekle manen öldüremezsin.
    Ama bu kısmın organ nakliyle ilgisi var mı?
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:18 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  7. #7
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Risale-i nurda mutlaka bu konuya cevap vardır,o konuda şüphem yok.Ama yukarıdaki kısım bize emanet olarak verilen cihazlarımızı bize emredildiği şekilde kullanmak gerektiğini,haram yolda kullanamayacağımızı söylüyor.
    Ben bugüne kadar risaleden okuyup anlayabildiğim kadarıyla organ naklinin caiz olmadığına dair bir işarete rastlamadım.Tabi kendi kısır anlayışımla.Mudakkik kardeşler bu konuya cevap olabilecek satırlara rastladıysalar paylaşabilirler.

    Ben üç yıl önce bu konuyu araştırdım ve vefatım halinde kullanılabilir hayati organlarımı bağışladım.Ve bence bu sağlık açısından insanlığın geldiği çok güzel bir nokta.Sağlığa kavuşmak için,makineye bağlı yaşamaktan kurtulmak için binlerce organ bekleyen insanlar için de ne güzel bir iyilik.Kendimi koyuyorum o insanların yerine.

    Organların şahitlik meselesine gelince,Allahu Teala tabiki herkesi kendi amelinden sorumlu tutacaktır.

    Bunlar benim vardığım sonuç.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:13 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  8. #8
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Tekrar yineliyorum ilmim yok bu konuda.Ve okuduklarım da tam cevap mahiyetinde olmadıgı için netlik yok.Şu cümle bana caiz olmadıgı hissettirdi. Öyle ise israf edemez, başkasına ikram edemez, sofradan kaldırıp başkasına sadaka veremez, dökemez, zayi' edemez. Eğer temlik olsa idi, yapabilirdi ve kendi arzusuyla hareket edebilirdi.
    Bir de hem ilimce hem de yaaşayışça güzel olan değerli büyüklerim,ilim sahipleri bir kısım insanlar caiz olamayacagını ve üstteki alıntıyı da ayrıntılı şekilde izah ederek anlatmıştı.Ama başka yerde de başka ilim sahipleri kıymetli büyüklerim caiz oldugunu söylemişti.İkilemde kaldımAma vicdanım caiz olmadıgından yana.

    başkasına ikram edemez, kısmı mı



    Yine kendi mantığımla,kişi yaşarken organını vermesi daha çetrefilli,çünkü araştırdığım kadarıyla çok kereler kişinin kendi sağlığını etkiliyor-organ veren kişinin özel bakıma ihtiyacı oluyor.Bu konuda net bir karar veremiyorum caiziyeti noktasında.

    Ama vicdanen, vefat eden kişinin organlarını bağışlaması bana ters gelmiyor,ki bağışladım.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:15 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  9. #9
    Ehil Üye elff - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Kocaeli
    Mesajlar
    4.016

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Yani sen ikram edeceksin
    Hayırlısı...
    Hayır,işte ben ikramdan kasıt, organları harama sarfetmek anlıyorum.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:15 ) değiştirilmiştir.
    İmân, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi İmân ve duâdır.

    ***


    ....Sevgili Üstâdım, evvelce arz ettiğim vech ile, ben artık birşey için yaşadığımı zannediyorum.


    O da, üstâdım olan dellâl-ı Kur'ân'ın vazife-i memuriye-i mânevîsini îfâ etmekle kendilerine pek cüz'î bir yardım ve Kur'ân hesâbına cüz'î bir hizmetkârlıktan ibârettir....



    ***


  10. #10
    Ehil Üye Meyvenin Zeyli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Bulunduğu yer
    Ankara
    Mesajlar
    3.341

    Standart

    Alıntı insirah Nickli Üyeden Alıntı
    Yani sen ikram edeceksin
    Kastedilen organı satmak da olabilir mi acaba
    Yani bağış yapmıyor da kimileri ticarete döküyor bu işi sanki o organ kendi malıymışçasına. Oysa organlar bizim mülkümüz değil. Satamayız, ancak bağışlayabiliriz.
    Konu Meyvenin Zeyli tarafından (27.05.07 Saat 20:16 ) değiştirilmiştir.

    Ve sen yine denendiğinde.. Ve yine kalbin daraldığında.. Ve yine bütün kapılar kapandığında.. Ve yine ne yapman gerektiğini bilemediğinde.. Uzun uzun düşün.. Ve hatırla yaratanını!.. "ALLAH kuluna kafi değil mi?" [Zümer Suresi - 36]


+ Konu Cevaplama Paneli

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

     

Benzer Konular

  1. Organ Nakli Caiz Değildir
    By kurt26 in forum Program İndirme
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27.11.14, 23:13
  2. Beyin Nakli
    By İNSan in forum Mizah
    Cevaplar: 21
    Son Mesaj: 04.11.08, 19:38
  3. Organ Nakli
    By muztar in forum Fıkıh
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 22.11.07, 12:30
  4. Astroloji, Organ Tesiri, Zaman Bağlantısı, Tedavi
    By Ehl-i telvin in forum Serbest Kürsü
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 07.01.07, 02:33

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
Yemek Tarifleri ListeNur.de - islami siteler listesi
Google Grupları
RisaleForum grubuna abone ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0